İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/485 E. 2024/485 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/485
- Karar No
- 2024/485
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/485 Esas - 2025/264 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2024/485 Esas KARAR NO : 2025/264
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) DAVA TARİHİ : 16/07/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04.04.2025
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından... .... ... ... ... ... dosyasından genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu kefillerce muhtelif tarihlerde itiraz edildiğini, arabulucuya başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla, dilekçede ayrıntılarıyla açıklanan dava tarihi itibariyle 3.300.098,37 TL asıl alacak ve 5.840.334,77 TL işlemiş temerrüt faizi ve 292.016,71 TL faizin BSMV'si olan alacağın dava tarihinden itibaren asıl alacaklara işleyecek %40 temerrüt faizi ve BSMV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı ... ... ... vekili cevap dilekçesinde; borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmadığını, dava konusu borç nedeniyle davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinden alındığı iddia edilen kefalet ve müvekkilinin eşinden alındığı iddia edilen rıza beyanının T00375044 seri numaralı sözleşme için geçerli olup, dava konusu edilen 10.05.2018, 17.11.2017, 17.11.2017 ve 21.06.2016 tarihli kredi sözleşmeleri için geçerli olmadığını, belirtilen tarihlerdeki kredi alacakları için müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, kefaletin verildiği anda borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiğini, kefalet sözleşmesinde kastedilen borçların ne olduğunun açıklanmadığını, davaya konu genel kredi sözleşmesinin TBK'nun genel işlem koşulları içeren bir sözleşme olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin bankalar tarafından tek taraflı olarak önceden düzenlenmiş olmasının irade özerkliği kuralına aykırılık oluşturduğunu, 5941 sayılı çek kanununa tabi 21 adet iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış çek sebebiyle 37.470,00 TL gayrinakdi kredi alacağının dava konusu edildiğini, bu talebin kanuna ve yerleşik Yargıtay İçtihatlarıne aykırılık oluşturduğunu, somut davaya ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, istenen faiz ve faiz türüne itiraz ettiklerini belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan da reddine, takibin de haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı Musa Aras vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın asıl borçlu ve müvekkili kefile aynı anda hesap kat ihtarnamesi göndermiş olup, TBK'nun 586. maddesi gereğince asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalıp kalmayacağı ve bu doğrultuda kefile gidilebilmesinin şartlarının oluşup oluşmayacağı bilinemeyeceğinden aynı anda gönderilen ihtarnamenin müvekkili kefil açısında geçersiz olduğundan, asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesinin, kredi sözleşmesinden doğan alacağın muacceliyeti için yeterli ise de, müteselsil kefile başvuru için yeterli olmayıp, müteselfil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiğini, davacı bankanın dava dışı asıl borçluya gönderdiği ihtarnamenin asıl borçlunun Genel Kredi Sözleşmesinde yer alan adresine gönderilmemiş olduğundan, asıl borçluya yapılan geçerli bir ihtardan söz edilemeyeceğini, kefalet borcunun kural olarak ikincil bir borç olduğundan davacı bankanın öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile alacağını tahsil etmeye çalışması, bakiye kalan kısım için kefile başvurması gerekirken borcun tamamı üzerinden müvekkili hakkında takibe girişmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumlu olduğu iddia edilen kefaletin, yalnızca T00375044 seri numaralı sözleşme için geçerli olup, müvekkilinin önceki kredi sözleşmelerine ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin kefalet sözleşmesinde yer alan miktarı aşan kısmından sorumluluğunun bulunmadığını, teslim edilen çek karnesi nedeniyle karşılıksız yazılan 27 adet çek sebebiyle banka kaynağından ödenen sorumluluk tutarından, 5941 sayılı çek kanununa tabi 21 adet iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış çekten ve mer'i teminat mektuplarından sorumluluğu bulunmadığını belirterek haksız davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. Diğer davalılara tebligat yapılmış, gelmedikleri ve beyanda bulunmadıklarından yargılama yokluklarında sürdürülmüştür. GEREKÇE : Dava; Genel Kredi Sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğine ilişkindir. Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 24.04.2024 tarihinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. ... ... ... ... ... ... ... Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak 4.725.251,52 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 6.313.278,88 TL alacağın tahsili isteğiyle 26.10.2020 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine borca itiraz dilekçeleri sunulmuş olduğu anlaşılmıştır. ... ... ... ... ... ... tarihli raporunda; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; dava tarihi itibariyle alacağın kullandırılan krediler kapsamında toplam 3.300.098,37 TL asıl alacak, 5.835.651,49 TL işlemiş faiz, 291.782,55 TL BSMV olmak üzere toplam 9.427.532,41 TL olarak hesaplandığını, kefillerin, yalnızca kefaletlerinin bulunduğu sözleşmeden kaynaklı borçlardan sorumlu tutulabileceği yönünde kanaat oluşması halinde davalıların 10.05.2018 tarihli T00375048 ve 10.09.2018 tarihli T00375044 numaralı sözleşmelere kefaletleri bulunduğu dikkate alınarak dava tarihi itibarıyla alacağın 2.440.684,27 TL asıl alacak, 5.426.898,07 TL işlemiş faiz, 271.344,89 TL BSMV olmak üzere toplam 8.138.927,23 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir. Dosya kapsamından; davacı bankanın ... ... ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu .... .... ... ... ... ... TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri düzenlendiği, sözleşmelerden 10.05.2018 tarih 6.000.000,00 TL ve 10.09.2018 tarihli 6.000.000,00 TL limitli kredi sözleşmelerini davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalılardan... ... ... ... ... ... sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiği, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı bankaya ipotekli dava dışı asıl borçlu şirket adına kayıtlı ipotekli taşınmazlar hakkında... Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2020/256 sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği, ipotekli taşınmazların satılıp bir kısım tahsilatlar yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmenin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kredi faiz oranı hesabının kredi sözleşmesi hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, davalıların, dava dışı asıl borçlu ... ... ... ... ... ... Enerji AŞ.'nin davacı bankadan kullandıkları kredilere müteselsil kefil oldukları, kefil oldukları sözleşmelerin 10.05.2018 tarih, 6.000.000,00 TL limitli ve 10.09.2018 tarih 6.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri olduğunu, bu genel kredi sözleşmelerine ilişkin T00375048 ve T00375044 numaralı krediler kullandırıldığı, işbu davada bu krediler dışında daha önce kullandırılan kredilerden kaynaklı borçların da talep edildiği, Genel Kredi Sözleşmesinde, kefalet tarihinden önce doğmuş kredilerin de dahil olduğu belirtilmiş ise de söz konusu kredilerin türü ve miktarının belirtilmediği, ilerde doğacak borçlardan kastedilen borçların ne olduğunun açıklanmadığı, bu haliyle davalıların imzaladıkları kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden sorumlu tutulabileceği, diğerlerinden sorumlu tutulamayacağı, buna yönelik borcun da 1530-7813773 numaralı krediden kaynaklı 27.779,89 TL asıl alacak, 126.151,14 TL işlemiş faiz ve 6.307,55 TL BSMV olmak üzere toplam 160.238,58 TL, 1530-7814613 numaralı krediden kaynaklı 2.412.904,38 TL asıl alacak, 5.300.746,93 TL işlemiş faiz ve 265.037,34 TL BSMV olmak üzere toplam 7.978.688,65 TL olmak üzere toplam 2.440.684,27 TL asıl alacak, 5.426.898,07 TL işlemiş faiz ve 271.344,89 TL BSMV olmak üzere toplam 8.138.927,23 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; 1530-7813773 numaralı krediden kaynaklı 27.779,89 TL asıl alacak, 126.151,14 TL işlemiş faiz ve 6.307,55 TL BSMV olmak üzere toplam 160.238,58 TL, 1530-7814613 numaralı krediden kaynaklı 2.412.904,38 TL asıl alacak, 5.300.746,93 TL işlemiş faiz ve 265.037,34 TL BSMV olmak üzere toplam 7.978.688,65 TL olmak üzere toplam 2.440.684,27 TL asıl alacak, 5.426.898,07 TL işlemiş faiz ve 271.344,89 TL BSMV olmak üzere toplam 8.138.927,23 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa 16.07.2024 dava tarihinden itibaren yıllık %40 oranında faiz ve faize yıllık %5 oranında BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Tahsilde tekerrüre yer verilmemesine, Alınması gerekli 555.970,12 TL harçtan mahkememiz veznesine peşin yatırılan 161.082,67 TL'nin mahsubu ile kalan 394.887,45 TL harcın davalılardan müteselsil alınarak hazineye gelir yazılmasına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.000,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranları da nazara alınarak 3.451,20 TL'sinin davalılardan müteselsilen, geri kalan 548,80 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 10.852,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %86,28’i olan 9.363,11 TL ile 427,60 TL başvurma ve 161.082,67 TL peşin harç toplamının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 648.167,82 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar Yunus Gövercin ve Musa Aras davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 193.093,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde... .... ... ... ... ... ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025
Davacı Yargılama Gideri Dökümü
Posta Gideri : 3.352,00TL Bilirkişi Masrafı : 7.500,00TL +-------------------- TOPLAM 10.852,00TL