İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/473 E. 2025/890 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/473
- Karar No
- 2025/890
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/473 KARAR NO : 2025/890
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu çerçevede faturalar düzenlendiği, bu faturalara konu alacakların tahsil edilememesi üzerine icra takibi başlatıldığı, davalının, alacaklıya borcu olmadığını ileri sürerek borca itiraz ettiği, TTK m.21/2 uyarınca, fatura içeriğine sekiz gün içinde itiraz edilmediğinden dolayı borcun kabul edilmiş sayılması gerektiği, davalının itirazının kötü niyetli olduğu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığı, İİK m.67 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle borca yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği ileri sürüldüğünü beyanla ----- İcra Dairesinin ------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yasal süresi içinde borca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, eldeki davanın da haksız olarak açıldığını, müvekkil şirketin saygın ve borcuna sadık bir firma olduğunu, dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının iddialarının maddi menfaat teminine yönelik olduğunu ve dayanak belgelerin hukuken geçerli delil olmadığını, şirketin ticaret siciline kayıtlı, yasal ve açık adresli olduğunu, mal kaçırma gibi bir durumun asla söz konusu olmadığını, bu sebeple ihtiyati haciz talebinin de yerinde olmadığını ileri sürdüğünü beyanla haksız ve mesnetsiz olduğu belirtilen davanın reddini, icra inkar tazminatı talebinin de reddini ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- İcra Müdürlüğü’nün --- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, ----- Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 08.08.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 08.08.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen 2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, davacı tarafından ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davalı lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, tarafların tacir olduğu ve taraflara arasında ticari ilişkinin bulunduğu, takibe konu tüm faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, işbu faturaların e-fatura olduğu ve elektronik ortamda davalıya tebliğ edildiği, işbu faturalara davalının yasal süresi içinde itiraz etmediği veya iade faturası düzenlemediği, takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 247.675,29 TL.-TL alacaklı olduğu, davacının takip tarihinden (09.05.2024) önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talep edilemeyeceği görüşüne ulaşılmıştır. Ancak Sayın Mahkemece aksine bir takdirde bulunulması ve temerrüdün varlığının kabul edilmesi halinde, takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 51.585,63 TL olarak hesaplandığı, icra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme’ ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca tarafların BA ve BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından Vergi Dairesine bildirildiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle davalı, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağına ilişkin hizmeti kabul edip kendi ticari defterine kaydettiği gibi ayrıca Vergi Dairesine de bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde davalı, beyanname vermekle ve kendi ticari defterlerine kaydetmekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay -----. HD. ---- Esas ---- Karar sayılı ilamı, ---- BAM -----. HD. ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki farkın 4 adet e-faturadan kaynaklandığı, 4 adet faturanın toplamının 4.288,11-TL olduğu, bu faturaların e-fatura olarak davalıya tebliğ edildiği davalı tarafından bu faturalara itiraz edilmediği, itiraz edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığından dosya kapsamına da nazara alındığında davacının bu 4 adet e-faturaya konu alacağa da hak kazandığına mahkememizce kanaat getirildiği, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 247.675,29-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (------ ) Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay -----. HD. 12.10.2020 tarih ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 247.675,29-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 16.918,70-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.614,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.304,37-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 3.614,33-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 5.106,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.594,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.630,06-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.979,44-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 620,56-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.