İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/387 E. 2025/889 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/387
Karar No
2025/889
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/387 Esas KARAR NO: 2025/889 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 03/06/2024 KARAR TARİHİ: 17/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına tescilli ----- marka araç ile davalının ---- sigortası ile sigortaladığı ------- karıştığını, kaza sonrası hemen kolluk trafik ekiplerinin arandığı ve benzinliğe gelen trafik polislerinin alelacele kaza tespit tutanağı düzenleyerek müvekkili 2918 sayılı KTK nun 46/2-B maddesi gereğince %100 kusurlu olarak gösterdiğini, kaza nedeniyle her iki aracın da benzinlik dışında seyir halindeyken, kaza sebebiyle benzinliğe kadar girmiş olmalarından ve kazanın oluşumunu gösteren mobese görüntülerinden de anlaşılacağı üzere karşı tarafın aracı en sağ şeritte trafiğin yoğun olduğu ve yavaş aktığı ortamda toplu taşıma araçlarına ait durakların da olduğu en sağ şeritte aşırı hızla giderek KTK 46/1-a maddesini ihlal ettiğini, bu itibarla Kaza Tespit Tutanağının somut olgularla ve kazanın oluş biçimi ile uyarlı olmadığını, karşı tarafın aşırı hızla seyrettiği kazanın benzinlik girişinde olmasına rağmen kazanın etkisiyle her iki aracın da benzinliğin içine kadar sürüklenmiş olmasından da belli olduğu bahisle müvekkile %100 kusur izafe edilmesinin kanuna, hukuka ve hakkaniyete uyarlı olmayacağını, anılan sebeplerle haklı olduğu halde haksız konuma düşürülen müvekkili aracında 56.500 TL'lik hasar meydana geldiği ve müvekkilin kazasız ve hasar kaydı olmayan araçta iş bu kaza nedeniyle hasarlı ve kazalı tramer kaydı oluştuğunu, müvekkili aracında oluşan hasar nedeniyle hasar bedelini tespit için eksper raporu düzenlenmesini talep etmişse de müvekkilin %100 kusurlu olduğundan bahisle eksper gelmediği ve rapor düzenlenmediğini, karşı tarafın aracı davalı tarafından hem ----- yapılmış olduğu hasar ve tamir bedeli gereğinden fazla yüksek gösterildiğini, ufak bir masraf ile tamiri mümkün olan yerler kasko sigortası kapsamında yenisi ve orijinali ile değiştirilerek 223.749,99 TL gibi aşırı yüksek hasar tamir bedeli ve 105.351 TL Araç değer kaybı olmak üzere toplam 329.100,99 TL gibi aşırı yüksek bir tamir bedeli ve değer kaybı olarak gereğinden fazla şişirildiğini, Bunun 200.000 TL'si (Poliçe üst limiti) müvekkilin aracını -------- edildiğini, kalan 129.100,99 TL'si de rücuen müvekkilden talep edildiğini, bundan başka tamir yerine değiştirilen parçaların sovtaj bedeli davalı tarafından hesaba katılmadan müvekkilden haksız talepte bulunulduğunu, bu nedenlerle; müvekkilin aracıyla kazaya karışan ve davalının ----- marka aracın gerçek tamir bedelinin ve değer kaybının hesaplanmasını bu mümkün değilse aynı araçta değiştirilen parçaların sovtaj bedelinin bahse konu tamir bedelinden indirilmesini ve yeni ortaya çıkacak duruma göre araç değer kaybının hesaplanmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, iddia ettiği kamera kayıtlarını taraflarına tebliğ etmediğini, bu hususta tebliğden sonra beyanda bulunma hakkını saklı tuttuğunu, aracın hasar onarımı için yapılması gereken masraf belirli olup bu hususta belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, aracın piyasa rayicine göre değer kaybının da tespiti mümkün olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirket sigortalısının olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafça tutanağın aksini ispata yarar delil sunulamadığını, davacının ilgili olduğu aracın daha önce aynı parçalarının hasara uğrayıp uğramadığını, başkaca kazaya karışıp karışmadığını, hasarlandığı iddia edilen parçaların kazayla uyumlu olup olmadığının tespitini, başvuru sahibinin aracındaki müvekkili şirket sigortalısının kusuru nedeniyle oluşmuş olması gerekmekte olup hasar miktarının da net olarak tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf olan borçlu üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:---- yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen hasar tazminat bedelinin kazaya karışan aracın -------sigortacısından tahsili talebine ilişkindir. Somut olayda; 05.01.2024 tarihinde davacı tarafın kaza tarihinde maliki olduğu --- plaka sayılı araç ile davalı şirkete sigortalı --- sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı aracında hasar meydana gelmesi nedeniyle hasar onarım bedelinin ve değer kaybı bedelinin kazada kusurun sigortalı araç sürücüsünde olduğu iddiası ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor ile davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı ---- plakalı aracı sevk ve idare eden sigortalı sürücünün dava konusu 05.01.2024 tarihli kazanın oluşumunda %25 kusurlu olduğu, davacıya ait bulunan ----- plakalı aracın ise %25 oranında kusurlu olduğu, bilirkişi incelemesi ile dava konusu araçta meydana gelen hasar bedelinin 56.500,00 TL, değer kaybı bedelinin ise 90.000,00 TL olarak hesaplandığı, işbu bedelin %25 kusur oranına göre karşılığının 15.280,00 TL hasar bedeli ve 22.500,00 TL değer kaybı bedeli olacağının tespit edildiği, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin limitinin 200.000,00 TL olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafından sunulan 26.06.2025 tarihli talep arttırım dilekçesi de dikkate alınarak 15.280 TL hasar tazminatı ve 22.500 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 37.780,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Faiz başlangıç ve türü bakımından yapılan değerlendirmede; Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Somut olayda; davacı tarafça dava tarihinden evvel davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğuna ilişkin başvuru evrakı bulunmadığından ve davalı şirkete sigortalı aracın ticari vasıfta olması nedeniyle hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 15.280 TL hasar tazminatı ve 20.000 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 32.780 TL nin 03/06/2024 dava tarihinden itibaren bankaların uyguladığı en yüksek mevduat faiziyle (avans faiz oranını geçmemek üzere) birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.580,75 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 427,60 TL peşin harç ve 559,80 TL ıslah harcından mahsubuyla bakiye 1.593,35 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 559,80 TL ıslah harcı toplamı olan 1.415,00 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 8.129,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 37.780,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/387, K. 2025/889, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-387-e-2025-889-k-37d48045dd75