İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/340 E. 2025/1052 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/340
Karar No
2025/1052
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/340 Esas KARAR NO : 2025/1052

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 YAZIM TARİHİ : 10/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili .... SANAYİ VE DIŞ TİCARET LTD. ŞTİ. ile davalı .... A.Ş. arasında tekstil ürünleri alım satımı konusunda anlaşılmış olduğunu, Davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiye göre; müvekkilinin, davalı tarafın siparişi doğrultusunda fatura karşılığında davalıya tekstil ürünleri satacağını, Davalı tarafın siparişine göre; faturalar karşılığı malzemelerin davalıya teslim edilmiş olduğunu, Davalı taraf da faturaları ve malları teslim almış bunun karşılığında da keşidecinin ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Olduğu 31/01/2022 düzenleme 31/11/2022 vade tarihli 650.000 TL bedelli senedi ciro ederek müvekkiline teslim etmiş olduklarını, ancak vade günü geldiğinde verilen senedin ödenmemiş olduğunu, Müvekkiline bu süreçte sözlü olarak ödeneceği belirtildiğinden karşılıklı güvene de dayanarak müvekkilinin protesto çekmesi engellenmiş olduğunu, ancak geçen süreçte söz konusu alacak her türlü bildirime rağmen ödenmemiş olduğunu, Senet aslı taraflarında olup, sayın mahkemenin takdir etmesi halinde mahkemeye ibraz edileceğini, Davalı taraf borcu ödemeyince mecburi olarak senede ilişkin protesto da çekilmediğinden alacak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ile ilamsız takibe konulmuş, Başlatılan takibe davalı borçlu tarafından süresinde haksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu, yapılan icra takibine itiraz nedeniyle arabuluculuk kanun yoluna gidilmiş, yapılan görüşmelerde olumlu bir neticeye varılamamış olduğu, müvekkili tarafından kesilen faturalar ve tekstil malzemeleri davalı tarafından teslim alınmasına rağmen ödenmemiş, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 21/2 maddesinde “bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” şeklinde açık hüküm mevcut olduğu, borçlu taraf bu mallara karşı senet de vermiş olup, senet bedeli de ödenmemiş olduğunu, Arz ve izah ettikleri sebeplerle davanın kabulü ile; itirazın iptali ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte tahsiline, haksız olarak borca itiraz eden borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, masraf ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davacı şirket tarafından sunulan 18.04.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle, faturalar karşılığı malzemelerin müvekkili şirkete teslim edildiği, buna karşılık müvekkili şirket tarafından 650.000,00-TL bedelli senedin ciro edildiği, vadesinde senedin ödenmediği ve ödeneceği söylenerek davacı tarafın protesto çekmesinin engellendiği ileri sürülmüş olduğu, Öncelikle davacı tarafın ileri sürmüş olduğu hususlar hiçbir surette gerçeği yansıtmamakta olduğu, zira taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmakta olup ticari hayatın olağan akışı içerisinde karşılıklı olarak pek çok ürün ve mal alım satımı gerçekleştirilmekte olduğu, Sayın Mahkeme tarafından taraflara ait ticari defter ve kayıtları incelendiği takdirde, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacı tarafın huzurdaki davayı ikame etmekte kötü niyetli olduğu açık bir şekilde görüleceğini, Davanın yetkisiz Mahkemede ikame edilmiş olduğu, konuya ilişkin olarak taraflarınca icra dosyasında da yetkiye itiraz edilmiş, zira Müvekkkili şirketin merkezi “... Mah. ... Bul. ... Sitesi B Blok No: 11B İç Kapı No: 4 Pendik / İstanbul” olup ilgili davanın İstanbul Anadolu Mahkemelerinde ikame edilmesi gerekmekte olduğu, bu nedenle yetki itirazları mevcut olup yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğu, Davacı taraf dava dilekçesinde iddiasını dayandırdığı delilleri yeter açıklıkta göstermemiş olup talebini dayandırdığı vakıaları ise ispata yarar herhangi bir somut delil ibraz etmemiş olduğunu, davacı taraf dilekçesinde müvekkili şirkete kesilen faturalardan bahsetmekte ve müvekkili şirketin borcu bulunduğunu iddia etmekte olduklarını, ancak dava dilekçesi incelendiği takdirde görülebileceği üzere, davacı tarafın hiçbir surette dilekçesinde bahsettiği faturalara veya müvekkili şirket ile aralarında yer almakta olan cari hesaba yer verilmemiş, ileri sürdüğü vakıalar ve bu vakıalara dayanmakta olan iddiaları ispata yarar herhangi bir delil gösterilmemiş olduğunu, Davacı tarafın dayanak olarak sunmakta olduğu senedin davacı şirketten alınacak ürünlere karşılık "Avans" olarak verilmiş olup daha sonrasında ürün tesliminde toplam borçtan mahsup edilmiş olduğunu, Davacı taraf, hiçbir somut delil yahut belge sunmaksızın, taraflarınca senedin ödeneceğinin kendilerine bildirildiğini, bu vesileyle protesto çekmelerinin engellendiği ileri sürmekte olduklarını, davacı tarafın bu yöndeki beyanlarının tamamen kötü niyetli olduğunu, zira, davacı taraf dilekçesinde "her türlü bildirime rağmen" kendilerine senet bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş ancak taraflarına yapılan herhangi bir bildirime dilekçesinde yer verememiş olduklarını, bunun sebebi ise davacı şirket tarafından müvekkili şirkete yapılmış herhangi bir bildirimin bulunmaması olduğunu, Ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafa mutabakat metni gönderilmiş olup davacı taraf 31.03.2023 tarihi itibarıyla bakiyesinin 355.010,96-TL olduğunu kabul etmiş olduğunu, daha sonrasında kalan bakiye tutar da davacı şirkete ödenmiş ve müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu kalmamış olduğunu, bu husus taraflarınca ekte sunulmakta olan cari hesaptan da açık bir şekilde görülmekte olup müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiği takdirde davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılacağını, Özetle taraflar arasında vuku bulan bu ticari ilişki içerisinde müvekkili şirketin tüm ödemelerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olduklarını, İddia ettiği vakıayı ispat yükü kendi üzerinde olan davacının iddiasını ispata elverişli herhangi bir delil sunmadığı açık olup davacı ... kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan somutlaştırma yükümlülüğünü de yerine getirmemiş olduklarını, Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştıkları sebepler muvacehesinde ; öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine, huzurdaki işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 05/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacı 2022 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış, 2023 ve 2024 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-) Davalı 2022 ve 2023 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu, 3-) Davacı ... tarafından 3.499,20 TL’lik Fatura yönünden ve 31.12.2023 tarihinde açıklaması ENF. DÜZ olarak Toplam Tutarı 2.692,28 TL yönünden borçlandırılmış olduğu kaydın, nedeninin anlaşılamaması nedeniyle davalı lehine düzeltme kaydı yapıldığında tarafların cari hesap bakiyelerinin sıfır olacağı ve tarafların cari hesap bakiyeleri arasında fark olmayacağı, 4-) Davacı ... tarafından, davalı ... tarafından davacı ... ciro edilen 31.11.2022 vadeli 650.000 TL Tutarlı borçlusunun .... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Senet alacaklısının davalı .... ANONİM ŞİRKETİ olan Senedin ödenmemiş olduğu iddiası ile icra takibinin yapılmış olduğu ve işbu davanın açılmış olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı tarafından işbu senedin ödenmemesi nedeniyle davalı ... cari hesabının borçlandırılmamış olduğu, davalı ... da davacı ... lehine alacak kaydı yapılmamış olduğu, işbu senedin ödenip ödenmediği ile ilgili belge görülmemiş olduğu, İşbu senedin ödenmemiş olması halinde davalı ... bu tutar kadar davacı ... borçlu olacağı değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5-) Davalı ... tarafından cevap dilekçesi ekinde taraflar arasında yapılmış olduğu görülen mutabakata ilişkin maillere göre tarafların 31.03.2023 tarihi itibariyle davacının 355.010,96 TL Alacaklı olduğu konusunda mutabık oldukları görülmüş olduğu, Tarafların cari hesap ekstreleri incelenmiş olduğunda, davalı ticari defterlerine göre, davalı tarafın 31.03.2023 tarihi itibariyle davacı ... 355.010,96 TL Borçlu olduğu, davacı ticari defterlerine göre 31.03.2023 tarihi itibariyle 358.510,16 TL Alacaklı olduğu, taraflar arasında cari hesap farkına neden olan 03.02.2023 tarihinde düzenlenmiş .... Numaralı 3.499,20 TL Tutarlı Faturanın dikkate alınmadan ve dava konusu 650.000 TL’lik senet yönünden davalı taraf borçlandırılmadan davacı tarafın davalı ... ile mutabık kalmış olduğu ve icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihi itibariyle tarafların cari hesap bakiyelerinin sıfır olduğu tespit edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 6-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 7-) Davacı ... tarafından 29/02/2024 tarihli icra takibinde 31/11/2022 tarihli vadeli senet alacağından kaynaklı 650.000 TL Tutarlı alacağına 184.439,73 TL İşlemiş Faiz talep etmiş oldukları, Davacı ... tarafından davalı ... gönderilmiş davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, bu nedenle tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 8-) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 29/02/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %9 ve değişen oranlarda Yasal Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, ticari ilişkiye dayalı alacağın tahsili başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı taraf davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası ile toplam 834.439,73-TL‬ üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 834.439,73-TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla ; Davacı tarafça, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya faturalar karşılığı mal satılarak teslim edildiğini ancak bunların karşılığı davalının cirolayarak verdiği senedin ödenmediğini, davalının teslim edilen mallara karşılık verdiği senet kapsamında borçlu bulunmakta olduğunu, ticari defter ve kayıtlara göre itiraz edilmeyen faturalarla alacaklarının sabit olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı tarafça ise, davacının alacak talebinin haksız olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin en son 31.03.2023 tarihindeki mutabakattan sonra davacıya ödeme yapılarak kapatılmış olduğunu, davacının cari hesap alacağı kalmamış olduğunu, söz konusu edilen senedin de davacının teslim edeceği mallara karşılık avans niteliğinde verildiğini, davacının alacaklı bulunmadığını belirterek davanın reddi savunulmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması sağlanmış olup, davacının sunulan 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalının sunulan 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olduğu, davacının kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 6.191,48 TL alacaklı bulunduğu, davalının defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça takibin bononun ödenmemesine dayalı cari hesap alacağı olarak başlatıldığı ancak kendi ticari defter ve kayıtlarında söz konusu bononun ödenmediği kayıtlanmak suretiyle davacının borçlandırılmasına dair bir kayıt olmadığı, bilirkişice yapılan tespit ve hesaplamalara göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 3.499,20 TL alacaklı olduğunun değerlendirildiği, söz konusu taraflar arasında mutabakat farkına sebep olan 3.499,20 TL tutarlı faturanın her iki taraf ba/bs bildirimlerinde bulunmadığı, bu faturanın iptal edilmiş olabileceği ve davacı defterlerinde sehven kayıt edilmiş olabileceği bu kapsamda davacının kendi defter ve kayıtları ile davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu ispat edemediği, davalı kayıtları ile örtüşmediği gibi dosyaya sunulan cari hesap mutabakatına dair mailden sonra davacının alacağının varlığının belirlenemediği, davalının bu miktara göre ödeme yapmasından sonra bakiyenin sıfırlandığı, davacının buna açıkça bir itirazının bulunmadığı anlaşıldığından davacının usulün uygun yazılı deliller ile alacağın varlığını ispatlayamadığı anlaşıldığından itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 10.077,95-TL indirilmesi ile fazlaca alınan 9.462,55-TL harcın davacıya geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 128.821,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2025

Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/340, K. 2025/1052, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-340-e-2025-1052-k-173db4bef7b8