İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/514 E. 2025/359 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/514
Karar No
2025/359
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (CMR Konvansiyonu'ndan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil şirketin ... no’lu "... Sigorta Poliçesi" ile sigortasını temin ettiği ... İth. İhr. Ltd. Şti. İle davalı firma, sigortalıya ait emtiaların (3 adet çekme karavan) Türkiye'den İsviçre'ye nakliyesi için anlaştığını, 27/02/2023 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle sigortalı müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, sigortalı firmaya ait emtialarda meydana gelen hasar, bağımsız eksper tarafından incelenmiş olup, ekspertiz raporunda "Bulgaristan’da giriş yaptığı esnada buradaki gümrük memurları tarafından yapılan kontrollerde araçta iki kaçak mültecinin tespit edildiği bildirilmektedir. Hasar ihbarının tarafımıza iletilmesini müteakip sigortalı yetkilileriyle yapılan görüşmelerde Bulgaristan sınırında tespit edilerek çıkarılan iki mültecinin aracın Avrupa ülkelerindeki seyri sırasında da karavanlar içerisinde seyahat ettiği, karavanlar içerisinde mültecilerin tükettikleri gıdaların Çek Cumhuriyeti marketlerinden alınan ürünler olduğu, ancak Bulgaristan sınırında araçtan çıkarılan mültecilerin araca yeniden nasıl girmiş olabilecekleriyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığı tarafımıza ifade edilmiştir. Ayrıca yapılan görüşmelerde nakliyeci firma yetkililerince kendilerine bu hususta hiçbir bilgi verilmediği, karavanların alıcı firmaya hasarlı olarak ulaşması sonrasında konudan haberdar oldukları öğrenilmiştir. Konu hasarla ilgili alıcı firma yetkililerince teslim CMR’si üzerine şerh konulmuştur. " şeklinde tespitlere yer verildiğini, ekspertiz raporunda, toplam 3 adet karavanda muhtelif hasarlar tespit edilerek, emtialarda meydana gelen hasar bedelinin 203.984,13 TL olduğu tespit edildiğini, tespit edilen tutar, müvekkil Sigorta şirketi tarafından sigortalıya 03/07/2023 tarihinde ödendiğini, davalı taşıyıcı firma aleyhine, kusurlu oluşu nazara alınarak hasar bedelinin rücuen ödenmesi için takip başlatılmış ancak davalı tarafından borcun tamamına itiraz edilmişt ve takip yasa gereği durmuştur, davalı taşıyıcı firma, taşıma sırasında oluşan ziya ve hasarlardan dolayı sorumlu olduğunu, zira meydana gelen hasar eksper raporuyla ve fotoğraflarla tespit edilmiş olup sabit olduğunu, meydana gelen zarar nedeniyle, sigortalı tarafından davalı taşıyıcı firmaya ihtarname ile hasar bildirininde bulunulduğunu, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başlayarak tahsile kadar işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsili için açılan Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takibin aynen devamını, icra inkar tazminatı ödenmesini ve yargılama ile vekalet giderlerinin davalıya yükletilmesini" talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; "müvekkil şirket, uluslararası düzeyde hizmet veren bir lojistik şirketidir olduğunu, müvekkil şirket ile davacı sigorta şirketine sigortalı ... arasında taşıma sözleşmesine dayanan iş ilişkisi bulunduğunu, müvekkil şirket ile ... İth. İhr. Ltd. Şti.' ye ait emtiaların (3 adet çekme karavan) Türkiye'den İsviçre'ye nakliyesi için anlaştığını, müvekkil şirket ise söz konu emtianın taşınması için dava dışı tedarikçi ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Alt taşıyıcı) ile bir anlaşma sağladığını, özetle müvekkil söz konusu taşıma işinde forwarderdir olduğunu, taşıma işlemleri sırasında yaşanan olaylar sonucunda gerek tarafımız gerekse malları taşınan firmanın mağduriyetine sebebiyet verdiğini, öncelikle belirtilmelidir ki davacının borcun kaynağı olarak göstermiş olduğu iddiaların tamamı asılsız olduğunu, alacak zamanaşımına uğradığını, CMR Konvansiyonu hükümleri gereği davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiği, ...' ya ait mallar müvekkil şirket ile Dolan Ekspres arasında yapılan anlaşma sonucunda Dolan Ekspres tarafından Türkiye'den İsviçre' ye götürülmek üzere yola çıktığını, ... şoförü ..., Bulgaristan'a giriş yaptığı esnada buradaki gümrük memurları tarafından yapılar kontrollerde araçta iki kaçak mülteci tespit edildiğini, alıcı firma tarafından yapılan inceleme sonucunda ise taşınan malların hasar gördüğü bildirdiği, somut olayda da dava dışı ...' in alt taşıyıcı-tedarikçi konumunda olduğu ve oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduğunun açık olduğu, davanın alt taşıyıcıya ihbar edilmesi ve açılan mesnetsiz davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden aksi taktirde esastan reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini " talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği, borçlunun ... Hizmetleri Tamir Bakım Tekstil Uluslararası Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi alacaklısının ... Sigorta Anonim Şirketi olduğu görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra bir CMR konusunda uzman nitelikli hesap bilirkişisi, bir makina mühendisi ve sigorta bilirkişisine dava dosyasının tevdi edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin 17/01/2025 tarihli raporunda özetle; Makine Mühendisi Bilirkişisi İncelemesinde; Netice itibariyle, dava konusu nakliye aşamasında 3 adet karavanda meydana gelen hasarın hasar tarihi itibariyle (27.02.2023) toplam bedeli 203.984 TL edebileceği tespit edilmiş olup, iş bu hususta ekspertiz raporundaki rakamlarında makul ve kabul edilebilir olması nedeniyle aynı şekliye iştirak edilmiştir. Sigorta Bilirkişisi İncelemesinde; Dosya içerisinde bulunan evraklar üzerinden yapılan incelemede dava dışı taraf ... İthalat İhracat Limited Şirketi'ne ait ÇEKICI 41 ... / DORSE 41 ANL 334 plakalı aracın NAKLİYAT EMTEA SİGORTA poliçesinin davacı taraf ... SİGORTA A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile 15.02.2023 tarihinde tanzim edildiği, ilgili poliçede yükleme tarihi 15.02.2023, Emtea Açıklama : 3 adet çekme karavan , Sefer Başlangıç : ... /Kocaeli ve Sefer Bitiş:... /İsviçre yazdığı tespit edilmiştir. İlgili poliçede: -Araç Türü :KAMYON, Başlama Ülkesi :TÜRKİYE, Sefer Bitiş Ülkesi:İSVİÇRE, İlave BedelOranı :%10, Karayolu sevkiyatları; orijinal kapalı kasalı araçlarla veya tenteli/brandalı kamyon/kamyonet/TIR/treylerle yapılmalıdır. Açık kasa veya sadece kasa içinde emtianın üzeri branda ile örtülmüş şekilde yapılan sevkiyatlarda Kamyon Klozu (Yükleme/Aktarma/Boşaltma Rizikoları Hariç) teminatı geçerlidir.-Taşıma Bilgisi Özel Şartı : İşbu poliçenin bağlı olduğu abonman poliçesinde aksi belirtilmediği sürece, işbu poliçe ile sağlanan teminat, sevkiyatların tüzel kişiliğe haiz bir nakliyeci firma tarafından gerçekleştirilmesi ve/veya organize edilmesi şartı ile geçerlidir.Poliçe üzerinde aksine bir hüküm belirtilmediği sürece şahıs araçları ,sigortalının kendi araçları ,kargo şirketleri ve kurye,hususi otomobil ve motorsiklet ile yapılan taşımalar teminat haricidir. Hertürlü pasiyel taşıma teminat haricidir.-Toplam Sigorta Bedeli :1,754,748.00 TL yazdığı görülmüştür. Davalı taraf ... Sigorta tarafında; 03.07.2023 tarihinde dava dışı taraf ... İthalat İhracat Limited Şirketi'ne 203.984,13 TL poliçe kapsamında ödeme yapılmıştır. Ticaret Hukuku Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişi İncelemesinde; Asıl taşıyıcı taşınacak eşyanın taşıma işini ikinci bir taşıyıcıya ayrı bir sözleşmeye dayalı olarak yaptırması durumunda, gönderene ve gönderilene karşı alt taşıyıcı, taşımanın kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Tazminat hesaplaması yapılırken nazara alınacak olan tarih ise ... Konvanisyonu 23.maddede düzenleme altına alınmış olup bu maddeye göre; 1. Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Hal böyleyken heyetimizde yer alan bilirkişilerce hesaplama yapılırken yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki değeri nazara alınacağına dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekilinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/02/2023 günü dava dışı sigortalı ... ..... Ltd. Şti ait eşyaların İsviçreye nakli sırasında ürünlerin davalının hatası nedeniyle zarar gördüğünü, nakliye ... sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya 203.984,13 TL ödeme yaptıklarını, davalının kusuru sebebiyle borçtan sorumlu olduğunu belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip yaptıklarını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı dilemişlerdir. Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 229.797,90 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının '' ... İth. İhr. Ltd. Şti. şirketine ait 3 adet çekme karavanın barlas trans nezaretinde taşınması sırasında oluşan hasardan dolayı rücuen tazminat alacağı, sigorta poliçesi, ödeme dekontu, ekspertiz raporu, fatura, gümrük beyannamesi, savcılık dosyası, ifade tutanakları, hasar fotoğrafları, sigorta şirketimiz kayıtları'' olduğu ödeme emrinin itiraz üzerine takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde; Somut davada davalının zamanaşımı def'inde bulunmasından dolayı "zamanaşımı" kavramı ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında yarar vardır. Bilindiği üzere özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146-161. maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu hâlde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (Obligatio Naturalis) hâline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide de bulunması gerekir (Yargıtay HGK'nun 05/05/2010 gün ve 2010/8-231 E., 2010/255 K. sayılı emsal ilamı). Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır (Kuru B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt: II, sh.1761; Canbolat F.: “Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları”, ERÜHFD, Cilt: III, Sayı:1, Kayseri 2008, sh.255 vd.). Zamanaşımı def'i, davalının aslında var olan bir borcunu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamen borçluya kalmıştır. Diğer bir anlatımla, davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (6098 sayılı TBK m.161). Zamanaşımı usule müteallik bir mesele değildir. Zamanaşımı hakkın esasına müteallik bir meseledir (Von Tuhr, Andreas: Borçlar Hukuku (C. Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:I-II, sh.688). Somut olayda, CMR Konvansiyonu'nun 32. Maddesi açılacak davalarda zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğundan dava konusu olay 27/02/2023 tarihinde olduğu ve davacı tarafça 18/12/2023 tarihinde takip yapıldığı anlaşılmakla takibin zamanaşımını keseceğinden dolayı zamanaşımı itirazı yersiz olduğundan 05/12/2024 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir. -Davanın niteliğine dair değerlendirmede; Dava emtia nakliye poliçesi sebebiyle rucuan itirazın iptali davadır. TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacı davalının asıl taşıyıcı olduğu ve dava dışı ... firmasının alt taşıyıcı olduğu olayda dava dışı.. Ltd Şti şirketinin karavanlarının yurdışı taşıması yapıldığı karavanların taşıma sırasında zarar gördüğü davacı tarafça sigortalısına 03/07/2023 tarihinden 203.984,00 TL ödeme yaptığı ödeme yaptığı ve yapılan ödeme nedeniyle takip yapıldığı ve takibe itiraz edilip durduğu görülmüştür. Sigorta poliçesinin incelenmesinde; ... İthalat İhracat Limited Şirketi'ne ait 41 ... plaka sayılı çekici ve 41... dorse plakalı aracın nakliyat emtea sigorta poliçesinin davacı taraf ... Sigorta A.ş. tarafından ... poliçe numarası ile 15/02/2023 tarihinde tanzim edildiği, ilgili poliçede yükleme tarihi 15/02/2023, taşınacak emtianın 3 adet çekme karavan olduğu, sefer başlangıcının Kocaeli ve sefer bitiş yerinin İsviçre yazdığı tespit edilmiştir. Emniyet birimlerince tanzim edilen ifade tutanağına istinaden sürücü ...'ın 16/02/2023 günü yükü teslim alması sonrasında gümrük işlemleri maksadıyla ... Gümrük Müdürlüğü park sahasına gittiği, 41 ... plakalı çekicinin Adblue arızası vermesi sebebiyle çekicinin tamir işlemleri için 41 ... plakalı dorseyi söz konusu gümrük sahasında bıraktığı, 17.02.2023 tarihinde söz konusu parka yeniden dönerek gümrük işlemleri tamamlanması sonrasında ... Gümrük sahasına doğru yola çıktığı, burada da gümrük işlemleri maksadıyla söz konusu gümrük sahası yakınlarındaki tır parkında beklediği esnada aracın sallandığını fark ettiği, firma yetkililerine ve emniyet birimlerine konuyla ilgili bilgi verdiği, olay yerine gelen emniyet birimlerince aracın mührü kırılarak kontrol edildiği, ancak herhangi problemin tespit edilmediği, bilahare dorseye yeniden mühür takılarak gümrük işlemleri sonrasında Bulgaristan da giriş yaptığı esnada buradaki gümrük memurları tarafından yapılan kontrollerde araçta iki kaçak mültecinin tespit edilmiştir. Bulgaristan sınırında tespit edilerek çıkarılan iki mültecinin aracın Avrupa ülkelerindeki seyri sırasında da karavanlar içerisinde seyahat ettiği, karavanlar içerisinde mültecilerin tükettikleri gıdaların Çek Cumhuriyeti marketlerinden alınan ürünler olduğu tespit edilmiştir. Mültecilerin taşımaya konu karavanları kullanmak suretiyle kaçak olarak yolculuk ettikleri ve yolculukları sırasında karavanlara zarar verdiği görülmüştür. Anılan bilirkişi raporunun ve ekspertiz raporlarının incelenmesinde hasarın 203.984,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davanın temeli, kara yolu ile uluslararası ticari eşya taşıma sözleşmesi (CMR) kapsamında taşınan emtianın kısmi hasarlanması ve bundan taşıyıcının sorumlu olduğu iddiasına dayanan sigortacının rücuan alacak davasıdır. Uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıkların Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerine göre değil, uluslararası bir anlaşma olan CMR ( Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. CMR 17/1 maddesi uyarınca taşımacı yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar,bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. CMR Konvansiyon'un 29. Maddesinde bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır. Anılan 29. maddeye göre; eğer zarar ve hasar taşıyıcının kastından veya kararı veren mahkemenin iç hukukuna göre, kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan meydana gelmişse, taşıyıcı sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeder.CMR'nin 29. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanamayacağı gösterilmiş olup, " 1.Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1. paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." düzenlemesini içermektedir. 6102 sayılı TTK'nun madde gerekçesinde; TTK 886.maddesinin, CMR Konvansiyon'un 29. maddesine paralel olarak düzenlendiği belirtilmiştir. CMR Konvansiyon'un 29. maddesine göre; hasar ve ziya taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmişse, taşıyıcı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut kanıt yükümünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. Doktrinde "isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusur" kavramı, "ağır kusur" veya "ağır ihmal" olarak yorumlanmaktadır. TTK 886. madde düzenlemesindeki "pervasızca hareket" kavramı da bu kıstaslar çerçevesinde ele alındığında, taşıyıcı veya yardımcılarının yükün güvenliği ile ilgili hususları açıkça önemsemeden hareket etmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K.sayılı ilamında belirtiği üzere araca mültecilerin girmiş olması mücbir sebep olarak da kabul edileceğinden davalı hasardan sorumludur. Davalının sorumlu olduğu alt yüklenici araca yüklü karavanlara girmesinde ve uzun süre seyahat etmesinde gerekli özeni CMR madde 17/2 hükümlerine göre göstermediği, eylemin isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusur niteliğinde olan "ağır kusur" veya "ağır ihmal" olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle CMR'nin 29.maddesi uyarınca zayi davalının ağır kusurundan kaynaklandığından, davalının CMR'nin 23. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanması mümkün olmadığı ve zarar uğrayan 3 adet karavanın hasarından dolayı sorumlu olduğu, anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. -Faize ilişkin değerlendirmede; Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2013/11542 E. 2013/15468 K. Sayılı ilamı) anılan hükümler uyarınca davacı tarafından yapılan ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş ve işin ticari olması gereği avans faiz uygulanmıştır. Mahkememizce davacı tarafça 03/07/2023 tarihinde 203.984,13 TL ödendiğinden bu tarihten takip tarihi olan31/08/2023 tarihine kadar faiz hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu tutarın temerrüd tarihinden yani ödeme tarihine kadar yıllık avans işletilmesi sureti ile ve (ana para x yıllık faiz oranı x geciken gün sayısı) / (365 gün x 100) formülü ile yapılan hesaplama sonucu 5 ay 15 gün olmak üzere davacının işlemiş faiz alacağının 25.813,77 TL olarak hesaplamış olup ve ödeme emrine uygun takibin devamına karar verilmiştir. -İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; zarar miktarı yargılama ile belirlendiğinden alacak likid kabul edilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davacının davasının kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile ödeme emrine uygun takibin devamına, 2-Koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 15.697,49-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 3.924,38-TL'nin mahsubu ile eksik 11.773,11-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 3.924,38-TL peşin harç toplamı 4.351,98-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 10.937,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama harç ve gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 36.767,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. ...

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/514, K. 2025/359, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-514-e-2025-359-k-834a8742e7ab