İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/451 E. 2026/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/451
- Karar No
- 2026/126
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/451 Esas KARAR NO : 2026/126
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 21/05/2024 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 YAZIM TARİHİ : 20/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Sigorta Şirketi tarafından, ... Dağıtım ve Ticaret A.Ş.'ye karşı bir tazminat davası açılmıştır. Dava, davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında sigortalı bir emtiada meydana gelen hasar sebebiyle açılmıştır. Taşınan "..." cinsi emtianın, Türkiye'den Fransa'ya yapılan nakliye esnasında hasar gördüğü belirtilmektedir. Sigortalı emtiada meydana gelen hasarın miktarının 392,16.-EURO olduğu tespit edilmiştir. Bu hasar bedelinin, müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalısına 07.03.2024 tarihinde ödendiği ifade edilmektedir. Hasar tazminatını ödemiş olan müvekkil şirketin, sigortalının hukuki haklarına halef olduğu ve bu sebeple dava açma hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Dava dışı yapılan rücu taleplerinin sonuçsuz kalması üzerine bu davanın açılmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, dava konusu olayla ilgili olarak arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak sürecin anlaşmazlıkla sonuçlandığı belirtilmiştir. 392,16.-EURO tazminatın, ödeme tarihi olan 07.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek Euro faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin de davalıya yükletilmesi istenmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Sigorta Şirketi tarafından açılan davanın, ... Anonim Şirketi'ne karşı olduğunun belirtildiğini, dava dilekçesinde, müvekkil şirkete ait seramik klozet emtiasının taşınma esnasında hasar görmesi dolayısıyla yapılan ödemenin rücuen tahsilinin talep edildiği ifade edildiğini, bu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 863. Maddesi uyarınca eşyanın yüklenmesi ve boşaltılması gönderene ait olduğunu, gönderen, taşıyıcıya nazaran taşınacak eşyayı daha iyi tanıdığından, taşıma sırasında eşyanın herhangi bir zarara uğramaması için, taşıma aracına hangi şekilde konması gerektiğini de daha iyi bilebileceğini, bu nedenle taşınacak eşyanın ambalajlanmasında ve işaretlenmesinde olduğu gibi, gönderenin eşya konusunda bilgisinin taşıyıcıya nazaran daha fazla olmasından dolayı, eşyanın taşıma aracına yüklenmesi gönderene yüklenmiş bir yükümlülük olduğunu, boşaltmaya ilişkin olarak ise somut olayda Davacı Şirket tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda aynen; "Dorse içerisindeki paletin, yanındaki boşluğa doğru kaydığı ve alıcı firma tarafından araçtan tahliyesi esnasında | palet içeriği 16 adet seramik klozetin yere düşerek kırıldığı anlaşılmıştır." Bu itibarla; emtianın alıcının sorumluluğunda hasarlandığı açık olup davanın reddi gerekmektedir.” şeklinde belirtildiği, zarar sigortalarında sigortacının rücu hakkının doğması için, tazminatın geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödenmesi ve sigortalının üçüncü bir şahıstan talep hakkının olması gerektiği ifade edildiğini, malların teslimi anından itibaren hasardan alıcının sorumlu olduğu ve hasarın alıcının boşaltma operasyonunda meydana geldiği için sigortalının, yani satıcının, sigorta tazminatı talep etme hakkının bulunmadığının öne sürüldüğünü, bu durumda, geçerli bir sigorta tazminatı ödemesi yapılmadığı ve sigorta şirketinin rücu hakkının doğmadığı, dava konusu taşımanın, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği, sorumluluğun asıl taşıyıcı olan ....'ye ait olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-... Bankası Anonim Şirketi'nin 03/01/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; 07/03/2024 tarihinde ... numaralı hesaptan .... numaralı hesaba yapılan 392,16-Avro tutarlı havaleye ilişkin dekont getirtilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlık konuları kapsamında taraf iddia ve ekleri, savunma ve ekleri, dosya arasına getirtilen belgeler üzerinde değerlendirme yapılmak üzere taşıma bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 23/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Dosyadaki taşıma sürecinin ... ve 25-05-2023 tarihli fatura içeriği uyarınca dava dışı .... ile Fransa'da yerleşik ... işletmeleri arasındaki satışa dayandığı, Söz konusu satış sürecinin uluslararası ithalat örneği olduğu, satış faturasındaki DAP teslim şeklinin genel kurallarına uygun olarak, davacı sigortalısı ...'nın Fransa'ya yapılacak taşıma işi için taşıma sözleşmesini davalı ... Lojistik ile yaptığı, bu durumun dosyadaki, davalı yanca kesilen navlun faturası ile sabit olduğu, bu doğrultuda davalı ... Lojistik işletmesinin sürecin AKDİ TAŞIYICISI olduğunun anlaşıldığı, taşıma işinin Türkiye-Fransa arasında yapılması sebebiyle CMR Konvansiyonu hükümlerinin söz konusu olduğu, dosyaya sunulan CMR Senedi içeriği uyarınca, Fiili taşıyıcı ve nakliyecinin ... Ltd. Şti. olduğu, 6 kap 1.575,16 kg. Ağırlığındaki yükün taşıma konusu olduğu, Taşıma aracının plaka bilgisinin ... olduğu bilgilerinin tespit edildiği, bu doğrultuda ihbar edilmesi talep edilen dava dışı .... A.Ş. işletmesinin sürecin ALT ve FİİLİ TAŞIYICIsı olduğu, zarar iddiasının kaynağının dosyadaki görseller ve eksper raporu içeriğindeki detaylar birlikte değerlendirildiğinde yüklerin araç içine sabitlenmesi, bağlanması, istiflenmesi zaafiyetlerinden kaynaklandığının değerlendirildiği, CMR Senedi üzerinde Fransızca ifade ile paletlerin hasarlı olarak teslim edildiğini işaret eden şerh olduğu, CMR Md.9/1 uyarınca senedin ispat gücü gözetildiğinde taşıma sürecine sağlam alınan yüklerin söz konusu olduğu, taşıyıcının yükü teslim aldığı anda yüklerin hasarına ilişkin bir veri mevcut olmadığı, alıcı hanesinde ise CMR Senedi üzerine şerh düşülmek suretiyle zararın kaydının tutulduğu, bu sebeple taşıma süreci içerisinde meydana gelen bir zarar olduğu sonucuna varıldığı, bu noktada taşıma süreci ve öncesinde TTK Md.863/1 uyarınca kural olarak gönderenin istifleme-bağlama-sabitleme gibi faaliyetlerden sorumlu olacağı, ancak mevcut olayın TI belgesi, eksper raporu içeriği, davalının yetkililerince ekspere verilen bilgiler doğrultusunda açık şekilde parsiyel nitelikli bir taşıma olduğu, parsiyel taşıma işinin temelde, aynı taşıyıcının birden fazla noktada farklı müşterilere ait yükü taşımasına dayandığı, söz konusu yükleri farklı adreslerden yüklediği-boşalttığı, dolayısıyla bir yükleme-boşaltma aşamasında diğer müşterinin yüklerinin akıbeti, istifi, sabitlenmesi, bağlanmasının bu durum gözetilerek planlanması gerektiği, bu sebeple de TTK Md.863/1 kapsamındaki kuralın parsiyel taşıma söz konusu olduğunda bağlama-sabitleme vb. faaliyetlerin sorumluluğunun taşıyıcıda olacağı, mevcut halde fotoğraflar ile de sabit olan zarar tutarının 392.16 Euro, miktarının ise Norm Asma Klozet cinsi emtiadan 16 adet olduğu sonucuna varıldığı, CMR Konvansiyonu uyarınca Md.17/1, Md.23/3 kapsamında taşıyıcının zarardan sorumlu olacağı, sorumluluğunun sınırlı olacağı, 2.557,31 SDR sınırlı sorumluluk üst limitinin hesaplandığı, kur değişikliğinin konvansiyon kuralları doğrultusunda karar tarihinde yapılması gerektiği, örneklemek amacıyla hasar tarihindeki kur değeri üzerinden yapılan rapor içindeki hesaplamada da zarar tutarının bu sınırlı sorumluluk üst limiti altında kaldığı, dolayısıyla davalı yanın 392.16 Euro zararı tazmin etmesi gerektiği, takdirin mahkemede olduğu, Sigorta sürecinin uzmanlığımız dışında kaldığı, takdiri mahkemede olmak üzere genel olarak irdelendiğinde; davacının dosyaya sunduğu Nakliyat Emtca Blok Sigorta Poliçesi içeriği uyarınca poliçe numarasının ... olduğu, Sigortalının ...... A.Ş. olduğu, Poliçe geçerlilik tarihinin 22.05.2023-2024 arasında olduğu, hasarın meydana geldiği tarih olan 06.06.2023'ün poliçe geçerli olduğu tarih aralığında kaldığı, 19.12.2023 tarihli ... tarafından zarar tutarına ilişkin sigorta işletmesine bildirimde bulunulduğu, davacı sigortacının dava dışı sigortalısı ... San. ve Tic. İşletmesine 392,16 Euro bedeli 07.03.2024 tarihli dosyadaki dekont uyarınca ödediği, bu doğrultuda sigorta işletmesinin HMK Md.1472 uyarınca halefiyet hakkı olabileceğinin değerlendirildiği, nihai takdirin sayın mahkemede olduğu, sonuç ve kanaatine varılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, uluslararası karayolu ile taşıma sırasında ortaya çıkan hasar nedeniyle sigortalının giderilen zararının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; taşıma işinde herhangi bir zararın ortaya çıkıp çıkmadığı, çıktıysa dava konusu taşımada yükün hasarlanmasında sorumluluğun kime ait olduğu, hasarın gerçekleştiği ana göre taşıyıcının sorumluluk alanında bulunup bulunmadığı, hasar tutarının yerinde olup olmadığı, rücu koşullarının bulunup bulunmadığı, zararın gönderinin / yükün ambalaj yetersizliğinden veya yükün niteliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yükün varma yerindeki durumunun hasarlanmasına bir etkisinin bulunup bulunmadığı, sorumluluk tutarının ne kadar olabileceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taşımaya ilişkin belgeler, hasar dosyası, ödeme kayıtları dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. Davacı tarafın, davalı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi'ne dayalı olarak ödenen bedelden, davalı tarafın akdi taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğunu iddia ettiği görülmektedir. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükü, taşımayı akdi taşıyıcı taraf sıfatıyla gerçekleştirenlerin davalı şirket olduğu hususlarında bir tereddüt bulunmamaktadır. Gerçekten de CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. (Yargıtay 11. HD.'nin 24/12/2015 tarih ve 2014/18962 Esas-2015/13905 Karar sayılı ilamı) CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. Sözleşmenin 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır. Böylece, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması daha zorlaştırılmıştır. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 29/02/2016 tarih 2015/14938 esas 2016/2190 karar sayılı ilamı ) Mahkememiz dosyası ön inceleme duruşmasında tespit edilen taraflar arasındaki uyuşmazlık hususunda rapor düzenlenmesi için taşıma uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, yukarıda özetine yer verildiği üzere bilirkişi 23/09/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporu mahkememizce dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Bu doğrultuda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı ile dava dışı sigortalı arasında Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu, sigorta kapsamında davalının taşıma senedi üzerindeki bilgiler nazara alındığında akdi taşıyıcı sıfatıyla taşıma sorumluluğunu üstlendiği, davacının dava dışı sigortalısının Türkiye'den Fransa'ya taşınan ürünlerin taşınması amacıyla davalıyla anlaştığı, navlun faturasının davalı tarafından kesildiği, 6 kap 1.575,16 kg. Bürüt ağırlıklı yükün taşıma konusu edildiği, yükleme tarihi ve yerinin İstanbul 27/05/2023 olduğu, fiili alt taşıyıcının ... Ltd. Şti. olduğu, dava konusu taşıma Türkiye-Fransa arası uluslararası karayolu taşıması olduğundan CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, senedin alıcı hanesinde ... Lojistik Fransa deposunun kaşe ve imzasının olduğu, 06.06.2023 tarihli teslim alındığı kaydı olduğu, ayrıca CMR Senedi üzerinde el yazısıyla hasara ilişkin şerh düşüldüğü, ancak söz konusu ifadenin Fransızca olduğu, İlgili hasar kaydının eksper raporu 2.Sayfasında “Recu toutes les paletes cassecs” yazdığının ifade edildiği, serbest tercümesinin kırık paletleri teslim aldım veya tüm kırık paletleri aldım şeklinde olduğu, zararın sebebi olarak eksper raporunda yükleme ve istif kusuru olarak 1. sayfada genel değerlendirme başlığı altında belirtildiği, dosyada yer alan görseller incelendiğinde, yüklerin birbirleri üzerine devrildiği, bu yönüyle palet üzeri istiflerinin bozulmasının yanı sıra ürünlerin birbirleri ile temas etmesi sebebiyle palet gruplarının da birbirine zarar verdiğinin anlaşıldığı, emtiaların devrilmesinin istifleme-sabitleme eksikliğinden kaynaklı olduğu, Eksper raporuna bakıldığında, 1 palet içeriği 16 seramik klozetin hasarlandığı, Eksper irdelemesi sonucu 16 adet emtianın 24,51 Euro birim fiyat üzerinden 392.16 Euroluk zarar bedelinin olduğu, satış faturası içeriğinde ilgili ürün kalemi 24,51 Euro olduğu açık şekilde tespit edildiği, fatura ile zarar tutarının açık olarak tespit edilebilmesi nedeniyle, 392.16 Euro zarar bedelinin sabit olduğu, belirtildiği gibi 16 adet emtianın taşıma sırasında hasarlanmasının nedeninin istifleme-bağlama eksikliği ve yanlışlığı olduğu anlaşılmıştır. TTK 863/1 maddesine göre, istifleme-bağlama konusundaki faaliyetlerin sorumluluğu gönderen tarafa aittir. Ancak, bu durumun istisnası Parsiyel taşımalardır. Parsiyel taşımalar uygulamada lojistik işletmelerinin birden fazla müşterinin yükünü tek bir araç içerisinde taşıdığı taşıma türleridir. Eksper raporunda davalı taraftan alınan bilgiler doğrultusunda taşıma işinin parsiyel olduğu beyan edilmiş, öte yandan dosyaya sunulan Transit evrakı TI belgesi içeriğine bakıldığında ikinci sayfada; ... 6 kap emtiasının yanı sıra, ihracatçısı dava dışı .... olan ve alıcısı Fransa adresli olan 20 kaplık banyo mobilyası emtiasının da araç içerisinde davacı sigortalısının yükleri ile birlikte taşındığı, bu bilgilere göre, davaya konu taşımanın parsiyel taşıma olduğu açık şekilde anlaşılmaktadır. Parsiyel taşımalarda TTK Md.863/1 uyarınca yükleme, istifleme, bağlama-sabitleme ödevi ve görevi artık gönderende değil; taşıyıcı da olacaktır. Söz konusu zararın CMR Senedi üzerindeki hasar şerhi de gözetildiğinde ve taşıyıcı tarafından teslim alınırken tespiti yapılan bir zarar olmadığı gözetildiğinde, zararın taşıma süreci içerisinde meydana geldiği de sabittir. Bu yönüyle davalı taşıyıcının CMR Md.17/1, CMR Md.23 ve CMR Md.29 ilgili hükümleri doğrultusunda oluşan zarardan sorumlu olduğu, zararın bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sınırlı sorumluluk üst limitinin altında olduğu anlaşılmıştır. Yine bu hasar kapsamında, davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalıya 07/03/2024 tarihinde 392,16 Euro ödeme yapıldığı, davacı sigortacının bu ödeme kapsamında sigortalının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin mevcut poliçeye, olayın oluş şekline ve meydana gelen hasara uygun olduğu alınan bilirkişi raporuyla sabittir. Buna göre davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkına dayanarak 392,16 Euro yönünden rücu isteminin yerinde olduğu görülmektedir. Yukarıda yer verilen ve istikrar kazanmış içtihatlarda da belirtildiği üzere taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır. Sonuç olarak tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın uhdesinde iken taşımaya konu emtianın zarar gördüğü, ilgili ürünler henüz dava dışı sigortalıya teslim edilmediğinden davalı sorumluluğunun devam ettiği, davalının fiili taşımanın başkası tarafından yapıldığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığı, aksi taşıyıcı olarak sorumlu olduğu, oluşan hasar bedelinin ürünlerin birim fiyatının yer aldığı fatura ile sabit olduğu, bu nedenle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin yerinde ve uygun olduğu, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere somut olayda parsiyel taşıma mevcut olduğundan, bağlama-sabitleme görevi taşıyıcıya ait olup, bundan kaynaklı zarardan taşıyıcının sorumlu olduğu, zararın sınırlı sorumluluk üst sınırının altında olduğu, sonuç olarak, davacının, dava dışı sigortalısına ödediği 392,16 Euro bedeli, halefiyet kapsamında, ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 392,16 Euro'nun, ödeme tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4-a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 939,53-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 511,93-TL harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 5.947,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 13.753,84-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır