İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/426 E. 2025/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/426
- Karar No
- 2025/52
- Karar Tarihi
T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/426 Esas - 2025/52 T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/426 Esas KARAR NO : 2025/52
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2024 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 03/02/2025 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili Bankanın Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilen hizmet işi kapsamında; davalı bünyesinde istihdam edilen .... .... .... ... ... ... yolu ile dava dışı 3. kişi işçiye ödendiğini, müvekkili Banka Genel Müdürlüğü tarafından; hizmet işi ihale edildiğini, yüklenici Davalı Şirket ile sözleşmeler imzalandığını, İhale makamı olan Müvekkili Bankanın sözleşme kapsamındaki tek sorumluluğunun hizmet alımı karşılığında işin bedelini yükleniciye ödemek olduğunu, bununla birlikte genel mevzuat hükümleri gereği davacı çalıştırdığı personelin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, müvekkili banka tarafından ödenen tutarın tahsili amacıyla icra takibi başlatıklarını ancak itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk başvuru yaptıklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, davalı firmanın işçisi ... için Bankalarınca ödenen 72.426,98.TL tutarın Davalı firmaya düşen payından davalı işverenin sorumlu olduğu gerek mevzuat hükümleri gerekse işin sözleşmesi ve genel şartname hükümleri ile açıkça düzenlenmiş bulunduğundan, rücuen alacağımızın tahsiline yönelik yaptıkaları takibe itiraz üzerine işbu davanın açılması zaruriyeti doğduğunu bu nedenlerle İcra takibine yönelik borca itirazın iptaline, takibin devamına, İcra takibindeki alacak üzerinden %20' den aşağı olmamak kayıt ve şartı ile İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Zamanaşımı itirazları olduğunu, Kamu İhale Kurumunun onayladığı Teknik ve İdari Şartname doğrultusunda müvekkili şirket ile davacı İller Bankası A.Ş. arasında Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin süresi 01.03.2018-31.03.2021 olarak belirlendiğini, yüklenilen iş bahsi geçen dönemde usule ve yasalara uygun, eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, 12.04.2021 tarihinde işin kesin kabulü yapılarak iş ile ilgili kuruma verilmiş olunan teminat mektubu müvekkili şirkete iade edilerek bu iş ile ilgili iş bitirme belgesi kurum tarafından düzenlenerek müvekkili şirkete verildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin 6552 sayılı kanun ve Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.30 maddesine göre kıdem tazminatı ödeme sorumluluğunun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini takibin iptalini, alacaklı olmadığı halde sırf borçluyu madden ve manen zarara uğratmak amacıyla dava ve şikayet hakkını kötüye kullanan davacının asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. Mahkememizin tensip ara kararı ile ...Banka Alacakları İcra Dairesine müzekkere yazılarak 2024/45113 Esas sayılı dosyasının tüm evrakların istenilmesi, Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ile idare ve teknik sözleşme sunulmuş olduğundan tekrar istenilmesine yer olmadığına, Dava dışı işçi ...'nin UYAP entegrasyon üzerinden SGK işyeri hizmet cetvelinin çıkarılarak dosyasına eklenmesine şeklinde ara karar kurulmuştur. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında, davalı vekili tarafından zamanaşımı def'inde bulunmuşsada TBK.nun ilgili maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zamaraşımı süresi olduğunadn 25.10.2023 tarihide ödeme yapıldığından zamanaşamı def'inin reddine karar verilmiştir. Ayrıca davalı vekili tarafından talep edilen Davacı teşekküle ve Kamu İhale Kurumuna müzekkere yazılarak dosyadaki hizmet alım sözleşmesindeki 2017/479117 hizmet alım sözleşmesinin bir sureti de eklenmek suretiyle ihale aşamasında oluşturulan yaklaşık maliyetin içerisinde kıdem tazminatının olup olmadığının sorulmuş olup Kamu İhale Kurulu 07/10/2024 tarihli yazı cevabı ile İhaleyi yapan idare olan İller Bankası A.Ş. temin edilmesini bildirmiş olup Davacı İller Bankası A.