İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/477 E. 2026/358 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/477
- Karar No
- 2026/358
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/477 Esas KARAR NO : 2026/358 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2024 KARAR TARİHİ : 27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 19/08/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekili ile davalı yanın arasında ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişkiden kaynaklı ... fatura numaralı 420.000,00 TL tutarlı ve... fatura numaralı 336.000,00 TL tutarlı toplam 756.000,00 TL 2 adet fatura kesildiğini, faturaların ödenmediği ve alacağın tahsili amacıyla Davalı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı yanın kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, iş bu dava öncesi zorunlu arabuluculuk kapsamında dava konusu icra takip dosyasına itiraz neticesinde İstanbul ...Bürosuna... Dosya numarası ile başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını beyanla; Uygun görülecek teminat karşılığında davalı adına kayıtlı bulunan taşınır ve taşınmazların tamamı üzerine ve Mahkemenizce sistemden tespit edilecek davalı şirkete ait tüm banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını, davalının borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, takibin İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 23/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşme konusu edimlerin, davacı tarafa uyarı gönderilmesine rağmen yerine getirilmediğini, taraflar arasında Şubat 2019 tarihli Bakım ve Geliştirme Hizmeti Sözleşmesi 'ne ilişkin ayrıca bir gizlilik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında yaklaşık 5 yıllık bir iş ilişkisi bulunduğunu, davacı tarafça dava konusu sözleşmeye ilişkin daha evvelden davalı firmaya çeşitli kaynak kodları teslim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafça davalıya — "...", "...Mobil", "... TV", "... TV", "...TV", "... TV" olmak üzere 6 farklı cihaz için geliştirilmiş uygulamaların yalnızca ... TV, ... TV ve ... TV uygulamaları için geliştirilen kaynak kodları teslim edilmiş, lakin ..., ...Mobil ve ...TV uygulamaları için gerekli kodları teslim etmediğini, davacı taraf sözleşmedeki edimini yerine getirmediğini bu nedenle davacı da üçüncü taraf olan ...Ltd. Şti. 'ye karşı edimini yerine getiremediğini, bu nedenlerle; davanın reddini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası Uyap kayıtları, -Mali Müşavir...ve Bilgisayar Mühendisi ... tarafından sunulan 13/06/2025 tarihli bilirkişi raporu, -Mali Müşavir ..., Nitelikli Hesap Uzmanı... ve Bilgisayar Mühendisi... tarafından sunulan 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ...Ltd. Şti. olduğu, borçlusunun ... A.Ş. olduğu, takip konusu alacak miktarının 756.000,00TL, takibin faturaya dayalı ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 05/07/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne 08/07/2024 tarihinde ve süresinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır. Davacı ile davalı arasında davaya konu verilecek hizmete ve şartlara ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Tarafların dilekçelerinde de sözleşmenin şartlarına ilişkin açıklamalar bulunmamaktadır. Dava dışı ...firması tarafından açılan ...TV Heryerde Projesi ihalesini dava dışı...AŞ. kazanmış, projeyi bu dosyada davalı (eski adıyla) ...A.Ş. Firmasına taşere etmiş, davalı firma da şartları dosyada olmayan bir sözlü sözleşme ile davacı ...Limited Şirketi'ne taşere etmiştir. Davacı ile davalı arasında bu projeye ilişkin ilişki devam etmiş, bazı ödemeler yapılmış ancak son iki faturaya dayalı ödeme yapılmamıştır. İşin başlangıcında imzalanan yazılı bir sözleşme olmadığı gibi tarafların sözlü olarak ne üzerine anlaştıkları dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. Davacının daha önce kestiği faturalar ödenirken sonradan kesilenlerin neden ödenmediği de anlaşılabilir değildir. Verilen hizmet konusunda taraflar arasındaki anlaşmazlığın ne olduğu da belli değildir. Davacı tarafından kesilen faturalarda hizmet açıklaması olarak ..., ...Mobil uygulama geliştirme hizmeti, ... uygulama geliştirme hizmeti, ... uygulama geliştirme hizmeti ve... geliştirme hizmeti ve...Sunucu geliştirme hizmeti yazmaktadır. Yani verilen hizmetin ... Her Yerde Projesi ile alakalı olup olmadığı dahi belli değildir. Davalı web sitesinde kendisini Vodafone, Türksat gibi firmalara kendi yazılımını kullandıran bir hizmeti sağlayıcı olarak yer almaktadır. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ..., Nitelikli Hesap Uzmanı ... ve Bilgisayar Mühendisi ... tarafından sunulan 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;".... Ltd. Şti. tarafından... A.Ş. (eski unvanı ... Dijital Proje A.Ş.) aleyhine, 12.01.2024 tarihli ...(420.000,00 TL) ve 14.02.2024 tarihli ... (336.000,00 TL) numaralı faturalardan kaynaklanan toplam 756.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Md. ... E. sayılı dosyada 05.07.2024 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, davalı itirazı üzerine takibin durduğu, Her iki tarafın 2024 dönemi yevmiye ve defter-i kebiri e-defter olarak tuttuğu, beratların usulüne uygun oluşturulduğu; takip tarihi itibarıyla davacı defterlerinde davalının 756.000,00TL borçlu, davalı defterlerinde davacının 756.000,00 TL alacaklı göründüğü; dava konusu iki faturanın e-fatura olarak iletilerek her iki taraf yasal defter kayıtlarına alındığı ve BA/BS bildirimlerinin de uyumlu olduğu, Davacı ile davalı arasında dava konusu hizmetin kapsamı, teslim-kabul kriterleri, süre ve bedel/ödeme şartlarını belirleyen imzalı/yazılı bir sözleşme veya denetime elverişli iş tanımı dosyada bulunmadığından; davalı tarafça dosyaya sunulan ihale/sözleşme evraklarının da doldurulmamış ve imzasız olduğu görüldüğünden, yazılım hizmetinin hangi şartlar altında ne ölçüde ifa edilmesi gerektiği somutlaştırılamamış; bu nedenle mevcut dosya içeriğiyle, faturaya konu hizmetin fiilen verilip verilmediği veya eksik/ayıplı ifa bulunup bulunmadığı hususunda teknik olarak kesin kanaat oluşturulmasının mümkün olmadığı,..." sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yargıtay 19. HD'nin 2016/15512 Esas - 2018/313 Karar sayılı ilamında: "...Dava 1 adet faturaya dayalı takibe yönelik itirazın iptali talebinden ibarettir. Davacı gerek takip aşamasında gerekse yapılan yargılama safahatında dava konusu faturayı ibraz edemediği gibi söz konusu fatura davalı defterlerinde de kayıtlı değildir. İtirazın iptali davalarında takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereği takip dayanağı ıslah yoluyla dahi değiştirilemez. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki cari hesap üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bu durum bozmayı gerektirmiştir..." şeklinde belirtilmiştir. Davacı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinde takip dayanağının nakliye bedeli içerikli 2 fatura olduğu, takibin itiraza uğradığı, davacı tarafından 756.000,00TL lik alacak üzerinden itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava konusu iki faturanın e-fatura olarak iletilerek her iki taraf yasal defter kayıtlarına alındığı ve BA/BS bildirimlerinin de uyumlu olduğu görülse bile, Yüksek yargı kararında da belirtildiği üzere, takibin faturadan kaynaklı olması ve faturaya konu hizmetin fiilen verilip verilmediği hususunun ispata muhtaç olması sebebiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Alınması gerekli 732,00TL karar harcının peşin alınan 9.130,59TL harcın mahsubu ile artan 8.398,59TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 119.400,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-)Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/04/2026
Katip e-imzalıdır.
Hakim e-imzalıdır.