İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/314 E. 2025/1021 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/314
- Karar No
- 2025/1021
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/314 Esas KARAR NO : 2025/1021+
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.03.2024 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile TEM otoyolunu takiben ... ili istikametinden İstanbul ili istikametine doğru seyir halindeyken izmit mevki... ayrıma geldiği sırada aracının sağ ön ve yan kısımları ile yine aynı istikamette seyreden ve emniyet şeridine geçip takograf kartı değiştirmek isteyen sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpar, çarpmanın etkisiyle savrularak sağ şerit üzerinde durur daha sonra yine aynı kazadan dolayı yola dökülen malzemelere ve kazalı kamyonete çarpmamak için manevra yaptığı sırada yarı römorkunun sağ yan kısımlarıyla kazalı kamyonetin sol arka ve yan kısımlarına çarpması, çarpmanın etkisiyle kazalı kamyonetin savrularak kuzey marmara ayrım şeridinde durması sonucu 3 araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı (sonradan ölümlü hale gelen) trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda ... plakalı kamyonet sürücüsü konumunda bulunan, ...’nin imam nikahlı eşi ...'nın vefat ettiğini, desteğinin ölümü ile müvekkili maddi açıdan mağdur olduğunu, müteveffa ... ile müvekkili ... dini nikahlı olarak evli olduğunu, bu kazanın oluşumunda müteveffa ...'nın ve desteğinden yoksun kalan 3. kişi konumundaki müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, ... plaka sayılı araç ... Sigorta A.Ş.’ye ait ... Numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, bu poliçe kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde 1.800.000,00-TL teminat sağladığını, ... plaka sayılı araç ... Sigorta A.Ş.’ye ait ... Numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, bu poliçe kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde 1.800.000,00-TL teminat sağladığını, müvekkilinin yaşı, müteveffanın yaşı, mesleği, geliri ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketlerinin limiti dâhilinde zararın tümünden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, aktüerya hesaplamaları sonucunda anlaşılacağını, tazminat hesaplamasının artık genel hükümlere yapılması gerektiğini, hesaplamanın Prograsif Rant Yönteminin kullanılması ve TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun esas alınmasını, davalılara başvuru yapılmış olup işbu başvuru davalıya 29.03.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketleri 15 gün içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığından ve dolayısıyla uzlaşma sağlanamadığından, 15 günün dolmasını müteakip (son gün 13.04.2024) işbu davayı açma zaruretimiz hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere; müvekkilinin eşi ...'nın desteğinden yoksun kalmış olması sebebiyle; şimdilik 100,00-TL maddi tazminat bedelinin - belirsiz alacak davasına ilişkin geçici talebinin - temerrüt tarihi olan 11.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dâhil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 61. Ve 163. , 2918 sayılı KTKnın 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde, davacı ... 100,00-TL maddi tazminat kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğunu, ancak destekten yoksun kalma tazminatı için istenen bedel ile ilgili olarak davanın kısmi dava mı ya da belirsiz alacak davası mı olduğu açıkça dava dilekçesinden anlaşılamadığını, bu nedenle dava dilekçesi HMK'da aranan şartlara uygun olmadığını, dava konusu olayda müvekkili sigorta şirketi poliçe sahibi aracın sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesine sebep olan tüm fiilleri neticesi müteveffa ...'ya ait olduğunu, kolluk kuvvetlerince de tutulan tutanaklarda meydana gelen kazanın çok taraflı ölümlü bir kaza olarak nitelendirilmesi başlı başına tam kusurlunun müteveffa olduğunu gösterdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin tüzel kişiliği haiz bir kuruluş olması belli kanunlar, prensipler ve kurallar çerçevesinde hareket etme zorunluluğu nedeniyle kusur oranlarını belgeleyen kanıtlar ve dokümanlar olmadan sadece zarar görenlerin talebi esas alınarak ödeme yapılması mümkün olmadığını, davacı tarafından meydana geldiği iddia olunan zararlar ve diğer talepler ispat edilememiş olup destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin şartları gerçekleşmediğinden de reddini talep ettiğini, davacının ekonomik durumu da araştırılarak, gerçek zarar miktarı konusunda aktüer bilirkişi tarafından hesaplama yapılmadan yine cevap verme imkanları bulunmadığından dosyaya sunulacak bilirkişi raporlarına göre yeni cevaplarımızı sunma hakkımızı saklı tuttuklarını, müvekkilinin şirket açısından avans faiz talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, faize hükmedilmesi halinde talebe konu zarar haksız fiilden doğduğundan ve taraflar arasında ticari bir ilişki mevcut olmadığından müvekkili şirket hakkında, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, davacı ... dava dilekçesinde müteveffa ... ile imam nikahlı evli olduklarını iddia ettiğini, TMK'da dini tören yapılmasının isteğe bağlı bir durum olduğu ve evliliğin geçerliliği üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığı açıkça düzenlediğini, kanun maddesine bakıldığında müteveffa ile davacı arasında geçerli bir evlilik birliği olmadığını, bu nedenle de davacının hukuki olarak bir talep hakkı da bulunmadığını, davayı kabul etmemek ile birlikte davacının taleplerine karşılık müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu düzenlenen ZMMS poliçesindeki limitler dahilinde olduğunu, beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmeden huzurdaki dava ikame edildiğinden HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu somut olayda davacı ... imam nikahlı eş olması nedeniyle müteveffanın desteğini ispatlaması gerektiğini, davacı ... müteveffadan destek aldığını ispatlasa bile hükmolunacak tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın vefatı sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kişilerin tespit edilmesi ve davacılar dışında birinin bulunması halinde payının saklı tutulmasını talep ettiklerini, KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, müteveffanın müterafik kusuru bulunması nedeniyle olası tazminattan indirim yapılmasını, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 23/08/2025 tarihli raporda özetle; "SONUÇ: Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. A- KUSUR YÖNÜNDEN; 1.... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'in %75 oranında asli derecede etkili olduğu, 2.... plakalı araç sürücüsü ...'nın %25 oranında tali derecede etkili olduğu, 3.... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'in kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir. B- TAZMİNAT MİKTARI YÖNÜNDEN; Yukarıda verilen ayrıntılı inceleme sonrasında; davacı ile müteveffanın 13 yıldır nikahsız eşi olarak birlikte yaşadıkları, resmi nikahlı çocuklarının annesi ...’den 07/04/2003 tarihinde boşandığı, davacı ... ‘ ın ise 26/05/2011 tarihinde dava dışı eşinden ayrıldığı, davacının 04/08/2015 tarihinden sonra prime esas kazancının olmadığı, dul olması nedeni ile ... numarasıyla (4/a) kapsamında 01.09.2015 tarihinden itibaren SGK ‘dan ölüm aylığı aldığı, , müteveffanın kızlarının talimat dosyalarına vermiş oldukları tanık beyanlarında da birlikteliğin resmi nikahsız olduğunu belirttikleri görülmektedir. Yukarıda verilen örnek yüksek yargı kararları dahilinde; davacı nikahsız eş için destek zararı aşağıda hesaplanmıştır. Elbette yine yargıtay örnek kararlarında da görüleceği üzere, bir takdir indirimi yapılıp yapılmayacağı konusundaki hukuki takdir Sayın Mahkemenindir. 23/08/2025 rapor tarihi dikkate alındığında; 09/03/2024 tarihinde destekçi ...’ nın vefatı sonrasında; ➢ İmam Nikahlı Eş davacı ...’ nin; müteveffanın kazanın oluşumunda % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü ile ve rapor tarihinde 57 yaşında olan davacının yeniden evlenme olasılığının bulunmadığı görülmekle, destekten yoksun kalma zararının 2.436.950,55 TL olduğu, dava dışı müteveffanın kızı ...’ nun babasının vefatı sonrası 26/08/2024 evlenme tarihine kadar desteğinden yoksun kaldığı da dikkate alındığında, davalı ... Sigorta A.Ş. ‘den azami teminat limiti 1.800.000 TL dahilinde proporsiyon hesabı sonrası talep edebileceği azami tutarın 1.781.849,85 TL olabileceği, 29/03/2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. ye yazılı başvuru yapıldığı görülmekle, başvuru tarihini takip eden 8 işgünü bitim tarihi 11/04/2024 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve sigortalı aracın ticari olduğu dikkate alındığında avans faizi talep edilebileceğinin hukuki takdiri elbette Yüce Mahkemeye aittir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce yazılan talimat doğrultusunda .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 04/02/2025 tarihinde yapılan duruşmada tanık ...'in beyanı alındığı anlaşılmıştır. Tanık ... 04/02/2025 tarihli beyanında ; "Davacı benim babamın eşi olur. Dava konusu kaza yaşandığında ben babamın yanında değildim. Babamın kazadan sonra hangi hastaneye kaldırıldığını bilmiyorum. Kendisi hastaneye kaldırıldıktan yaklaşık bir iki saat sonra vefat etti. Babam vefat etmeden önce davacıyla beraber yaşamaktaydı. Kendisi bir şirkette sigortalı olarak çalışıyordu. Aylık gelirinin ne kadar olduğunu bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla babam ile ... resmi nikahları yoktu. Babam ile annem yaklaşık yirmi yıl önce ayrıldılar. Babam daha sonra davacı ile beraber yaşamaya başladı. Beraber yaşadıkları ilk dönemde kardeşim ... davacı ve babam aynı evde yaşamaktaydı. Tarafların beraber yaşadığı ev ... ilindeydi. Tarafların niye resmi nikah yapmadıklarını bilmiyorum. Ancak babam 2013 yılından itibaren davacı ile beraber yaşamaktaydı. tanıklık ücreti talebim yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Mahkememizce yazılan talimat doğrultusunda ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 05/03/2025 tarihinde yapılan duruşmada tanık ...'nin beyanı alındığı anlaşılmıştır. Tanık ... 05/03/2025 tarihli beyanında ;
"Ben müteveffa ...'nın en büyük ablasıyım, davacı ... benim kardeşimin 12-13 yıldır imam nikahlı eşidir. Kardeşimle ...'ın çok güzel bir evlilikleri vardı, ancak bu trafik kazası nedeniyle kardeşim hayatını kaybetti, ...'da çok mağdur oldu. Bildiğim kadarıyla kardeşim kendi aracı ile ve karşı tarafta bir tır dorsesi cebe tam girmediği için kardeşim de bu tıra çarparak vefat etmiştir dedi. beyanı okundu, imzası alındı." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Mahkememizce yazılan talimat doğrultusunda .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 09/05/2025 tarihinde yapılan duruşmada tanık ...'nün beyanı alındığı anlaşılmıştır. Tanık ...'nün 09/05/2025 tarihli beyanında; "benim öz annem ile babam ... 2003 yılında boşanmıştır, davacı ... ile 2014 ile 2015 yılında beri birlikte ...' da aynı evde ikamet etmekteydi, ben annem ile yaşıyordum, lise dönemindeyken 2015-2019 yılları arasında babam ve davacı ... ile aynı evde ikamet ettim, babamın kendine ait aracı ile yük taşımacılığı yapmaktaydı, ortalama gelirini bilmiyorum, babam evin ihtiyaçlarını ve eşi ...' ın ihtiyaçlarını karşılıyordu, davacı ile normal bir evlilik hayatı yaşıyorlardı, davacıya maddi ve manevi bir destek oluyordu, benim öz anneme ise babamın bir desteği yoktu, bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'in kusur ve etkisinin olmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Diğer davalı bakımından ise; 09/03/2024 kaza tarihini kapsar, ... plakalı dava dışı ... adına kayıtlı 2020 model ... tipi çekici cinsi aracın 17/11/2023-2024 vadeli .../0 numaralı ZMMS poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş. ‘ nin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami 1.800.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, poliçenin 01/06/2015 tarihinden sonra geçerli olan genel şartlarda düzenlendiği, 17/07/2020 tarih ... sayılı Anayasa Mahkemesi kararında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla “Desteğin Kusuruna Denk gelen Tazminat Talepleri” nin teminat dışı olduğu, bu bağlamda davacının resmi nikahsız eş olarak kabule dilmesi durumunda da müteveffanın kazanın oluşumundaki % 25 'lik kusur oranına denk gelen tazminatların hesaplamaya dahil edilemeyeceği gözetilerek davalı sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranın hesaplamaya dayanan yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporu dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunmuştur. Davacı vekili tarafından davalı ... Sigorta ile sulh olunduğundan bahisle davadan feragat dilekçesi sunulduğu, 17/12/2025 tarihli celsede davalı ... Sigorta vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK.nun 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir. Bu kapsamda, davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği, vekilin vekaletnamesinin incelenmesinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta yönünden davanın reddine, 2-Davalı ... sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Mahkememizce adli yardım talebinin 28/05/2025 tarihli ara kararı ile kabulüne karar verildiği, 28/05/2025 tarihi itibariyle yargılama aşamasında yapılan 60,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine, 6-Davalı ... Sigorta kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 100,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta'ya verilmesine, 7-Davalı ... Sigorta tarafından vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığında, 8-3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı ve davalı ... sigorta vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025
Katip ...
Hakim ...