İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/492 E. 2024/942 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/492
Karar No
2024/942
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/492 Esas KARAR NO:2024/942 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 25/07/2022 KARAR TARİHİ: 28/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: -----tipi aracın davalı ------ poliçe nosu ile ---- ile sigortalandığını, bu aracın sürücüsü----- idaresinde ---- ait yolcuları taşımak için trafikte iken ---- %80 kusurlu haraketi ile çarpması sonucu ----- ayağındaki kırık nedeniyle geçici ve daimi iş göremezliğinin oluştuğunu, davacı ---- maddi ve manevi tazminat talebini içerir dava açıldığını,--------- sayılı kararla 11.542.46 TL geçici iş görememezlik,17.037.42 TL sürekli iş görememezlik tazminatına 13.06.2018 tarihinden itibaren sigortanın faiz sorumluluğuna diğer davalıların dava 27.03.2018 tarihinden itibaren faiz sorumluluğuna ve tazminatın ödenmesine karar verildiğini, alacaklının takibe koyması neticesinde müvekkilinin ev, araba, babadan kalma gayrimenkulleri dahil tüm mal varlığına -------dosyası ile haciz konulduğunu, haciz nedeniyle müvekkilinin sigorta şirketinin maddi ve diğer davalıların maddi ve manevi sorumluluklarında olan borcun tamamını müvekkili ----- tarihinde aracının haczi ve trafikten alıkonması nedeniyle zorunlu olarak defaten ödediğini, bu ödemeden önce----- kararı ve----- takip numarası da belirtilerek -------- maddi zararın tamamı ile bu maddi tazminata isabet eden vekalet ücreti, yargılama masrafı, döneme dair faizin icra dosyasına yapılan ödemelerin davalı sigorta şirketinden e-mail yoluyla talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine 11/08/2021 tarihinde aracını yakalamalı ve tüm mal varlığının haciz nedeniyle bankalardan borçlanarak paranın tamamını yatırdığını, e-mail yazışmaları ve telefon görüşmelerinden sonuç alamayınca 25/08/2021 tarihinde talep ettiklerini, ödeme yapılmaması üzerine----- numaralı takip başlattıklarını, takibe itiraz edildiğini, zorunlu arabuluculuğa başvurduğunu, ----- dosyasına borcu sürüncemede bırakıldığını, itirazın iptalini, takibe konu alacağın takip tarihi itibariyle 54.006,45 TL olarak kabulünü, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si icra inkar tazminatına, arabuluculuk masraflarının tamamı ile yargılama masrafları, vekalet ücreti, harç ve sair masrafların davalıya ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından rücuen talep edilen tazminat davasının reddi gerektiğini, davayı kabul etmediklerini, davacı taraf maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat edilmesini, ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ------ gönderilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ------ gönderilmesinin gerektiğini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın ---------- sevk edilmesinin gerektiğini, maluliyet raporu hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, kabul manasında olmamak üzere geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı Yasa ve Trafik Sigorta Genel Şartları gereğince teminat dışı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de hem 6111 sayılı Kanun gereği hem de Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğini, teminat dışı olduğunu, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde asgari ücretin baz alınarak --------- mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, davacı taraf sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunun usulen ispat edilmesinin gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, davacının bakıcı giderine ilişkin taleplerinin teminat dışında olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının gerektiğini, açıklanan sebeplerle somut olayda davacının zararının artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılmasının gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılmasını, başvuru sahibinden savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsüyle uzlaşıp uzlaşmadığı tespit edilerek uzlaşmanın tespiti halinde CMK'nın madde 253/19 gereğince davanın reddine karar verilmesini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, ----- tarihinde davalı sigorta şirketine ---- sigortalı davacıya ait ---- plakalı ticari minibüsün dava dışı ---- sevk ve idaresindeyken dava dışı ---- çarpması sonucu ---- açtığı davadaki hüküm sonucu alacaklının------sayılı dosyasında başlattığı takip sonucu davacı araç maliki tarafından ödenen bedelden sigorta şirketinin sorumlu olduğundan bahisle davalı sigorta şirketi hakkında başlatılan ----- esas sayılı takibe yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememizin ----- Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunca davanın kabulüne ilişkin verilen karar-------Somut uyuşmazlıkta; taraflar hakkındaki ---------- sayılı kararının kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İİK'nin 40/1.maddesine göre bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Davacı ilama dayanarak icra dosyasına ödeme yapmış ise de, ödemenin dayandığı ilam henüz kesinleşmemiştir. Bu halde rücuya dayanan miktarın kesinleşmiş olduğundan bahsedilemeyeceğinden ve TBK'nin 167/2. maddesine konu alacak miktarı da belirlenmediğinden ------ Karar sayılı ilamın kesinleşmesi beklenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir " gerekçesiyle kaldırılmış olup, istinaf kaldırma sonrası mahkememizce yapılan yargılama sonunda; Kaldırma kararı sonrası tensiple ------sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği hususu sorulmuş, verilen cevapta dosyanın kesinleştirildiğinin bildirildiği, kesinleşme şerhinin ---- üzerinden gönderildiği ve kararın ---- tarihinde kesinleştirildiği bilgisinin verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı öncesi yapılan yargılamada; sigorta şirketinden hasar ve poliçenin,----- sayılı dosyasının ------ üzerinden celp edildiği, ----- sayılı dosyasının ----üzerinden celp edildiği ve dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.--------- üzerinden yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine rücu belgesine dayalı olarak 53.015,15 TL asıl alacak ve 1.346,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.361,96 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek ----- kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf incelemesinin devam ettiği, bu aşamada herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir.-----sayılı kararı incelendiğinde; davacıların ----- olduğu, davalıların; ------ olup, davanın trafik kazası nedeniyle geçici sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacı ----- tarafından hazırlanan raporda; ------- tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının; -------- hakkında yönetmelik dikkate alındığında; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 2(yüzde iki) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, tarafların trafik kazasında kusur durum ve oranları ile davacı ----- maluliyet oranlarının dikkate alınmak suretiyle tazminat kalem ve miktarlarının tespiti hususunda bilirkişi heyetinden kusur ve zarar raporu alındığı, bilirkişi heyet raporunda özetle;---- plakalı davalı minibüs sürücüsü ---- davacı mağdur yaya ------yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 80 (yüzde seksek) oranında asli derecede kusurlu olduğu, davacı mağdur yaya ----- kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 20 (yüzde yirmi) oranında tali derecede kusurlu olduğu, davacı ----- tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucu; 9 ay/ 270 gün geçici iş göremezlik zararının 14.428,08 TL olduğu, kazanın oluşumunda %20 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, davalılardan talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 11.542,46 TL olabileceği, Sürekli iş göremezlik- efor kaybının % 2 maluliyet oranı dahilinde 21.296,78.TL olduğu, kazanın oluşumunda % 20 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, davalılardan talep edebileceği sürekli iş göremezlik / efor kaybı zararının 17.037,42 TL olabileceği, davalı ----- sigortası teminat limiti (360.000,00TL) dahilinde bulunduğu, ------- tarafından rücu ya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığının belirtildiği, mahkemece söz konusu bilirkişi raporu dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunmuş olup, rapor ile tespit edilen maddi tazminat kalem ve miktarları üzerinden davacılar vekilinin bedel artırım dilekçesi de gözetilerek davanın kabulüne, tespit edilen toplam 28.579,88 TL tazminat tutarına dava açılmasından sonra sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve aracın hususi araç statüsünde olduğu gözetilerek davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı ----manevi tazminat, davacı --------yönünden 3.000,00-TL manevi tazminata karar verildiği görülmüştür. TBK'nin 167/2.maddesi gereğince, kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Aynı Kanun'un 168/1.maddesine göre de diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Somut uyuşmazlıkta; ---- tarihinde davalı sigorta şirketine ----olan ve davacıya ait ---- plakalı ticari minibüsün dava dışı ---- sevk ve idaresindeyken dava dışı ----çarpması sonucu ------ sayılı dosyasında maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece verilen karar sonucu alacaklının ------ esas sayılı dosyasında başlattığı takip sonucu davacı araç maliki tarafından maddi tazminata yönelik ödenen bedelden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğundan bahisle davalı sigorta şirketi hakkında rücuen tazminat amacıyla başlatılan ------------ esas sayılı takibe yönelik itirazın iptali davasında; sigorta ettirenin (zarar gören üçüncü kişilere) ödediği tazminat tutarını geri isteme hakkı bulunduğu, somut olayda araç maliki olan davacının mahkemece verilen hüküm sonucu başlatılan takip sonucu maddi tazminata yönelik hükmedilen bedeli mağdur olan 3. kişiye ödediği, davalı sigorta şirketinin de aynı davada davalı olduğu, mahkemece hükmedilen bedel yönünden mahkeme kararının kesinleştiği, davalı sigorta şirketinin sigorta teminat limitleri kapsamında mahkemece hükmedilen bedelden sorumlu olacağı, davacı araç malikinin takibe konu bedeli ödediği, esasen söz konusu ödenen bedelden davacının kendi aracının Trafik Sigortasını yapan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafından davalı hakkında başlatılan dava konusu icra takip tarihinin 23/11/2021 olduğu, davacının ödeme tarihi (11/08/2021) ile dava konusu takip tarihi (23/11/2021) arasında faiz talep edebileceği, söz konusu işlemiş faizin mahkememizce resen hesaplandığı (53.015,51 TL x 114 gün x % 9 = 1.378,40 TL), davacının talep edebileceği işlemiş faizin 1.378,40 TL olduğu, ancak icra takibinde 1.346,45 TL işlemiş faiz talep edildiği, dava dilekçesinde ise asıl alacak ve işlemiş faiz olarak dava değerinin 54.006,46 TL olarak gösterildiği ve bu bedel üzerinden itirazının iptalinin talep edildiği, taleple bağlı kalınarak 53.015,51 TL asıl alacak, 990,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.006,46 TL üzerinden itirazın iptaline karar vermek gerekmiş ve mahkemece hükmedilen bedel belirli olup davalının sorumlu olduğu miktarın likit olduğu anlaşıldığından hükmedilen tutarın %20'si oranında inkar tazminatının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının ---------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 53.015,51 TL asıl alacak, 990,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.006,46 TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 54.006,46 TL'nin % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 3.689,18-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 650,49-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.038,69-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL. başvurma harcı, 650,49-TL peşin harcın toplamı olan 731,19-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 937,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 8- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.28/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/492, K. 2024/942, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-492-e-2024-942-k-98bb8f3b3c8a