İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/439 E. 2024/723 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/439
- Karar No
- 2024/723
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/439 Esas KARAR NO : 2024/723
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle: Davalı Şirketin bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı olduğunu, halk arasında "..." olarak da bilinen kripto varlık hizmet sağlayıcıları için yayınlanan rehbere göre kripto varlıkların alım satımlarına elektronik işlem platformları üzerinden aracılık edildiğini, ayrıca ilgili mevzuat kapsamına alındığını, davalı şirketin ... için "..." kripto varlığını İzahname (...) kapsamında ihraç ve halka arz ettiğini, müvekkilinin de aralarında bulunduğu kulüp taraftarları kulüplerini desteklemek için birikimlerini davalıya gönderdiğini, müvekkilinin toplam 5.181,42 ABD Doları değerinde 100.000 TL davalıya gönderdiğini, davalının bu paralara el koymak amacıyla ... alınmış gösterip sonra da müvekkili dahil tüm yatırımcıların hesabını bloke edip paralarına el koyduğunu, ... izahnamesinde bu kripto varlık davalı tarafından yatırımcıları yanıltıcı şekilde gösterilerek böylece taraftarların davalının kurbanı olduğunu, akademisyenlerce bildirildiği üzere kripto varlıkların tanıtımları "izahname" ya da "..." adı verilen bilgilendirme metinleri aracılığıyla yapıldığı, işleme dayanak teşkil eden izahname hükümlerinin yanıltıcı olduğunu, zira izahname içeriğinde taraftarlar, ... yapacakları yatırım sayesinde hem kendilerine hem de kulübe bir avantaj sağlanacağı vaadiyle adeta kandırıldığını, örneğin izahnamenin 12. Sayfasında ... sahiplerinin ... altyapısı ile kendilerine sağlanacak ... ile yatırımlarını diledikleri zaman alışverişlerde kullanabilecekleri; perakende ve spor takımlarının yeni token lansmanlarının ... ve ... aracılığı ile yapılması ve token sahiplerine fiyat, öncelik, airdrop ve ödül avantajlarının sağlayacağı ve ... sahiplerinin ... mobil uygulaması üzerinden kulüp ile ilgili alınacak bazı kararlarda söz sahibi olacağının belirtildiğini, gelinen aşamada söz konusu avantajların hiçbiri sağlanmadığı gibi birçok insanın parasına el konulduğunu, davalı tarafından bu paraların iade edilmemesi davalıya bu zamana kadar para yatıran tüm müşterilerin parasına davalı tarafından dilediği şekilde el konulabileceği yönünde bir anlama geleceği, bu durumun yaratacağı hukuki, ekonomik ve sosyal adaletsizliğin ortada olduğu, ...'in ancak USDT (Tether) birimi ile satın alınabildiğini, izahname kapsamında üç adet ön satış dönemi doğrultusunda fiyat değişimleri açıklandığı ve bu doğrultuda yapılacak 1. Satış Dönemi için belirlenen fiyatın 0,0015 ABD Doları olduğu, 2. Satış Dönemi için belirlenen fiyatın 0,0020 ABD Doları olduğu, 3. Satış Dönemi için belirlenen fiyatın ise 0,0025 ABD Doları olduğu, müvekkilinin, 1. Erken Satış Dönemi kapsamında, her biri 0,0015 ABD Dolarından olmak üzere toplam 5.181,42 ABD Doları değerinde ... almak üzere 06.04.2023 tarihinde davalıya 100.000 TL yatırdığı, bunlar karşılığında davalının ... aldığı ve derhal işleme kapattığı, o günden beri de herhangi bir işlem yapılmadığını, paraların geri ödenmediğini, müvekkilinin ... nezdindeki malvarlığının dondurulduğunu, müvekkilinin 5.181,42 ABD Doları zararı olduğunu, bu paranın yaklaşık 1,5 yıldır davalı nezdinde olduğunu, davalının parayı dilediği gibi kullandığını, davalının yaptığının, bir bankanın mevduat hesabına yatırılan paraya el koymasından farkı olmadığını, milyonlarca kullanıcısı olan kripto varlık hizmet sağlayıcılarından birinin bu şekilde yatırımcıların varlıklarına el koyması hukuk güvenliği açısından tehlikeli olduğunu, ... izahnamesinde ... borsada işlem görmeyeceğine ilişkin ihtimallerden bahsedilmediği gibi izahname genelinin yazım puntosundan daha küçük puntolarla yazılı bir şekilde davalının herhangi bir sorumluluğu olmadığı yönünde ifadeler olduğunu, oysa bu ifadelerin de Genel İşlem Koşulu olarak kabul edilmesi, genel işlem koşulu niteliğindeki bu ifadeleri sayılmamış sayılması gerekeceğinden ilgili ifadelere itibar edilmemesi gerektiğini, bununla birlikte, davalının izahname ve kullanıcı sözleşme içeriğinde sorumluluğunu kaldırmaya çalışan birtakım ifadelere yer verildiğini, davalının sorumlu olmayacağına ilişkin ifadelerin hükümsüz olduğu kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı web sitesi ve bağlantılı mobil uygulamaları ("Platform") üzerinden Kullanıcı Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından tüm edimleri gereği gibi yerine getirilmiş olmasına karşın davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, taraflar arasında bulunan sözleşme incelendiğinde tek taraflı olarak düzenlendiği, davalının sadece kendisini sorumluluktan kurtarmaya yönelik maddelerin yer aldığı ve toptan kabul ettirilerek tarafların üzerinde müzakere edebilecekleri şekilde düzenlenmemiş olması sebebiyle dürüstlük kuralı başta olmak üzere mevzuat uyarınca geçersiz olduğunu, müvekkilinin yükümlülüklerinin bu şekilde ağırlaştırılması hukuka aykırı olduğunu, bu kapsamda sözleşmenin aleyhe hükümlerinin geçersiz sayılması gerektiği ve sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalının müvekkile ait olan 5.181,42 ABD Doları tutarını faiziyle birlikte geri vermekle yükümlü olduğunu, kaldı ki tek taraflı bu sözleşmeye dahi davalı tarafından uyulmadığı, bu kapsamda, Davacı Müvekkilin alacağı olan 5.181,42 ABD Dolarının fiili ödeme tarihindeki TCMB USD/TRY Efektif Satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle davalıdan en yüksek faizi ile birlikte tahsili gerektiğini, kısmi alacak davası olarak şimdilik 10.000 TL üzerinden huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, ıslah haklarının saklı tutulduğunu, davalı tarafından el konulan varlıkların nerede olduklarının belirsiz olduğunu ilgili mevzuatta yaptırım olarak 14 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü, bu kapsamda müvekkilinin hak ve alacağının tahsilinin engellenmesi suretiyle yapılabilecek işlemler dikkate alındığında, dosya kapsamında sunulan banka kayıtları ile de müvekkilinin alacaklı olduğu sabit olduğundan ve müvekkil açısından geriye dönüşü olmayan mağduriyetler oluşacağından davalının malvarlığı üzerinde teminatsız olarak ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, fiili ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak alacakları üzerinden ıslah hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TLnin en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle: mahkeme nezdinde görülen bu davada davacı taraf, ...taraftarları için halka arz edilen ... kripto varlıklarını almak için yatırdığı paralara el konulduğu iddiasıyla iade edilmesine ilişkin talepte bulunduğu, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerektiği, tebligatlar müvekkili şirkete ait olmayan "..." adresine çıkarılmış ve dava dilekçesine ait tebliğ evrakı da Tebligat Kanunu 35 Madde uyarınca 09.08.2024 tarihinde yine bu adrese gönderildiği, tebliğ mazbatası dosyada mevcut değilse bile PTT sisteminde evrakın 14.08.2024 Tarihinde muhatap kapısına asıldığı görüldüğü, dolayısıyla toplamda 1000 adet ... alan bir kişi eğer bunu... özellikler ile satın aldıysa. ... nin fiyatından 1000 adet için ödeme yapıp diyelim ki her ay %10’u serbest bırakılacaksa birinci ayın sonunda hesabından 100 adet...dönüşecek ve ... un da emir tahtası mevcut olduğu için dilerse bu ... i satma imkanına kavuşacağı, bu iş planına bağlı olarak...’nın yönetimindeki ve yönetime yakın bir çok kişi avantajlı fiyattan ... satın almış ve bunların ...’a dönüştürülmesinde dağıtım yükümlülüğü de ...’nde olduğu için dağıtım ayında toplam ne kadarlık ... ihtiyaçları olduğunu kotasyon sözleşmesine göre bildirmişler ve ... da o miktarda alınıp satılmaya müsait olan ...nın temsilcisi ...‘in ... teknolojisinde oluşturduğu dijital cüzdana gönderdiği, müvekkili şirket ... eski yönetiminin mevzuata aykırı işlem taleplerini reddedildiği, ... avantajlı fiyattan alım yapan kişiler ... o dönemdeki yetkili yöneticileri veya onlara yakın kişiler olduğu, zira ... tarihinde ... sayılı kulübün talimat yazısında kulüpten alacaklı olan kişilerin alacaklarına istinaden 0.0010 Tether kurundan ... olarak TL karşılığınca listede belirtilen tutarların yine listede belirtilen kişilere yüklenmesi talep edildiği, ödemeleri gereken sporcu maaş ve bonusları ile tedarikçi ödemelerini ertelemek için hemen hepsine ... vererek mahsuplaşmaya çalıştığı, kabul anlamına gelmemek üzere davacının usd alacağı ve faiz taleplerine de itiraz ettiği, davacı taraf alacağın fiili ödeme tarihindeki ABD efektif satış kuru üzerinden hesaplanmasını talep ettiği, ancak davacının USD talep hakkı olmadığı, Sisteme TL olarak para yatırdığı, ... USDT markette işlem gördüğü için de yatırılan para USDT’ye çevrilip bununla ... satın alınabildiği, Davacı ...’u almıştır ve iade edilmemek üzere satın aldığı, bir an için iade hakkı olduğu varsayılsa bile yatırmış olduğu TL’yi talep ediyor olması gerektiği, bunun yerine USD’nin talep edilmesinin hukuken hiç bir mantığı ve gerekçesi olmadığı, dava dilekçesinde yer alan talepleri kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, Davacının tüm taleplerinin zamanaşımı göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi, zamanaşımına uğramış alacakların reddi gerektiği, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacının davalı şirket tarafından halka arz edilen kripto varlıklara ilişkin davalı şirkete yatırmış olduğu paralara davalı şirketçe el konulduğu iddiası ile bu paraların davacıya iadesi için açılmış olan alacak davasıdır.TTK 4. Maddesinde bir davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından 3 ara kıstas kabul edilmiştir bunlardan ilki tarafların sıfatına ve işin ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticari sayılan davalardır (mutlak ticari davalar). Mutlak ticari davaların herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup TTK'nın 4/1 hükmünde (a) ile (f) bentleri arasında sayılmıştır. İkincisi ise yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalardır. TTK'nın 4/1-son cümlesi uyarınca ikinci grup ticari davalar yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması TTK'da gerekli ve yeterli görülmüştür. Üçüncü grup ise nispi ticari davalar olup TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebi ile diğer taraf içinde ticari sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. TTK'nin 19/2 hükmü uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf içinde ticari sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira TTK kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı 'ticari iş' esasına göre değil 'ticari işletme' esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca işin ticari nitelikte olması davayı tek başına ticari dava haline getirmez. Somut olay değerlendirildiğinde öncelikle, kripto varlıklar fiilen finansal varlık olsa dahi yasal olarak tanımlanmadığından kripto para alım satımına ilişkin işlemin de finansal hizmet sayılması mümkün değildir. Taraflar arasındaki sözleşmenin TKHK' da tanımlanan finansal hizmete ilişkin mesafeli sözleşme olarak kabulü de mümkün değildir. Ayrıca davacının yatırım amaçlı kripto para alım satımı yaptığı bu yönüyle tüketici olmadığı görülmektedir. Bu sebeple eldeki davada, tüketici mahkemelerinin görevli olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan kripto para varlıkların satışına ilişkin düzenleme TTK'da yer almamaktadır. Kripto varlıklar yasal olarak tanımlanmadığından kripto varlık satışına ilişkin işleminde finansal işlem sayılması mümkün değildir bu nedenle eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava da sayılması mümkün değildir zira işin iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gerekmektedir. Davacının tacir olduğuna dair bilgi belge ve iddiada bulunmamaktadır. Bu kriterlerin hiçbirisi somut olayda gerçekleşmediğinden eldeki dava ticari dava da olmadığından genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri davaya bakmakta görevlidir. Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/11/2024
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."