İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/503 E. 2025/41 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/503
- Karar No
- 2025/41
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/503 Esas KARAR NO : 2025/41
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... Şirketi arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olup; alacağın tahsili için borçlu aleyhine 31.01.2019 tarihinde .... 27. İcra Müdürlüğü ... E. Numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emrinin 01/02/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve borçlu tarafından 08/02/2019 tarihinde takibe haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edilerek müvekkilinin alacağını tahsili gecikmede bırakıldığını, akabinde taraflarınca ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ...E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, mahkeme tarafından müvekkilinin haklılığı doğrulanmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından tamamen süreci uzatmak amacıyla bu kez istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve nihayet istinaf yargılamasının da müvekkili lehine sonuçlandığını, 06/06/2024 tarihinde yerel mahkeme kararının kesin olarak onandığını, davalı borçlunun; müvekkilin alacağını, gönderilen ihtarnamelere rağmen ödemeyerek müvekkilini icra takibi başlatmak zorunda bıraktığını, sonrasında ise haksız itirazlarla süreci uzatarak müvekkilini zarara uğrattığını, Müvekkiline yıllar sonra yapılan ödemenin ise müvekkilin zararını karşılamaya yetmediğini, Ülkemizde yaşanan ve herkes tarafından bilinen yüksek enflasyon oranları nedeniyle alacaklıların zararının temerrüt faiziyle karşılanmasının mümkün olmadığının aşikar olduğunu, Gecikme nedeniyle faizle karşılanmayan zararın varlığı kabul edilerek, zararın davalı tarafından karşılanmasını, ... 27. İcra Müdürlüğü ...E. Numaralı dosya ve taraflar arasında imzalanan sözleşme yönünden; Takibin başlatıldığı 31.01.2019 tarihi ile İstinaf Mahkemesinden lehlerine kesin karar verilmesi neticesinde müvekkiline ödeme yapılan 02.07.2024 tarihi arasında, müvekkilin uğradığı munzam zararın tespiti (banka faizi, döviz ve altına bağlanması halindeki getirisi hesaplanarak) ile şimdilik 50.000 TL'nin 08.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında faturalara ilişkin uyuşmazlık çıkması akabinde davacı tarafça icra takibi yapıldığını ve itirazları sonrasında itirazın iptali davası ikame edildiğğini, dava dilekçesinde bahsedilen itirazın iptaline ilişkin davanın ...20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası üzerinden görülmüş olup mahkemece davanın "KISMEN" kabulüne karar verildiğini, dolayısıyla ilk derece mahkemesince kısmen haklı olduklarının kanaatine varıldığını, davada kabul edilen kısma ilişkin itirazlarının incelenmesi adına da istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf başvurusunda bulunulmasının asıl amacının çarptırılarak tarafımızın niyetinin sorgulanmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının munzam zararını yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir şekilde ispatlaması gerektiğiğni, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bu bağlamda ülkemizde ve piyasalarda meydana gelen ekonomik dalgalanmalar, enflasyon, yüksek faiz ve paradaki değer kayıplarının borçluya yüklenemeyeceğinin de kabulünün gerektiğini, bu durumların davacıyı etkilediği, davacının açık ve aşkın zarara uğradığı da açık ve somut delillerle ispat edilmediği sürece munzam zararın söz konusu olmayacağını, kararın kesinleşmesine müteakip taraflarınca icra dosyasından güncel kapak hesabı alındığını ve kapak hesabı uyarınca 02.07.2024 tarihinde 558.065,18 TL ödendiğini, ödenen bu meblağ içerisinde mahkeme tarafından kabul edilen asıl alacak, icra inkar tazminatı, işlemiş faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri, harç vb kalemler bulunduğunu, müvekkilin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve davacının da munzam zarar talebini somut ve açık bir şekilde ispatlayamadığı gözetilerek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, HMK'nın 329/1. maddesine göre davacı tarafından, müvekkili şirket ile aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamının taraflarına ödenmesini ve HMK'nın 329/2. maddesine göre en yüksek bedelden davacı aleyhine disiplin cezasına karar verilmesine, Yargılama giderleri (vekalete ilişkin taleplerle birlikte), harç ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : ... 27. İcra Müdürlüğü ... E. Numaralı dosyasına ait takip talebi, ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı uyap dosyası, tedarik sözleşmesi, Yargıtay İçtihatları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, munzam zarar istemine ilişkin alacak davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf; Takibin başlatıldığı 31.01.2019 tarihi ile ödeme yapılan 02.07.2024 tarihi arasında, davacının munzam zararı bulunup bulunmadığı hususlarındadır. ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, "...1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 181.637,24 TL asıl alacak ve 32.702,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 214.339,41 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(36.327,45-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine..." kararı verildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı kararında; "...Munzam zarar alacaklısı; öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını; bu alacağının geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüd faizi ile karşılanmayan zararını ve miktarını; zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmek, zararın ortaya çıkışını belirleyen inandırıcı hükme esas tutulabilecek nitelikte maddi olguları da açıklamakla yükümlüdür. Borçlu, ancak temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlamakla sorumluluktan kurtulabilir. Buradaki kusursuzluk, temerrüde düşmekteki kusursuzluktur. Yoksa, temerrüde düştükten sonraki aşamada gelişen olaylarda (yargılamanın uzaması vs.) aranan bir kusur değildir. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmekteki kusurunun varlığı asıldır. Somut olaya dönülecek olursa, davacı alacaklının açıklamalar kapsamında uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu ispat etmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ne var ki, enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin, temerrüt faizinden yüksek oranda olması munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmemektedir. Burada davacının kanıtlaması gereken husus, enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, kendisinin şahsen ve somut olarak ödemenin gecikilmesinden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir. Aslında, davacının bu hususta bir iddiası da bulunmamaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde de; davalı borçluların borcu ödememek için hile ve desiseye başvurduğu hususunda bir emareye de rastlanılamamıştır. Diğer yandan, denkleştirici adalet ilkesi haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder ki, eldeki davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. ..." şeklinde belirtilmiştir. Somut olayda; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "aşkın zarar" başlıklı 122/1. maddesinde; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru olmadığını ispat etmedikçe, bu zararı gidermekte yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay içtihatlarına göre, munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerekmektedir. Davacının ispatlamak zorunda olduğu husus, enflasyon ve yüksek faizler değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusudur. Bu bağlamda eldeki dosyada, davacının uğramış olduğu zarara ilişkin iddiasını somutlaştırmadığı, iddia ettiği hususları dava dilekçesinde ileri sürmediği, basit yargılamaya tabi davalarda cevaba cevap dilekçesi aşaması olmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülmeyen iddiaların daha sonradan ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 3.415,50 TL ilam harcından peşin yatırılan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/01/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır