İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/335 E. 2025/781 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/335
- Karar No
- 2025/781
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/335 Esas KARAR NO:2025/781
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:27/12/2018 KARAR TARİHİ:13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 05/01/2016 tarihli sponsorluk sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalı tarafından müvekkili şirkete davalının reklam satış ve pazarlama haklarına yasal olarak sahip olduğu ...'da yayınlanan radyo programının sponsorluğu, radyo reklamı kullanım hakkı ve davalının satış pazarlama hakkına sahip olduğu ... festival de yardımcı sponsorluk verileceğini, müvekkili şirketin bunların karşılığında davalıya 235.000 USD ödemeyi kabul ettiğini, taraflar arasında 05/01/2016 tarihli sponsorluk sözleşmesinin eki olarak 18/03/2016 tarihli protokol imzalandığını, bu protokol uyarınca müvekkili şirkete 235.000 USD tutarında teminat çeki verildiğini, protokolde açıkça söz konusu çekin imza tarihinde 235.000 -USD 'nin teminatının 31/05/2016 tarihinden itibaren 176.250 USD 'nin teminatının 31/05/2017 tarihinde itibaren 117.500- USD 'nin teminatı ve 31/05/2018 tarihinden itibaren 58.750,00 USD'nin teminatı olacağının belirtildiğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca 235.000 USD'nin tamamını 23/03/2016 tarihinde ödeyerek sözleşmeye ilişkin kendi yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin 6.2 maddesine dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshedildiğine ilişkin .... Noterliğinin 08/11/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarnamesi gönderildiğini, sözleşme gereği davalıya ödenen 235.000 USD' den bakiye kalan 178.750 USD' nin müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ihbarnamenin davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, erken feshe ilişkin ihbara rağmen davalının borcunu ödemeye yanaşmaması üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile işlemiş faiz ile birlikte toplam 193.559,32 USD alacak miktarı üzerinden takip başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlunun 06/02/2018 tarihli dilekçesiyle borca, takibe, tüm ferilerine, faiz oranına, faiz miktarına, işlemiş faize itiraz ettiğini, davalının borca itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek açıklanan nedenler ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak ve işlemiş faiz ile devamına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu aleyhine takibe konu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği gerekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstinaf ilamı doğrultusunda mahkemeye iade edilen davanın esasına ilişkin cevap ve itirazlarını sunduklarını, davacı ... A.Ş'nin kötü niyetli olarak, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını ve işbu takibe 06.02.2018 tarihinde davalı müvekkili şirket adına, taraflarına vekil sıfatıyla itiraz edildiğini, ardından davacı tarafından eldeki haksız davanın ikame edildiğini, posta memurunun müşterek hatalarıyla dava dilekçesinin müvekkili şirkete usulsüz olarak tebliğ edildiğini, usulsüz tebligat sebebiyle müvekkilinin yargılamaya katılamadığını, cevap ve delillerini sunamadığını, müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu hususun müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile de sabit hale geleceğini, müvekkili şirketin Türkiye genelinde tanınırlığa sahip prestijli bir organizasyon şirketi olup dava konusu yıllarda “...” festivalinin düzenleyicisi olduğunu, davacı şirketin ise davaya konu edilen 2016 yılından önceki dönemler dahil olmak üzere festivalin ana sponsorluğunu yaptığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 05.01.2016 tarihli Sponsorluk Sözleşmesi ifa edilerek davacının müvekkili şirket tarafından düzenlenen ... festivalinde 4 yıl süre ile yardımcı sponsor olması yönünde mutabakat sağlandığını, devam eden dönemde ise taraflar arasında Sözleşme koşullarının değiştirilerek davacının ödediği Sponsorluk bedeli karşısında 4 yıl yardımı sponsorluk değil 1 yıl ana sponsorluk hakkı verilmesine karar verildiğini, taraflar arasındaki yıllara varan sponsorluk ilişkisi ve güven kapsamında yeni bir yazılı sözleşme imzalanmasına gerek görülmediğini ancak müvekkili tarafından davacı şirkete duyulan güven kapsamında 2016 yılında kendisine ana sponsorluk hakkı tanındığını, davacının daha sonra ki süreçte TMK'nın 2. Maddesinde yer alan Dürüstlük kuralına aykırı şekilde Sözleşmenin feshedildiği iddiasıyla iade talebinde bulunduğunu, bu talebin hukuki karşılığının olmadığını, müvekkili tarafından 4 yıl yardımcı sponsorluk yerine ana sponsorluk hakkı tanındığını ve bu suretle müvekkilinin sponsor bedeli karşılığını fazlasıyla ifa ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme koşullarının ticari uygulama ile tadili suretiyle davacıya ana sponsorluk hakkı tanınarak müvekkili tarafından tahsil edilen Sponsorluk bedelinin karşılığının yerine getirildiğini, mahkemece organizasyon ve yapım alanında uzman Bilirkişiye dosyanın tevdii edilmesi halinde 1 yıllık ana sponsorluk hakkının yardımcı sponsorluk hakkından kat be kat değerli olduğu, müvekkilinin herhangi bir iade yükümlülüğünün bulunmadığının anlaşılabileceğini, ayrıca taraflar arasındaki anlaşmanın tadil edildiği fiili bir uygulamaya dayalı gerçeklik olup davacının 2016 yılı festivali ana sponsorluğu karşılığında başka bir bedel ödemediğini, müvekkiline ödediği bedeline karşılık bu hakkın kendisine müvekkili tarafından verildiğinin somut bir gerçeklik olduğunu, cevap ve itirazları doğrultusunda, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile deliller incelenerek yapılacak yargılama neticesinde davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini ve müvekkili şirket hakkında kötü niyetle hareket ederek davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacı tarafından haksız yere açılan davanın reddıne, davacının haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesini karar verilmesini ve talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce verilen ... sayılı 09/07/2020 tarihli karar davalı vekilince istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2021/617 Esas 2024/604 Karar sayılı 30/04/2024 tarihli kararı ile; " 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı şekilde yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasının engellenmesi, açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurur. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru hukuki dinlenilme hakkıdır. Anayasamızda yer alan hak arama hürriyetinin kullanılabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan, taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi ancak yargılamanın her iki tarafına da iddia ve savunma haklarını yeterince ve tam olarak kullanmalarına imkan tanınması halinde mümkündür. Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde, taraflar yargılamaya katılmasalar bile, mutlaka dava ve duruşmadan haberdar edilmelidirler. Duruşmaya gelinmese dahi, ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, açıklanan biçimdeki uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden sonra karar verilmesi gereklidir. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemdir. Bu nedenle 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri tamamen şekli olup kanunun amacı, tebliğin muhatabına ulaşması sonucu tebliğin konusu ile ilgili olarak muhatabın bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Bu itibarla; Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak, davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ ettirilip, dosyada taraf teşkili tamamlandıktan ve savunma ve delillerini bildirme olanağı tanındıktan sonra işin esasına girilip hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili yöntemince tamamlanmadan, hukukî dinlenilme hakkı göz ardı edilerek, davalının savunma ve delillerini bildirmesine olanak tanınmadan, Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkını kısıtlayacak biçimde işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Sonuç olarak, davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi için usuli koşullar tamamlanmadan verilen ve bu nedenle usul hatası içeren ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, eksiklikler tamamlanmak suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın, ilk derece mahkemesine gönderilmesine..." yönünde karar verildiği ve mahkememiz kararının kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği, dosyanın mahkememizin 2024/335 esasına kaydı yapıldığı anlaşılarak yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasında akdedilen 05/01/2016 tarihli sözleşme , 18/03/2016 tarihli protokol , .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası, .... Noterliğinin 08/11/2016 tarih ... yevmiye numaralı ihbarnamesi dosya kapsamında mevcuttur. 07/11/2024 tarihli celsede 05/01/2016 tarihli sponsorluk sözleşmesi ve eki 18/03/2016 tarihli protokol uyarınca davalının davacıya 178.750 USD ödemesi koşullarının oluşup oluşmadığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzim edilmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği, Mali Müşavir ..., Prof. Dr. ... Ve Sözleşmeler Alanında Uzman Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda neticeten; 6) SONUÇ VE KANAAT; Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, sektörel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; İncelenen davacı şirkete ait 2016, 2017 ve 2018 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin taşınma sebebiyle ticari defterlerini tarafıma ibraz edemediği, Ancak davalı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait muavin (cari) hesap ekstrelerini tarafıma ibraz ettiği, Davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıl neticesinde; Davacı ... San. Ve Tic. A.Ş'nin sözleşmeye istinaden verdiği teminat çekinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 16.01.2018 tarihi itibariyle davalı ... Ticaret A.Ş.'den 178.750,00 USD karşılığı 663.185,26 TL alacağının bulunduğu, Davalı ... Ticaret A.Ş.'nin sözleşmeye istinaden aldığı teminat çekinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 16.01.2018 tarihi itibariyle davacı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye 168.750,00 USD karşılığı 470.743,02 TL borcunun bulunduğu, “Davalı yanın düzenlediği 22.03.2017 tarihli 10.000,00 USD karşılığı 42.680,60 TL tutarlı faturayı 340 Alınan Sipariş Avansları hesabından virman kaydı yaptıdavacı yanın tarafına düzenlenen faturayı ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, ancak davacı şirketin 159 Verilen Sipariş Avansları hesabından fatura miktarı virman kaydı yapmadığı, bu işleminde cari hesap farklılığına neden olduğu, Davacıya sözleşme ile tek taraflı ve tazminatsız olağan fesih hakkı tanındığı, davacı tarafından bu hakkın kullanımı maksadıyla .... Noterliği aracılığıyla tanzim edilen ... yevmiye numaralı işlemi ile 08.11.2016'da fesih ihbarnamesi keşide edildiği, bu durumda söz konusu ihtarnamenin davalıya tebliğinden 1 ay sonra ilgili sözleşme kendiliğinden sona erdiği, davacı, fesih ihbarnamesi ile sözleşmenin 6.4. maddesi uyarınca davalıdan alacaklı olduğunu belirttiği, Sözleşmenin 4.maddesinden davacının ... ... Sponsorluğu için davalıya 235.000-USD + KDV ödemeyi kararlaştırıldığı, bu ödemenin yapıldığına ilişkin taraflar arasında ihtilaf olmamakla beraber davacı sözleşmeyi erken feshetmesi sebebiyle davalının gerçekleştirmekle yükümlü olduğu taahhütlerine karşılık gelen toplam sözleşme bedeline oranlanan tutarın iadesini talep ettiği, Davalının, taraflar arasında “...” festivalinde 4 yıl süre ile yardımcı sponsor olması yönünde mutabakat sağlandığını, daha sonra sözleşme koşulları değiştirilerek davacının ödediği sponsorluk bedeli karşısında 4 yıl yardımcı sponsorluk değil | yıl ana sponsorluk hakkı verildiğini, bu sebeple mutabakata dayalı edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, sponsorluk bedelinin karşılığının fazlasıyla ifa edildiğini belirttiği, Heyetimiz sektör üyesince ana sponsorluk iddiası noktasında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde davalının, 2016 yılı için ... A.Ş.'ye yönelik ana sponsorluk hizmetini sunduğu, bu doğrultuda etkinlikte görünürlük, tanıtım materyalleri, bilet kontenjanı gibi sponsorluk yükümlülüklerini yerine getirdiği, bu hususun hem defter kayıtları hem de sözleşme içeriği ile sabit olduğu sonucuna varıldığı, Eşdeğerlik iddiası (1 yıl ana > 4 yıl yardımcı) yönünden ise bu iddianın ispatlanabilmesi için davalı tarafın ek delil sunması gerektiğinin ifade edildiği, zira dosya muhteviyatında bu ispata dair bilgi ve belgenin yer almadığı, hâl böyle olunca heyetimizce sponsor firmanın | yıllık tanıtım yerine 4 yıllık tanıtım almasının bedeli, hak paketlerinin içerik yönünden (logo yerleşimi, bilet kotası, medya erişimi) eşdeğerliğinin tespit edilemediği, Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 2. Maddesinde yardımcı sponsorluğun kararlaştırıldığı ve fakat davalı tarafından bu hizmetin verilmediği, bir yıllık ana sponsorluğun da 4 yıllık yardımcı sponsorluğu kapsayacak düzeyde olmadığı kanaatinde olunması durumunda davalının sözleşme ile üstlendiği edim yükümlülüğünü yerine getirmemesi (sözleşmeye aykırılık) nedeniyle davacının ödediği bedelin bakiye tutarının iadesini talep edebileceğinin ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece bu kanaatte olunması durumunda heyetimiz mali üyesince taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde Davalı şirketin sözleşmeye istinaden aldığı teminat çekinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 16.01.2018 tarihi itibariyle davacı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye 168.750,00 USD karşılığı 470.743,02 TL'nin iadesini talep edebileceği, ancak davacının ana sponsorluk kapsamında bir menfaat elde etmiş olduğu nazara alındığında takdiri Muhterem Mahkememeye ait olmak üzere bu bedelden %40 ilâ 60 arasında hak ve nesafet indirimi uygulanabileceği, Buna karşın Muhterem Mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 2. Maddesinde yardımcı sponsorluğun kararlaştırıldığı ve fakat davalı tarafından bu hizmet verilmese de bir yıllık ana sponsorluğun 4 yıllık yardımcı sponsorluğu kapsayacak düzeyde olduğu kanaatinde olunması durumunda davacının ödediği bedelin bakiye tutarının iadesini talep edemeyeceği.." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulduğu anlaşıldı. Taraflar arasındak ihtilafın; 05/01/2016 tarihli sponsorluk sözleşmesi ve eki 18/03/2016 tarihli protokol uyarınca davalının davacıya 178.750 USD ödemesi koşullarının oluşup oluşmadığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2021/617 Esas 2024/604 Karar sayılı ilamı, sunulan deliller, alınan bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya içeriği hep birlikte incelenip değerlendirilmiştir. Dava; taraflar arasında münakit 05.01.2016 tarihli Sponsorluk Sözleşmesi ve ek sözleşme uyarınca davalıya ödenen 235.000-USD’den bakiye kalan 178.750-USD’nin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; taraflar arasındaki Sponsorluk Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından müvekkili şirkete; davalının reklam satış ve pazarlama haklarına yasal olarak sahip olduğu radyo programının sponsorluğu, radyo reklamı kullanım hakkı ve davalının satış pazarlama hakkına sahip olduğu ... Festival’de yardımcı sponsorluk verileceğini, bunların karşılığında davalıya 235.000 USD ödemeyi kabul ettiğini, taraflar arasında 05.01.2016 tarihli Sponsorluk Sözleşmesi’nin eki olarak 18.03.2016 tarihli protokol imzalandığını, bu protokol uyarınca davalının müvekkili şirkete 235.000-USD tutarında teminat çeki verdiğini, protokolde açıkça söz konusu çekin imza tarihinde 235.000-USD’nin teminatı, 31.05.2016 tarihinden itibaren 176.250-USD’nin teminatı, 31.05.2017 tarihinden itibaren 117.500-USD’nin teminatı ve 31.05.2018 tarihinden itibaren 58.750-USD’nin teminatı olacağının belirtildiğini, davacı tarafça sözleşme uyarınca 235.000 USD’nin tamamının ödendiğini, davacının sözleşmenin 6.2. maddesine dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, davalı tarafa gönderilen ihbarnamede sözleşme gereği davalıya ödenen 235.000-USD’den bakiye kalan 178.750-USD’nin ödenmesi gerektiğini beyan ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin ise cevap dilekçesi ile; davalı tarafın davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olup davacının iddia ve taleplerinin tümünün haksız olduğunu, devam eden dönemde tarafların arasında sözleşme koşulları değiştirilerek davacının ödediği Sponsorluk bedeli karşısında 4 yıl yardımcı sponsorluk değil 1 yıl ana sponsorluk hakkı verilmesine karar verildiğini, taraflar arasındaki yıllara varan sponsorluk ilişkisi ve güven kapsamında yeni bir yazılı sözleşme imzalanmaya gerek görülmediğini ancak müvekkili tarafından davacı şirkete duyulan güven kapsamında 2016 yılında kendisine ana sponsorluk hakkı tanındığını, 2016 yılı ... festivalinde davacı şirketin ana sponsor olarak bulunmuş olup davalının taraflar arasındaki mutabakata dayalı edimini tam ve eksiksiz şekilde ve hatta fazlasıyla yerine getirdiğini, nitekim davacı tarafından yapılan sponsorluk ödemesi karşılığında 2016 yılı ... festivali ana sponsorluk hakkının tanındığının sabit olduğunu, davacının daha sonra ki süreçte TMK'nın 2. Maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı şekilde Sözleşmenin feshedildiği iddiasıyla iade talebinde bulunmuş olup bu talebin hukuki karşılığı olmadığını, zira, davalı tarafından 4 yıl yardımcı sponsorluk yerine ana sponsorluk hakkı tanındığını ve bu suretle davalının sponsor bedeli karşılığını fazlasıyla ifa ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Mahkememizce alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriğine aynen itibar olunmuştur. Nitekim bilirkişi heyeti raporundaki tespitlere göre de; taraflar arasında 05.01.2016 tarihinde imzalanan sponsorluk sözleşmesi ve 18.03.2016 tarihli protokol doğrultusunda, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ... için ana sponsor statüsünde yer aldığı belgelerle sabittir. Ticari defter kayıtları ve muavin hesap dökümlerine göre, söz konusu sponsorluk için davacı tarafça 235.000 USD ödeme yapıldığı ve bu ödemeye istinaden davalı ... Ticaret A.Ş. tarafından 2016 yılına ait tanıtım hizmetleri sağlandığı, davalı tarafın, 2016 yılı için ... A.Ş.'ye yönelik ana sponsorluk hizmetini sunduğu, bu doğrultuda etkinlikte görünürlük, tanıtım materyalleri, bilet kontenjanı gibi sponsorluk yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşılmıştır. Davalı taraf beyanlarında, taraflar arasında başta dört yıl süreyle yardımcı sponsorluk üzerinde mutabakata varıldığını, ancak bu mutabakatın sonradan revize edilerek yalnızca 1 yıl için ana sponsorluk hakkı tanındığını belirtmiştir. Bu doğrultuda, ana sponsorluk ile yardımcı sponsorluk kategorilerinin farklı kapsamlar içerdiği taraflarca da kabul edilmektedir. Somut ihtilafta taraflar arasında akdedilen 05.01.2016 tarihli Sözleşme'nin 6.1. maddesine göre:“İşbu sözleşme 05.01.2016 tarihinde yürürlüğe girer ve tarafların işbu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmesiyle kendiliğinden yürürlükten kalkar.” İlgili hükümden anlaşılacağı üzere taraflar ne zaman sona ereceği kesin bir vade ile belirlenmemiş sürekli bir sözleşme akdetmişlerdir. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmelerin belirsiz süreli sürekli borç ilişkisi kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, taraflardan birinin iradesi (davacının fesih beyanı) ile sona ermiştir. Somut olayda, tarafların sözleşme hükümleri ile aralarındaki akdi ilişkinin olağan fesih usulü ile sona erdirilmesini kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Nitekim davanın taraflarının Sözleşme'nin 6.2. madde hükmünde aynen şu ifadelere yer verilmiştir: “... gerekli gördüğü hallerde ve herhangi bir sebep göstermek zorunda olmaksızın, süre bitimini beklemeden ve fakat en geç | ay önceden yazılı olarak haber vermek kaydıyla işbu sözleşmeyi sözleşme süresi içinde her zaman, tek taraflı ve tazminatsız olarak feshetme hakkına sahiptir. Ancak sözleşme konusu etkinliklerden her birine 60 günden az süre kaldı ise, söz konusu etkinlikle ilgili yükümlülüğün tek taraflı fesih hakkı yoktur.” Bu haliyle davacıya sözleşme ile tek taraflı ve tazminatsız olağan fesih hakkı tanınmıştır. Davacı, fesih ihbarnamesi ile sözleşmenin 6.4. maddesi uyarınca davalıdan alacaklı olduğunu belirtmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.4. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: “...'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, PD fesih tarihinden sonrasına ilişkin olarak gerçekleştirmekle yükümlü olduğu taahhütlerine karşılık gelen toplam sözleşme bedeline oranlanan ... tarafından talep edilen tutarı, ilk talepte nakden ve defaten ...'ya ödemekle yükümlü olacaktır.” Taraflar arasındaki sözleşmenin “Sözleşmenin Konusu” başlıklı 2.maddesine göre: “PD'nin satış ve pazarlama haklarına yasal olarak sahip olduğu ...'da yayınlanan radyo programının sponsorluğu, radyo reklam kullanımı, PD'nin satış pazarlama haklarına sahip olduğu ve işbu sözleşmede belirtilen etkinlikte ...'ya yardımcı sponsorluk tanınmasına ilişkin olarak genel prensipler ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesinden ibarettir.” Sözleşmenin 4.maddesinden ise davacının ..., İ... Sponsorluğu için davalıya 235.000-USD + KDV ödemeyi kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu ödemenin yapıldığına ilişkin taraflar arasında ihtilaf olmamakla beraber davacı sözleşmeyi erken feshetmesi sebebiyle davalının gerçekleştirmekle yükümlü olduğu taahhütlerine karşılık gelen toplam sözleşme bedeline oranlanan tutarı talep ettiği anlaşılmaktadır. Fakat davalı, taraflar arasında “...” festivalinde 4 yıl süre ile yardımcı sponsor olması yönünde mutabakat sağlandığını, daha sonra sözleşme koşulları değiştirilerek davacının ödediği sponsorluk bedeli karşısında 4 yıl yardımcı sponsorluk değil 1 yıl ana sponsorluk hakkı verildiğini, bu sebeple mutabakata dayalı edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, sponsorluk bedelinin karşılığının fazlasıyla ifa edildiğini belirtmektedir. Sektör bilirkişisince ana sponsorluk iddiası noktasında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde davalının, 2016 yılı için ... A.Ş.'ye yönelik ana sponsorluk hizmetini sunduğu, bu doğrultuda etkinlikte görünürlük, tanıtım materyalleri, bilet kontenjanı gibi sponsorluk yükümlülüklerini yerine getirdiği, bu hususun hem defter kayıtları hem de sözleşme içeriği ile sabit olduğu sonucuna varılmıştır. Eşdeğerlik iddiası (1 yıl ana > 4 yıl yardımcı) yönünden ise bu iddianın ispatlanabilmesi için davalı tarafın ek delil sunması gerektiği ifade edilmiştir. Zira dosya muhteviyatında bu ispata dair bilgi ve belge yer almamaktadır. Hâl böyle olunca bilirkişi heyetince sponsor firmanın 1 yıllık tanıtım yerine 4 yıllık tanıtım almasının bedeli, hak paketlerinin içerik yönünden (... yerleşimi, bilet kotası, medya erişimi) eşdeğerliği tespit edilememiştir. Mahkememizde oluşan nihai vicdani kanaate göre, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 2. Maddesinde yardımcı sponsorluğun kararlaştırıldığı ve fakat davalı tarafından bu hizmetin verilmediği, bir yıllık ana sponsorluğun da 4 yıllık yardımcı sponsorluğu kapsayacak düzeyde olmadığı, davalının sözleşme ile üstlendiği edim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davacının ödediği bedelin bakiye tutarının iadesini talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyetinin mali üyesince taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde Davalı şirketin sözleşmeye istinaden aldığı teminat çekinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 16.01.2018 tarihi itibariyle davacı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye 168.750,00 USD karşılığı 470.743,02 TL'nin iadesini talep edebileceği, ancak davacının ana sponsorluk kapsamında bir menfaat elde etmiş olduğu nazara alındığında bu bedelden %50 oranında hak ve nesafet indirimi yapılması gerekeceği kanaatiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Hak nesafet indirimi yapılan kısım yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayini yoluna gidilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; a) Takibin %50 oranında hak nesafet indirimi yapılarak 84.375 USD üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 S.K.'nun 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, b) İhtarnamenin tebliğ şerhi sunulmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 63.618,75.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.738,78.-TL karar ve ilam harcından, yatırılan 8.817,15.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 12.921,63.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 8.817,15.-TL peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 50.917,95.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 33.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 207,50.-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 5,20.-TL vekalet harcı, 35,90.-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 33.248,60.-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 23.606,50.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 182,60.-TL yargılama giderinin ise 52,78.-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye gider avansının davalı üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (Davacı vekili E-duruşma sistemi ile katılım sağlamakla) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/11/2025
Başkan ... ¸e-imzalıdır
Üye ... ¸e-imzalıdır
Üye ... ¸e-imzalıdır
Katip ... ¸e-imzalıdır