Ş. İse 07/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ile idareleri tarafından yaklaşık maliyet hesaplamalarına kıdem tazminatına ilişkin bir maliyet dahil edilmediğini belirtmiştir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı Aktüerya Hesap Uzmanı bilirkişisi Fatma BEKTAŞ'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 28/11/2024 tarihli raporda; Taraf vekillerinin beyan ve itirazları, dosya kapsamındaki sözleşmeler, Şartnameler karar, bilgi ve belgelerin incelenmesi, dosyada yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: Davacı- İller Bankası Anonim Şirketi ile davalı şirket Kadak Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi arasında hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığını, Dava dışı işçi ... nin hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiğini, Dava dışı işçi ... ye Davacı İller Bankası Anonim Şirketi tarafından 25.10.2023 tarihinde tüm hizmet süresi üzerinden ödenen toplam 422.275.28 TL; Kıdem tazminatı ödemesinden davalı Kadak Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi nin sorumlu olduğu miktarın toplam 72.423,60 TL olarak hesaplandığını, ...Banka alacakları İcra dairesi 2024-45113 sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 72.423,60 TL si için iptaline ve takibin devamı gerekeceğini, görüş ve kanaatine varıldığını, Davacı tarafından ...Banka alacakları İcra dairesi 2024-45113 Esas Esas dosya ile toplam 72.426,98 TL asıl alacak miktarına avans faizi talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, Asıl alacağın 9020'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı işçinin emekli olması nedeniyle ödenen işçi alacağı tazmin, davalıdan rücuen tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 03.03.2021tarihli 2021/486 Esas, 2021/598 karar sayılı ilamında: " ....Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile işlere ödenen bedelin tamamından son işverenin sorumlu tululması doğru görülmemiştir. Ayrıca davacı dışı işçilerden Yaşar İnönü işe iade talepli dava açmış, davacı tarafından iş bu davada bu bedel talep edilmiştir. Yüklenici işçisinin hizmet aktinin feshi sonrasında işveren ve yüklenici aleyhine açtığı işe iade davasında davanın işçi lehine sonuçlandığı, işe iade edilmeme halinde de bir bedel ödenmesine karar verildiği ve işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işverenin işçiye bu bedeli ödediği anlaşılmaktadır. İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorundadır. İşverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesi mümkün değildir. Ayrıca İş Mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu durumda işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerekir. Uyuşmazlığın yukarıdaki ilke çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " şeklinde karar vermiştir. Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenin dava dışı işçisi ...'ye karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır. Buna göre somut olayda, davacı ... .... ... ' nin davalı şirket ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Bilirkişi raporunda davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmelerde bir hüküm bulunmadığı belirtilmiş olup Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalının sorumlu oldukları kanaatine varılmış, karar vermeye elverişli 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere Davanın kısmen kabulü ile, davalının, icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptali ile, 72.423,60.TL alacağın icra takibinde belirtilen şekilde avans faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir. Ayrıca Asıl alacak (kıdem tazminatı) likit belirlenebilir olduğundan davalı şirket icra inkar tazminatından sorumlu tutularak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının, ...Banka Alacakları İcra Dairesinin 2024/45113 Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca KISMEN İPTALİ İLE, 72.423,60.TL alacağın icra takibinde belirtilen şekilde avans faizi ile birlikte tahsili ile TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-)Asıl alacak likit belirlenebilir olduğundan İİK'nun 67.maddesi gereğince asıl alacağın %20'si olan 14.484,72-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.947,26.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 427,60.TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 4.519,66.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00.TL arabuluculuk ücretinin, 0,15.TL'sinin DAVACIDAN; 3.199,85.TL'sinin DAVALIDAN alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60.TL başvurma harcı, 229,00.TL tebligat ücreti, 3.500,00.TL bilirkişi ücreti, toplamı 4.156,60.TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.156,41.TL'si ile dava açılışında alınan 427,60.TL peşin harç toplamından oluşan 4.584,01.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından red edilen miktar yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2,maddesi uyarınca hesaplanan 3,38.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı şirket vekilinin yüzlerine karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 29/01/2025
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