İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/367 E. 2026/146 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/367
- Karar No
- 2026/146
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/367 Esas KARAR NO : 2026/146 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2024 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının asansörlerin, yürüyen merdivenlerin, yürüyen yolların, otomatik ve döner kapıların bakım ve onarımı dahil kurulum işleri faaliyeti ile iştigal ettiğini, davalının, davacı ile pek çok projede çalıştığını ve karşılığında doğan alacağın çeşitli tarihli faturalar ile faturalandırıldığını, zaman içerisinde kesilen faturalara ilişkin ödemeler yapıldığını, bakiye 130.653,33TL’lik alacağa ilişkin olarak müteaddit kez davacı tarafından talepte bulunulmasına karşın, davalının ödeme yapmaktan kaçındığını bu sebeple ... 26. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli bir biçimde itiraz eden borçlunun takibin durmasına neden olduğunu, borçlunun borca itirazı herhangi bir hukuki delile veya vakıaya dayanmayıp yalnızca borç inkarı ve alacağı sürüncemede bırakma amacı içeren bir itirazdan ibaret olduğunu açıklanan nedenlerle; davalının ... 26.İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, İcra takibine kötüniyetli biçimde itiraz eden davalının %20’den az olmamak üzere inkar tazminatı ile mahkumiyetini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının arabuluculuk faaliyeti gerçekleştirmediğini, bu nedenle davanın usulden reddedilmesini, müvekkilinin davacıdan almış olduğu hizmetlerin karşılığında ödeme yaptığını, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafla ticari ilişkinin var olması, davacı tarafın iddialarının doğru olduğu sonucunu doğurmadığını, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki cari hesap ilişkisinde, ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya üzerinden gönderilen ödeme emrine konu olan, davacı şirketin 130.653,33 TL bakiyesi olduğuna dair verilen beyanın gerçeğe uymadığını, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, herhangi bir borcunun olmadığının görüleceğini, dosyaya sunulan ihtarnamelerde müvekkili şirket cezai şart talep etmemenin yanı sıra, işlerin tamamlanabilmesi adına kendi işçileriyle birlikte taşeron davacı şirketle birlikte işleri tamamladığını, tüm bunlara rağmen davacı şirket tarafından ek ücret talebinde bulunulduğunu ve bu isteğin müvekkili şirket tarafından reddedildiğini, davacı tarafa bu hususların ihtar ile bildirildiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı hizmet etmiş olmasına rağmen 130.653,33 TL bakiye olduğundan bahisle haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacıya böyle bir borcu bulunmadığından işbu icra takibinde haklı olarak itiraz edildiğinden müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davanın reddini, davacının haksız ve kötü niyetli hareket etmiş olduğundan %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf davalı ile pek çok projede çalışıldığını ve karşılığında doğan alacak çeşitli tarihli faturalar ile faturalandırıldığını, davalının bakiye 130.653,33TL’lik alacağa ilişkin olarak müteaddit kez davacı müvekkil tarafından talepte bulunulmasına karşın, davalı borçlunun ödeme yapmaktan kaçındığını bu sebeple davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını davalının bu takibe itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptalini talep etmiştir. ... 26. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...A.Ş, borçulunun dosyamız davalısı ... Tic. A.Ş olduğu alacak kaleminin 130.653,33 TL asıl alacak, 23.517,60 TL KDV, 748,05 TL KDV ve 4.155,85TL işlemiş faiz olmak üzere 159.074,83TL olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır. Dosya SMMM bilirkişine tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 17/02/2025 tarihli raporda; Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde davacı firmanın ...tarih ... sayılı ticaret sicil gazetesi ile tescil edilerek şahıs firmasından anonim şirkete dönüştüğü, tescil tarihi öncesi davacı anonim şirketin ünvanının “...” olduğu, Davacı kayıtlarında bulunan 206.009,23 TL 106.499,61 TL =99.509,62 TL ve 320 ticari borçlar hesabı 6.309,62 TL, davalının nevi değişikliği öncesi 93.200 TL davacıdan alacaklı olduğu, Davalı şirket kayıtlarında şahıs firmasına borç olmadığı, Davalı kayıtlarında davacıya borcu olmadığı, Davacı kayıtlarında davalıdan 130.653,23 TL alacaklı olduğu, davacı talebinin 46.256,00 TL “si ... nolu 31.07.2019 tarihli faturadan kaynaklı olup, somut olayda nevi değişikliği sonrası uyuşmazlığın davalı tarafın düzenlemiş olduğu .... projesine istinaden davalı eksik işler olduğu iddiası ile ... nolu 31.07.2019 tarihli 46.256,00 TL tutarlı faturasında toplandığı, ....projesine istinaden davalı eksik işler olduğu iddiası ile ... nolu 31.07.2019 tarihli 46.256,00 TL tutarlı fatura düzenlemiş, davacı taraf ise eksik iş olmadığını iddia etmektedir. Eksik iş olup olmadığı, varsa eksik işlerin davalı tarafça tamamlanıp tamamlanmadığının tespiti mali açıdan uzmanlık alanım dışındadır. Bu konuda takdir sayın mahkemeye ait olduğu, Nevi değişikliği sonrası dönem 46.256,00 TL bakiye farkı açısından; davacının düzenlemiş olduğu ... nolu 12.02.2021 tarihli 7.500 TL *KDV ( KDV dahil 8.850 TL) tutarlı fatura davacının kayıtlarına alması gerektiği, Davalı tarafın eksik işler olduğu iddiasında haklı olduğu kanaati sayın mahkemenizce hasıl olması durumda davacıya borcu olmadığı, - Davacının eksik iş yapmadığı, işi 96100 tamamladığı kanaati sayın mahkemenizce hasıl olması durumunda ise davalının düzenlemiş olduğu 46.256,00 TL faturanın yersiz olduğu ve (46.256,00 TL — 8.500 TL) 37.756 TL tutarı kadar davacıya borçlu olduğu, Nevi değişikliği öncesi dönem 93.200,00 TL bakiye farkı açısından; Nevi değişikliği öncesi uyuşmazlık konusu ise davalı tarafça düzenlenmiş 05.11.2018 tarihli ... nolu aşağıdaki faturanın davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Fatura içeriğinden davalı tarafça yansıtılan ceza bedeli olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda davacının kayıtlarında neden olmadığı davalının mezkur faturayı haklı olarak düzenleyip düzenlemediğinin incelenmesi gerektiği, fatura içeriğindeki hususların uzmanlık alanımda olmadığı takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, 05.11.2018 tarihli ... nolu faturanın davalı tarafça düzenlemesinde haklı olduğu kanaati hasıl olması durumunda davalının nevi değişikliği öncesi döneme borcu olmadığı, Davalı tarafça düzenlenmiş olan ... nolu 31.07.2019 tarihli 46.256,00 TL tutarlı ve 05.11.2018 tarihli ... nolu 93.200,00 TL faturaların içeriklerinin incelenmesi gerektiği fatura içeriklerindeki cezai şart bedeli ve eksik iş olup olmadığının tespitinin uzmanlık alanımda olmadığı, Mezkur faturaların kabulü halinde davalının davacıya borcu olmadığı yönünde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi heyetine sözleşme hukukçusu, asansör tesisatı bilirkişisi eklenip alınan 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise;Teknik İnceleme Neticesinde; Dosyaya sunulan belge ve bilgiler ışığında asansörlerin yapım ve gecikmesinde davacının bir kusurunun ve ayıbının bulunmadığı, Mali İnceleme Neticesinde: Mali açıdan kök rapordaki görüşlerimizde değişiklik olmadığı, Nevi değişikliği öncesi dönem 93.200,00 TL bakiye farkı açısından; Nevi değişikliği öncesi uyuşmazlık konusu ise davalı tarafça düzenlenmiş 05.11.2018 tarihli 660106 nolu aşağıdaki faturanın davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Fatura içeriğinden davalı tarafça yansıtılan ceza bedeli olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda davacının kayıtlarında neden olmadığı davalının mezkur faturayı haklı olarak düzenleyip düzenlemediğinin incelenmesi gerektiği, fatura içeriğindeki hususların uzmanlık alanımda olmadığı takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Davacı kayıtlarında bulunan 206.009,23 TL — 106.499,61 TL - 99.509,62 TL ve 320 ticari borçlar hesabı 6.309,62 TL, davalının nevi değişikliği öncesi 93.200 TL davacıdan alacaklı olduğu, Davacı kayıtlarında davalıdan 130.653,23 TL alacaklı olduğu, davacı talebinin 46.256,00 TL “si ... nolu 31.07.2019 tarihli faturadan kaynaklı olup, somut olayda nevi değişikliği sonrası uyuşmazlığın davalı tarafın düzenlemiş olduğu ...projesine istinaden davalı eksik işler olduğu iddiası ile ... nolu 31.07.2019 tarihli 46.256,00 TL tutarlı faturasında toplandığı, Davacının düzenlemiş olduğu ... nolu 12.02.2021 tarihli 7.500 TL *KDV ( KDV dahil 8.850 TL) tutarlı fatura davacının kayıtlarına alması gerektiği, Davacının eksik iş yapmadığı, işi %100 tamamladığı kanaati sayın mahkemenizce hasıl olması durumunda ise davalının düzenlemiş olduğu 46.256,00 TL faturanın yersiz olduğu ve (46.256,00 TL - 8.500 TL) 37.756 TL tutarı kadar davacıya borçlu olduğu şeklinde rapor ibraz etmiş ve 17/11/2025 tarihli ek raporda ise;Nevi değişikliği sonrası dönem 46.256,00 TL bakiye farkı açısından; davacının düzenlemiş olduğu ... nolu 12.02.2021 tarihli 7.500 TL *KDV ( KDV dahil 8.850 TL) tutarlı fatura davacının kayıtlarına alması gerektiği ve Nevi deği; incesi dönem 93.200,00 TL bakiye farkı açısından; Nevi değişikliği öncesi uyuşmazlık konusu ise davalı tarafça düzenlenmiş 05.11.2018 tarihli .. nolu faturanın davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Fatura içeriğinden davalı tarafça yansıtılan ceza bedeli “olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça düzenlenmiş olan ... nolu 31.07.2019 tarihli 46.256.00 TL tutarlı ve 05.11.2018 tarihli ... nolu 93.200.00 TL faturaların asıl olması durumunda davacının davalıdan kayıtlarında yer alan 130.653,23 TL ve davacının kayıtlarında yer almayan davacının düzenlemiş olduğu ...nolu 12.02.2021 tarihli 7.500 TL *KDV ( KDV dahil 8.850 TL) fatura ile birlikte toplam davacının alacağının 139.503,23 TL olduğu, Davacının ... 26.İcra Dairesi... E — nolu dosyasında ödeme emrinde 130.653,33 TL asıl alacak, 23.517,60 TL KDV, 748,05 TL KDV, 4.155,85 TL faiz talebi olup davacının 130.653,33 TL asıl alacağı kayıtlarında yer almakta olup KDV talebi yönünden davacının cari hesaplarında 130.653,33 TL bakiye içerisinde fatura KDV leri bulunmakta olup ayrıca talep olunan 23.517,60 TL KDV, 748,05 TL KDV anlaşılamamış olup takdir sayın mahkemenindir. Faiz talebi yönünden ise davacının talebinin yerinde olduğu şeklinde ek rapor ibraz edilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Tarafların defterlerinin incelenmesi neticesinde taraflar arasındaki kayıtlardaki uyumsuzluğun ve itilafın davalı tarafça düzenlenmiş 05.11.2018 tarihli ... nolu 93.200,00 TL bedelli davalı tarafça yansıtılan ceza bedeli faturasının davacı kayıtlarında bulunması gerekip gerekmediği ve davalı tarafın düzenlemiş olduğu ... projesine istinaden davalı eksik işler olduğu iddiası ile ... nolu 31.07.2019 tarihli 46.256,00 TL tutarlı faturasında toplandığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere davacının kendi düzenlediği düzenlemiş olduğu GIB2021-010 nolu 12.02.2021 tarihli 7.500 TL *KDV ( KDV dahil 8.850 TL) tutarlı fatura davacının kayıtlarına alması gerektiği bu faturayı kayıtlara almadığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile teknik bilirkişi asansörlerin yapım ve gecikmesinde davacının bir kusurunun ve ayıbının bulunmadığını tespit etmiştir. Bu durumda davalının davacıya cezai şart ve eksik işler sebebiyle fatura kesmesi hukuken mümkün değildir. Bu sebeple davalının davacıya düzenlediği 05.11.2018 tarihli ... nolu 93.200,00 TL bedelli davalı tarafça yansıtılan ceza bedeli faturasının ... nolu 31.07.2019 tarihli 46.256,00 TL tutarlı eksik işler faturasının düzenlenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı ve davalının davacıya bu faturaları haksız olarak düzenlediği kanaatine varılmış. Bu durumda bu iki faturanın haksız olduğu anlaşıldığından davacının alacağının 139.503,23 TL olduğu ancak davacı taraf kendi düzenlediği 12.02.2021 tarihli 7.500 TL *KDV ( KDV dahil 8.850 TL) tutarlı faturayı kendi kayıtlarına almaması sebebiyle davacı defterlerinin davacı aleyhine bu fatura yönünden delil niteliği bulunduğundan davacı alacağınından bu faturanın mahsup edilmesi neticesinde davacının davalıdan 130.653,33 TL alacağı bulunduğu anlaşılmış, bilirkişi raporları ile davacının faiz talebinin yerinde olduğu tespit edildiğinden davacının 4.155,85 TL işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varılarak, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... 26. icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 130.653,33 TL asıl alacak ve 4.155,85 TL işlemiş faiz olmak üzere 134.819,18 TL üzerinden devamına, asıl alacak 130.653,33 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 130.653,33 TL asıl alacak ve 4.155,85 TL işlemiş faiz olmak üzere 134.819,18 TL üzerinden devamına, asıl alacak 130.653,33 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine 2-Reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 9.209,50-TL karar harcından peşin olarak alınan 1.435,87-TL harç ile 485,37-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 7.288,26-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.435,87-TL peşin harç ile 485,37-TL tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 24.255,65-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 18.795,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 15.928,76-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarf edilen toplam 4.500,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 686,25-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 10-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.051,00 TL'nin davalıdan, 549,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır