İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/330 E. 2025/20 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/330
- Karar No
- 2025/20
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/330 Esas - 2025/20 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/330 KARAR NO : 2025/20 .... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ve Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 26/07/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili hakkında tanıtım bilgisi vererek, .... başvuru numaralı marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini.... tarafından itirazın reddine karar verildiğini; ‘....’’ ibaresinin müvekkiline ait markaların unsurlarından biri olduğunu; uzun yıllardır tescille korunduğunu; dava konusu “kp kareproje” ibaresinin müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu; müvekkilinin markasında “....” ibaresinin... markası olduğunu ilk bakışta tüketicinin dikkatini çeken ve akılda kalıcı olan unsurun “....” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın 37. ve 42. Sınıf bakımından tescil edilmek üzere başvuruda bulunulduğunu; müvekkiline ait ‘’kp” esas unsurlu markaların ise hâlihazırda 35. sınıfta tescilli olduğunu; söz konusu markaların işaretsel açıdan benzer bulunmadığı gerekçesi ile sınıfsal benzerlik açısından kurum tarafından değerlendirmeye alınmamış olduğunu; müvekkilinize ait markaların aynı ve bağlantılı sınıflar kapsamında davalı markası ile benzer emtia ve hizmetleri içerecek şekilde tescil edilmiş olduğunu; müvekkiline ait “kp” ibaresini barındıran markaların da 21. Ve 42. Sınıfta tescil edilmiş olduğunu; dava konusu “kp kareproje” 37. Sınıf ile müvekkiline ait “kp” ibaresini barındıran 21. Sınıfı kapsayan markalar arasında benzerlik bulunduğunu; müvekkilinin “KP” ibareli çok sayıda markası olduğunu; dava konusu marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu; müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu; .... numaralı tescilli tanınmış markası bulunduğunu; müvekkilinin seri .... markaları ile ....’in tanınmış marka statüsü birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafa ait “....’’ markasının karıştırılabileceğini; marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu; haksız rekabet yarattığını beyan ederek, dava konusu .... kararının iptaline ve tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı şahsın yargılamaya katılımı olmamıştır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu ..... no’lu marka başvurusunun davacı tarafından 03.11.2022 tarihinde 37 / 42.sınıf için yapıldığı; .... tarafından haklı bulunmayarak itirazların reddine karar verildiği; Davacı tarafından 22.11.2023 tarihinde marka başvurusunun reddi kararına karşı itiraz edildiği; itiraz gerekçesi olarak 6769 s.SMK.m. 6/1 ve “diğer” gerekçesine dayanıldığı; .... nezdinde başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenerek “ ... başvuru numaralı "kp kareproje" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Kullanım ispat incelemesinin de varılan bu sonucu değiştirmeyeceği tespit edildiğinden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir. gerekçesine dayanarak; oybirliği ile itirazın ve başvurunun reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ..... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DEĞERLENDİRMELER: Marka Ve İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ; İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, markaların telaffuzlarına göre kulakta bıraktıkları sese göre söz konusu olan benzerliktir. Karıştırılma mevcudiyeti için, kimi zaman işitsel benzerlik yeterli olabilir. Bunun yanında görsel benzerlik ve/veya kavramsal benzerliğin de bulunması gerekli değildir . İşitsel benzerlik incelemesinde dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi sözcüklerin ilk heceleri, ilk sesleridir. Zira ortalama tüketiciler, sözcüklerin başlangıcına daha fazla dikkat ederler . Bu nedenle sözcüklerin ilk hecelerinde, ilk bölümlerindeki ayniyet, karıştırma ihtimaline yol açabilmektedir. Kelime markalarında, tüketici dikkatinin özellikle kelimenin başlangıç kısmı üzerinde yoğunlaştığı, bu çerçevede, kelime markalarının başlangıç kısmındaki (ilk harflerindeki) benzerliğin tüketicilerin markalarını benzer bulmasında önemli bir etken olduğu, kelime markalarının başlangıcındaki farklılıkların ise markaların tüketicilerce benzer bulunması ihtimalini azalttığı kabul edilmektedir. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Dava konusu “kp kareproje” ibareli marka başvurusu “kp”, “kare” ve “proje” kelimelerinden oluşan bir kelime markasıdır. “Kare” kelimesi isim olarak “Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen; İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın bir araya gelmesi ” anlamına, sıfat olarak “bu biçimde olan” anlamına gelmekte; “proje” kelimesi isim olarak “ Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanmış, kısa ve uzun vadeye bağlanarak özel kurum veya devlet adına gerçekleştirilmesi kabul edilmiş bilimsel çalışma tasarısı; Gerçekleştirilmesi istenen tasarı; Mal sahibinin isteğine göre yapılacak bir yapıyı, belli bir programa göre inşa edilecek bir yapı bütününü, bir makine veya bir kuruluşu plan durumunda gösteren çizim; Öğrencilerin grup hâlinde veya bireysel olarak istedikleri bir alan veya konuda inceleme, araştırma ve yorum yapma, görüş geliştirme, yeni bilgilere ulaşma, özgün düşünce üretme ve çıkarımlarda bulunmaları amacıyla ders öğretmeni rehberliğinde yaptıkları çalışmalar.” anlamına gelmektedir. Dava konusu işarette yer alan “kp” ibaresi “kare” ve “proje” kelimelerinin ilk harfleri olarak bir algı oluşturmaktadır. “Kp” ibaresi “kilopund” anlamında da kullanılmaktadır. Google arama motorunda “KP” ibaresi ile arama yapıldığında karşılaşılan bir kısım örneklerde de olduğu üzere bir tanıtım işareti, logo, marka olarak sıklıkla kullanıldığının görüldüğü, Dava konusu marka “kp kareproje” marka işaretinde “kp”ibaresinin “kare” ve “proje” kelimelerinin ilk harfi olarak bu kelimelere işaret ettiği ve yukarıda örneklenerek açıklandığı üzere “kp” ibaresinin bir tanıtım işareti olarak ayırt ediciliğinin çok zayıf olduğu dikkate alındığında, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, Davacının dayanak markaları incelendiğinde davacı tarafın ,,,,) ibareli markasında “.... porselen” ibarelerinin içiçe geçmiş iki daire içinde yazılmış olduğu, böylece markanın kelime + şekil markası olarak değerlendirileceği, markada yer alan “kp” ibaresinin “... kelimelerinin ilk harflerinden oluşması nedeniyle, görsel ve kavramsal algıda ön plana çıkacak derecede ayrıca markasal bir iz bırakmayacağı, bu nedenle markanın esas ve ayırt edici unsurunun sadece “KP” ibaresi olduğunun söylenemeyeceği, markanın kelime ve şekil unsurunun dengeli dağılım ve tasarımı nedeniyle markanın tüm unsurları ile bir bütün olarak algılanacağı; davacının diğer dayanak markalarının ise esas ve ayırt edici unsurunun dekoratif bir yazı karakteri ile yazılmış “kütahya porselen” + “kp” + “lale şekli” olduğu, Bu aşamada davacı tarafın “kütahya porselen” ibaresinin davacının... markası olduğu, davacı markalarının esas ve ayırt edici unsurunun “kp” ibaresi olduğu, yine aynı şekilde dava konusu markanın esas ve ayırt edici unsurunun “kp” ibaresi olduğu iddiası nedeniyle “çatı marka” kavramı açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Çatı/şemsiye marka kavramı, bir.../şemsiye görevi üstelenerek işletmelerin/şirketlerin yarattığı marka ailelerini bir arada tutma ve tüketici gözünde belirli bir imaj yaratma ve markanın ticari kökeni gösterme işlevi taşıyan üst bir kavramdır. Tüketiciler, çatı marka işaretini mal veya hizmetler üzerinde gördüklerinde, zihinlerinde belirli bir şirket ve o şirket ile ilgili kalite ve imaj canlanacaktır. ...” “....” ibareleri alt markalar olarak örneklenebilir. .... Kılavuzu’na (2021) göre de, çatı/şemsiye marka, bir markanın üst kimliğini, ürünün firma aidiyetini vurgulayan işarettir. Bu işareti muhtelif ürünlerde gören tüketiciler ürünün kalitesi ve standardı konusunda bir garanti mesajı alırlar ve yeni gördükleri markalara karşı bile olumlu bir imaj aktarımı ile yaklaşabilirler. Halk tarafından belirli bir bilinirliği haiz ve firmanın ürünlerinin çoğunluğunda yer alan bir.../şemsiye markası ile birlikte kullanılan ikincil kelime unsurlarından oluşan markalara uygulamada sıklıkla rastlanmaktadır. .... marka” içeren markaların benzerlik ve karıştırılma ihtimali değerlendirilmesi açısından her somut olayın ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. ...Markaya eklenen işaret (kelime/ler ve/ya şekil) unsurlarının, koruma talep edilen mal ve hizmetler açısından tanımlayıcı veya ayırt edicilik gücü zayıf olduğu durumlarda, benzerlik incelemesinde esas unsur... markası olarak değerlendirilir. Çünkü markasal olarak algılanacak esas ve ayırt edici işaret, çatı marka olacaktır. ... markaya eklenen işaret (kelime/ler ve/ya şekil) unsurlarının, koruma talep edilen mal ve hizmetler açısından tanımlayıcı veya veya ayırt edicilik gücü zayıf olmadığı durumlarda, genelde marka ile koruma altına alınmak istenilen unsurun “çatı” marka değil bu markanın yanına eklenen ayırt edici işaret unsurları olduğu, bu bakımdan... markanın ve bu marka yanında yer alan işaretin, bütün içerisindeki konumu, ek işaretin ayırt edici olup olmadığı kriterleri her somut olayda değerlendirilmelidir. Somut olayda, “kp”ibaresinin davacı markalarının bütünü içindeki kullanım ve yerleştirme şekli ve boyutu, “kp” ibaresinin yukarıda görsel olarak sunulan Google arama motoru sonuçlarından görüleceği üzere çok sayıda işletme tarafından kullanılmakta olan tek başına markasal ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğu dikkate alındığında, markaların benzerlik karşılaştırılmasında , davacı markalarındaki şekil unsurları, “kütahya porselen” ibaresi ve “kp” ibaresinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak dava konusu markanın bütün olarak bıraktığı izlenim ile davacı markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bütün olarak bıraktığı izlenimin ve algının benzer olmadığı, Emtiaların Benzer Olup Olmadığı, Dava konusu marka kapsamındaki 37 ve 42.sınıftaki hizmetlerin davacının dayanak markaları kapsamındaki mal ve hizmetler ile benzer olmadığı, çünkü hedef müşteri kitlelerinin aynı olmadığı, farklı ihtiyaçları karşıladığı, 37 ve 42.sınıftaki hizmetlerin hitap ettiği müşteri kitlesinin bu hizmetleri seçerken bilinç, özen ve dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olduğu, Markalar Arasında İltibas Bulunup Bulunmadığı; Güncel mevzuat gereğince iltibastan söz edilebilmesi için işaret aynılığı / benzerliği ile mal veya hizmet aynılığı / benzerliği bir arada bulunmak zorundadır. Bunun yanı sıra halk (ilgili tüketici kitlesi) tarafından markaların karıştırılma ihtimali ve karıştırılma ihtimalinin markalar arasında ilişki olduğu ihtimalini kapsaması gerekmektedir. Karıştırılma tehlikesinde malların ve hizmetlerin türü önemlidir. Ayrıntılı değerlendirme ve inceleme sonucu alınan yüksek değerli mal ve hizmetlerde günlük ihtiyacı karşılayan görece düşük değerli mal ve hizmetlere kıyasla karıştırma tehlikesi daha azdır. Marka korumasının kapsamını genişleten hâller gibi daraltan hâller de ayırt edicilik unsuru ile ilgilidir. Bu bağlamda korumanın kapsamının daraldığı, marka sahibinin üçüncü kişilerin benzer veya yakın kullanımlarına katlanma zorunluluğunun doğduğu ilk hâl, markanın ayırt ediciliğinin zayıf olması hâlidir. Markanın ayırt ediciliğinin zayıf olarak değerlendirilmesine yol açan temel husus ise, tescili istenen işaretin niteliğidir. Söz gelimi; ticari hayatta yaygın kullanılan sözcük ve işaretler, özellikle cins isimleri, bir ülkede yaygın kullanılan kişi ad ve soyadları, günlük dilde sıklıkla kullanılan sözcükler, bir malın şekli veya ambalajından oluşan işaretler nitelikleri gereği sınırlı düzeyde ayırt ediciliğe sahiptir. Bütün olarak, sadece bu tür işaretlerden oluşan markaların koruma kapsamı da aynı ölçüde daralmaktadır. Somut olayda, taraf markaları kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetlerin benzer olduğu, bununla birlikte taraf marka işaretlerin benzer olmadığı, dava konusu marka ile davacı şirketin dayanak markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, Kötü Niyet İddiaları; Davaya konu olan marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı hususunun ispat edilemediği, salt benzerlik iddiasının kötü niyetin kabulü için yeterli sayılamayacağı, Netice itibariyle, Dava konusu marka ile davacı tarafın dayandığı markaları arasında 6769 Sayılı Kanun m.6/1 anlamında ilişkilendirilme ihtimali ve/ya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı; 6769 Sayılı Kanun m.6/5 koşullarının oluşmadığı, Davacının, kötü niyet iddiasını ispatlayamadığı, Kurum kararının yerinde olduğu sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şahsın yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.22.01.2025
Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır