İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/401 E. 2025/316 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/401
- Karar No
- 2025/316
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/401 Esas - 2025/316
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/401 KARAR NO : 2025/316
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 08/09/2025 Yazım Tarihi:29/09/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Başvuru markası ile itiraza mesnet markanın söyleniş ve okunuşlarının kesinlikle bir benzerlik çağrıştırmadığı, her iki markanın da kelime olarak bir anlamının bulunmadığı, görsel açıdan davacıya ait ... markasının ... unsuru içerirken davalıya ait ... markasının ise ... içermediği, gerek yazı karakterleri, gerek şekilleri ve gerekse itiraz eden markanın isminin altında ayrıca "...." şeklinde ibare bulunması, itiraz eden markanın ilk harfi olan "...." harfinin diğer harflerinden daha büyük ve sağ ve sol yatay çizgilerin birleşim kısmının aşağı tarafında kalan kısmın dalgalı bir şeklinin olması, iki marka arasında benzerlik ve/veya karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmış olduğu, davaya konu markanın mavi renkler ağırlıkta bir logoya sahip olduğu, itiraz eden tarafa ait markaların sadece yazı renkleri mavi olup markalarda herhangi bir ... veya logonun bulunmadığı, taraf markalarının faaliyet sektörlerinin farklı olduğu, İtiraz eden ... markasının altında yazılı olan "...." ibaresinin Türkçe'sinin sulama sistemleri olduğu, davacıya ait ... markasının hitap ettiği sektörlerin tamamen farklı olduğu, davacı markasının ürünlerinin, enerji, maden & demirçelik, petrol & gaz, doğalgaz, gıda, kimya, kağıt ve tekstil sektöründe kullanıldığı, davalı şirkete ait markanın ürünlerinin ise tarım sektöründe kullanılan ürünler olduğu, her iki markaya ait malların, sıradan tüketicilere hitap eden markalar olmayıp, bu markalara ait mallara ihtiyaç duyan tüketicilerin, aynı tüketici grubundan olmadıkları gibi ihtiyaç duydukları malların teknik özelliklerini çok iyi bilen, her iki markayı birbirinden çok kolay şekilde ayırt eden kişiler olduğu, ayrıca markaların ürettiği bir mala ihtiyaç duyan birinin benzerlik veya karıştırma ihtimali nedeniyle diğer markayı tercih etmesinin mümkün olmadığı, her iki markanın bütünsel olarak bıraktıkları izlenime bakıldığında birbirlerinden tamamen ayrıldıklarının görülmekte olduğu, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıkları göz önüne alındığında ortalama düzeyde tüketici tarafından da karıştırılma ihtimalinin olmayacağı, davacıya ait ... markasının ilk olarak ... tescil numarasıyla 06, 07, 11, 20 sınıflarda tescil edildiği, bu markanın tescil edildiği tarihten beri hiçbir değişikliğe uğramamış olduğu, davacının kendisine ait bu markayı 2022 yılında yenilemek ve markayı ayrıca 35. Sınıfta tescil ettirmek için ... başvuru numarasıyla bir başvuru yapmış olduğu, davacının ... markasının reklam işleri için ... Tic. Ltd. Şti. İle anlaşma yapıldığı ve bu firmaya ödemeler yapıldığı, davacı firmaya ait "..." markasının bu tarihte de kullanılmış ve reklamları yapılmış bir marka olduğu, bu markanın, daha sonra tescil edilen markalarla benzerliği veya karıştırılma ihtimalinden söz etmenin mümkün olmadığı, davacı markasının, başvurunun yapıldığı tarihte halihazırda tescilli olduğu, bu yayıma itiraz eden davalı şirketin markasının ise 2016 ve 2019 yılında tescil edilmiş olduğu, davacının kazanılmış hakları ve iyi niyetinin korunması gerektiği ” ön sürerek ...‘nın ... sayılı kararının iptaline ve başvuru markasının tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firmaya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın .... sayılı markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, (başvurunun kısmen reddedilen emtiaları açısından ) , ... ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davacı tarafın ... sayılı önceki markasının başvuru markası açısından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı, noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 02/09/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 23/09/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı "...", "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markalarda yer alan "..." ve "..." ibarelerinin "...." harflerini ortak olarak içermesinin yanısıra markalarda aynı renk tonunun kullanılması nedeniyle markaların benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamından çıkartılan mal/hizmetler ile aynı/aynı tür mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvurunun tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR; İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde özetlenebilir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası ...+... ...
Bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "(1) SMK md. 6/1 çerçevesinde davaya konu ... Kararı ile davacının ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun tescil kapsamından çıkartılan 06, 07, 11, 20 ve 35. Sınıf bir kısım mal ve hizmetlerinin, davalının itiraza mesnet .... sayılı “...” ibareli markalarının tescilleri kapsamında birebir aynı mal/hizmet olarak yer aldığı, (2) Davalının itiraza mesnet .... sayılı markaları ile ... sayılı başvuru markası arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, (3) Taraf markaları arasında; başvuru markasının ... kararıyla başvuru kapsamından çıkartılan 06, 07, 11, 20 ve 35. Sınıfta yer alan mallar ve hizmetler bakımından 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesinin söz konusu olacağı, (4) Davacının kazanılmış hak iddiasıyla başvuru markasının tescili reddedilen mal ve hizmetler bakımından ... iptal kararı talebine mesnet gösterdiği markasının, Yargıtay İçtihatlarında aranan kriterleri karşılamadığı" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki başvuru veya tescilli bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının " ...+... " ibareli marka başvurusu ile davalının " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; ayrıca başvuru markasının kapsamında yer alan ve reddedilen emtiaların mesnet markalarda da aynen yer aldığından emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu emtialar için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının " ...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle bu emtialarda yanılgı yaşayabileceği , bu emtialarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı emtialar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğu; Davacı tarafın kazanılmış hakka mesnet gösterdiği ... sayılı markası 06, 07, 11 ve 20. Sınıf mallarda tescilli olup, davaya konu ... başvuru numaralı markası kazanılmış hakka mesnet gösterilen markadan farklı olarak yeni bir sınıf eklemesi ile 06, 07, 11, 20 ve 35. Sınıflarda tescili talep edildiğinden ve tescil kapsamı genişletildiğinden yukarıdaki, kriterlere göre müktesep hak koşulu da oluşmadığı; Neticeden rapor da benimsenerek dava reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.08/09/2025
Katip .... Hakim .... E İmzalıdır. E İmzalıdır.