İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/311 E. 2025/785 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/311
Karar No
2025/785
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/311 Esas KARAR NO : 2025/785

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/01/2022 tarihin de Sigorta Aracılık Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin Feshi başlıklı 6. Maddesi uyarınca müvekkili tarafından 13.02.2023 tarihinde .... Noterliği'nin 04262 yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini, müvekkil şirket sigorta departmanında çalışan 3 (üç) personelin kıdem ve ihbar tazminat tutarları toplamı olan 310.300,22 TL'nin;ilgili personeller için tüm maliyet, ücret, diğer haklar ve masrafların; 2022 Aralık ayı ile 2023 Ocak ayı komisyon ödemeleri ve ayrıca fesih tarihine kadar ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde gönderilmesinin talep edildiğini, davalı tarafın .... Noterliği'nin 17.02.2023 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkili şirketin taleplerine itiraz ettiğini, tüm ihtarlara rağmen borcun ifa edilmemiş olması sebebiyle sözleşme gereği hizmet bedeline ilişkin 20/02/2023 tarihli 150.699,81-TL, komisyon bedeline ilişkin 31/03/2023 tarihli 163.998,95-TL ile 06/11/2023 tarihli 217.540,34-TL bedelli faturaların tanzim edildiğini, davalı tarafın bu faturaları ödemediğini, davalının 217.540,34-TL bedelli 17/11/2023 tarihli komisyon bedeli iadesi faturası kestiğini, müvekkili tarafından 21/11/2023 tarihinde ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade faturasına itiraz edildiğini, ilgili bedellerin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü’ nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin asıl amacının, Davacı ... Holding AŞ grup şirketleri ve iştirak şirketleri ile bağlı kuruluşları adına Müvekkilinin aracılığıyla yapılacak her türlü sigorta poliçesinden Müvekkilinin elde edeceği prim komisyonlarının davacı ile paylaşılması ve davacının şirket içinde bu işleri takip eden kendi personelinin de maaş ve ücret alacak yükünün Müvekkilinin üzerine yüklenmesinden ibaret olduğunu, personel hizmet bedeli olarak davacı şirkete 750.928,00 TL ödendiğini, sigorta poliçelerinin toplam prim komisyon tutarı 3.252.034,33 TL tuttuğunu, bu tutarın %70'ine denk gelen 2.276.424,03 TL'nin davacı şirkete ödendiğini, müvekkilinin paylaşım oranlarının %30'dan %35'e çıkması nedeniyle haklı sebebe veya herhangi bir sebebe dayanmadan davacının sözleşmeyi feshettiğini, davacı tarafın sözleşmeyi keyfi olarak feshettiğini, buna rağmen müvekkili şirketten ödeme beklemesinin hiçbir hukuki mesnedinin olmadığını, 20/02/2023 tarih ve 150.669,81 TL tutarındaki faturanın işlenmediğini ve mali kayıtlara geçmediğini, 31/03/2023 tarih ve 163.998,95 TL tutarındaki faturanın işlenmediğini ve mali kayıtlara geçmediği gibi davacıya iade edildiğini, 06/11/2023 tarih ve 217.540,34TL tutarındaki faturanın işlenmediğini ve mali kayıtlara geçmediği gibi davacıya iade edildiğini, davacının sebepsiz zenginleşme içerisinde olduğunu belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 06/11/2024 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 22/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Ödeme emrine konu edilen faturanın tarafların — ba-bs formunda yer aldığı ve birbiri ile örtüştüğü, ödeme emri konusu 30.12.2022 Tarih, ... Numaralı 11.900,00.-USD bedelli faturanın E- Ticari Fatura olduğu ve gelir idaresi başkanlığı e fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği gibi ilgili faturanın davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı, Davacı şirketin, 2023 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onayının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait; 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 06.11.2023 tarihinden itibaren davacı şirketin davalıdan 532.239,10.-TL alacağının olduğu, 06.11.2024 tarihli duruşma tutanağının 2. Bendinde taraf vekillerine | AYLIK KESİN SÜRE içerisinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin ki süre olduğunun ihtar edildiği, davalı vekilinin duruşmada hazır olduğu halde 1 aylık kesin süre içerisinde davalı yana ait ticari defterlerin mahkemeye sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, bu nedenle davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Tarafların hak ve yükümlülükleri başlıklı 3 maddesinin 3.1.1 n maddesinde ...''un şirket bünyesinde çalışan ... ın iş akdinin sona ermesine bağlı olarak tahakkuk edebilecek ihbar ve kıdem tazminatlarının şirket tarafından talep edilmesine müteakip mutabık kalınarak şirket tarafından bildirilecek vadede ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiği, taraflar arasındaki ihtilaftan, mutabakatın oluşmaması sebebiyle fatura tarihlerinden itibaren faiz talep edilmesinin caiz olmadığı, ancak buna rağmen davacı talebi doğrultusunda yapılan faiz hesaplamalarına göre; 38.620,95.-TL temerrüt faizi oluştuğu, ancak davacının takipte 38.269,48.-TL temerrüt faizi talep ettiği, Davacı şirket tarafından, davalıya keşide edilen .... Noterliği, 13.02.2023 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamede özetle; şirket bünyesindeki davalıya ait çalışan 3 kişinin kıdem tazminat bedeli olan 310.300,22.-TL tutar il sözleşmeni fesih tarihine kadar 3 kişinin tüm maliyetlerini, 2022 ve 2023 yılı Ocak ayına ait komisyon ödemelerini ihtar tebliğ tarihinden 3 gün içerisinde ödemelerini ihtar ettiği ihtamamenin davalıya 16.02.2023tarihinde tebliğ edildi ihtarnamede tahakkuk etmiş ve edecek alacağın talep edildiği, ancak tahakkuk edecek alacaklarla ilgili ihtar tarihinde muacceliyet oluşmadığı, tebliğ tarihi ihtarnamede verilen atıfetle birlikte muaccel tarih ile takip tarihi arasında davacı lehine 39.301,86.-TL temerrüt faizi tahakkuk etmesi gerektiği, ancak davacının takipte 38.269,48.-TL temerrüt faizi talep ettiği, Sözleşme hukuku açısından yapılan hesap tekniği değerlendirmelerine göre; Davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, buna karşılık davalının ticari defterleri üzerinde ibraz etmeme nedeniyle inceleme yapılamadığı için lehine delil teşkil etmeyeceği, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen ödeme emri konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından faturaya itiraz edilerek, iade faturası kesildiği, ancak itiraz /iadenin TTK 21/2 hükümleri gereğince yapılması gereken 8 günlük süreden sonra düzenlendiği, davacı şirketin ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalıdan 532.239,10.-TL alacağının olduğu, tespit edilen bu alacağın dayanağı olan faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Tarafların hak ve yükümlülükleri” başlıklı 3 maddesinin 3.1.1.n maddesine uygun olarak düzenlendiği, bununla birlikte davacı şirket tarafından, davalıya keşide edilen ve 16.02.2023 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede belirtilen 310.300,22 TL tutar üzerinden (ihtarnamede verilen 3 gün süre dahil) temerrüt tarihi olan 20.02.2023 tarihinden takip tarihi olan 23.11.2023 tarihine kadar olan 276 gün için yıllık *4 16,75 ticari faiz üzerinden işlemiş faizin 39.301,86 TL olduğu, ancak takipte 38.269,48.-TL temerrüt faizi talep edildiği, Buna göre ilgili icra takibine esas asıl alacağın 532.239,10 TL ve işlemiş faizin 38.269,48 TL olarak hesaplandığı, İtirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususlarının mahkemenin takdirinde olduğu..." şeklilinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 05/03/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 11/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" A. Kök raporda, mahkemenin ilgili ara kararında belirtilen kapsam doğrultusunda tespit ve hesaplamalar yapıldığı, B. Mahkeme tarafından: 1. Davacı şirketin defterlerinin esas alınması halinde davalıdan 532.239,10 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 38.269,48 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-1) 2.31.03.2023 tarihli 163.998,95 TL bedelli faturaya davalı tarafından 8 günlük yasal süre içinde olmak üzere 07.04.2023 tarihinde itiraz edilmiş olduğu göz önüne alınarak bu faturanın kapsam dışı bırakılması halinde 368.240,15 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 20.615,39 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-2) 3. 06.11.2023 tarihli 217.540,34 TL bedelli faturaya davalı tarafından 8 günlük yasal süreden sonra olmak üzere 21.11.2023 tarihinde itiraz edilmiş olduğu, ayrıca 17.11.2023 tarihli iade faturasının düzenlenmiş olduğu göz önüne alınarak bu faturanın da kapsam dışı bırakılması halinde 150.699,81 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 19.018,11 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-3) C. Bununla birlikte bu ek raporda, 1. Takip konusu faturaların, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1.1.n/o ile 4. Maddelerine dayanılarak hizmet/komisyon bedeli olarak düzenlendiği, 2. Faturaların düzenlenmesine neden olan (işçilere ödenmiş tazminat, ücret vb. ödemelere, üretilmiş sigorta primlerine ait) belgelerin dosyada bulunmaması nedeniyle ilgili faturalarda gösterilen alacakların doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda tespit ve hesaplamanın yapılamadığı, 3. Davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi, herhangi bir sebep belirtmeden sözleşmenin 6. Maddesine göre feshettiği, bu maddede “Davacı şirketin sözleşme süresi içinde dilediği herhangi bir zamanda herhangi bir sebep bildirmeksizin davalıya göndereceği yazılı bildirimle bu sözleşmeyi tek taraflı ve tazminatsız olarak feshedebileci" hükmünün bulunduğu, 4. Faturalarda talep edildiği belirtilen alacakların talep edilmesi için sözleşmenin haklı/haksız fesih durumunun fark etmediği, bununla birlikte “işçilere ödenen kıdem, ihbar tazminatı” için “mutabık kalınarak ödeneceği” yönünde sözleşme hükmünün bulunduğu sonuçlarına ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 02/07/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 30/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" A. Kök raporda, mahkemenin ilgili ara kararında belirtilen kapsam doğrultusunda tespit ve hesaplamalar yapıldığı, B. Mahkeme tarafından: 1. Davacı şirketin defterlerinin esas alınması halinde davalıdan 532.239,10 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 38.269,48 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-1) 2.31.03.2023 tarihli 163.998,95 TL bedelli faturaya davalı tarafından 8 günlük yasal süre içinde olmak üzere 07.04.2023 tarihinde itiraz edilmiş olduğu göz önüne alınarak bu faturanın kapsam dışı bırakılması halinde 368.240,15 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 20.615,39 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-2) 3. 06.11.2023 tarihli 217.540,34 TL bedelli faturaya davalı tarafından 8 günlük yasal süreden sonra olmak üzere 21.11.2023 tarihinde itiraz edilmiş olduğu, ayrıca 17.11.2023 tarihli iade faturasının düzenlenmiş olduğu göz önüne alınarak bu faturanın da kapsam dışı bırakılması halinde 150.699,81 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 19.018,11 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-3) C. İlk ek raporda: 1. Takip konusu faturaların, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1.1.n/o ile 4. Maddelerine dayanılarak hizmet/komisyon bedeli olarak düzenlendiği, 2. Davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi, herhangi bir sebep belirtmeden sözleşmenin 6. Maddesine göre feshettiği, bu maddede “Davacı şirketin sözleşme süresi içinde dilediği herhangi bir zamanda herhangi bir sebep bildirmeksizin davalıya göndereceği yazılı bildirimle bu sözleşmeyi tek taraflı ve tazminatsız olarak feshedebileceği” hükmünün bulunduğu, 3. Faturalarda talep edildiği belirtilen alacakların talep edilmesi için sözleşmenin haklı/haksız fesih durumunun fark etmediği, bununla birlikte “işçilere ödenen kıdem, ihbar tazminatı” için “mutabık kalınarak ödeneceği” yönünde sözleşme hükmünün bulunduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. C. Bu (ikinci) ek raporda: 1. Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan “hizmet bedeli” açıklamalı, 20/02/2023 tarihli ve 150.699,81 TL tutarında olan faturanın dayanağı olarak dava ve beyan dilekçelerinde 3 personele yapılan ödemelerin gösterildiği, bu bapta olmak üzere dosyaya üç işçiye ait 2023 Ocak ve Şubat ayı bordrolarının sunulduğu, bu bordrolardaki toplam işçilik tahakkuklarının toplam brüt 173.586,60 TL olduğu, bununla birlikte kıstelyevm esasına göre davalının payına düşen kısmın 133.083,06 TL olduğu, banka ödeme listesine göre ise bu işçilere yapılan ücret ödemelerinin toplam net 79.910,79 TL olduğu, bunun brütünün 107.795,19 TL olacağı, neticeten:; a. Bordroların esas alınması halinde taleple bağlı kalınarak 150.699,81 TL, b. Bankaya yapılan ödemelerin esas alınması halinde 127.198,32 TL alacak olduğu, 2. Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan “komisyon bedeli” açıklamalı, 31/03/2023 tarihli 163.998,95 TL ile 06/11/2023 tarihli 217.540,34 TL bedelli faturaların dayanağı olarak dava ve beyan dilekçelerinde Aralık 2022 ve Ocak-Şubat 2023 komisyon listelerinin gösterildiği, a. Aralık 2022 listesinde 229 adet poliçe için komisyon tutarının toplam 234.284,22 TL olduğu, sözleşme doğrultusunda 163.998,95 TL tutarın davacıya düşen kısım olduğu, b. Ocak-Şubat 2023 toplam 303 adet poliçe için komisyon tutarının toplam 302.903,51 TL olduğu, sözleşme doğrultusunda 217.540,34 TL tutarın davacıya düşen kısım olarak hesaplanmış olduğu, ancak fesihten sonra yapılmış poliçelere düşen komisyon payının mahsubu ile davacının payının 214.567,13 TL olduğu, c. Ayrıca listelerde gösterilen poliçelerin gizlilik hükümleri gereği dosyaya sunulamadığının davacı tarafından beyan dilekçesinde belirtildiği, konu hakkındaki takdir ve karar yetkisinin mahkemede olduğu anlaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taraflar arasında tanzim edilen sigorta aracılık hizmet sözleşmesinin uyarınca davacı tarafından davalı aleyhine tanzim edilen fatura alacaklarının tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacının icra inkar, davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, bilirkişi raporu ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 22/01/2025 tarihli raporda ; " Ödeme emrine konu edilen faturanın tarafların ba-bs formunda yer aldığı ve birbiri ile örtüştüğü, ödeme emri konusu 30.12.2022 Tarih, ... Numaralı 11.900,00.-USD bedelli faturanın E- Ticari Fatura olduğu ve gelir idaresi başkanlığı e fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği gibi ilgili faturanın davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı, Davacı şirketin, 2023 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onayının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait; 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 06.11.2023 tarihinden itibaren davacı şirketin davalıdan 532.239,10.-TL alacağının olduğu, 06.11.2024 tarihli duruşma tutanağının 2. Bendinde taraf vekillerine 1 AYLIK KESİN SÜRE içerisinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtar edildiği, davalı vekilinin duruşmada hazır olduğu halde 1 aylık kesin süre içerisinde davalı yana ait ticari defterlerin mahkemeye sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, bu nedenle davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Tarafların hak ve yükümlülükleri başlıklı 3 maddesinin 3.1.1 n maddesinde ...’un şirket bünyesinde çalışan ... ‘ın iş akdinin sona ermesine bağlı olarak tahakkuk edebilecek ihbar ve kıdem tazminatlarının şirket tarafından talep edilmesine müteakip mutabık kalınarak şirket tarafından bildirilecek vadede ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiği, taraflar arasındaki ihtilaftan, mutabakatın oluşmaması sebebiyle fatura tarihlerinden itibaren faiz talep edilmesinin caiz olmadığı, ancak buna rağmen davacı talebi doğrultusunda yapılan faiz hesaplamalarına göre; 38.620,95.-TL temerrüt faizi oluştuğu, ancak davacının takipte 38.269,48.-TL temerrüt faizi talep ettiği, Davacı şirket tarafından, davalıya keşide edilen .... Noterliği, 13.02.2023 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamede özetle; şirket bünyesindeki davalıya ait çalışan 3 kişinin kıdem tazminat bedeli olan 310.300,22.-TL tutar ile sözleşmeni fesih tarihine kadar 3 kişinin tüm maliyetlerini, 2022 ve 2023 yılı Ocak ayına ait komisyon ödemelerini ihtar tebliğ tarihinden 3 gün içerisinde ödemelerini ihtar ettiği ihtarnamenin davalıya 16.02.2023tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tahakkuk etmiş ve edecek alacağın talep edildiği, ancak tahakkuk edecek alacaklarla ilgili ihtar tarihinde muacceliyet oluşmadığı, tebliğ tarihi ihtarnamede verilen atıfetle birlikte muaccel tarih ile takip tarihi arasında davacı lehine 39.301,86.-TL temerrüt faizi tahakkuk etmesi gerektiği, ancak davacının takipte 38.269,48.-TL temerrüt faizi talep ettiği, Sözleşme hukuku açısından yapılan hesap tekniği değerlendirmelerine göre: Davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, buna karşılık davalının ticari defterleri üzerinde ibraz etmeme nedeniyle inceleme yapılamadığı için lehine delil teşkil etmeyeceği, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen ödeme emri konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından faturaya itiraz edilerek, iade faturası kesildiği, ancak itiraz / iadenin TTK 21/2 hükümleri gereğince yapılması gereken 8 günlük süreden sonra düzenlendiği, davacı şirketin ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalıdan 532.239,10.-TL alacağının olduğu, tespit edilen bu alacağın dayanağı olan faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Tarafların hak ve yükümlülükleri” başlıklı 3 maddesinin 3.1.1.n maddesine uygun olarak düzenlendiği, bununla birlikte davacı şirket tarafından, davalıya keşide edilen ve 16.02.2023 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede belirtilen 310.300,22 TL tutar üzerinden (ihtarnamede verilen 3 gün süre dahil) temerrüt tarihi olan 20.02.2023 tarihinden takip tarihi olan 23.11.2023 tarihine kadar olan 276 gün için yıllık % 16,75 ticari faiz üzerinden işlemiş faizin 39.301,86 TL olduğu, ancak takipte 38.269,48.-TL temerrüt faizi talep edildiği, Buna göre ilgili icra takibine esas asıl alacağın 532.239,10 TL ve işlemiş faizin 38.269,48 TL olarak hesaplandığı " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kök raporun dosyaya sunulması akabinde taraf itirazları dikkate alınarak ve kök rapor içeriği de gözönünde bulundurularak mahkememizce ; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda fatura alacaklarının ticari defterlere işlenip işlenmeyeceği , taraf defterleri hususunda inceleme yapıldığı ancak davalı tarafça sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiği ve düzenlenen faturaların dayanağının da haksız olduğu iddiası bulunduğu bu nedenle heyete sigorta aracılık sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişinin de eklendiği ancak bilirkişi tarafından bu hususlarda detaylı değerlendirme yapılmadığı görülmekle dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi ile; davacı tarafından davalı aleyhine tanzim edilen fatura alacaklarının temelinin bulunup bulunmadığı, var ise alacak miktarının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedilip feshedilmediği, fatura konusu alacakların haklı/haksız fesih durumuna göre talep edilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının heyette bulunan özellikle sigorta aracılık sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişi tarafından detaylı incelenip tartışılmasına karar verilmiş ve 15/04/2025 tarihli ve 07/10/2025 tarihli ek raporlar dosyaya kazandırılmıştır. Dosyada mevcut 07/10/2025 tarihli ek raporda " A. Kök raporda, mahkemenin ilgili ara kararında belirtilen kapsam doğrultusunda tespit ve hesaplamalar yapıldığı, B. Mahkeme tarafından: 1. Davacı şirketin defterlerinin esas alınması halinde davalıdan 532.239,10 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 38.269,48 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-1) 2. 31.03.2023 tarihli 163.998,95 TL bedelli faturaya davalı tarafından 8 günlük yasal süre içinde olmak üzere 07.04.2023 tarihinde itiraz edilmiş olduğu göz önüne alınarak bu faturanın kapsam dışı bırakılması halinde 368.240,15 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 20.615,39 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-2) 3. 06.11.2023 tarihli 217.540,34 TL bedelli faturaya davalı tarafından 8 günlük yasal süreden sonra olmak üzere 21.11.2023 tarihinde itiraz edilmiş olduğu, ayrıca 17.11.2023 tarihli iade faturasının düzenlenmiş olduğu göz önüne alınarak bu faturanın da kapsam dışı bırakılması halinde 150.699,81 TL asıl alacağının olduğu ve bu alacağa işlemiş faizin (taleple bağlı kalınarak) 19.018,11 TL olarak hesaplandığı, (Seçenek-3) C. İlk ek raporda: 1. Takip konusu faturaların, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1.1.n/o ile 4. Maddelerine dayanılarak hizmet/komisyon bedeli olarak düzenlendiği, 2. Davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi, herhangi bir sebep belirtmeden sözleşmenin 6. Maddesine göre feshettiği, bu maddede “Davacı şirketin sözleşme süresi içinde dilediği herhangi bir zamanda herhangi bir sebep bildirmeksizin davalıya göndereceği yazılı bildirimle bu sözleşmeyi tek taraflı ve tazminatsız olarak feshedebileceği” hükmünün bulunduğu, 3. Faturalarda talep edildiği belirtilen alacakların talep edilmesi için sözleşmenin haklı/haksız fesih durumunun fark etmediği, bununla birlikte “işçilere ödenen kıdem, ihbar tazminatı” için “mutabık kalınarak ödeneceği” yönünde sözleşme hükmünün bulunduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. C. Bu (ikinci) ek raporda: 1. Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan “hizmet bedeli” açıklamalı, 20/02/2023 tarihli ve 150.699,81 TL tutarında olan faturanın dayanağı olarak dava ve beyan dilekçelerinde 3 personele yapılan ödemelerin gösterildiği, bu bapta olmak üzere dosyaya üç işçiye ait 2023 Ocak ve Şubat ayı bordrolarının sunulduğu, bu bordrolardaki toplam işçilik tahakkuklarının toplam brüt 173.586,60 TL olduğu, bununla birlikte kıstelyevm esasına göre davalının payına düşen kısmın 133.083,06 TL olduğu, banka ödeme listesine göre ise bu işçilere yapılan ücret ödemelerinin toplam net 79.910,79 TL olduğu, bunun brütünün 107.795,19 TL olacağı, neticeten: a. Bordroların esas alınması halinde taleple bağlı kalınarak 150.699,81 TL, b. Bankaya yapılan ödemelerin esas alınması halinde 127.198,32 TL alacak olduğu, 2. Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan “komisyon bedeli” açıklamalı, 31/03/2023 tarihli 163.998,95 TL ile 06/11/2023 tarihli 217.540,34 TL bedelli faturaların dayanağı olarak dava ve beyan dilekçelerinde Aralık 2022 ve Ocak-Şubat 2023 komisyon listelerinin gösterildiği, a. Aralık 2022 listesinde 229 adet poliçe için komisyon tutarının toplam 234.284,22 TL olduğu, sözleşme doğrultusunda 163.998,95 TL tutarın davacıya düşen kısım olduğu, b. Ocak-Şubat 2023 toplam 303 adet poliçe için komisyon tutarının toplam 302.903,51 TL olduğu, sözleşme doğrultusunda 217.540,34 TL tutarın davacıya düşen kısım olarak hesaplanmış olduğu, ancak fesihten sonra yapılmış poliçelere düşen komisyon payının mahsubu ile davacının payının 214.567,13 TL olduğu, c. Ayrıca listelerde gösterilen poliçelerin gizlilik hükümleri gereği dosyaya sunulamadığının davacı tarafından beyan dilekçesinde belirtildiği, konu hakkındaki takdir ve karar yetkisinin mahkemede olduğu anlaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının dava dilekçesinde davacı ve davalı sigorta acentesi arasında 01/01/2022 tarihin de Sigorta Aracılık Hizmet Sözleşmesi aktedildiğini, ilgili sözleşmenin feshi başlıklı 6. Maddesinde belirtilen; " Şirket iş bu sözleşme süresi içerisinde dilediği herhangi bir zamanda herhangi bir sebep bildirmeksizin ...'a göndereceği yazılı bildirim ile iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. ... bu durumda hizmet bedeli, kar kaybı gibi herhangi bir ad altında hiçbir hak ve yükümlülük ve tazminat talebinde bulunamaz" hükmü gereği taraflar arasındaki sözleşmenin 13.02.2023 tarihinde feshedildiğini ve davalıdan, davacı şirket sigorta departmanında çalışan 3 (üç) personelin kıdem ve ihbar tazminat tutarları toplamı olan 310.300,22 TL'nin; fesih tarihine kadar ilgili personeller için tahakkuk edecek tüm maliyet, ücret, diğer haklar ve masrafların; 2022 Aralık ayı ile 2023 Ocak ayı komisyon ödemeleri ve ayrıca fesih tarihine kadar davacı şirket adına tahakkuk edecek komisyon ödemelerinin davacı şirket hesabına ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine takip başlatıldığını, davalı tarafça başlatılan takibe de itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptali isetmine bulunmuş olduğu görülmüştür. Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakıldığında; sözleşmenin feshi başlıklı 6. Maddesinde ; " Şirket iş bu sözleşme süresi içerisinde dilediği herhangi bir zamanda herhangi bir sebep bildirmeksizin ...'a göndereceği yazılı bildirim ile iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. ... bu durumda hizmet bedeli, kar kaybı gibi herhangi bir ad altında hiçbir hak ve yükümlülük ve tazminat talebinde bulunamaz" şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. Taraflar tacir olup basiretli tacir gibi davranmakla sorumlu olduklarından sözleşme hükümleri ile bağlı oldukları değerlendirilmiştir. Davacının alacak iddiasına konu ettiği alacak kalemlerine bakıldığında; alacak kalemlerinin komisyon alacağı ve ödenmeyen işçilik ücret alacaklarından oluştuğu görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakıldığında sözleşmenin 3.1.1. N ve o maddelerinde "n) ..., Şirket bünyesinde hâlihazırda çalışan üç personelin (...) iş akdinin sona ermesine bağlı olarak tahakkuk edebilecek ihbar ve kıdem tazminatlarını ŞİRKET tarafından talep edilmesine müteakip mutabık kalınarak ŞİRKET tarafından bildirilecek vadede ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. o) ..., Şirket bünyesinde istihdam edilen söz konusu üç personele ilişkin tahakkuk edecek tüm işveren maliyetinin, ücret, diğer hakları, masrafları (mutabık kalınan aylık maaş+agi, sosyal güvenlik primleri tutarları, yılsonunda bir maaş ikramiye,) ödeyeceğini peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder. Söz konusu işveren maliyetinin tamamı ŞİRKET tarafından aylık olarak ... adına KDV dahil hesaplanarak fatura tanzim edilecek ve ... fatura tarihinden itibaren en geç 1 (bir) ay içinde ödeme yapacaktır." yine sözleşmenin 4.4. Maddesinde "4.4. Sigorta şirketlerinden minimum kazanılacak EK-5'de belirtilen net prim üzerinden alınacak olan komisyon oranları paylaşımı aşağıdaki gibi olacaktır. * İlk yıl net primin %70'i ŞİRKET'e, kalan %30 ...'e * İkinci yıl net primin %65'i ŞİRKET'e, kalan %35 ...'e * Üçüncü yıl net primin %60'ı ŞİRKET'e, kalan %40 ...'e" şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilerek davacının hak kazandığının iddia ettiği tutarların hesaplanması amacı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi ek rapor ile; davacı şirket tarafından dosyaya sunulan “hizmet bedeli” açıklamalı, 20/02/2023 tarihli ve 150.699,81 TL tutarında olan faturanın dayanağı olarak dava ve beyan dilekçelerinde 3 personele yapılan ödemelerin gösterildiği, bu bapta olmak üzere dosyaya üç işçiye ait 2023 Ocak ve Şubat ayı bordrolarının sunulduğu, bu bordrolardaki toplam işçilik tahakkuklarının toplam brüt 173.586,60 TL olduğu, bununla birlikte davalının payına düşen kısmın 133.083,06 TL olduğu, banka ödeme listesine göre ise bu işçilere yapılan ücret ödemelerinin toplam net 79.910,79 TL olduğu, bunun brütünün 107.795,19 TL olacağı, neticeten; bordroların esas alınması halinde taleple bağlı kalınarak 150.699,81 TL, bankaya yapılan ödemelerin esas alınması halinde 127.198,32 TL alacak olduğunun hesap edilerek seçenekli hesaplama yapıldığı, bilirkişi tarafından yapılan seçenekli hesaplamalardan 127.198,32-TL lik hesaplama miktarı bankaya yapılan ödemelere dayalı olarak yapılmış olup yazılı ve nesnel verilere dayandığından bu miktara itibar edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, bu hali ile davacının işçilere yapmış olduğu ödeme tutarını sözleşmenin 3.1.1./n-o hükümleri çerçevesinde davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığından bu alacak kalemine ilişkin olduğu ve takibe konu edildiği anlaşılan 20/02/2023 tarihli faturaya yönelik talebin 127.198,32-TL için kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının dava konusu ettiği ve komisyon alacağına ilişkin olarak düzenlendiği anlaşılan diğer iki fatura yönünden yapılan değerlendirmede ise; 31/03/2023 tarihli 163.998,95 TL ile 06/11/2023 tarihli 217.540,34 TL bedelli faturaların dayanağı olarak dava ve beyan dilekçelerinde Aralık 2022 ve Ocak-Şubat 2023 komisyon listelerinin gösterildiği, aralık 2022 listesinde 229 adet poliçe için komisyon tutarının toplam 234.284,22 TL olduğu ve sözleşme hükümleri doğrultusunda 163.998,95 TL tutarın davacıya düşen kısım olduğu, ocak-şubat 2023 dönemi için ise toplam 303 adet poliçe için komisyon tutarının toplam 302.903,51 TL olduğu, sözleşme doğrultusunda 217.540,34 TL tutarın davacıya düşen kısım olarak hesaplanmış olduğu, ancak fesihten sonra yapılmış poliçelere düşen komisyon payının mahsubu ile davacının payının 214.567,13 TL olduğunun bilirkişi raporu ile hesaplandığı , bilirkişi tarafından yapılan komisyon bedeli tutarına ilişkin hesaplamaların mahkememizce de hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığı ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacının fesih tarihine kadar düzenlenen poliçelerden , sözleşme hükümleri doğrultusunda komisyon talep edebileceğinin anlaşıldığı, sözleşmenin feshi ile birlikte taraflar artık sözleşme hükümleri ile bağlı olmayacağından davacının fesihten sonraki poliçeler yönünden ise komisyon talep etmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmakla talebin bu miktarlar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının takip öncesi faiz istemi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının takipten önce .... Noterliğinin 13/02/2023 tarih ve ... no.lu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin ve alacaklarının tarafına ödenmesi isteminde bulunduğu, ilgili ihtarnamenin davalıya 16/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname içeriğinde alacağın ödenmesi için davalıya 3 gün süre tanındığı ve 310.300,22-TL personelin kıdem ve tazminat tutarı olarak belirtilerek bu tutarın ödenmesinin istenildiği, bu hali ile davacının takibe konu ettiği alacaklardan personel giderine ilişkin miktar yönünden davalının 21/02/2023 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, davacının bu tarih ile takip tarihi olan 23/11/2023 tarihi aralığındaki dönem için faiz isteminde bulunabileceği, davacı her ne kadar ihtarname içeriğinde komisyon alacaklarının da ödenmesi hususunu bildirmiş ise de komisyon alacağına ilişkin bir miktar belirtmemiş olduğu bu hali ile bu alacak kalemleri yönünden usulüne uygun temerrüt ihtarının yapılmadığı kanaatine varılmakla faiz istemi reddedilmiş, personelin kıdem ve tazminat tutarına ilişkin olan ve mahkememizce kabulüne karar verilen 127.198,32-TL lik miktar yönünden ise temerrüdün oluştuğu değerlendirilmekle bu tutara 21/02/2023-23/11/2023 tarihi arası işleyecek faiz mahkememizce hesaplanarak 16.110,63-TL takip öncesi işlemiş faiz alacağının da kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, davacının alacak istemine konu tutarlar taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılmış likit ve belirlenebilir tutarlar olduğundan davacının icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş, reddedilen kısım yönünden ise kötüniyetli takip başlatıldığı yönünde delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 163.998,95-TL asıl alacak ( 31/03/2023 tarihli fatura), 214.567,13-TL asıl alacak ( 06/11/2023 tarihli fatura), 127.198,32 TL asıl alacak (20/02/2023 tarihli fatura) ve bu asıl alacağa takip öncesi işleyen 16.110,63-TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 521.875,03-TL üzerinden İPTALİ ile; takibin bu miktara ilişkin olarak takip talebinde belirtilen koşullarla kaldığı yerden devamına, -Davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 505.764,40 TL 'nin %20'si oranında olan 101.152,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 35.649,28 TL harçtan peşin alınan 9.742,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.906,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 5- Davacı tarafından yatırılan 9.748,87 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 83.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8- Davacı tarafça yapılan 417,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 10.905,40 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 9.975,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9- Davalı tarafça yapılan 2.000,00 TL yargılama giderinin 170,49 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 11- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 306,89 TL'sinin davacıdan, 3.293,11 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/311, K. 2025/785, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-311-e-2025-785-k-e7dd87f88a6a