İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/419 E. 2026/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/419
Karar No
2026/164
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/419 Esas KARAR NO : 2026/164

DAVA : İflas DAVA TARİHİ : 16/02/2016 KARAR TARİHİ : 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Ertelenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin faaliyet konusunun...A.Ş'nin sahip olduğu 235.000 M2 açık alan ile 85.000 M2 kapalı alandan oluşan üç tekstil fabrikasının bakım onarım ve yatırımlarını yönlendirme faaliyetlerini yapmak, gerek grup şirketine gerek piyasadaki diğer şirketlere tekstil yatırımları konusunda destek ve servis hizmetleri vermek, yatırım araçları pazarlama ve entegre tekstil üretim olduğunu, daha sonra da pazarlama faaliyetlerine el attığı ve 2010 yılından sonra da makine ihracatıyla hayatını devam ettirdiğini ve şirketin 1996 yılında kurulduğunu, ... Ticaret Sicil Memurluğunun ... Sicil Numarasında kayıtlı ve ... Vergi Dairesi ... Sicil Numarasında bağlı mükellefi olduğunu ve merkez adresinin ... olduğunu, ödenmiş sermayesinin 120.000 TL ve sermayenin ortaklara dağılımının Ortak ...,'ye Sermayenin 60.000 oranın 50.00, ...'ye sermayenin 30.000, oranın 25.00, diğer ortağın da ... olup sermayenin 30.000, oranın 25.00 olan toplam sermayenin 120.000, Toplam Oranlarının da 100.00 olduğu davacı şirketin 31.12.2015 sonu itibariyle TTK 376.Maddesi uyarınca şirket aktiflerinin rayiç bedellerine göre borca batık olduğunun tespit edildiğini, bilanço ve defter değerine göre özvalığının Eksi (-) 886.234.46 TL olduğu, rayiç değerine göre özvarlığın Eksi (-) 1.084.618,23 TL olarak tepit edildiğini, şirketin mali durumunun iyileştirilmesi hususundaki öngörülerinin, sermaye arttırımı, tasarruf tedbirleri borçların yeniden yapılandırılması, alacak tahsillerinin hızlandırılması ve kullanım hakkı olan tesisin faaliyete geçirilmesi olarak özetlendiğini, şirketin mevcut 120.000 TL ödenmiş sermaye yapısına sahip olan davacı şirketin sermayesinin 580.000 TL daha arttırılarak 700.000 TL'ye çıkarılması yönünde Yönetim Kurulunun 27.01.2016 tarih ve 2016/03 nolu prensip kararının olduğunu, belirtilen 4 yıllık satış tablosuyla satış ve karlılıklarının ortaya konduğunu, işletmenin 1996 yılından bu yana sektöründe faaliyetini sürdürdüğünü, proje kapsamında sunduğu satış projeksiyonunda yer alan fason üretimde 60-70 kişinin istihdam edileceğini mevcut kısa ve uzun vadeli yabancı kaynak borç toplamının 1.783.284,76 TL olduğunu, borçların ödenmesinde dönen ve duran varlık değerlerden 695.966.53 TL, sermaye artışından 325.000.00 TL, satış faaliyet karlarından 919.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.939.966,53.-TL fondan yararlanılacağını belirterek şirketin pazarlama faaliyet sürecinde yüklendiği giderlerin iyileştirme projesi kapsamında öngörülen şekilde tasarrufa gidileceğinden şirketin iflasının ertelemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Deliller: Davacı Şirketin Ticaret Sicil Kayıtları, SGK ve Vergi Kayıtları, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, kayyım raporu, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE Dava, İİK nun 179 maddesine dayanan iflas erteleme süresinin uzatılması talebine ilişkindir. Mahkememiz ... esas ... karar sayılı 08/07/2021 tarihli karar ile ... Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ... A.Ş nin iflasının 08.07.2021 günü saat 15:55 itibari ile 12 ay süre ile ertelenmesine karar verilmiştir. Kayyım ... mahkememize ibraz ettiği 09/07/2024 tarihli en son kayyım raporunun sonuç kısmında şirketin 2023 yılı içinde esas faaliyetinin bulunmadığı, sadece danışmanlık ve hizmet gelirleri faturaları düzenlediği, 31/12/2023 tarihi itibarıyla şirketin 26.189,86 TL kar beyan ettiğini, aynı tarih itibarıyla öz varlık tutarının -1.540.338,76 TL olduğu ve borca batıklık halinin devam ettiği, iflas erteleme ilk talep tarihi olan 31/12/2015 verilerine göre borca batıklık tutarında herhangi bir azalmanın söz konusu olmadığı, hatta borca batıklık tutarında artış olduğunu, bu kapsamda şirket ortaklarının nakit sermaye artırımından bakiye taahhütlerini yerine getirmediklerini, şirketin esas faaliyetinin bulunmadığı ve danışmanlık hizmet gelirleri ile yeterince kar üretemediği dikkate alındığında borca batıklıktan çıkmasının olanaklı görünmediğini, bununla birlikte şirketin hali hazırda gerçekleştirmiş olduğu nakit sermaye taahhüt ödenmesinden sonra genel kurulda yer verildiği gibi 1.500.000,00 TL tutarındaki ikinci nakit sermaye arttırımının gerçekleştirilmesi halinde şirketin borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olabileceği, aksi halde salt danışmanlık hizmetlerinden elde edilecek gelirlerle şirketin borca batıklıktan çıkma ihtimalinin bulunmadığı yönünde görüşe yer vermiştir. Dosya şirketin borca batık olup olmadığı hususunda yeniden yargılama yapılmak üzere yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 7101 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değiştirilmeden önceki 179. maddesi; “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye halinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflâsın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddî ve inandırıcı bulursa, iflâsın ertelenmesine karar verir. İyileştirme projesinin ciddî ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur. Mahkeme, gerekli görürse idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir. İflâsın ertelenmesi talepleri öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılır.” düzenlemesini içermektedir. Aynı Kanun’un mülga 179/a maddesi; “ Mahkeme, iflâsın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarını onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır. Kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talep 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar. İflâs ertelenmişse kayyım her üç ayda bir şirketin projeye uygun olarak iyileştirme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor eder, mahkeme bu rapor üzerine veya gerek gördüğünde alacağı bilirkişi raporuna göre, erteleme istemini değerlendirir ve iyileştirmenin mümkün olamayacağı kanaatine varırsa erteleme kararını kaldırır.’’ Mülga 179/b maddesi; “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticarî işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde iflâsı ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir. İflâsın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin veya kooperatifin iflâsına karar verir. Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkeme kayyımın verdiği raporlardan şirketin veya kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldırarak şirketin veya kooperatifin iflâsına karar verebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı şirketin borca batık olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda; “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”12.maddesinde borca batıklığın “Borca batık olma durumu, şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaması hali” olarak tarif edildiği, 31.12.2024 tarihi itibariyle davacı şirketin aktifleri borçlarını karşılamaya yetmemekte ve borçları aktiflerini 932.924,18 TL aşmaktadır. Detay mizandan 2024 yılı kur fark zararlarının 745.153,98 TL olduğu görülmektedir. Davacı şirketin sunulu detay mizanın da yer alan kur farkı zararlarının tamamı dahi dikkate alınsa borca batıklık hali sona ermediği, Dosya muhteviyatında bulunan 2022 ve 2023 yılları Kurumlar Vergisi beyannamelerine bakıldığında ise her iki yılda da borca batık durumda olduğu ancak şirketin 2022 yılında 1.975.584,03 TL olan borca batıklığının 2023 yılında 1.540.400,42 TL ‘ye 2024 yılında ise borca batıklığın 932.924,18 TL ‘ye düştüğünün tespit edildiği" sonuç ve kanaatine yer verilmiştir. İİK'nın dava tarihinde yürürlükte bulunan 179/b-5 hükmü uyarınca iflâsın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme şirketin veya kooperatifin iflâsına karar verir. Karar tarihi itibariyle kayyım tarafından sunulan rapor ve yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı şirketin borca batıklık halinin sona ermediği, iyileştirme tedbirlerinin uygulanmadığı, şirketin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla şirketin iflasına karar verilmiştir. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1-Davacı şirketin iflasının ertelenmesi talep ve davasının reddi ile, borca batık olduğu anlaşılan ... Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ...Ticaret A.Ş nin 26/02/2026 günü saat 15:19 itibariyle iflasına, 2-İflasın açıldığının ... İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 3-Dosyada mevcut iflas avansının iflas müdürlüğüne gönderilmesine, 4-Alınması gereken 732,00.TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 702,80.TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, .davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026

Başkan (e-imza)

Üye (e-imza)

Üye (e-imza)

Katip (e-imza)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/419, K. 2026/164, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-419-e-2026-164-k-ca72bb8de18f