İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/394 E. 2025/798 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/394
- Karar No
- 2025/798
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/394 Esas KARAR NO : 2025/798
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/07/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilmiş olan sözleşmeler kapsamında düzenlenmiş olan “...” no.lu hatlar üzerinden 2017 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık dönemlerine ait faturalar ile 2018 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz dönemlerine ait toplam 33.252,90 TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, işbu sebeple müvekkili şirket... A.Ş. adına yıllık %48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fatura alacağı talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizin 24/12/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve telekomünikasyon alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 10/06/2025 tarihli raporda özetle; "A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, B-Değerlendirme bölümünde değinildiği üzere; Çeşitli tarihlerde imzalanan abonelik sözleşmeleri kapsamında davalı şirkete GSM ve data hatları tahsis edildiği, taraflar arasında farklı tarihlerde taahhütnameler imzalanarak davalı adına tahsis edilmiş hatların indirim kampanyalarına dahil edildiği, ayrıca taraflar arasında cihaz destek kampanyası imzalanarak davacı şirkete cihaz desteği sağlandığı, C- Davalı şirket tarafından, bahse konu hatların dava konusu faturalardan önce iptalinin talep edildiğine ilişkin bilgi-belge sunulmadığı, davalı şirket tarafından dava konusu faturalara konu GSM hizmetini almadığına ilişkin bilgi-belge sunulmadığı, D-Taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmeleri ve taahhütnameler uyarınca davacı şirketin faturalara yansıttığı tutarları davalı şirketten talep edebileceği, E- Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; davacı şirketin; davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan 33.252,90 TL tutarlı alacak talep edebileceği... "şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, alınan raporun dosya usul ve yasaya uygun, denetime elverişli şekilde düzenlendiği görüldüğünden Mahkememizce itibar edilebilir bulunmuş, buna göre taraflar arasında imzalanan sözleşmenin varlığı ve geçerliliği hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, eldeki davanın bu sözleşme doğrultusunda, davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olduğu, davacının kendi defter kayıtlarında davaya konu faturaların yer aldığı, davacı tarafından verilen hizmet karşılığı düzenlenen faturalar ile ilgili olarak davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödemenin bulunmadığı, davalı tarafından da fatura karşılığı ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgenin ibraz edilmediği, davalı tarafça defterleri sunulmayarak ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulünün gerektiği anlaşıldığından (Ankara BAM 27. HD'nin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı) HMK'nın 222.maddesi de nazara alınarak davacının fatura alacağı nedeniyle dava açmakta haklı olduğu kanaatiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 33.252,90-TL alacağın son ödeme tarihi olan 09/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile, 33.252,90-TL alacağın son ödeme tarihi olan 09/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 2.271,51 TL harçtan, 567,88-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.703,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 33.252,90 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 567,88-TL peşin harç, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 11.136,28 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır