İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/457 E. 2025/379 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/457
Karar No
2025/379
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/457 Esas KARAR NO : 2025/379 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 22/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; “Müvekkil...plaka sayılı aracın maliki olduğu, müvekkilin maliki ve sürücüsü olduğu araç ile davalılardan ... sevk ve idaresindeki araç 13.12.2023 tarihli kaza tespit tutanağına göre; müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plaka kamyonete çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ...plaka sayılı aracın sebep olduğu kaza sebebiyle; 102.000,00 TL hasar giderim bedelinin davalılardan müŞterek ve müteselsil olarak kaza tarihi olan 13.12.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile müvekkile ödenmesi ve yine 40.000,00 TL oluŞan değer kaybı bedelinin davalılardan sadece ...tan kaza tarihi ile 13.12.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile müvekkile ödenmesi, arz edilen nedenlerle, davalıların sürücüsü ve mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu oldukları ... plaka sayılı aracın sebep olduğu kaza sebebiyle; 102.000,00 TL hasar giderim bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihi olan 13.12.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile tahsili ile müvekkile ödenmesi ve yine 40.000,00 TL müvekkil araçta oluşan değer kaybı bedelinin davalılardan ...’ tan 13.12.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile bu alacaklar sebebiyle müvekkil davacı alacaklı tarafından Selçuk İcra Müdürlüğünün...E. S. Dosyasından yapılan takibe borçluların haksız ve hukuka aykırı ve kötü niyetli itirazları sebebiyle takip durduğundan, itirazlarının iptali ile takibin kaldığı yerden devamını ve haksız kötü niyetli itiraz sebebiyle takip ve işbu dava konusu alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile müvekkile verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini" arz ve talep etmiştir. Davalı... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; “Yetki itirazları olduğu, müvekkil şirket ile kazaya karışan... plakalı araç arasında kaza tarihinde düzenlenmiş herhangi bir sigorta poliçesi bulunmadığı, meydana gelen poliçe vadesi içerisinde gerçekleşmemiş olup poliçe 01.09.2023 tarihinde iptal olduğu tespit edildiği, bu sebeple müvekkil şirketin pasif husumet ehliyet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Dava dilekçesinde bahsi geçen 13.12.2023 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen...plakalı araç ile ilgili inceleme yapılmış olup, yapılan inceleme neticesinde kazanın poliçe vadesi içerisinde gerçekleşmediği, müvekkil şirketin... plakalı araç için düzenlenmiş poliçesinin 01.09.2023 tarihinde satış nedeniyle iptal edildiği tespit edildiği, 01.09.2023 tarihinde poliçenin iptal edildiği ve 13.12.2023 tarihinde... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığı tespit edildiği, zaman aşımı itirazı olduğu, arz ve izah edilen nedenlerle; Öncelikle davanın usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davayı ikame etmiş olan davacının asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” arz ve talep etmiştir. Usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı ...’ un davaya cevap vermediği görülmüştür. Dava, trafik kazası nedeniyle davacının maliki olduğu araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu Selçuk İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalılar aleyhine 13/12/2023 tarihli kaza nedeniyle hasar, değer kaybı ve ikame araç ücreti dayanak göstererek toplam 157.027,12 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Davacı 13/12/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... ... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde mahkememizce verilen kesin süre içerisinde sunulan 07/10/2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan belgelere göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Kaldı ki davalı sigorta vekili de cevap dilekçesinde eksik evrak ile taraflarına başvuruda bulunulduğunu belirtmiştir. Husumet itirazı incelendiğinde, davalı sigorta vekili ...plakalı araç için düzenlenen ZMMS poliçesinin 13/12/2023 tarihli kazadan önce 01/09/2023 tarihinde satış nedeniyle iptal edildiğini savunmaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 94. maddesinde; "sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir"., Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; “Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip eder. Sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşme sigortalının değiştiği tarihten itibaren onbeş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için sözleşme yapılana kadar geçerlidir.” hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.06.2020 tarih ve 2017/17-2701 Esas, 2020/494 Karar sayılı ilamında; “2918 sayılı KTK’nın 94. ve ZMMSGŞ’nin C.9. uyarınca araç işleteninin devri on beş gün içinde sigortacıya bildirmesi gerekmektedir. Sigortacının sigorta sözleşmesini yeni işletenle devam ettirip ettirmemek konusunda takdir hakkı vardır. Yani araç işleteninin değişmesi hâlinde sigortacıya sadece fesih imkânı getirilmiştir. Bu nedenle KTK’nın 94. maddesi uyarınca gerekli ihbarı sigortacıya yapıp sigorta sözleşmesinin iptali imkânını sigortacıya vermediği sürece, aracı takip eden sigorta poliçesi geçerlidir ve poliçenin tarafları arasındaki yükümlülükler devam eder. Ancak, işleten değişikliği bir zeyilname ile belirlenmiş ise bundan sonra oluşan rizikolardan ötürü sigortacı akidine rücu edemez.” denilmekte olup, somut uyuşmazlıkta, işleten değişikliğinin 13/12/2023 tarihinde yapıldığı ve devirden dolayı fesih ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğine ilişkin bir bilginin dosya arasında yer almadığı yalnızca Mahkememizce ... ne yazılan müzekkere cevabına göre poliçenin 13/02/2024 tarihinde satış nedeniyle iptal ediliği bilgisinin yer aldığı görülmektedir. Her ne kadar davalı sigorta vekili 01/09/2023 tarihinde poliçenin iptal edildiğini savunmuş ise de, yukarıda belirtilen HGK kararında da açıkça belirtildiği üzere KTK’nın 94. maddesi gereğince gerekli ihbarın sigortacıya yapılıp sigorta sözleşmesinin iptali imkânını sigortacıya verilmediği sürece, aracı takip eden sigorta poliçesi geçerli olduğu ve poliçenin tarafları arasındaki yükümlülüklerin devam edeceği açık olup, bu durumda kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin yükümlülüğü devam ettiği anlaşıldığından davalının husumet itirazına itibar edilmemiştir. Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Aydın ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. ... plaka sayılı aracın maliki olduğu, müvekkilin maliki ve sürücüsü olduğu araç ile davalılardan ... sevk ve idaresindeki araç 13/12/2023 ...Kazaya karışan... plakalı araç 01.09.2023-13/02/2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 13/12/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ). Davalı ... 'un sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın işleteni ve sürücüsüdür. Araç sürücüsü olan davalı dava dilekçesi ile talep edilen değer kaybı ve hasar bedelinden kendi kusuru oranında sorumlu olacaktır (TBK madde 49). TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere; Kusur yönünden; * Davalının maliki olduğu... plakalı araç sürücüsü ...’un kazanın oluşumunda etken olduğu, * Davacının maliki olduğu,... plakalı araç sürücüsü...’un atfı kabil kusurunun olmadığı, Hasar Miktarı yönünden; *Davalı ZMMS sigorta şirketi tarafından görevlendirilen sigorta eksperinin davaya konu... plaka sayılı araçta hasar bakımından gerçek zararının iskontolu parçalar ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 27.450,00 TL, işçilik bedelinin KDV Hariç 57.550,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 85.000,00 TL, KDV Dahil 102.000,00 TL olarak belirlediği, NETİCE OLARAK; İşbu davaya konu vaki kaza sonrası anılı aracın hasar onarım bedeli (Yargıtayın gerçek zarar bedeli olarak, orijinal parça tutarı, KDV, iskonto vs. ile ilgili yerleşik kararları dikkate alınarak), tarafımızın görüş, kanaat ve tespitlerinin aşağıdaki gibi olduğu, * İşbu davaya konu vaki kaza sonucunda... plakalı araçta meydana gelen hasar sonucunda; anılı araçta hasar bakımından gerçek zararının yedek parça toplamının KDV Hariç 30.745,00 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 57.550,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 88.295,00 TL, 17.659,00 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 105.954,00 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Değer Kaybı yönünden; *...plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 15.000,00 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, İkame Araç bedeli yönünden; * ...plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 15.000,00 TL ikame araç talebi oluşabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, * Tarafımızca belirlenen makul onarım sürenin dışında kalan eksper bekleme, sigorta onay bekleme, yedek parça bekleme, onarım sırası bekleme gibi sürelerinin takdirinin ve değerlendirmesinin Sayın Mahkeme’de olduğu görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimizi içeren heyet raporumuzu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve kolluk görevlilerinin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları) Tüm bu nedenler ile;13/12/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi davalı sürücü ...' un kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' un tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 105.954,00 TL hasar ve 15.000,00TL değer kaybının bulunduğu, takip talebinde hasar bedeli yönünden 102.000,00 TL' nin talep edildiği bu hali talep ile bağlı kalınarak hasar bedeli yönünden davanın kabulüne, değer kaybı tazminatı istemi için ise davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen bedeller likit olmadığından bilirkişi aracılığı ile hesaplandığından tazminat istenin reddine karar verilmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. ... Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalılar/borçluların Selçuk İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 102.000,00 TL hasar ve 15.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 117.000,00.-TL üzerinden kısmen iptali ile takibin belirtilen miktarlar üzerinde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit olmadığından tazminat talebinin reddine, 3-Hasar bedeli yönünden alınması gereken 6.967,62 TL karar ve ilam harcının yatan 1.639,87 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 5.327,75 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına, -Değer kaybı bedeli yönünden alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcının davalı ...' dan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.639,87 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.450,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.450,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı (6.962,32 TL) ve her bir davalı yönünden kabul edilen bedel nazara alınarak 6.069,71 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 892,61 TL' nin ise davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen hasar bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen değer kaybı bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 15.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...' dan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

TASHİH ŞERHİ Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir (HMK 304. M.) dosya kapsamı incelendiğinde; "Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalılar/borçluların Selçuk İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 102.000,00 TL hasar ve 15.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 117.000,00.-TL üzerinden kısmen iptali ile takibin belirtilen miktarlar üzerinde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, " şeklinde hükmün kurulduğu, takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı olan eldeki itirazın iptali davasında ödeme emrinde ve dava dilekçesinde açıkça değer kaybının talep edilmediği davalı sigorta şirketi aleyhine hüküm tesis edilemeyeceği gözetilerek hangi davalının ne miktarda sorumlu olduğunun açık şekilde yazılması gerektiği kanaatine varılarak hükmün resen tashihi yoluna gidilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkememizin 17/04/2025 tarih ... Karar sayılı ilamında hükmün birinci bendinde yer alan; "Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalılar/borçluların Selçuk İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 102.000,00 TL hasar ve 15.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 117.000,00.-TL üzerinden kısmen iptali ile takibin belirtilen miktarlar üzerinde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine," kısmının - "Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalılar/borçluların Selçuk İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazların 102.000,00 TL hasar bedeli üzerinden kısmen iptali ile takibin belirtilen miktar üzerinde devamına, -Davalı/borçlu ...' un Selçuk İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 15.000,00 TL değer kaybı bedeli üzerinden kısmen iptali ile takibin belirtilen miktar üzerinde devamına, - fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde TASHİHİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/457, K. 2025/379, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-457-e-2025-379-k-d1c4d9e04b09