İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/399 E. 2025/939 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/399
Karar No
2025/939
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/399 Esas KARAR NO:2025/939

DAVA:Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ:07/07/2024 KARAR TARİHİ:18/12/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortakları ve müşterek müdürleri olduklarını, davalının şirketten 200.000.000,00 TL değerinde mal ve para kaçırdığını ve bu şekilde şirketi zarara soktuğunu, davalının özen yükümlülüğü, ortaklara bilgi verme, ortaklara eşit davranma ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalının tek başına yetkili olduğu dönemde olağan genel kurul toplantısına çağırmadığını ve genel kurulun toplanmadığını, davalının şirket avukatı ve muhasebecisini değiştirdiğini, bilgi almak isteyen müvekkile yeni muhasebecinin ...'ın bilgi vermesinin yasak olduğunu dediğini, davalı ... şirkete ait otopark gelirlerini şirkete aktarmayarak haksız bir şekilde kendi hesabına aktardığını, şirketin taşınmazını hileli yollar ile başkaları adına devredildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davalının şirketteki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortakları olduklarını, dava dışı şirketin ortakları olan diğer 3 kardeşin gerçekte şirketin %20'şer ortağı olduğunu, davacının şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının şirketi borca sokan belli başlı tasarrufları olduğunu ve bu borçlar yüzünden şirkete ödeme emri ve haciz geldiğini, müvekkilinin şirkete ve ortaklara karşı özen ve bağlılık yükümlülüğünü her zaman koruduğunu, davacının şirket idaresindeki hakkaniyete aykırı iş ve eylemleri bulunduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davanın reddini savunmuştur. Dava; Davalının, müdürlük yetkilerini şirket zararına muvazaalı işlemler yaparak, şirket taşınmazlarını elden çıkarıp şirkete zarar vermesi nedeniyle şirket müdürlüğü ve temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Dava dışı şirkete ilişkin hesap kayıtları, dekont örnekleri ve tapu kayıt örneklerinin dosya içerisine alınmış olduğu görülmüştür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ve sunulan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; İleri sürülen hukuksal nedenlere ve sunulan delilere göre davalının, dava dışı şirketteki müdürlük yetkilerini kullanırken, kanun ve şirket sözleşmesine aykırı, özen ve bağlılık yükümlülüklerini ihlal eden, şirketin mallarının devrine ve tesciline ilişkin işlemlerle iyi yönetmeme ve müdürlük yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını gerektirir TTK.nın 630.maddesinde yazılı haklı sebeplerin olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, getirtilen ve sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişi Mali Müşavir Prof. Dr. ..., nitelikli hesaplamalar konusunda uzman Doç. Dr. ... ve Harita Mühendisi ...'a tevdi edilmiş adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 22/10/2025 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür. Alınan bilirkişi raporundan özetle; Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, TTK m. 630/2 hükmü uyarınca davacının haklı nedenlerin varlığı halinde müdürün azlini mahkemeden talep edebileceği ve husumetin müdüre yönetilebileceği, 16.10.2020 tarihli 10183 sayılı TTSG’de ....Noterliği’nin 13.10.2020 tarih 32178 sayı ile tasdikli, 20.09.2020 tarihli 2 sayılı Genel Kurulu Kararı ile adres değişikliğinin ilan edildiği, fakat bu ilanın haricinde Genel Kurul’un toplandığına ilişkin bir evraka rastlanılamadığı, davalının tek yetkili müdür olduğu her yıl hesap döneminin sona ermesinden üç ay içinde genel kurulun yapıldığı, davacıya şirket hakkında bilgi verildiği, davalı şirket müdürünün özen yükümlülüğünü ihlal etmediği hususlarını tevsik eden bilgi belgeler dosyaya sunulmadıkça dava dışı şirket müdürü olan davalının müdürlükten azli gündeme gelebileceği, davalı azline karar verilmesi halinde Mahkemece fiili olarak davacının tek yetkili müdür atanması sonucunu doğuracağı ve şirket genel kurulu yerine geçerek karar verilmesi anlamına geleceği, bu durumun ise Kanuna aykırı olduğu, bunun bir diğer anlamının şirketin organsız bırakılması olacağı ve bu durumun da fesih nedeni oluşturacağını beyan ettiği, ilgili Yargıtay kararı da nazara alındığında haklı sebeplerin varlığı halinde davalı şirket müdürünün azline karar verilebileceğinin ifade edilebileceği, bununla birlikte mali yönden yapılan incelemeler neticesinde ise dava dosyasına sunulan delilerin bir kısmı şirket ortağı olmayan kişilerin şirket için yapılan ödemelerinden oluştuğu, bu ödemelerin şirket tüzel kişiliği dışında yapılmış olmasının belgelerde %20 ortaklık gerekçesiyle vergi ödenmesi gibi, şirketin mali olarak yeterli kaynağa sahip olmamasından kaynaklanan ortaya çıkacak sorumluluk gözetilerek yapılmış ödemeler olarak değerlendirildiği, diğer taraftan Şirketin vergi ödemelerini yapamayacak duruma gelmesinin çeşitli nedenlerle dayanabileceği, bu durumun şirketin kötü yönetiminin bir sonucu olduğu kanaati ispat edilmesi gereken bir durum olduğu, ancak bu konuda dava dosyasında gerekli delile rastlanılamadığı, dava dosyasına sunulan kullanılan bireysel kredinin şirkete kaynak olarak aktarılmasına dönük delillerin de şirketin nakit ihtiyacı karşılığında konulmuş bir tutarı ifade edebileceği gibi başka nedenlerle de konulabileceğinin değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki nakit ihtiyacı için konulsa bile bu durum şirket müdürünün azli için gerekli bir kanıt oluşturmadığı, şirketin vergi yapılandırmasına gitmesi, vergileri gecikmeli ödemesi gibi durumlar faaliyetlerde meydana gelebilecek olumsuzluklar sonucunda olabildiği gibi, kimi zaman şirketler tarafından bir finansman kullanımı amacıyla da başvurulan bir uygulama olarak karşılaşılabildiği, bu nedenle bu gibi durumlarında davacının iddiası bakımından mali hususlara dair ileri sürülen iddiaların yeterli olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Limited şirketlerde müdürlerin görevden alınması, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması 6102 sayılı yasanın 630. maddesinde düzenlenmiştir. Müdürlerin görevden alınması, temsil ve yönetim yetkilerinin sınırlandırılması TTK'nun 630/1 maddesi uyarınca genel kurul kararıyla mümkündür. Öte yandan genel kurul kararıyla müdürün görevden alınması, yönetim hakkı ve temsil yetkisinin sınırlandırılması mümkün olmayan durumlarda ise her şirket ortağına haklı sebeplerin bulunması koşuluyla 2. fıkrada dava açma hakkı tanınmıştır. Bu kapsamda ortakların açacağı bu davanın, madde gerekçesinde literatürde ... olarak bilinen dava olduğu açıklanmaktadır. Haklı sebeplerin varlığı halinde genel kurul kararı alınamayan durumlarda şirket ortaklarının mağduriyet yaşamalarının engellenmesi amacıyla ortaklara müdürlerin azledilmesi veya temsil, yönetim yetkilerinin sınırlandırılması için dava açma hakkı düzenlenmektedir. Haklı sebep olarak kabul edilecek durumlar ise ilgili maddenin 3. fıkrasında açıklanmıştır. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. Maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönülecek olursa; Dava dışı şirket ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait Ticaret Sicil Kayıtları ve İTO kayıtlarının dosya içerisinde olduğu, dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 29/12/1995 tarihinde kurulduğu, şirket sermayesinin 410.000,00 TL olduğu, davacı ve davalının 205.000,00'er TL sermaye ile şirkete %50-%50 hisse ile hissedar olduğu, davalının 15/05/2012 tarihli Genel Kurul Kararı ile 10 yıl süre ile münferiden yetkili müdür seçildiği, bu hususun ticaret siciline tescil edildiği, sonrasında davacı ve davalının 01/07/2022 tarihli 3 nolu Genel Kurul kararı ile 01/07/2025 tarihine kadar (3 yıl süre ile) müştereken yetkili müdür olarak seçildikleri ve bu hususun ticaret siciline tescil edildiği, eldeki davanın 07/07/2024 tarihinde açıldığı, yargılama esnasında tarafların görev süresinin dolduğu ve bu kez de 16/06/2025 tarihli 4 nolu Genel Kurul Kararı ile davacı ve davalının 16/06/2035 tarihine kadar (10 yıl süre ile) müştereken yetkili müdür olarak seçildikleri ve bu hususun da ticaret siciline tescil edildiği, davacı şirket ortağı ve yetkilisinin, davalı şirket yetkilisinin sorumluluğuna dair ileri sürdüğü vakıaların tamamının davalının 01/07/2022 tarihinden önceki müdürlük dönemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı 01/07/2022 tarihinde müşterek yetkili müdür seçilmesinden sonra davalının dava dışı şirketi zarara uğratıcı eylemlerde bulunduğunu ileri sürmüş ise de; azil istemine ilişkin eldeki dava devam ederken diğer bir ifade ile azil sebebi olarak ileri sürülen eylemleri bilmesine rağmen davacının davalıyı 10 yıl süre ile tekrar müşterek yetkili müdür olarak seçtiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının, davalının müdür olarak münferit yetkili dönemde yaptığı işlemler nedeniyle müdürlükten azlini istemesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının Davasının Reddine, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yatırılan 60,80 TL vekalet harcı, 1.425,00 TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.485,80 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.18/12/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/399, K. 2025/939, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-399-e-2025-939-k-75d7abb09f12