İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/326 E. 2025/83 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/326
- Karar No
- 2025/83
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/326 KARAR NO : 2025/83 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında, 29/08/2022 tarihinde davalının sigortalısı ... plakalı motosikletin, Konak Yeşildere Caddesi üzerinde seyir halinde iken aynı cadde üzerinde sağ şeritte seyir halinde olan davacı müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, anılı trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı... plakalı motosiklet sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, kazadan sonra müvekkiline ait aracın Karabağlarda bulunan ... isimli servise götürüldüğünü, burada davalı ZMMS sigortacısı...A.Ş nezdinde... nolu hasar dosyası açıldığını, söz konusu hasar dosyasında 04/10/2022 tarihinde 9.578,36-TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, İşbu davaya konu hasar bedeli ile birlikte kaza nedeniyle müvekkili aracında son derece büyük zarar meydana geldiğini, aracında büyük ölçüde değer kaybı meydana geldiğini, davacının aracının onarılmış olsa da, araçta büyük bir değer kaybı söz konusu olduğunu,... plakalı motosiklet kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sigortalısı olduğunu, davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinden davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuşsa da davalı tarafça herhangi bir dönüş yapılmadığını, davacının değer kaybı bedeli zararının karşılanmamış olması sebebiyle değer kaybı bedelinin bilirkişi aracılığı ile tespit edilerek davalıdan tahsili talebinde bulunma zarureti hasıl olduğunu, davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin belirlenmesi uzmanlık gerektirmekte olup değer kaybı bedeli yargılama aşamasında delillerin toplanılmasından sonra konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması neticesinde belirlenebilir hale gelecek olması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, 10,00-TL değer kaybı bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini kaza tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı 29.08.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu,... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ederek,... plaka sayılı aracın kusuruna istinaden, müvekkili sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00-TL değer kaybı tazminat isteminde bulunduğunu,... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 100000090666349 poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 12/07/2022-12/07/2023 tarihleri arasında 100.000,00-TL limitle sigortalısı olduğunu, yetki itirazı olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartının sağlanmadığını, Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplamasının da mümkün olmayacağı, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur yönünden itirazları olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için ekteki ekspertiz raporu doğrultusunda 10.10.2022 tarihinde davacıya 9.578,36-TL maddi hasar bedeli ödendiğini, davaya konu araç için değer kaybı tazminatı ödenmiş olup; davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, müvekkili şirket tarafından araçta oluşan değer kaybı için 24/01/2023 tarihinde davacıya 3.354,8-TL değer kaybı tazminatının ödendiğini, kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep etiklerini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini talep ettiğini, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesini, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate eksper ücretinin müvekkili şirketten talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın sigortalıya ihbar edilmesini talep etiklerini beyan etmekle, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Davaya konu trafik kazasına karışan... ve... plaka sayılı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, 4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kaydı, 5-Davalı... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 29/08/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve yapılan ödeme evrakları, 6-Davacı ...'a ait nüfus kayıt örneği, 7-Dava konusu 29/08/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 8-Bilirkişi heyetinin 04/12/2024 havale tarihli raporları, 9-Davacı vekilinin 19/12/2024 havale tarihli talep artırım dilekçesi, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, 29/08/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihi olan 17/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli ile değer kaybı bedeli miktarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde hasar dosyası açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilince dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından bahisle sigorta şirketine başvuru dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davaya konu uyuşmazlığın, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde değer kaybı ve ikame araç bedelinden ibaret maddi tazminat bedelinin davalı taraftan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, davacının yerleşim yerinin İzmir İli, Konak ilçesinde bulunduğu, kazanın İzmir İli, Konak ilçesinde meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı... Anonim Şirketi vekilinin temel hukuki bilgilerden yoksun ve yargılamayı uzatma amacı taşıyan yetki ilk itirazının reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu trafik kazasının maddi hasarlı trafik kazası olduğu ve taleplerin araçta oluşan maddi hasarların tazminine yönelik olduğu, kazanın 29/08/2022 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 19/04/2024 tarihinde ikame edildiği, bu kapsamda 2 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde, dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 29/08/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme evrakları, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, davacıya ait... plakalı araca ait tramer kayıtları ve sair deliller göz önünde bulundurularak;... plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 29/08/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda... plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinden dava açılmadan önce varsa davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davacı tarafça talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedeli tazminatının hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 04/12/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; ... plakalı motosiklet sürücüsünün her iki şeridi birlikte kullanarak şerit tecavüzü yaparak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu,... plakalı otomobil sürücüsünün kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, 2012 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 177.000,00-TL ile 179.000,00-TL olduğu, ortalama değerinin 178.000,00-TL olduğu, Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (190.000,00-TL) onarım sonrası rayici (178.000,00-TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 12.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 24/01/2023 tarihinde davacıya ödediği ve dosyada dekontu bulunan 3.354,80-TL değer kaybı bedeli düşülmesi durumunda (12.000,00-TL-3.354,80-TL) bakiye farkın 8.645,80-TL olacağını mütalaa etmişlerdir. Davalı vekilinin bilirkişi heyetinin 04/12/2024 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, davalı sigorta şirketinin, raporun dava konusu aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle, serbest piyasa araştırması sonuçlarına somut bir şekilde yer verilerek düzenlendiği, bu kapsamda raporun usul ve yasa hükümleri ile yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun olduğu, mahkememiz ara kararı doğrultusunda düzenlendiği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekilinin 19/12/2024 havale tarihli bedel artırım talebini içerir dilekçesi ile değer kaybı bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 8.645,20-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 13/11/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/11/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta şirketi nezdinde... plakalı araç açısından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin teminat limitinin 100.000,00-TL olduğu, açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 12.933,16-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye teminat limitinin 87.066,84-TL olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davaya konu trafik kazasına karışan... ve... plaka sayılı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kaydı, davalı... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 29/08/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve yapılan ödeme evrakları, davacı ...'a ait nüfus kayıt örneği, dava konusu 29/08/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi heyetinin 04/12/2024 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 19/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 29/08/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihi olan 17/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının... plakalı motosiklet sürücüsünün 29.08.2022 günü saat 01.10 sıralarında İzmir İli, Konak ilçesi, Yeşildere üzerinde orta şeritte ilerlerken orta şeritten sağ şeride geçmek istediği esnada, aracının sağ yan kısımları ile sağ şeritte düz şekilde ilerleyen... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması neticesinde vuku bulduğu, kaza sebebiyle davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, hasarın onarım bedelinin 11.302,47-TL olduğu, dava konusu aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 190.000,00-TL, dava konusu aracın kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin ise 178.000,00-TL olduğu, bu kapsamda araçta 12.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 3.354,80-TL değer kaybı bedeli mahsup edildiğinde değer kaybı bedelinin 8.645,80-TL olduğu, davacı vekilinin 19/12/2024 havale tarihli bedel artırım talebini içerir dilekçesi ile değer kaybı bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 8.645,20-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 13/11/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/11/2023 tarihinde temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını dava ve bedel artırım dilekçeleri çerçevesinde usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Değer kaybı bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 8.645,20-TL maddi tazminatın, bakiye poliçe limiti olan 87.066,84-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 24/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 590,55-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 147,47-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 15,48-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 90,00-TL elektronik tebligat, 680,00-TL tebligat, 4,00-TL posta (KEP) masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 147,47-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.276,67-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.645,20-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile ihbar olunanın yüzlerine karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır