İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/408 E. 2025/158 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/408
- Karar No
- 2025/158
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/408 Esas - 2025/158 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/408 KARAR NO : 2025/158
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili .... ... firmasının patlayıcı madde üreticisi olduğunu, ..... faaliyet gösteren ....Limited’in yüzde yüz hissesine sahip olduğu bir yan kuruluşu olduğunu, kömür ve metal madenciliği, taş ocağı ve inşaatta kullanılan patlayıcıların yanı sıra petrol ve gaz aramaları için kullanılan boru hattı ve sismik patlayıcıları alanında hizmet verdiğini, .... ... firmasının ticari patlayıcılar alanında küresel bir lider olduğunu, kurucusu .... ...’in, 1800’lü yılların ortalarında dinamit ile fünyeyi icat ederek ve dünyaca ünlü ... Ödüllerini kurarak dünyayı değiştirdiğini, 2800’den fazla ürünün patentini aldığını ve halen 230 patenti yürürlükte olduğunu, müvekkilinin ...ve.... tescilleri ile AB, ABD, vs. başta olmak üzere bir çok ülkede tescilli durumda olduğunu, bu markaların sektörde bilinen bir markalar olup, davalı tarafın bu prestiji kötüye kullanarak görsel, sescil ve biçimsel benzerliğe dayanarak markasını oluşturarak; müvekkil şirket üzerinden piyasadan pay edinmeye çalıştığını, davalının aynı sektörde uzun yıllardır faaliyet gösteren müvekkili bilmeme ihtimali bulunmadığını, kötü niyetli olduğunu, davalının ........ Ticaret unvanından görüldüğü üzere, her iki taraf da patlayıcı sektöründe faaliyet gösterdiğini, .... ibaresinin ... ibaresinin kısaltması, LP ise bir patlayıcı türü olduğunu, davalı tarafından seri halde ... ve ... ana unsurlu markalar için başvuru yaptığını, müvekkili markalarına ayniyet derecesinde benzer olan “...” ibaresinin tescil edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davalı markasının müvekkili markasının bir iştiraki gibi algılanacağını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı firma ve organik bağı olan ......... tarafından davalı firmaya ..... yevmiye no ile, ihtarname gönderildiğini ve markayı geri çekmesi ve tecavüzü durdurması talep edilmişse de, davalı firma hem bu tarihten sonra yeni marka başvuruları gerçekleştirmiş, hem de ... ..... Firmasının unvanını ... olarak 05/12/2022 tarihli genel kurul kararıyla değiştirdiğini, açık bir şekilde davalı tarafın her fiili ile müvekkilinin tanınmışlığından faydalanmaya çalıştığını, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine dair de ayrıca dava açılıp, iş bu davanın da müvekkili lehine sonuçlandığını, dava dışı organik bağlı firmaya karşı da marka hakkına tecavüz ve N ... Sivil Patlayıcı Maddeler markasının hükümsüzlüğüne dair davanın da kısmen lehe sonuçlandığını, her iki dava dosyasında ... .... ibareli başvuru müvekkili markası ile açıkça iltibasa yol açabileceğini, müvekkili markası olarak algılanmaya yol açabilecek kadar benzer olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, müvekkili ile davalı tarafın aktif bir şekilde, oldukça dar bir alan olan “patlayıcı” sektöründe rekabet halinde olduğunu, bu hizmetin tek bir sınıfa ya da emtiaya bağlı tutulamayacağını, bağlantılı sınıflar açısından da iltibas ihtimalinin dar yorumlanmaması gerektiğini, dava konusu markanın müvekkili markasının serisi gibi algılanacağı, zira müvekkili markasının tanınmış olduğunu beyan ederek..... sayılı “... ....” markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmişitr. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzer olmadığını, bu bağlamda ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, "... lp" ibareli başvurunun ihtiva ettiği diğer unsurlar ve tertip tarzı bakımından itiraza mesnet markalarla herhangi bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal farklılıkların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğunu, SMK 6/3 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığını, SMK 6/4 ve 6/5 maddesi kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin itiraz gerekçesi markanın Türkiye'de tanınmışlık düzeyine ulaştığı sonucuna ulaşmak için yeterli olmadığını, SMK 6/6 bakımından da iddiların yerinde görülmediğini, kötü niyet açısından da somut bir delil sunulmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketin yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ....Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, ..... tarafından her iki itirazın da reddedildiği, her iki tarafın da bu karara itiraz ettiği, itirazların nihai olarak .... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir. EMTİALARIN BENZERLİĞİ; Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Dava konusu markada 13. Sınıfta yer alan “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” malları davacının “patlayıcı madde” emtiası ile aynı/benzerdir. Bunun yanında normal şartlarda davacının diğer markasında yer alan 09 ve 42 sınıfın genel olarak yer alan mal ve hizmetler ile bir benzerlik kurulması mümkün gözükmese de, davacı emtia listesi patlayıcıların kullanılmasına yönelik bir yazılım ve bu yazılımın hizmetine özgülendiği için, ilgili malların ve hizmetlerin birbirini tamamlama/birlikte kullanılma durumları olduğu için benzerlik bulunduğu, İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Dava konusu markada yer alan ... ibaresinin, davacının markalarında yer alan ... ibaresinin kısaltması gibi algılanacağı, davalı markasında yer alan LP ibaresinin markayı farklılaştırmaya yetmediği, taraf markalarının kelime+şekil markası olduğu, ... harflerini ortak içerdikleri, davalı markasının ... ibaresindeki sesli harflerin çıkarılmasıyla oluşturulduğu, taraf markalarının tescilli olduğu/tescili kapsamına alınmak istenilen emtiaların da aynı/benzer/türdeş emtialar olduğu da tespit edilmiştir. Her ne kadar bu emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyesi düşük olmasa da, taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle, bu mal ve hizmetlerde “...” ibaresinin/işaretinin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde tüketicilerin/alıcıların söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı, alıcıların/tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davalının markasının, bu ürün ve hizmetler açısından davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği, SMK 6/3- 6/4- 6/5 ve 6/6 BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME 6769 sayılı SMK’nın“marka tescilinde nispi ret nedenleri”nin düzenlendiği 6. maddesinin 3. fıkrasında; “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” denilmektedir. Bu hüküm markanın gerçek sahibinin eskiye dayalı kullanımını tescilden üstün tutarak gerçek hak sahibinin korunmasını sağlamaktadır. Bu madde hükmünde yer alan itirazın kabul edilebilmesi için itiraz sahibinin o işaret üzerinde başvuru tarihinden önce hak sahibi olması veya rüçhan hakkını elde etmesi ve bunları ispat etmesi gerekmektedir. 6769 sayılı SMK’nın 6/4 maddesinde “....1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” ve 6/5 maddesinde “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önce yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı veya benzer markanın başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” denilmektedir. 6769 s. SMK’nın 6. maddesinde “tanınmış marka”lara yer vererek onların diğer markalara göre daha yoğun korunmalarının koşullarını oluşturmuştur. Madde bu korumayı SMK md. 6/4 ve 5 olmak üzere iki ayrı fıkrada düzenlemiştir. Belirtilmelidir ki, SMK md. 6/4’de Paris Sözleşmesi kapsamında bir markanın aynı veya benzer olması ve ayrıca mal/hizmetlerin de aynı/benzer olması şartı aranırken, md. 6/5’te Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşan markalar için mal/hizmet sınıflarının aynı/benzer ya da benzer olmasına bakılmayacağı ifade edilmiş ve bu bağlamda SMK md. 6/5’in koruma kapsamı, hükümde anılan hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda daha geniş tutulmuştur. Bununla birlikte, md. 6/5 hükmünden yararlanabilmek için .... tanınmışlık düzeyine ulaşmış markanın tescil edilmesi şartı aranırken, SMK md. 6/4 hükmünden yararlanacak olan Paris Sözleşmesi kapsamında Türkiye’de tanınmış markanın tescil edilme şartı aranmamaktadır. 6769 sayılı SMK’nın “Marka tescilinde nispi ret nedenleri” başlıklı 6. maddesinin 6. bendinde; “Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir....” denilmektedir. Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı, alan adı girer. Yukarıda ilgili maddelerin kısa açıklamalarına yer verilmiştir. Davacının davalı kurum itirazında ve dava dilekçesinde sunmuş olduğu delillerin incelenmesinde; .... 1 adet 02-01-2023 tarihli sevk irsaliyesi, 1 adet 12-12-2022 fatura ( içeriğinde ...kartuş tutarının 30.220 TL olduğu görülmüştür.) Dyno ... markasına ait yurtdışı tescil belge örneklerinin sunulduğu görülmüştür. Sunulan delillerin hiçbirinin yukarıda belirtilen maddeler kapsamında sunulan hakları ispatlamaya yetmeyeceği bu noktada ilgili madde korumasından yararlanamayacağı, Tüm bu tespitler sonrası davacının kötü niyet iddiaları değerlendirildiğinde, Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Tescil başvurusunda bulunan kişinin kötü niyetli olduğuna emare teşkil edebilecek olgu ve olayların varlığı, kötü niyetli marka başvurusunun kabulü için yeterli sayılmaktadır. Buna karşılık başvuru sahibinin, hakkını kötüye kullanma niyeti taşıması veya başkalarını engelleme amacına sahip olması gibi sübjektif durumlar kural olarak tespit edilmeye çalışılmamalıdır. Zaten kişinin içsel durumunu ifade eden sübjektif unsurlara doğrudan ulaşmak veya nüfuz etmek mümkün de değildir. Ancak, somut olayda başvuru sahibinin içsel durumunu ifade eden, kast, niyet gibi hususların anlaşılabileceği veya ortaya çıkarılabileceğine dair ciddi belirtilerin varlığı halinde, bunlar araştırılarak, kötü niyetli tescilin varlığı sonucuna ulaşmada yardımcı unsur olarak kullanılabilir. Bu değerlendirmede, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığının bilinmesi halinde marka tescil başvurusunda bulunulması, markanın köken gösterme amacı dışında bir amaçla tescil edilmesi, örneğin esasen kullanılması planlanmayan bir markanın sırf bir başka işletmenin piyasaya girmesinin engellenmesi amacıyla tescil ettirilmesi ya da tescil başvurusunda bulunanın rakipleri ile haksız rekabete girişme amacı gibi kriterler dikkate alınabilir. Marka tescil başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde genel geçer kriterler bulunmamakta, konunun her somut olay bazında değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebilir. Somut olayda, taraf firmaların aynı sektörde faaliyet gösterdiğine dair bir çekişme bulunmamaktadır. Üstelik bu sektör oldukça geniş bir alan olan patlayıcılar vb. ürünleri içermektedir. Davacı firmanın Alfred ... tarafından kurulduğunu çok uzun yıllar önce kurulduğu yönünde beyanı bulunmaktadır. Davalı firmanın ise 1993 tarihinde ..... ticaret unvanı ile kurulduğu, 1998 tarihinde unvan değişikliğine giderek ..... olarak değiştirildiği ve bu değişikliğin 09.12.2022 tarihinde sicile tescil edildiği görülmüştür. (orica ibaresinin de Alfred ... tarafından kurulan başka bir şirketin adı olduğu, sunulan bilirkişi raporunda tespit edilmiştir.) Bu noktada davalı seçimlerinin tesadüfi olarak değerlendirilmeyeceği, zira bu kadar spesifik bir alanda hizmet veren rakiplerin birbirleri hakkında bilgi sahibi olmaması ticari hayatın içerisinde mümkün gözükmemektedir. Davalının çok sayıda marka başvurusunun bulunduğu, 2022 yılından itibaren ... ibarelerini tescil ettirmek için gerek şekil unsurlu gerekse düz yazı ile başvurular yaptığı ve hatta davacının ...markası ile birebir aynı marka için başvuru yapıldığı ve davalı kurum tarafından SMK 5/1 ç kapsamında kısmen reddedildiği ve akabinde davacı itirazları ile tümden reddedildiği, bu noktada, ticaret unvanı değişimleri de dikkate alındığında davalının sürekli olarak davacı markalarına yanaşma arzusu içerisinde olduğunun söylenebileceği, hiçbir koşulda dahi davalının davacı markalarından haberdar olmadığı düşünülse dahi ( ki mümkün değildir) itirazlar sonucunda bu durumdan haberdar olduğu, Yukarıda belirtildiği üzere, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığının bilinmesi halinde sürekli olarak marka tescil başvurusunda bulunulması kötü niyetli sayılabilecektir. Yapmış olduğu ... ibareli başvurular sonrasında, yine bu ibareyi andıracak şekilde ... ibaresine başvurmasının basiretli bir tacir hareketiyle bağdaşmayacağı, Netice itibariyle, Davacının SMK 6/3, 6/4, 6/5 ve 6/6 madde korumasından yararlanamayacağı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, taraf markaları arasında emtia benzerliği koşulunun sağlandığı gibi davalının kötü niyetli olduğu sonuç ve kanaatlerine varıldığından .... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmesi gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, .... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, Davaya konu marka karar tarihi itibariyle tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 9.571,00.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16.04.2025 Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 916,00.-TL Bilirkişi Ücreti 8.000,00.-TL P.P : 655,00.-TL TOPLAM :9.571,00.-TL