İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/389 E. 2025/1034 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/389
- Karar No
- 2025/1034
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/389 Esas KARAR NO : 2025/1034 Büyükçekmece İcra Dairesi : ... Esas
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 26/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2025 İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar 07/02/2024 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin turizm sektöründe danışmanlık, uçak biletleme gibi hizmetler verdiğini, davalı firma yurtdışı konaklama rezervasyonlarında müvekkili şirkete hizmet veren alt acente olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı firmadan otel rezervasyonları alınarak müşterilere satış işlemi yapıldığını, bir kısım müşteriler tarafından iptal edilen rezervasyonlar olduğundan müşterilere para iadesi sağlandığını, davalı firma ile yapılan 19/04/2018 tarihli mutabakat ile müvekkili şirketin 67.967,36 TL alacaklı olduğunu, akabinde taraflar arasında ticari ilişkin devam ettiğini, cari hesap 76.662,56 TL olduğunu, davalı firma tarafından ödemeler yapılmadığından davalı firma aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalı firma tarafından takibe yapılan yetki itirazının üzerine dosyanın Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının iddia ettiği zararın gerçekleştiği yerin mahkeme yetki sınırında olmadığını, müvekkili şirketin İstanbul Esenyurt'ta olması sebebi ile İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkili olmayıp Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, dava şartı arabuluculuk son tutanağı bir haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunulmadığını, işbu usul şartının eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkiline ödeme emrinin ekindeki cari hesap ekstresi tebliğ edilmediğini, ticari defter ve belgeler incelendiğinde müvekkilinin alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, dosyaya otel rezervasyonun yapıldığında ve iptal edildiğine dair belge sunulmadığını, rezervasyon iptalinin olması halinde müvekkiline ihtarname ile bilgi verilmesi gerekirken herhangi bir ihtarname tebliğ edilmediğini, faiz talebinin kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 76.662,56 TL asıl alacağın tahsili için cari hesap alacağına ilişkin ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 27/01/2025 havale tarihli raporunda; davacı tarafın kestiği faturaların E-Arşiv portalından davalı yana gönderildiği ve yapılan incelemelerde her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize ait olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin 2018 yılına ait olduğunu, davacı ve davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde 76.662,56 TL Hizmet Alımı-Satımı olduğunu, davacı ve davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde 76.662,56 TL ödeme yapıldığı görüldüğünü, davacı tarafından dava dosyasında her ne kadar 19.04.2018 tarihinde taraflar arasında 31.02.2018 tarihine ait 67.967,37 TL mutabakat mektubu yer alsa da taraflara ait 31.03.2018 tarihindeki cari hesabında dönem bakiyesinin her iki tarafında ticari defter ve cari hesap ekstresinde incelendiğinde bakiyelerin 584,24 TL olduğu bu hususta da her iki tarafta bakiyesinin sabit ve mutabık olunduğunu, davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2018 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığını, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği ve yine yapılan incelemelerde faturalara istinaden de ödemeler yapıldığı da görülmüş olduğundan bu hususta iki tarafında kanuni sürelerde itilaf yaşamadığı görüldüğünü, davacı tarafın davalıdan kaydı olarak 0,00 TL tutarında alacaklı olmadığını bildirmiştir. Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 21/04/2025 havale tarihli ek raporunda; davalının ticari defterlerinde tek Düzen Hesap Planına ve Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliğlerine uygun 01 20026 20026 .... Turizm hesabında kısa vadeli olarak kayıtlı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılında başladığı ve en son 2018 yılında sonlandığı 31.12.2018 tarihi itibari ile ise davalı tarafın davacı yana borç bakiyesinin 0,00 TL olduğu görüldüğünü, davacı tarafından 128 şüpheli hesaba aktarıldığı 11.02.2025 tarihli itiraz dilekçesi ekinde yer almış ise de tarafına beyan edilen cari hesap bakiyesinde rakamın 0,00 TL ile dilekçe ekinde sundukları cari hesap bakiyesinin 76.662,56 TL olduğu iki cari hesap arasında farklı olduğunu, tarafınca hangi hesabın doğru olduğu tespiti yapılmasının mümkün olmadığını, bu hususta şirketin Mali Müşaviri tarafından tarafına 13.11.2024 tarihinde iletilen belgelerde davacı tarafın davalı yandan bakiye alacağının 0,00 TL olduğunu, şayet davacı tarafından söz konusu bakiyenin 128 şüpheli hesaba aktarılmış olsaydı tarafına iletilen son cari hesap bakiyesinde 120 hesaba devir kaydının mevcut olması gerektiğini, bu hususta davacı tarafından muhasebe kaydının ispatlanması halinde 76.662,56 TL aksi halde her iki tarafında ticari defter ve cari hesap ekstresinde incelendiğinde bakiyelerin 584,24 TL olduğu bu hususta da her iki tarafta bakiyesinin sabit ve mutabık olunduğunu, davacı yanın davalıdan kaydı olarak 0,00 TL tutarında alacaklı olmadığını bildirmiştir. Davacı vekiline 17/09/2025 tarihli duruşmasında yemin teklifinde bulunacaksa yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık ihtarlı kesin süre verildiği, 26/11/2025 tarihli duruşmada davalı şirket yetkilisi ... (TC:...);"Davalı ... TİC.LTD.ŞTİ. davacı ... ACENTASI A.Ş.’dan iptal edilen rezervasyonlara dayalı olarak 76.662,56-TL tutarında bir borcumuzun bulunmadığına, davacıya bu bedeli ödemekle yükümlü olmadığımıza namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim, şu anda mahkeme huzurunda yapmış olduğum yeminimde sebat( ısrar) ediyorum" şeklinde yemin beyanında bulunmuştur. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, yemin metni içeriğine göre; taraflar arasında rezervasyon hizmetinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formlarının incelenmesinden davacının alacak iddiasını ispatlayamadığı, davacı tarafın yemin deliline dayanması sonrasında davalı şirket yetkilisinin usulüne uygun olarak yemini eda ettiği anlaşılmakla davanın reddi ile davacının icra takibi yapmasında kötü niyeti bulunmadığından tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.309,21 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 693,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır