İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/293 E. 2025/947 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/293
- Karar No
- 2025/947
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/293 Esas KARAR NO :2025/947
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/05/2024 KARAR TARİHİ:23/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ... ... kahve zinciri markasının ve franchise sisteminin Türkiye’deki kullanım haklarının tek sahibi olduğunu, davalı şirket ise ... ... ... kafeteryasının şubesi olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 01/12/2021 tarihli Alt İmtiyaz Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmesi çerçevesinde müvekkilinin franchise'ı olarak ... Mah. ... Cad. No:16-A ... adresindeki satış noktasında ... markasıyla faaliyet göstermekte olan davalı taraf, Alt İmtiyaz Sözleşmesi'nden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, işbu ihlaller sebebiyle müvekkili şirketin hem marka imajına zarar verdiğini, hem de sözleşmenin feshine kadar gidecek hukuka aykırılıklarda bulunduğunu, davalı tarafından ... ... ... kafeteryası olarak işletilmekte olan satış noktasında, müvekkili şirket yetkililerinin 23/02/2024 tarihinde yapmış oldukları denetim neticesinde franchise sisteminin ürün gamında olmayan, dışarıdan tedarik edilen ve Alt İmtiyaz Sözleşmesi çerçevesinde şubede stoklanması, depolanması ve satılması yasak olan ürünlerin muhafaza edilmekte ve satılmakta olduğu tespit edildiğine ilişkin tutanak ile kayıt altına alındığını, Sözleşme'nin açık ihlalleri sebebiyle .... Noterliği'nin 29/02/2024 tarihli, ... Yev. No'lu ihtarnamesi keşide edilerek tespit edilen aykırılıklar sebebiyle Sözleşme'nin 9.11-1. maddesi ile düzenlenmiş olan 5.000-USD cezai şart alacağının ödenmesi yönünde ihtarda bulunulmuş olsa da davalı tarafından cezai şart tutarı ödenmediği gibi herhangi bir yazılı dönüş de yapılmadığını, bu sebeple .... İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı ödeme emri ile cezai şart alacağı icraya konulduğunu, borçluya gönderilen ödeme emrine itiraz edilerek takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Alt İmtiyaz Sözleşmesinin kendisine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu nedenle davacı tarafın, dava dilekçesinde yer alan iddiaları asılsız olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından, dava dilekçesi ekinde sunulan 23/02/2024 tarihli tutanağı kabul etmediklerini, ilgili tutanağa konu denetimde, fotoğrafları yer alan ürünler müvekkil davalı şirkete ait işletmeden bağımsız bir yer olan ve işletmenin içi ile bağı bulunmayan bodrum katta bir alanda yer aldığını, söz konusu ürünler hiç bir şekilde işletmede kullanılmadığını ve kullanıldığına yönelik hiç bir somut delil yer almadığını, bu nedenle denetim esnasında, mutfakta ve tezgahta yer alan ürünlerden numune alınması istenilmiş ise de, denetçi tarafından bu talep nedensiz ve ısrarlı bir şekilde geri çevrildiğini, davacının, dava dilekçesinde ve denetçi tarafından tutulan 23/02/2024 tarihli tutanakta, bu husus kasıtlı olarak gizlenmeye çalışıldığını, ilgili işletmeden bağımsız bölümde/bodrum katta yer alan ve ilgili işletme içerisinde hiç bir şekilde kullanılmayan ürünler kullanılmış gibi gösterildiğini, ayrıca işbu tutanakta müvekkili şirkete ait işletmede mağaza müdürü olarak görev yapan ...’ın imzası da bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 23.02.2024 saat 19.10’da davalı şirkete haber verilmeksizin ve iş akışının yoğun olduğu bir vakitte Burdur ... Jean’s şubesinde hiçbir personele haber verilmeksizin işletmenin deposuna inerek denetim yapıldığını, dürüstlük kurallarına ve usule aykırı bir şekilde tutanak tanzim edildiğini, tespit edilen ürünlerin bulunduğu alan işletmeden bağımsız, işletme ile herhangi bir şekilde bağlı bulunmayan bir alan olduğundan davacının “Satış Noktasının İşleyişi” başlığı altında bulunan hükümlerin tümünün ihlal edildiği iddiası kabul edilemez olduğunu, depo alanının personellerce kullanılmadığı, bahse konu ürünlerin tarihinin geçmiş vaziyette olduğu ve miktar itibariyle de sunuma ve satıma elverişli olmadığını, denetim sırasında ısrarla ürünlerden numune alınmasını istemiş ne var ki ısrarları kabul görmediğini, davalı şirket aleyhine düzenlenen tutanağın mağaza müdürü ...’a imzalatıldığı ifade edilse de imzalamaması halinde işinden çıkarılması ile tehdit edilerek iradesi sakata uğratıldığını, davalı şirketten önce başkaca bir işletmenin olduğu ve bu ürünlerin onlardan da kalmış olabileceği hususu da göz önünde bulundurulduğundan ürünlerin dışarıdan tedarik edildiğine ve sözleşmenin ihlal edildiğine dair somut inandırıcı delil bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan franchise sözleşmesinin ihlalinden kaynaklı cezai şart alacağının tahsili istemiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; Davacı ile davalılardan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında davacının ... markasının şube işletmesi için franchise sözleşmesi olarak akdedilmiş olan 01/12/2021 tarihli Alt İmtiyaz Sözleşmesi'nin davalı tarafından ihlali sebebiyle sözleşmesel cezai şart alacağına ilişkin olarak 5.000-USD üzerinden davalılara karşı başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalıların yapmış olduğu itirazların iptali ile icra takibin devamına karar verilmesi, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu, bu hali ile davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Yargılama esnasında celp edilen belgeler, ibraz edilen deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisinden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; ... taraflar arasında ihtilaf konusu olan ve raporumuzda çözüme kavuşturulması gereken temel problem, sözleşmenin ihlal edilmiş olup olmadığı ve buna bağlı olarak cezai şart tazminatı talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı şirket yetkililerinin 23/02/2024 tarihinde yapmış oldukları denetimde davalının deposunda kendisine ait olmayan ürünler tespit ettiği, ürünlerin fotoğraflanarak tutanak tutulduğu, davalının işletme müdürünün de tutanağı imzaladığı görülmüştür. Tanıkların bir yandan deponun anahtarının kendilerinde bulunmadığını beyan ederken diğer yandan bazı kişisel eşyaların depoya konulduğu yönünde çelişkili beyanlarda bulunmaları, tanıkların her ikisinin de davalının çalışanları olması sonucu davalı ile menfaat ilişkilerinin bulunması, deponun davalı şirket tarafından kullanılmadığına site yönetimi tarafından kullanıldığına yönelik soyut tanık beyanları dışında somut bir delil sunulmaması, davacı tarafından tutulan tutanağın işletme müdürü tarafından da imzalanmış olması, basiretli davranma yükümlülüğü bulunan davalının kişisel eşyaların konulduğunu iddia ettiği depoda rakip ürünler bulundurmaması gerektiğini bilebilecek konumda olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının yukarıda anılan sözleşme hükümlerini ihlal ettiği kanaatindeyiz. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.11-1. maddesine göre: "Franchise Veren tarafından yapılan rutin kontrollerde Franchise Alan tarafından Franchise Veren'in onayı olmaksızın standart dışı ürünlerin kullanılmasının tespit edilmesi durumunda uygulanacak cezai müeyyideler aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. 1. Tespitte Franchise Alan'a yazılı ihtar ve 5.000-USD para cezası, 2. Tespitte Franchise Alan'a yazılı ihtar ve 15.000-USD para cezası, 3. Tespitte Franchise Alan'a sözleşmenin tek taraflı fesih bildirim ihbarı ve 50.000-USD para cezası. Bu tutarlar sözleşme aşamasında karşılıklı görüşülerek mutabık kalınmış tutarlardır. Dolayısıyla yukarıda bahsedilen standart dışı kullanımların olması durumunda Franchise Alan bu cezai şartlara itiraz etmeyeceğine dair kesin taahhütte bulunmuştur". Anılan hüküm uyarınca davacının dava konusu cezai şart tazminatını talep edebileceği kanaatindeyiz. Taraflar arasındaki sözleşmenin 17.2 maddesine göre: “Garanti Veren, Franchise Alan'ın borçlu olduğu tüm miktarları zamanında ödeyeceğini, burada belirtilen tüm şartlara uyacağını ve bu Anlaşma'dan doğan tüm yükümlülüklerini yerine getireceğini Franchise Veren'e garanti eder. Garanti Verenler, bu Anlaşma'dan doğan tüm borçlardan bağımsız olarak ve Franchise Alan ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ve Franchise Veren'in Franchise Alan'a karşı herhangi bir yasal işlem başlatmadan doğrudan Garanti Veren'e başvurabileceklerini kabul ve beyan ederler”. Amlan hüküm uyarınca davalı ...'nın dava konusu bedelden sorumlu olması gerektiği kanaatindeyiz. Davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini ihlal ettiği bu bakımdan da konusu cezai şart tazminatını davacının talep edebileceği dolayısıyla icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı, Davalı konusu bedelden davalı gerçek kişinin garanti veren sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğu, sözleşmenin garanti hükmünün geçerli olduğu, Davacı açısından icra inkar tazminatı talep etme şartının da gerçekleştiği, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde; Sözleşmenin 9.2. maddesinde “Sadece ... markalı ürünler ile FRANCHİSE VEREN"'in yazılı olarak rıza gösterdiği sair ürün ve hizmetleri sunacağını ve sunacağı tüm ürün ve hizmetler için El Kitaplarında ve işbu Anlaşmada belirtilen standart ve koşullara uyacağını kabul ve beyan eder”, Sözleşmenin 9.3. maddesinde "... ... ... markası dışında muadil ürün satmayacağını kabul ve beyan eder", Sözleşmenin “9.4. maddesinde "... ... ... markası altında başka bir markaya ait ürün satmayacağını kabul ve beyan eder", Sözleşmenin 9.6. maddesinde "Franchise Alan bunlara ek olarak Franchise Veren'in yazılı rızası olmadan ... ... ... franchise sistemi standartlarından ve el kitaplarından herhangi bir sapmaya yol açacak her türlü davranıştan kaçınacağını, franchise veren'in yazılı olarak izin vermediği, iznini geri aldığı herhangi bir mal ve hizmetin satışını derhal durduracağını kabul, beyan ve taahhüt eder", Sözleşmenin 10. maddesinde "Franchise Veren, bu Anlaşmaya uyulup uyulmadığını belirlemek amacıyla gerekli gördüğü zamanlarda Satış Noktasını denetleme konusunda sınırsız hakka sahip olacaktır... bu Anlaşmaya uygun olmayan ürün, hizmet ve koşullar tespit edilirse bu aykırılıklar masrafları Franchise Alan'a ait olmak üzere derhal giderilecektir", şeklinde hükümlere yer verildiği görülmekte olup somut olay bakımından hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davalı tarafından sözleşmeye aykırılığın gerçekleştirilmiş olması sebebiyle davacının cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, bu sebeple davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasından başlatılan takibe yönelik yapılan itirazların haksız olduğu görülmekle itirazların iptaline karar vermek gerekmiş, dava tarihi itibari ile TCMB efektif satış kurunun 1 USD= 32.2514 TL olduğu, bu hali ile dava değerinin 5.000 USD x 32.2514 = 161.257,00 TL görülmekle bu miktar üzerinden harç, vekalet ücreti hesaplaması yapılmıştır. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın sözleşme kapsamında belirlenen cezai şart alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalılarnın haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu kapsamda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/513 Esas, 2021/3364 Karar Sayılı, 15/12/2021 Tarihli güncel ilamında aşağıdaki şekilde atıf yapılan "Konuya ilişkin Yargıtay 12.HDnin 2012/3722 E2021/5399 K.sayılı i ilamında belirtildiği gibi, "İcra mahkemesince, icra inkar tazminatına yabancı para alacağının takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı belirlenerek hükmedilmesi gerekmektedir. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup resen gözetilmesi gerekir. Somut olayda; icra mahkemesince alacaklının tazminatla sorumlu tutulması doğru ise de, tazminata, yabancı para alacağının takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı belirlenerek hükmedilmesi gerekirken yabancı para (Euro) esas alınmak suretiyle tazminata karar verilmesi isabetsiz olup; hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir." hususları belirtilmiştir." şeklindeki Yargıtay ilamı da göz önünde bulundurulduğunda icra takip tarihi itibariyle 1 USD = 32,1689 TL olması sebebiyle mahkememizce kabulüne karar verilen 5.000,00 USD x 32,1689 TL=160.844,50 TL'nin %20'si oranında olan 32.168,90 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptali ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle 160.844,50 TL'nin %20'si oranında olan 32.168,90 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 11.015,46-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.950,03-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 9.065,44-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 2.505,23 -TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 1.142,00-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 8.647,23-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... Madencidlik tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.