İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/391 E. 2025/832 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/391
- Karar No
- 2025/832
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20.....Esas - 20.... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 20..... KARAR NO : 20....
HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/06/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın iddiaları: 22/09/2022 tarihinde sürücü .....'ın sevk ve idaresindeki sigortasız ....plakalı aracı ile .....Kafe istikametinden gelip .... Sk. Üzerinden ....Dondurma istikametine doğru seyir halindeyken aracının ön kısımları ile ....Okulu önü ....Sokak önünden karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya davacı ....'a çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sürücünün tam kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle davacının yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu, aracın ZMM sigortasının bulunmaması sebebiyle Güvence Hesabının sorumlu olduğunu, davalıya yapılan başvurunun ve arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek açmış olduğu kısmi davada, teminat limitleri ile sınırlı olarak 4.000,00 daimi maluliyet ve 1.000,00 TL geçici maluliyet tazminatlarının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf; Savcılık soruşturma dosyasında alınan rapora göre kazanın oluşumunda davacının asli kusurlu olduğunu, davacının kazaya bağlı iş göremezlik halinin ve zararının ispatlanması gerektiğini, davacının davada dayandığı maluliyet raporuna istinaden Sigorta tahkim komisyonuna yaptığı başvurunun STK Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 22.01.2024 tarihli ve K-2024/35434 sayılı kararı ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından usulden ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından ise esastan reddedildiğini, davacının 15.04.2024 tarihinde kendilerine yaptığı başvurunun yetersiz belge ve bilgiye dayandığını, bildirime rağmen eksiklikler giderilmediğinden hasar dosyasının tamamlanamadığını, davacının yaşı itibariyle geçici iş göremezlik talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacının .....plakalı sigortasız aracın çarpması neticesinde yaralanması sebebiyle davacının daimi ve geçici maluliyetinin bulunup bulunmadığı, sürücünün kusur durumu, varsa davacının maluliyet zarar miktarı, davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı, sorumluluk miktarı, talep edilebilecek faiz miktarı hususlarındadır. Sakarya ....Asliye ceza Mahkemesinin 20.... esas sayılı dosyası incelenmiştir. Davacıya ait tıbbi kayıtlar getirtilmiş ve incelenmiştir. Arabuluculuk dosyası ilgili dosya olarak eklenmiş ve incelenmiştir. Davalı Güvence Hesabından hasar dosyası kayıtları istenmiş, 179896 nolu hasar dosyasının cevap dilekçesine ekli olduğu görülmüş ve incelenmiştir. Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenmiş 06.04.2023 tarihli maluliyet raporunun ve raporun düzenlenmesine dayanak tüm tıbbi kayıtlar istenmiştir. Bu raporda uygulanan yönetmelik hükümleri ve tespitlerin kaza sonrasındaki tıbbi kayıtlara dayanmış olması itibariyle davacının %6 oranında daimi maluliyetini tespit eden -Üniversitenin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca hazırlanmış- bu heyet rapor yeterli görülmüş ve hükme esas alınmıştır. Kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı ve varsa oranı hususunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor istenmiştir. ATK Trafik ihtisas dairesi tarihli raporunda araç sürücüsü ......'ın -yola gereken dikkatini vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmeye çalışan mağdur yayaya karşı zamanında ikaz ile birlikte etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği gerekçesiyle %25 oranında tali kusurlu olduğu, 2016 doğumlu Mağdur yaya ....'ın yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %75 (yüzde yetmiş beş) oranında etken olduğu bildirilmiştir. ATK raporundaki kusur teşkil eden eylemlere yönelik tespitlerinin oluşa uygun olduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin rapora yönelik itirazları reddedilmiştir. Aktüerya bilirkişisisi 21/07/2025 tarihli raporunda davacının yaşı itibariyle geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını, mevcut maluliyet oranına ve sürücünün tespit edilen kusur durumuna göre 255.014,13 TL daimi iş göremezlik zararının oluştuğunu bildirmiştir. Uygulanan hesaplama yöntemi ( TRH 2010 tablosu esas alınarak Progresif Rant Formülüne göre) itibariyle rapor isabetli bulunmuş ve hükme esas alınmıştır. Davacı vekili 24/07/2025 tarihli dilekçesi ile daimi maluliyet tazminat talebini ıslah ederek 255.014,13 TL daimi maluliyet (maddi) tazminatının davalı Güvence Hesabından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş ve talebini harçlandırmıştır. Davalı taraf ıslaha karşı zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi itibariyle uygulanacak zamanaşımı uzamış ceza zamanaşımı olduğundan bu savunma kabul görmemiştir. Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının çocuk olduğu ve gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır. Davacının 18 yaşından küçük olduğu döneme ilişkin olarak kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararı oluşacaktır. (Yargıtay 17 HD 2019/4271 Esas 2021/40 Karar) Aktüerya raporunda sürekli iş göremezlik zarar hesaplaması kaza tarihinden itibaren yapılmıştır. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de düzenlenmiştir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de, bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 17 HD 2015/4618 Esas 2017/10383 Karar) Çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. .....'ın sevk ve idaresindeki kazaya karışan .....plakalı aracın kaza tarihi 22/09/2022 saat 08.30 itibariyle zorunlu trafik sigortasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağında sigorta bitiş tarihi olarak 22/09/2023 yazılmış ve trafik sigortacısı Türkiye Sigorta AŞ gösterilmiş ise de bu poliçenin kazadan sonra düzenlendiği ve kazayı kapsamadığı açıktır. Davalı güvence hesabına yapılan başvurunun evrak kayıt tarihinin 15/04/2024 olduğu, cevap dilekçesine ekli evraktan anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalının temerrüt tarihi 8 iş gününün bitimi olan 25/04/2024 olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; 22/09/2022 tarihinde saat 08.30 sıralarında sürücü .....'ın sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobili ile ..... Sokağı takiben ....Kafe istikametinden ....Dondurma istikametine sol şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiği esnada otomobilinin ön kısımlarıyla; seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmeye çalışan 2016 doğumlu davacı yaya ....'a çarpması ile neticelenen dava konusu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, Kaza sonucunda davacı küçüğün kafatasında kırık oluşturan yaralanmasının %6 oranında daimi maluliyet teşkil ettiği, Sürücü ....sevk ve idaresindeki otomobili ile gündüz vakti meskun mahal içerisindeki seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmeye çalışan mağdur yayaya karşı zamanında ikaz ile birlikte etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla; meydana gelen kazada %25 oranında tali kusurlu olduğu, Davacının yaşı itibariyle geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağı ancak kaza tarihinden itibaren oluşacak daimi maluliyeti kaynaklı maddi zararının 255.014,13-TL olduğu, Aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığından davalı Güvence Hesabının yasal olarak ZMMS limitleri dahilinde bu zarardan sorumlu olduğu, meydana gelen zararın limitler dahilinde kaldığı, Anlaşılmakla, 1000 TL değerle açılan geçici iş göremezlik zarar talebinin reddine, 255.014,13-TL daimi iş göremezlik zararının ise temerrüt tarihi olan 25/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Güvence Hesabından alınarak davacıya ödenmesine, Dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kısmen kabulüne, a-Davacının daimi maluliyet (maddi tazminat) tazminat talebinin kabulüne, 255.014,13-TL maddi tazminatın 25/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Güvence Hesabından alınarak davacıya ödenmesine, b-Davacının geçici maluliyet tazminat talebinin reddine, 2-Hükmolunan toplam maddi tazminat miktarı (255.014,13 TL) üzerinden hesaplanan 17.420,01 TL nispi karar harcından başlangıçta kısmi maddi tazminat talebi için yatırılan 427,60 TL'nin ve daha sonra ıslah harcı olarak yatırılan 853,93 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.138,48 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan ve kabul oranından bağımsız tamamen davalı sorumluluğunda kalan 1.281,53 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti , 3.750,00-TL ATK rapor gideri ve 313,00-TL posta gideri olmak üzere toplamda 12.490,60-TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 12.441,80 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabulucu giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,
9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/02/2026
Katip e-imza
Hakim e-imza