İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/292 E. 2026/15 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/292
Karar No
2026/15
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/292 Esas KARAR NO : 2026/15 Karar

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 15/05/2024 KARAR TARİHİ : 08/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI İDDİASI VE TALEP: Şirket nezdinde ... sayılı sağlık sigortası ile sigortalı olan ..., 21.06.2022 tarihinde, ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...’ nun kusuru ile meydana gelen trafik kazasında zarara uğramış ve tedavi olduğu, Müvekkili şirket, sigortalısının tedavisi sebebiy ödemelerde bulunduğu ve Türk Ticaret Kanunu (TTK)’ nun 1472. maddesi çerçevesinde rücuen halefiyet hakkını kazandığını, TTK ‘ nın rücuen halefiyet maddesine göre davacı şirket, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği, Bu sebeple ödemelerin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep etmiştir. DAVALI ... CEVABI : Tedavi gideri tazminatı trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından taleplerin reddi gerektiğini, Tedavi gideri tazminatı Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise ...’nın sorumluluğunda bulunduğunu, genel şartlar yürürlüğe girmeden önceki tarihli yargıtay kararlarında ...’nın sorumluluğunun geçici iş görmezlik ve sağlık giderleri ödeneğini kapsamadığı yönünde şekillendiğini ancak genel şartlardaki yeni düzenleme ile bu kararların geçerliliği kalmamış olduğu, bu açık hüküm karşısında her halükarda geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatına hükmedilmemesini talep etmiştir. DAVALI ... CEVABI : Müvekkili Kurumun Karayolları Trafik Kanunu madde 98'e göre, sadece Karayolları Trafik Kanunu 98.madde kapsamına giren belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmakta olduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri açısından Kurumun bir sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu trafik kazasıyla ilgili tedavi giderlerinin Kurumca karşılanıp karşılanmadığın ... Ataşehir Sosyal Güvenlik Merkezinden sorulmasını ve davanın reddine ,vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Sosyal Güvenik Kurumundan gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 26/06/2025 tarihli raporunda; Dava konusu tedavi giderlerinin acil olmayan (planlı) elektif tedaviler ile ilgili olduğu, Kaza tarihinin 04.04.2015 tarihinden sonra 21.06.2022 olduğu için ...'nın, kendisi ile sözleşmeli olmayan sağlık kurumlarındaki acil hali sonlandırıldıktan sonraki acil olmayan tedavi giderlerinden sorumlu olmadığı, Sigortacının halefiyeti, zarar sigortaları için benimsenmiş olup, can sigortalarında sigortacının halefiyet hakkının olmadığı, ... sigortaları, meblağ sigortası niteliği taşıdığından sigortacı, sigorta ettirene/sigortalıya uğradığı reel zararı değil de poliçede öngörülen belirli bir tutarı ödeme borcu altında olduğu, Bu itibarla can sigortalarında, sigortalının, sigortacıdan tazminat aldıktan sonra, zarar veren üçüncü kişilerden ikinci bir tazminat talep etmesi de hukuken mümkün olduğu, Buna karşılık, hastalık sigortasında ilaç, hastane ve tedavi masrafları niteliği itibariyle zarar sigortası sayılır ve bu durumlarda, sigortacının ödediği tazminat oranında sigortalının haklarına halef olacağı ve zarardan sorumluluğu bulunan üçüncü kişilere başvuru hakkını elde edeceği kabul edildiği, Hastalık Sigortası Genel Şartlarında da bu yönde hükümler bulunmakta olduğu Dolayısıyla, bir can sigortası türü olduğu halde, hastalık sigortalarında yukarıda belirtmiş olduğumuz ilaç ve hastane gibi tedavi masrafları, niteliği itibariyle zarar sigortaları sayıldıkları için bu ihtimalde sigortacının sözleşmeden doğan bir halefiyet hakkının mevcut olduğu kabul edileceği, Davacı şirkete Sağlık Sigortası poliçesi ile sigortalı olan dava dosyasında bilgileri yer alan sigortalının, belirtilen tarihlerde, Zorunlu Trafik Sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan aracın sebebiyet vermiş olduğu trafik kazası neticesinde yaralanması sonucu; Kusur oranlarının göz önüne alındığında Sigorta şirketi özel sağlık sigortası nedeniyle lehtardan primlerini tahsil etmiş olduğundan, özel sağlık sigortası nedeniyle yapılan ödemelerden ...'nun sorumlu tutulmasının davacı sigorta şirketi lehine sebepsiz zenginleşme meydana getireceği” ve “özel sağlık sigortası vasıtasıyla trafik kazalarına ilişkin sağlık harcamaları -sanki Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesiymiş gibi- ...'dan alınarak konunun suistimal edildiği” hususlarının dikkate alınıp alınmaması mahkemenin takdirine olduğu hususunda rapor sunulmuştur. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 05/12/2025 tarihli EK raporunda; Kusur yönünden yapılan incelemede, Davalı sürücü ...edaviler ile ilgili olduğu, Kaza tarihinin 04.04.2015 tarihinden sonra 21.06.2022 olduğu için davalı ...'nın, kendisi ile sözleşmeli olmayan sağlık kurumlarındaki acil hali sonlandırıldıktan sonraki acil olmayan tedavi giderlerinden sorumlu olmadığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazası sonucu cismani zarara uğrayan sigortalısı için tedavi gideri ödeyen davacı sağlık sigortacısının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, zarardan ötürü sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Böyle bir davada sigortacı, gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "... tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ... Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Bu düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 22/10/2020 tarih ...Esas... Karar sayılı emsal ilamı) 27.08.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. Bendinde de; "trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır" düzenlemesi getirilmiştir. Söz konusu Sağlık Uygulama Tebliği'nin 4. maddesinin 1. Fıkrasının iptali istemiyle Danıştay 15. Dairesi ...Esas sayılı dosya ile dava açılmış, Danıştay 15. Dairesince "2918 sayılı Kanun'un 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişik 98. maddesinde, trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağının belirtilmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik hükmüyle, tedavi giderlerinin, Kurumun sosyal güvenlik politikaları uyarınca belirlemiş olduğu Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan hükümler doğrultusunda karşılanacağı yönünde kısıtlama getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle; Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin 14/11/2013 tarihinde yürütmesinin durdurulmasına, 16/03/2016 tarihinde de "Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "...Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Zamanaşımı itirazı yönünden; Sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davası olup zamanaşımı yönünden sigortalı için uygulanacak hükümler sigorta şirketi içinde geçerlidir. Sigortalı için zamanaşımı hangi tarihte işlemeye başlamış ise sigortacı için de aynı tarihte işlemeye başlar. Zamanaşımı süresini düzenleyen 2918 Sayılı Yasanın 109/2 maddesinde davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş bulunması halinde bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihi 21.06.2022 olup dava tarihi itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalı tarafın zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı değerlendirilerek mahkememizin ilk celsesi ile reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı; ... Esas ... Karar sayılı emsal ilamları) Başvuru dava şartı yönünden; Sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinin hızlandırılması hakkındaki protokolün bu protokolde imzası bulunan sigorta şirketleri arasındaki iç ilişki olması nedeniyle, protokol gereğince bir sigorta şirketinin, karşı taraf sigorta şirketine başvuru yapması gerekliliğinin dava şartı olarak kabulü mümkün değildir. Zira, dava açma hakkına yasa hükmü dışında, şahıslar arasında yapılan düzenlemeler ile engel getirilebilmesinin kabulü, Anayasa'nın 36. maddesindeki hak arama hürriyetine aykırıdır. Davacı sigorta şirketinin protokolde imzası bulunsa dahi, davalı sigorta şirketine başvurmadan dava açmasına yasal bir engel olmadığı, davacı sigortanın davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye ve davalı ...'ya 23.11.2023 tarihinde başvuru yapıldığı görülmüştür. 6111 Sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" başlıklı 98. maddesinin 1. fıkrasında "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, ..., bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez." hükmü düzenlemiştir. 6111 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ise "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri ... tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ... Hesabının yükümlülükleri sona erer..." şeklinde hüküm içermektedir. Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi ...Esas ve 14/11/2013 tarihli kararı ile önce Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiş olup akabinde ...Esas ...Karar ve 16/03/2016 tarihli karar ile ise, dava konusu Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "... Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı ...'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir (Yargıtay 4 HD'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacının sigortalısının trafik kazası sebebiyle tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Alanya Hastanesinde yapılan tedaviler sebebiyle toplam 19.712,82 TL bedelin davacı tarafından ödenmesi üzerine aynı tutarın tahsili için iş bu rücuen tazminat davası açılmıştır. Dosya kapsamında yer alan doktor bilirkişisinden alınan raporda, sigortalıya trafik kazası sonucunda ... Üniversitesi ... Hastanesinde uygulanan tedavilerin ve bu kapsamda yapılan toplam 19.712,82 TL bedelin meydana gelen yaralanmayla illiyet bağının tam ve kesin olduğu belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, 6111 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılan işbu davada, rücu istemine konu tedavi giderleri belgeli olduğu gibi ayrıca uygulanan tedavilerin de kaza sonucu oluşan yaralanmanın mahiyeti ile uyumlu olduğu anlaşılmakla 6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği davalı ... trafik kazası sebebiyle yapılan bu tedavi giderlerinin tamamından sorumludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk davalı ...'na geçtiğinden davalı sigorta şirketi ve sürücü yönünden davanın reddine karar verilmişti Davalı ..., 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı ... Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olduğundan davalı kurumdan harç alınması yer olmadığına karar verilerek davanın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 19.712,82 TL tazminatın ödeme tarihi olan 01/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 15/11/2018 tarihli .... Esas...Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 18/05/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE-KISMEN REDDİNE, a)Davanın davalı ... yönünden kabulü ile 19.712,82 TL tazminatın ödeme tarihi olan 01/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, b)Davanın davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. yönünden REDDİNE, 2)Davalı ... harçtan muaf olduğundan bu davalı yönünden kabul edilen 19.712,82 TL bakımından harç alınmasına YER OLMADIĞINA 3) Davacı vekili tarafından yatırılan 15.737,60-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4)Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... üzerinde BIRAKILMASINA, 5) Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 19.712,82 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6)Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 19.712,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye VERİLMESİNE, davalı ...' nun vekil ile temsil edilmediğinden vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7)6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800 TL'nin davalı ...'dan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8) Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/01/2026

Katip ¸E-İmzalıdır

Hakim ¸E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/292, K. 2026/15, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-292-e-2026-15-k-48bbe024a86c