İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/446 E. 2025/947 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/446
- Karar No
- 2025/947
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/446 KARAR NO : 2025/947 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 24/05/2024 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... idaresi altındaki ve kendisine ait ... plaka sayılı araçla 24.04.2022 tarihinde ... Küner Mahallesi 7801 Sokakta seyir halinde iken asli kusurlu olarak belediyemize ait görevli cenaze aracı... plaka sayılı araca çarparak toplam 46.480,20.TI. zarar verdiğini, trafik kaza raporuna göre davalı aracı sürücüsü asli kusurlu olup, belediye aracı tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, aracın tamiri...Otomotiv Yed. Par. Tic. Ltd. Şti. 'de yaptırılmış olup 46.480,20.TL ödendiğini, davalı aracın Trafik Sigortası olan diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapılmış teminat dahilinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasar bedeli tazmin edilememiş, davalı yazılı uyarıya rağmen bugüne değin söz konusu hasar bedelini ödemediğini, davalıya ait... plaka numaralı aracın trafik kaydına tedbir konulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza sebebi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı aracının kusurlu olması sebebi ile müvekkil şirket kaza tarihi olan 24.04.2022 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan 50.000,00-TL'lik poliçe limitine sahip olduğunu, davacı yanın aracındaki daha önceki kazaların hesaplanması, hem orijinal parça fark taleplerinin hem de değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması gerektiği, dava aşamasında bilirkişi yardımıyla inceleneceği üzere görülecektir ki sigortalı araç kazada kusursuz olup mezkur kazanın kaza tespit tutanağı yanlış tutulduğunu, davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesi hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Mehmet Bedir tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir. Adli Trafik Uzmanı... ve Otomotiv Uzmanı ...in 12/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı sürücü ... (...)'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 46/c (Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, Trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar) ve 84/g (Şeride tecavüz etme) maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumuna etken olduğu, davacı kurumun aracını kullanan dava dışı sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları trafık kanunu ve Yönetmeliği ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumunda etken olmadığı, dava konusu ... plaka sayılı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 46.480.20 TL (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği tespit edilmiştir. Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır. Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 06/05/2022 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir, Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir. Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir, Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir. Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; 24.04.2022 tarihinde davacı belediyeye ait...plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketince sigortalanan ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafça kaza nedeniyle aracında meydana geldiği iddia olunan 30.000,00 TL hasar onarım bedelinin tazmini istemiyle davalılar aleyhinde huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Kazaya ilişkin kusur durumlarının tespiti ve araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın tespiti amacıyla dosyanın Adli Trafik ve Otomotiv uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, adli trafik uzmanı bilirkişice yapılan tespitlerde,... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı kanunun 46/c maddesinde yer alan 'Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, Trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar' hüküm ile 84/g maddesinde yer alan 'Şeride tecavüz etme' hükmü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu,... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumuna etki eden bir fiilinin bulunmadığının tespit edildiği, otomotiv bilirkişisince yapılan tespitlerde ise,... plaka sayılı aracın meydana gelen kaza nedeniyle sol yan kısımlarından araç gövdesinde ve sökülebilir parçalarda hasar olacak şekilde darbe alarak hasarlandığı, meydana gelen hasarlar ile kazanın uyumlu olduğu, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplamda KDV dahil 46.820,20 TL hasar meydana geldiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Alınan bilirkişi heyet raporu, dosyada mevcut belgeler ve sürücülerin kusur oranları ışığında, ...plaka sayılı aracın maliki davalı... kaza tarihi olan 24.04.2022 tarihinden itibaren, aracın sigortacısı olan davalı sigorta şirketi ise 06.05.2022 tarihinden itibaren davacı aracında meydana gelen hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespit edildiği, davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6325 sayılı yasanın 16/2 maddesi gereğince arabuluculuk süresinin başlangıcı ve sona ermesine kadar geçen sürelerin zamanaşımı hesaplamasında dikkate alınmayacağı, yani arabulucuğua yapılan başvurunun zamanaşımını durduracağı hüküm altına alınmıştır. 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 18.fıkrasında özel kanunlarda başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hallerde dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda eldeki uyuşmazlık açısından zorunlu arabuluculuk başvurusunun dava şartı olmadığı, bu doğrultuda eldeki davanın arabuluculuğun zaman aşımı sürelerine ilişkin koruyucu etkisinden faydalanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak Asliye Ticaret Mahkemelerinde, para alacaklarına ilişkin olan uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk başvurusunun uygulamada dava açan herkes tarafından gerek 6102 sayılı yasa gerekse 6325 sayılı yasanın arabuluculuk hükümleri yürürlüğe girdiğinden beri eylemli bir şekilde uygulandığı, mahkemeler arasında arabuluculuk başvurusunun dava şartı olarak kabulü ile ilgili bir birlikteliğin bulunmayışı, kaldı ki 6325 sayılı yasanın 16/2 maddesinde bahsi geçen zamanaşımı sürelerine dair koruyucu etkinin zorunlu arabuluculuk yahut ihtiyari arabuluculuk açısından ayrım yapılmaksızın düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda eldeki dava da, uyuşmazlık konusu trafik kazasının 24.04.2022 tarihinde meydana geldiği, dava açılış tarihinin 24.05.2024 tarihi olduğu, bu iki tarih dikkate alındığında, uyuşmazlığın muhakemesi için zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, ancak 26.03.2024 tarihinde davacı tarafça arabuluculuk yoluna başvurulduğu, son tutanağın 15.05.2024 tarihinde düzenlendiği, arada geçen sürenin eklenmesi neticesinde davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği, yukarıda arabuluculuğun zaman aşımına etkisi ile ilgili açıklamalar doğrultusunda, davacının arabulucuğun zaman aşımına olan koruyucu etkisinden faydandırılması gerektiği anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde ileri sürmüş olduğu zaman aşımı def'inin reddine karar verilerek esasa ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-)Davanın KABULÜNE, 2-)30.000 TL nin 06/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Sigorta A.Ş.'den, davalı... yönünden ise 24.04.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-)Alınması gerekli 2.049,30 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 512,33 TL peşin harçtan mahsubu ile 1.536,97 TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-)Davacı tarafça yatırılan 512,33 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 10.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 1.441,50 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplamda 12.381,43 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-)3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2025
Katip... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır