İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/35 E. 2024/559 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/35
Karar No
2024/559
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/35 Esas KARAR NO :2024/559

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/01/2024 KARAR TARİHİ:16/09/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ... Fuarına katılım için Fuar Katılım Sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme gereği davalı şirketin, sözleşmenin 23. maddesinde düzenlenmiş tek taraflı feshe ilişkin şartlar uymaksızın, sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, haksız fesih üzerine müvekkili şirketin davalı şirkete Fuar Katılım Sözleşmesinin 24. maddesine dayanarak 286.820,88 TL tutarındaki 26.10.2023 tarihli cezai şart faturası düzenleyerek gönderdiğini, davalı şirketin bu miktarı ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; cezai şart tutarı ve iş bu bedelin muaccel olduğu 26.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek aylık %3 akdi faiz tutarı üzerinden takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER: Davacı taraf delil olarak; .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının uyap kayıtları, Sözleme, fatura, ticari defterler, bilirkişi incelemesi, keşif, yemin ve her türlü yasal delillere dayanmıştır. Bilirkişi raporu: Nitelik hesaplama uzmanı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmı özetle; taraflar arasındaki sözleşmede cezai şart miktarı; "Fuar’ın düzenlendiği tarihten önceki 150 gün içinde imzalanmış veya belirtilen 7 günlük süre sona ermiş ise, Katılımcı’nın işbu Sözleşmede belirtilen haller dışında Sözleşmeyi tek taraflı fesih ve/veya Fuara katılmama hakkı bulunmayıp, Katılımcı her ne nedenle olursa olsun Sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheder ve/veya Fuara katılmaz ise, katılım bedelinin %100’ü + KDV tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir" şeklinde düzenlenmiş olduğu, sözleşmeye göre toplam bedel 286.820,88-TL olduğunu, davacı da icra takibini anılan bedel üzerinden başlatmış olduğunu, sözleşmenin, faize ilişkin maddesi; "(…) Cezai şart bedeli, katılımcının sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini veya fuara katılmama kararını Organizatör’e bildirdiği tarihte muaccel olur. Fuar Katılım Bedeli’nin Sözleşmede Türk Lirası olarak kararlaştırılması halinde cezai şart bedelinin ödenmesinde meydana gelecek gecikmelere ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın aylık %3 gecikme faiz uygulanır (...)" şeklinde düzenlendiğini, dosya kapsamı yapılan incelmede; "cezai şart bedeli, katılımcının sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini veya fuara katılmama kararını Organizatör’e bildirdiği tarihte muaccel olur (...)” hükmünü tevsik eden bir bilgi yahut belgeye rastlanmadığını, davacı, dava dilekçesinde 26.10.2023 tarihinden itibaren aylık %3 faiz talep ettiği, dava açılış tarihi dosya kapsamında yer alan tevzi formuna göre 17.01.2024 olduğu, yapılan incelemede Anapara: 286.820,88 , Faiz Tutarı: 23.806,13 TL, Getiri Oranı: %8,30 olmak üzere toplam 310.627,01 TL olduğu, 26.10.2023 ile 17.01.2024 tarihleri arasında aylık %3 üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan faiz tutarının 23.806,13-TL olabileceğinin bildirildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı cezai şartın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İddia ve savunma ile ispata ilişkin yukarıda yazılı kanuni düzenlemeler dikkate alındığında, davacı davalıdan alacaklı olduğunu ispat yükü altındadır. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25. maddesi gereğince hâkim, tarafların ileri sürmediği vakıaları ve söylemediği bir şeyi dikkate alamaz, hatırlatmada dahi bulunamaz ve hâkimin kendiliğinden delil toplaması da mümkün değildir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının .... İcra Dairesi'nin ... Esas dosyası ile davalı takip borçlusuna karşı 25-28 Ekim 2023 ... Fuarına katılım bedelinden doğan alacak olarak asıl alacak ve işlemiş faizi olmak üzere toplam 307.835,02 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğu, hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı, ancak davacının eldeki itirazın iptali davasında takip konusu alacağını davalının ... fuarına katılım sözleşmesine aykırı şekilde fuara katılmaktan vazgeçmiş olması ve katılmamış olması nedeniyle sözleşmenin 24. Maddesi uyarınca cezai şart alacağına ilişkin düzenlenen faturaya dayandırdığı anlaşılmaktadır. Genel hukuk kaidelerine göre iddia edilmeyen bir şeyin ispatına yönelik faaliyetten de söz edilemez. Diğer bir deyişle, iddia yoksa, ispat da yoktur (Atalay, s. 27-29; B. Umar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2. Baskı, Ankara 2014, s. 139, 144). Somut olayda da takip konusu alacağın varlığına yönelik bir iddia ileri sürülmemiş olup davacının fuar katılım bedeline ilişkin alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine konu alacağın varlığının eldeki davada ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan 16/09/2024 tarihli duruşma zaptında sehven kararın davalı vekilinin yüzüne karşı verildiği yazılmış ise de davalının duruşmaya katılmadığı gibi vekille de temsil edilmediği duruşmaya sadece davacı vekilinin katıldığı bu hususun açık yazım hatası olduğu anlaşılmakla gerekçeli kararda bu husus resen düzeltilmiştir. Yine UYAP kayıtlarında 3.500,00 TL delil avansını yatıran davalı taraf görünmekte ise de UYAP işlem kayıtlarında işlemi başlatanın davacı vekili olduğu masrafı yatıranın davacı taraf olduğu anlaşılmakla davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60-TL ilam harcının, başlangıçta yatırılan 3.717,88 -TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.290,28-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.16/09/2024 Katip ... E-İmzalıdır

Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/35, K. 2024/559, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-35-e-2024-559-k-e54440c82966