İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/356 E. 2026/148 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/356
- Karar No
- 2026/148
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/356 Esas KARAR NO :2026/148
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/06/2024 KARAR TARİHİ:24/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davalı şirket aleyhine, davacı ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında hizmet sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere destek personeli, danışma, yükleme, boşaltma görevlisi, çaycı, ofisboy, temizlikçi vb. olarak hizmet alan davalı - borçlunun ihtiyaçlarına uygun personelin temini ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan 429.838,72 TL (takip konusu alacak kalemlerinden 91.579,22 TLlik tazminat bedeli açıklamalı hizmet bedeline ilişkin fatura işbu itirazın iptali davasına konu etmeyerek ve tüm dava ve talep hakların saklı kalması kaydıyla) bedelli borçlarının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğümün 2023/... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafından yapılan itiraz sonucuna takibin durdurulduğunu, Haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptalinin gerektiği, Borçlunun kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğu, Davalının sözleşme neticesinde alınan hizmete ilişkin faturaların ve cari hesabın varlığına rağmen ilgili icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Davacının, davalı borçlu şirket ile aralarında yapılan sözleşme uyarınca irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlediği ve davalıya gönderdiği, Davalı şirketin almış olduğu hizmetin bedelini cari hesapta da görüleceği üzere 2022 yılından devreden bakiye borçla birlikte 2023 yılı için ilgili faturalar ve alacakların da ödemesini yapmadığını, davacının kendisine yapılan ödemeleri banka aracılığıyla almakta olduğunu, elden ödeme almadığını, Davalı şirketin davacıya herhangi bir ödeme yapmadığı gibi, ilgili icra dosyasına yapılan itirazlarında da ödeme yaptıklarına dair herhangi bir belge, makbuz vs. ibraz edemeyerek davacının alacağını tahsil etmesini engellediğini, takip konusu alacak kalemlerinden 91.579,22 TLlik tazminat bedeli açıklamalı hizmet bedeline ilişkin fatura işbu itirazın iptali davasına konu etmeyerek ve tüm dava ve talep haklarımız saklı kalması kaydıyla kabulü, İtirazın iptali ve takibin devamını, Talep edilen asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle, Borcun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanca talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığı, Davacı şirket ile davalı şirket arasında 10.11.2021 tarihli Hizmet Sözleşmesinin var olduğunu, İşbu Sözleşme'nin "Süre ve Fesih başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrası "HİZMET ALAN işbu sözleşmeyi herhangi bir sebep göstermeksizin, 15 (onbeş) gün önceden yazılı olarak haber vermek kaydıyla dilediği zaman, tazminatsız olarak feshedebileceği, HİZMET ALAN'ın işbu fesih hakkını kullanması halinde YÜKLENİCİ her ne ad altında olursa olsun tazminat talebinde bulunmayacaktır/' hükmünün haiz olduğunu, Sözleşmenin 3.12. maddesinde "İşbu sözleşmenin ifası için YÜKLENİCİ tarafından çalıştırılacak işçilerin işyerlerine ulaşımı ve dönüşleri için servis hizmeti verilmesi işi masrafı kendisine ait olmak üzere YÜKLENİCİ'nin sorumluluğundadır." düzenlemesinin mevcut olduğu, Yapılan incelemelerde davacının işbu yükümlülüğünü ihlal ettiğinin anlaşıldığı ve davacının yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle işçilerin ulaşımının davalı şirkete sağlanmak durumunda kalınmış olması nedeniyle davalı şirketin zarara uğradığı, davalı şirketin uğradığı zararın miktarı fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere ... numaralı 23.601,68 TL + KDV tutar ihtiva eden fatura ile davacıya fatura edildiği, Anılan faturanın davacı tarafça kabul edildiği, Davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesinin Sözleşme'nin ağır bir şekilde ihlali anlamına geldiği, Taraflar arasındaki Sözleşme'nin 3.5. ve 3.10. maddeleri ile iş sağlığı ve güvenliğine dair her türlü yükümlülüğün davacıya ait olduğunun belirlendiği, Yapılan kontrollerde davacının bu hususta ve sair hususlarda Sözleşme ile kararlaştırılmış kimi yükümlülüklerini de gereği gibi yerine getirmediğinin anlaşıldığını, Davacının Sözleşmeyi ihlal eden eylemlerinin Sözleşme'nin haklı nedenle feshi için yeterli sebep teşkil ettiği, Ancak herhangi bir ihtilafa mahal vermemek adına, yukarıda alıntılanmış, sözleşmenin müvekkil şirketçe tek taraflı feshine dair hükümlere başvurmak davalı tarafça uygun bulunduğu, 10.11.2022 tarihli Hizmet Sözleşmesinin davalı tarafça tek taraflı fesih hükmüne dayanılarak sonlandırıldığını, Ancak yukarıda ifade edildiği üzere Sözleşme hükmüne dayanılarak davacıdan hizmet alımı zaten durdurulmuş halde iken işbu feshin gerçekleştirildiğini, Bu bakımdan davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, Davacı tarafından davalı şirkete haksız olarak düzenlenen faturalara süresi içinde itiraz edildiğiini, Ayrıca teminat mektubunun paraya çevrilmeden önce yükümlülüklerini yerine getirmesi için davacının usulüne uygun olarak ihtar edildiğini, Ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Bu bakımdan müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, Davacı yanca ileri sürülen alacak taleplerinin haksız olduğunu ve ayrıca muaccel olmadığını, Zira davacı yan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini müvekkil şirkete ibraz etmeden teminat mektubunun iadesini talep edemeyeceğini, Davacı şirketin Hizmet Sözleşmesi tahtında çalışmış işçilerin işçilik alacaklarını tamamen ödediğine dair herhangi bir bir belgeyi müvekkil şirkete ibraz etmediğini, İşbu sebeple müvekkil şirketin teminat mektubunu iade etme yükümlülüğünün doğmadığını, hatta Sözleşme hükümleri gereği, davalı şirketin teminatının irat da kaydedebileceği, davalı şirketin davacının alacaklarını teminat olarak tutma hakkına da sahip olduğunu, davalı şirketin temerrüte düşmediği, davalı şirketin Sözleşme'nin 3.9. Madde hükümleri gereği de, herhangi bir surette işçilik alacağı talebine maruz kalırsa davacının istihkakını dondurma ve ödememe hakkına sahip olup yukarıda da ifade edildiği üzere davacı yanın açıkça davacı şirketten işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı bedellerini talep edip, müvekkil şirketten işçilik alacağı talebinde bulunduğunu, davalı şirketin davacıya bir borcu bulunmasa da işbu hususa bir kez daha dikkat çekmek gerektiğini, Ayrıca davacı Sözleşme gereği işçilerin her türlü işçilik alacaklarının ödendiğini, SGK primlerinin yatırıldığı ve sair işverene ait her türlü yükümlülüklerin yerine getirdiğini de ispatlamak durumunda olup davacı yanın ne davalı şirkete ne de huzurdaki dava dosyasına bu yönde bir belge ibraz etmediğini, Zira davalı şirket davacının yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle teminat mektubunu paraya çevirmiş olduğunu, mektubun iade şartlarından biri de davacının işçilere karşı her türlü yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlaması olduğunu, Davacı yanın bu yönde bir evrak sunamaması da teminatın iadesinin söz konusu olamayacağının ispatı olduğu, Davacı yanın Sözleşme hükümlerine göre 10.000 USD tutarlı kesin ve süresiz de bir mektup sunmadığından, mektubun paraya çevrilmesi kaçınılmaz hale geldiğini, Sözleşme hükümleri içerisinde açıkça mektup bedelinin irat kaydedilebileceğinin de düzenlendiği, Bu bakımdan huzurdaki davanın haksız olduğu, Davacının hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan ve haksız kazanç elde etme çabasıyla açılmış olan davasının reddini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davacı yana yükletilmesi, kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame eden davacı yan aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir. DELİLLER Davaya konu icra dosyası, cari hesap özeti, faturalar incelenmiş ardından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava dosyasına eklenen .... icra dairesi 2023/... ESAS sayılı dosyanın incelenmesinde, 429.838,72 TL üzerinden 2022 yılı devir eden bakiye, ödenmemiş faturalar ve teminat mektubuna ilişkin cari hesap alacağı (İstenen: Yıllık 7TK.1530. Madde Temerrüt Faizi) tahsili istenerek ,borcun sebebinin 2022 YILI devir eden bakiye, ödenmemiş faturalar ve teminat mektubuna ilişkin cari hesap alacağı 429.838,72 TL olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasından akdedilen sözleşmeyi Davalı tarafın 21.12.2022 tarihli ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile tek taraflı fesih ettiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 8.Maddesinde Süre ve Fesih başlıklı kısımda, "8.1. İşbu sözleşme 10.11.2021 tarihinden başlamak üzere bir(l) yıl süre İle geçerlidir. HİZMET ALAN İşbu sözleşmeyi herhangi bir sebep göstermeksizin, 15 (onbeş) gün önceden yazılı olarak haber vermek kaydıyla dilediği zaman, tazminatsız olarak feshedebilecektir. HİZMET ALAN'ın İşbu fesih hakkını kullanması halinde YÜKLENİCİ her ne ad altında olursa olsun tazminat talebinde bulunmayacaktır. 8.2. Sözleşme süresinin bitiminden 15 gün önce HİZMET ALAN tarafından, sözleşme süresinin uzamayacağı bildirilmedikçe sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha uzamış sayılacaktır. HİZMET ALAN'ın her hal ve şartta onbeş gün önceden yazılı olarak bildirmek kaydıyla, sebep bildirmeksizin, tazminatsız fesih hakkı vardır." Şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin 6.Maddesinde Kesin Teminat başlıklı kısımda da; "6.1. YÜKLENİCİ İşbu sözleşme nedeniyle taahhüt ettiği borç ve yükümlülükler ile yasal yükümlülüklerinin teminatı olarak HİZMET ALAN'a 10.000,00 $ (U.S. Dolar) tutarında kesin ve süresiz teminat mektubu verecektir. İşbu teminat mektubu en geç 10.11.2021 tarihine kadar HİZMET ALAN'a teslim edilecektir.. Belirtilen bu tarihe kadar YÜKLENİCİ teminat mektubu teslim edilmez İse İşbu sözleşme HİZMET ALAN tarafından derhal feshedilebilecektir. Belirtilen teminatın sağlanmamasına rağmen sözleşmenin yürürlüğe girmesi, HİZMET ALAN' ın, bu teminat tutarında hak edişi YÜKLENİCİ' ye ödemeyerek bloke etmesine engel değildir. 6.2. YÜKLENİCİ, İşbu sözleşme ve eklerinde yer alan ve/veya mevzuattan doğan yükümlülüklerinden herhangi birini kısmen veya tamamen, gereği gibi ifa etmediği takdirde, HİZMET ALAN 'ın protesto çekmesine veya hüküm almasına gerek kalmaksızın kesin teminatı İrat kaydetmesini kabul etmektedir. Ayrıca HİZMET ALAN'ın zararının teminat miktarından fazla olması halinde YÜKLENİCİ İlk talep üzerine artakalan meblağın tazminini üstlenmeyi kabul etmektedir. 6.3. İşbu sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde YÜKLENİCİ çalıştırdığı İşçilerin fesih tarihine kadar oluşmuş tüm kanuni haklarım ödemek zorundadır. Ancak işçilerin bu tür alacaklarının YÜKLENİCİ tarafindan ödenmemesi durumunda, İşçinin talebi veya kesinleşmesine gerek olmaksızın bir mahkeme kararı uyarınca ödenmesi talebiyle karşılaşırsa HİZMET ALAN, talep miktarı kadar YÜKLENİCİ'nin istihkakını bloke etmeye ve kendisine tevdi edilmiş tüm teminatları İrat kaydetmeye yetkili olduğu gibi, YÜKLENİCİ hakkında yasal yollara da başvurabilir." Denilmektedir. Sözleşme gereğince kesin ve süresiz 10.000 USD bedelli bir teminat mektubunun süresi içinde verilmediği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda özetle, Mali ve nitelikli hesaplamalar yönüyle yapılan tüm değerlendirmeler doğrultusunda, davacının cari hesapları sonucunda Davacının alacağının 76.536,55 TL olduğu, s Onun dışında kesilen tazminat veya cezai faturaların sözleşmeye göre uygun olmadığı, Davacı şirket, Hizmet Sözleşmesi kapsamında kendi uhdesinde çalışan işçilerin işçilik alacaklarını tamamen ödediğine dair herhangi bir belgeyi davalı şirkete veya işbu dosya kapsamında sunmadığı, bu nedenle de davalı şirketin teminat mektubunu iade etme yükümlülüğü de oluşmadığı, tespit edilmiştir. GEREKÇE Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir. Delil olarak; icra dosyası, fatura, cari hesap ekstresi, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Defter kayıtlarının incelenmesinde, Davacının cari hesap alacağının 76.536,55 TL olduğu, davalının bu alacağa karşılık 12/12/2022 tarihinde yukarıda görüldüğü üzere 247 ve 248 nolu iade faturası düzenlediği davacının düzenlenen iade faturalarından 2022 yılında 247 nolu faturayı kayıtlarına intikal ettirdiği, kayıtlarına aldığı 247 nolu faturaya 24.01.2023 tarihinde ... nolu iade faturası düzenlediği ve davalı tarafın kendisine düzenlenen iade faturasını ve 2023/01 dönemi için düzenlemiş olduğu temizlik bedeli faturasının defterlerine kaydetmediği, söz konusu faturayı 02.02.2023 tarihli ... noterinden ... nolu ihtarname ile kabul etmediklerin yönünde ihtar çektiği anlaşılmıştır. Davalı taraf 21.12.2022 Tarihli ....Noterliği ... Keşide nolu ihtarname ile, " .... Sözleşmenin Sorumluluk başlıklı 3. maddesinde şirketimizin tek taraflı kararı doğrultusunda işçi sayısının azaltılabileceği ve belirli bir sayıda işgücü talebinin taahhüt edilmediği düzenlenmiştir işbu maddeye dayanılarak tarafımızca şirketinizin görevlendireceği işçi sayısının azaltılması ve artık işçi görevlendirilmemesi sözlü ve yazılı olarak şirketinize bildirilmiştir. Sözleşmenin 3.12. maddesinde "İşbu sözleşmenin ifası için YÜKLENİCİ tarafından çalıştırılacak işçilerin işyerlerine ulaşımı ve dönüşleri için servis hizmeti verilmesi işi masrafı kendisine ait olmak üzere YÜKLENİCİ' nin sorumluluğundadır." düzenlemesi mevcuttur. Yapılan incelemelerde işbu yükümlülüğünüzü ihlal ettiğiniz anlaşılmış ve yükümlülüğünüzü yerine getirmemiş olmanız nedeniyle işçilerin ulaşımının şirketimizce sağlanmak durumunda kalınmış olması nedeniyle şirketimiz zarara uğramıştır..../" şeklinde sözleşmenin 3.5. ve 3.10.maddelerine ve 3.8 ve 3.9.maddelerine dayanarak tazminatsız ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün sonra sözleşmenin fesh edildiğini bildirmiştir. Bu kapsamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda, dava konusu iddialar bakımından yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen sözleşmenin 10.11.2022 tarihinde süresi dolmuş olup 21.12.2022 tarihinde sözleşme davalı tarafından sözleşmenin 3.5 , 3.10 ve 3.8 maddesi gerekçe gösterilerek fesih edilmiş, sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca hizmet alanın sebep göstermeden ve tazminatsız süresi içinde feshi yapma yetkisi de bulunmakla yapılan feshin usulüne uygun ve haklı olarak (davalı şirketin işçilerin ulaşım giderlerini karşılaması üzerine kesinlen faturanın davacı tarafça kabul edilmesi nedeniyle) feshedildiğine kanaat getirilerek iş bu ihtarnameden sonra düzenlenen faturaların geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmış ve bu döneme ilişkin hizmetin de verildiği davacı tarafından ispatlanamadığı için hesaplamada dikkate alınmayarak sadece davacının bilirkişi raporunda hesaplanan 76.536,55 TL lik bir cari alacağının olduğu sonucuna varılmış ( bunun dışında kesilen tazminat veya cezai faturaların açıklanan nedenlerle sözleşmeye göre uygun olmadığı kanaati ile ) ve yine Davacı şirketin Hizmet Sözleşmesi kapsamında kendi uhdesinde çalışan işçilerin işçilik alacaklarını tamamen ödediğine dair herhangi bir belgeyi davalı şirkete veya işbu dosyaya sunmadığı anlaşılmakla ve sözleşme yükümlülüğüne uygun teminatı öngörülen tarihte sunmayarak hükme aykırı şekilde süreli ve farklı bir teminat verdiğinden bu nedenle de davalı şirketin teminat mektubunu iade etme yükümlülüğü oluşmadığına kanaat getirilmiş olup sonuç olarak teminat mektubunun paraya çevrilmesi durumu da dikkate alınarak elden edilen tutardan mahsubu ile fesih tarihinden sonra düzenlenen faturalar açıklanan nedenlerle dikkate alınmayarak davacının tespit edilen 76.536,55 TL lik cari alacağı üzerinden takibin devamına karar verilerek (dosyada davacının davalıyı temerrüde düşürüldüğüne dair noter ihtarı vb. temerrüt ihtarına rastlanmadığından faiz talebi yerinde görülmeyerek) takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olmaması nedeniyle icra inkar tazminatından sorumlu olmadığına karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İCRA DAİRESİ 2023/... ESAS sayılı icra dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 76.536,55 TL asıl alacak üzerinden takip koşulları ile devamına, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 5.228,21-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 1.600,77-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 14.260,84-TL Yargılama giderinin kabul ret oranına göre 3.255,61 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 10.500-TL Yargılama giderinin kabul ret oranına göre 2.269,05 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Dair,davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde istinafı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.