İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/296 E. 2025/646 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/296
- Karar No
- 2025/646
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/296 Esas KARAR NO :2025/646
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/05/2024 KARAR TARİHİ:22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum ile davalı şirket arasında temizlik hizmeti alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu firmada görev yapan ve işten ayrılan ... müvekkili kurum aleyhine dava açarak kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti vb. ücretleri talep ettiğini, açılan dava neticesinde .... İş Mahkemesi ... ve 10/02/2022 tarihli kararıyla bir kısım alacak kalemlerinin kendisine ödenmesine hükmedildiğini, Mahkeme kararına istinaden ... tarafından .... İcra Müdürlüğünde 2022/... Esas numaralı icra dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığını, bu takip nedeniyle cebri icra altında müvekkili kurum tarafından 87.114,95 TL ödendiğini, dava konusu alacağın müvekkili kurum tarafından düzenlenen sözleşme kapsamında davalı-yüklenici tarafından istihdam edilen işçiler tarafından açılan davada hükmedilen bir alacak olduğunu, hizmet alım sözleşmesi gereği davalı-yüklenicinin sorumluluğunda bulunan bir alacak olduğunu, davalı-yüklenici tarafından işin ifası amacıyla istihdam edilen işçiler ile müvekkili idare arasında alt işverenlik dahil herhangi bir istihdam ilişkisi bulunmadığını, müvekkili kurum tarafından toplamda ödenen 87.114,95 TL davalı şirketten talep edildiğini, yapılan tebligat neticesinde davalı şirketten olumlu bir cevap alınamadığını, bu sebeple 87.114,95 TL asıl alacak 17.346,02 TL faiz olmak üzere toplam 104.460,97 TL’nin rücuu için .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe yapılan itiraz nedeniyle davalı şirketle yapılan arabuluculuk görüşmesi de anlaşamama ile sonuçlandığını bu sebeplerle; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaya 16/05/2022 tarihinde alacaklı tarafından "borçlu tarafından yatırılan ödemelerin aktarılması" talebi atıldığını, davacı tarafın ödemeyi 2 yıllık süresi içinde ihbar etmediğini, bu bakımdan davacı tarafın rücuya ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının iş akdi kıdem veya ihbar tazminatı hak edecek şekilde sona ermediğini, buna rağmen onlarca işçinin bir anda işten çıkmasına ve bu bedellerin hükmedilmesine sebebiyet veren davacının kendisi olduğunu, 1 gün içinde ihale konusu işi müvekkilinden alarak başka bir firmaya verdiğini ve müvekkilinin işçilerini de o firmaya geçirdiğini, verilen karar neticesinde bu davaya konu ve birçok işçilik alacağı davası ile müvekkilini karşı karşıya bıraktığı gibi müvekkili işçilerinden de mahrum bırakarak ayrıca zarara uğrattığını, düzenleme kapsamında davacı tarafın, kullanılmakta olan metrobüs araçlarının temizlik ve diğer işlemlerini asıl işveren olarak alt işverene devrettiğini, metrobüs temizlik işlemlerini çalıştığı süre boyunca düzenli şekilde yapan müvekkilinin, işini gereği gibi yerine getirmesine rağmen asıl işverenin gün içinde verdiği karar ile tüm yetkiler müvekkili şirketten alındığını, yeni şirkete geçirildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin bi anda yüzlerce çalışanını doğrudan davacı tarafin kusuru sebebiyle kaybettiğini, ortada dımdızlak kaldığını, bu kapsamda davacı tarafın kendi kusuru sebebiyle müvekkili şirketin milyonlarca lira zarara uğradığını, ödemiş olduğu bedelleri talep etmesinin hukuka aykırı nitelikte olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmaksızın alt işverenlik ilişkisini sona erdirdiğini ve müvekkili şirketin milyonlarca lira zarara uğramasına neden olduğunu, ödemiş olduğu bedel de asıl işverenlik kapsamında yer alması sebebiyle tüm bedelin istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın ihaleyi müvekkilinden alarak aynı zamanda işçilerini de yeni firmaya geçirdiğini, aynı işçiler aynı asıl işverenle birlikte farklı alt işveren ile çalıştıklarını, değişen alt işverenler yönünden işyeri devri kurallarına göre sonuca gidilmesi mümkün bulunmadığını, işçinin her bir alt işveren nezdindeki çalışma süresi ayrı ayrı değerlendirilmeli, asıl işverenin sorumlu olduğu alacak miktarı da işçinin her alt işveren nezdindeki çalışma süresi ile o dönemdeki ücret miktarı dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan %50 sorumluluk hesabı tutarlı olduğunu, davacının talep miktarının haksız olduğunu, bu sebeplerle; öncelikle davanın zamanaşımı bakımından reddine, neticeden haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderinin ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... İş Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, Hizmet Sözleşmesi, ödeme dekontu, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında imzalanan hizmet sözleşmesi sonrasında davacı yan tarafından dava dışı işçi ...'a ödenen işçilik alacaklarının üst işveren sıfatıyla davalıdan talebi için .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, taraflar arasında hizmet alımına ilişkin yapılan ihale kapsamında imzalanan sözleşme kapsamında çalışan dava dışı işçi ...'a ödenen işçilik bedellerine ilişkin davalıdan rücuen tazminatı talebine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 01/04/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye işten çıkmasına istinaden ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanun'unun 2/6 maddesinde, “bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü bulunmaktadır. İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ... tarafından 05/02/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "...'ın davacı bünyesindeki toplam hizmet süresi 05.11.2009-23.08.2019 tarihleri arasında 9 Yıl 9 Ay 19 Gündür. ...Şirketinde çalışma süresi 25.01.2018-23.08.2019 tarihleri arasında 1 Yıl 6 Ay 29 Gündür. T.C. .... İş Mahkemesi 2020/..., 2022/... sayılı kararında net 34.396,58TL kıdem tazminatının, 5.S30,77TL ihbar tazminatının, 4.344,46TL fazla mesai alacağının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak dava dışı işçi ...'a verilmesine karar verilmiştir. Hükmedilen alacak kalemlerinin toplam tutarı 34.396,58 + 5.530,77 + 4.344,46 = 44.271,81TL'dir. 44.271,81TL’dir. ... tarafından T.C. .... İcra Dairesinin 2022/... sayılı icra emri ile takip başlatılmıştır. Davacı tarafından 11.05.2022 tarihinde 2022/... sayılı dosyaya 87.103,64TL ödeme yapıldığına ilişkin ... banka dekontu ibraz edilmiştir. Ödeme tutarı toplam alacak kalemlerine oranlandığında; 87.103,64 / 44.271,81 = 1,9674741105 oranı çıkmaktadır. Toplam ödenen tutar faiz, mahkeme masrafları vb. kapsadığından mahkemece hükmedilen tutarlar bu oran ile çarpılarak hesaplanmıştır. Kıdem Tazminatı: 34.396,58 x 1,9674741105 = 67.674,38 TL, İhbar Tazminatı: 5.530,77 x 1,9674741105 = 10.881,65 TL, Fazla Mesai Alacağı 4.344,46 x 1,9674741105 = 8.547,61 TL, Kıdem Tazminatı Yönünden Hesaplamalar; Kıdem Tazminatı için ödenen tutar 67.674,38 TL hesaplanmıştır. ...'ın ...Şirketinde çalışma süresi 25.01.2018-23.08.2019 tarihleri arasında 1 Yıl 6 Ay 29 Gündür(574Gün). ...'ın toplam çalışma süresi 9 Yıl 9 Ay I9 Gündür(3574Gündür). ...'ın davalı firmada çalışma süresi oranında davalının kıdem tazminatı sorumluluğu hesaplanmıştır. İhbar Tazminatı Yönünden Hesaplamalar; İhbar Tazminatı alacağından son işveren sorumlu olduğundan ...Şirketi'nin sorumlu olduğu tutar 10.881,65TL'dir. Fazla Mesai Yönünden Hesaplamalar; ... 25.01.2018-23.08.2019 tarihleri arasında çalışmıştır. 25.01.2018-23.08.2019 tarih aralığı için fazla mesai ücreti brüt (1.672,94/52)x48 + (1.460,02/36)x31 = 1.544,25 + 1.257,24 = 2.801,49TL hesaplanmıştır. (2.801,49/4.344,46) x 8.547,61 TL = 5.511,86 TL hesaplanmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere tekrar bilirkişiye tevdi edildiği, İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporda yapılan tespitlerin aynısına yer verildiği, herhangi bir değişikliğin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulması gerektiği de dikkate alınarak her bir davalı açısından sorumluluk miktarları belirlenmiştir. Bilirkişi raporu açık ve ayrıntılı olup, hükme esas alınmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay 6. H.D. 2021/5300 Esas-2022/5935 Karar; Yargıtay 23.H.D. 2017/732 Esas-2020/2372 Karar; 2019/952 Esas-2020/2536 Karar; 2019/1417 Esas-2020/2515 Karar; 2019/782 Esas-2020/1037 Karar sayılı kararları). İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir (Yargıtay 23. H.D. 2019/296 Esas-2020/340 Karar, 2019/1047 Esas-2020/2188 Karar sayılı kararları) Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırlabileceği de açıkça belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça dava dışı işçi ...'a ödenen kıdem, ihbar tazminatı ve fazla mesai tazminatının davalı alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkin iş bu davada, asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacaklarının, dava dışı işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsadığı, dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenlerin sorumluluğunun da sadece kendi dönemi ile sınırlı olması gerektiği, eş söyleyişle tüm işçilik alacaklarından, dava dışı işçinin çalışmış olduğu alt işverenlerin, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, somut davada, davacı ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, hizmet alım sözleşmesi kapsamında işçilik alacakları bakımından davalının sorumluluğunun bulunduğunun kararlaştırıldığı, bilirkişi raporunda dava dışı işçi tarafından ikame edilen işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyalarında hesaplamaya esas alınan dönemler bakımından sorumlu olunan tarih aralıkları ve işçinin bu süreçteki çalışma tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve hesaplanan miktarların denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış olmakla, bilirkişi raporu doğrultusunda davalının 27.262,31-TL'den sorumlu olduğu sabit olmakla düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam 33.054,62-TL alacaklı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 27.262,31-TL asıl alacak ve 5.792,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.05462-TL alacağın takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, asıl alacak likit ve belirli olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si(5.452,46-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 27.262,31-TL asıl alacak ve 5.792,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.05462-TL alacağın takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (5.452,46-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.257,96-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.261,64-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 996,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.139,15-TL'sinin davalıdan, geri kalan 2.460,85-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.261,64-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.689,24-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.188,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.688,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.799,86-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır