İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/271 E. 2025/265 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/271
Karar No
2025/265
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/271 Esas KARAR NO : 2025/265 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2018 KARAR TARİHİ : 10/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı yanın müvekkile 07/10/2016 tarihli ----------- numaralı 12.661,40 TL tutarında faturadan kaynaklı borcunun bulunduğunu, davalı yanın borcunu ödememesi üzerine, müvekkil tarafından davalı yana ------------ Noterliği'nin 11/11/2016 tarihli ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin çekildiğini, ihtara rağmen davalı yan tarafından yine borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla ------------ İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı takip dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davanın kabulünü, borçlunun itirazının iptalini, takibin devamını talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı yan tarafından dosyaya sunulu evrakların davalı yana ulaşmadığını, taraflar arası sözleşmenin bulunmadığını ve ortada yapılmış bir iş ya da davalı yan tarafından alınmış bir faturanın bulunmadığını, davacı yan tarafından dosyaya sunulu olan fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalı yan tarafından hiçbir zaman alınmadığını, ve faturada davalının imzasının bulunmadığını, davanın reddini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, tarafların ibraz ettiği tüm deliller, ------------ İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.------------ İcra Müdürlüğü'nün------------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağına ilişkin olarak 12.661,40.-TL asıl alacak, 402,74.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.064,14.-TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 17/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 20/02/2017 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş, 20/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: davacı ve davalı yana ait 2016 yılı ticari defterlerin incelenmesi neticesinde davacı yan tarafından 2016 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve lehine delil vasfının bulunmadığı, davalı yan tarafından 2016 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil vasfının da bulunduğu, davacı yanın defterlerinin incelenmesinden davacı tarafından davalıya 11/11/2016 tarihli ve ------------- numaralı 12.661,40-TL tutarlı 1 adet fatura düzenlendiği ve taraflar arasında bu fatura dışında ticari ilişki bulunmadığı davacı defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle12.661,40-TL alacaklı bulunduğu; incelenen davalı defterlerine göre ise takibe konu faturanın kayıtlı bulunmadığı, arada ticari ilişkinin mevcut olmadığının anlaşıldığı, aradaki farkın takibe konu faturanın davalı yanda kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, takibin dayanağının fatura olduğu, ancak salt fatura düzenlenmesinin adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmayacağını, adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmemiş olması veyahut fatura içeriğindeki hizmet ve emtianın tarafına teslim edilmediğini isbatlayarak olabileceğini, dosyada mevcut olan faturanın incelenmesinde davacı tarafından davalıya düzenlenmiş olduğu, açık fatura olup muhteviyatının harfiyat nakliyesi bedeli olduğu, faturanın davacı tarafından davalıya ----------- Noterliğinin 11/11/2016 tarih ve ------------ yevmiye numaralı ihtarı ile gönderilip tebliğ edildiği, davalının da faturaya -----------Noterliğinin 18/11/2016 tarih ve -------------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresinde itiraz ettiği, icra dosyası ekinde davalı tarafından dava dışı ---------- kesilen 140.495,52-TL tutarlı ve 23/05/2016 tarihli faturanın bulunduğu ,davacının iddiasının davalı yan tarafından dava dışı ----------- verilen hizmet sırasında davacı yanın davalı yana harfiyat toprağı nakliyesi hizmeti verdiği şeklinde olduğu, takibe dayanak fatura ile zikredilen diğer fatura arasında dört buçuk aylık süre olduğu, faturanın malın ve hizmetin ifası ya da bu süreyi takip eden 8 gün içerisinde tanzim edilmesi gerektiği , bu sürede düzenlenmeyen faturanın yok hükmünde olacağı, dolayısıyla fatura muhteviyatındaki hizmetin davacı tarafından davalı yana verilip verilmediğinin isbatlanamadığı kanaatine varıldığını, davalı yanın davacı yana borç alacağın olmadığı bakiyenin sıfır olduğunu, takibe konu faturanın davacı yan tarafından davalı yana haklı yere düzenlendiği kanaatine varılır ise, davacı yanın 12.661,40 TL alacağı için takip tarihi olan 14/02/2017 tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında yasal faiz talep edebileceği hususlarında görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.

İLK KARARMahkememizce 03/12/2020 tarih--------- Esas - -----------sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İSTİNAF KALDIRMA KARARI ------------ sayılı kararı ile ; ''Somut davada, takibe konu olan faturanın davalı tarafça süresinde iade edildiği anlaşıldığından faturayı konu hizmetin verildiğini ispatla yükümlü olan tarafın davacı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça hukuk mahkemeleri bürosu aracılığıyla 07.05.2019 tarihinde delil listesi ve ekleri sunulmuştur. Sunulan delil listesinde, ödeme yapılmayan seferlerde daha sonra ödeme yapılmak üzere servis fişi kesildiği, ödeme alındığında servis fişinin iade edildiği açıklamasıyla servis fişleri ibraz edilmiştir. İncelenen servis fişlerinin, farklı plakalı araçlarla ve farklı dönemlerde yapılan seferlere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İş bu servis fişlerinin aynı zamanda imzalı olduğu da görülmüştür. Mahkemece 07.07.2020 tarihli duruşmada, davacı vekilince sunulan servis fişlerinin davalıya isticvabına, sefer fişleri altında yer alan imzaların kendisine veya çalışanına ait olup olmadığı hususunda isticvap edileceğinin ihtarına dair ara karar tesis edilmiş ve işbu karar uyarınca davalı şirketin ------------ Ticaret Odası kaydında yer alan ''----------- Mahallesi, --------- Caddesi, ------------'' adresi doğrultusunda 03.02.2020 tarih ve 09:45'e talik edilen duruşmada özürsüz olarak hazır bulunmadığı takdirde yazı ve imzanın kendilerine ait olduğu hususunun kabul edileceğini belirtir tebligat çıkarılmıştır. İş bu tebligatın TK m. 35 uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Yargılamayı yapan ilk derece mahkemesi tarafından yukarıda belirtilen ara karardan bir sonraki yani 03.12.2020 tarihli celsede, 07.07.2020 tarihli (davalının istivcabına karar verildiğini belirten) 2 no'lu ara karardan dönüldüğüne ilişkin herhangi bir karar verilmeksizin yargılamaya son verilerek davanın reddine karar verilmiştir. Nitekim gerekçeli kararda da davalının isticvap edilip huzurda hazır bulunmamış ise de; davacının ticaret defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve lehine delil teşkil etmeyeceği açıklamasıyla davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir.Bilindiği üzere, isticvabı konusu davanın temelini oluşturan vakalardır,İsticvap, isticvap edilecek tarafı bir ikrarda (m.188) bulunmaya götürebileceğinden ve tarafının gelmemesi halinde tarafta isticvap konusu vakıayı ikrar etmiş sayılacağından (m.171/2) bir taraf ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir; yoksa, kendi lehine olan vakıalar için isticvap edilemez. Bir taraf ancak kendi aleyhine olan vakalar hakkında, isticvap edilebilir, kendi lehine olan bakanlar için isticvap edilemez. Dosyada bulunan banka kayıtlarında fesih tarihinden sonra davacı hesabına yatırılmış olan miktarlar görülmekte olup, bu durumda ,mahkemece davacı as için isticvap edilerek, banka kayıtlarındaki ödemelerin neye ilişkin olduğu açıklığa kavuşturularak, tazminat ve alacak miktarının belirlenmesi gerekir. Aynı şekilde Yukarıdaki bilgiler ışığında somut davadaki deliller, sunulan istinaf dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; isticvap davetiyesinin davalı şirketin--------- kayıtları nazara alınarak davalı şirkete TK m. 35 uyarınca tebliğ edildiği, dosyada mahkemece isticvap kararından dönüldüğüne ilişkin herhangi bir kararda tesis edilmediği, davalıya gönderilen davetiyede de belirtilen günde özürsüz olarak gelinmediği takdirde imzalı asılları kasaya alındığı anlaşılan servis fişlerinin altındaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul edileceği ihtar edildiği görülmekle, bu haliyle HMK'nin 171/2 maddesi uyarınca servis fişinin dayandığı vakıanın ikrar edilmiş sayılması gerekmektedir. Ancak sunulan servis fişlerinin ---------- Şti. tarafından düzenlendiği anlaşıldığından, iş bu dava dışı şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin belirlenmesi ve takibe konu faturanın dayanağı olarak kabul edilip/edilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Zira, dava dışı şirketin unvanı bulunan servis fişinin dayandığı vakıanın ikrar edilmiş sayılması, davacının fatura konusu hizmeti verdiğini ispatlamaya yetmeyecektir. Servis fişinde belirtilen hizmetin davacı tarafça verildiğinin mahkemece kabul görülmesi halinde, servis fişinde belirtilen hizmet nedeniyle (nakliyatın yapıldığı yer, kullanılan araç, hizmetinin yapıldığı yıllar gibi hususlar nazara alınarak) davacının alacağının hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın hafriyat döküm nakliyesi işi alanında uzman bilirkişi tarafından incelenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksikliklerin giderilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir'' denilmek suretiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkememize iadesine karar verilmiştir.17/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve dava dışı ------------ Şti.’nin ticari defterleri ibraz edilmediğinden tarafımca inceleme yapılamadığı, ancak dosya kapsamında mevcut SMMM Bilirkişi ------------ 20.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ve davalı defterlerinin incelendiği, işbu rapora göre; davacı şirketin 2016 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdiklerinin yapılmadığından defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, takip konusu 07.10.2016 tarihli, ------------- seri no.lu 12.661,40 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu fatura tutarı kadar davalı şirketten alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin 2016 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığından defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davalı defterlerinde davacı şirket ile ticari ilişki kaydının bulunmadığı, takip konusu faturanın davalı kayıtlarında yer almadığının tespit edildiği, somut olayda, huzurdaki davanın konusu, davacı şirket tarafından, davalı şirkete ifa edilen hafriyat nakliye hizmeti karşılığı düzenlenen 07.10.2016 tarihli, ----------- seri no.lu 12.661,40 TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip konusu alacağı oluşturan faturanın incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına “29 adet hafriyat toprağı nakliyesi” açıklaması ile 07.10.2016 tarihinde düzenlenen KDV dahil 12.661,40 TL bedelli faturaya ilişkin olduğu, faturanın Teslim Alan bölümünde isim ve imzanın bulunmadığı, davacı tarafından ------------Noterliğinin 11.11.2016 tarih,------------- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile faturanın davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından süresinde ------------Noterliği’nin 18.11.2016 tarih, -------------- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile faturaya itiraz ettiği, faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, takip konusu fatura içeriği hizmetin ifasına ilişkin davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan 29 Adet Sefer Fişlerinin incelenmesinde, fişlerin başlık kısmında “------------ Şti. ------------” şeklinde, semt olarak ------------ yazılı olduğu, fişlerin tamamında isim yazılı olmadan imzanın bulunduğu, bazı fişlerin üzerinde ise davalı şirketin kaşesinin bulunduğu, Sayın Mahkemenin 07.07.2020 tarihli 5.celse 2 no.lu ara kararında; “davacı vekilince sunulan sefer fişlerinin davalıya isticvabına, sefer fişleri altında yer alan imzaların kendisine veya çalışanına ait olup olmadığı hususunda isticvap edileceğinin ihtarına” karar verilmesi üzerine davalının adresine T.K. 35.maddesine göre tebliğ edildiği, tebligatta “Mahkememiz son duruşma zaptı ve davacı vekiline ait delil listesi ekinde bulunan 29 adet sefer fişi altında bulunan yazı ve imzanın tarafınıza ait olup olmadığı konusunda isticvabınıza karar verilmekle, belirlenen duruşma gün ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda hazır bulunmanız, özürsüz olarak hazır bulunmadığınız takdirde yazı ve imzanın size ait olduğu kabul etmiş sayılacağınız hususunda kesin süreli isticvap davetiyesidir” şeklinde yazılmış olduğunun görüldüğü, ----------- 06.03.2024 Tarihli kararı ile servis fişinin dayandığı vakıanın ikrar edilmiş sayılması gerektiği, ancak sunulan servis fişlerinin ------------ Şti. tarafından düzenlendiği anlaşıldığından, işbu dava dışı şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin ve takibe konu faturanın dayanağı olarak kabul edilip edilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilmiş olup, Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda dosyaya kazandırılan davacı, davalı ve dava dışı ----------- Şti.’ne ait 2016 yılı Ba-Bs formlarının incelenmesinde; Davacı şirketin, dava dışı ----------Şti. ile herhangi bir kaydının bulunmadığı, Dava konusu fatura yönünden, davalı şirkete Bs (Satış) bildiriminde bulunduğu, ancak davalı şirketin Ba (Alış) bildiriminde bulunmadığı, Davalı şirketin davacı ile herhangi bir işlem kaydının bulunmadığı, Davalı şirketin, dava dışı ------------ Şti. ile ticari ilişki kaydının bulunduğu, 2016 yılında dava dışı şirket tarafından davalıya 6 adet fatura karşılığı KDV hariç 682.274,00 TL tutarında Bs (Satış) bildiriminde bulunulurken, davalı şirketin aynı adet ve tutarda Ba (Alış) bildiriminde bulunduğu, Dava dışı ------------Şti.’nin, davacı ------------Şti. ile herhangi bir kaydının bulunmadığı, yapmış olduğum tespitler doğrultusunda, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 29 adet sefer fişlerinin takip konusu faturanın dayanağı olup olmadığının hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemede olduğu, sefer fişlerinin faturaya dayanak olarak kabul edilmesi halinde ise 29 adet sefer tutarı ile faturadaki tutarın uyumlu olup olmadığı hususunun uzmanlık alanım dışında kalması nedeniyle, BAM kararında belirtildiği şekilde hafriyat döküm nakliyesi işi alanında uzman bilirkişinin atanabileceği, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Raporumuzun 4.b bölümünde açıklandığı üzere, tarafların ticari defterleri üzerinde tarafımca incelemenin yapılamadığı, Dosya kapsamında mevcut SMMM Bilirkişinin raporunda, davacı şirketin 2016 yılına ait defterlerin usulüne uygun tutulmadığının, davalı şirketin 2016 yılına ait defterlerin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğinin görüldüğü, avacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, takip konusu 07.10.2016 tarihli, ----------- seri no.lu 12.661,40 TL bedelli faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın davalı şirkete ------------Noterliğinin 11.11.2016 tarih, ---------- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalıya tebliğ edilse de davalı tarafından süresinde ------------Noterliği’nin 18.11.2016 tarih, ------------- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile faturaya itiraz edilerek iade edildiği, -----------. 06.03.2024 Tarihli kararı sonrasında Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda dosyaya gönderilen davacı, davalı ve dava dışı ----------- Şti.’ne ait 2016 yılı Ba-Bs formlarının incelenmesinde; davacının dava dışı ------------ Şti. ile herhangi bir kaydının bulunmadığı, ancak davalı şirketin dava dışı ----------- Şti. ile ticari işlem ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafından sunulan nakliye hizmetine ilişkin fişlerin başlık kısmında “------------ Şti. ------------” şeklinde, semt olarak ------------- yazılı olduğu, fişlerin tamamında isim yazılı olmadan imzanın bulunduğu, bazı fişlerin üzerinde ise davalı şirketin kaşesinin bulunduğu, Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 29 adet sefer fişlerinin takip konusu faturanın dayanağı olduğu, 29 kez yapılan seferin tutarının beher sefer fiyatı ile uyumlu olduğunun kabulü halinde 14.02.2017 takip tarihli 12.661,40 TL ana para alacağını talep edebileceği, Faiz: Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.1/1 kapsamında yasal faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedeli alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talepli olduğu, mahkememizce ----------- esas üzerinden dava görülür iken ------------ karar ile davacının alacağını ispat edemediğinden bahisle davanın reddedildiği, akabinde ------------ Hukuk Dairesinin mezkur kararı ile mahkememiz ilamının kaldırıldığı, mahkememizce de kaldırma ilamı doğrultusunda işlem yapıldığı, bu yönde takibe ve alacağa konu edilen faturaların davalı tarafça süresinde iade edildiği anlaşılmakla faturaya konu hizmetin verildiğini ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyaya sunulu olan servis fişleri incelendiğinde farklı plakalı araçlarla farklı dönemlerde yapılan taşımalara ilişkin olduğu, mahkememizce kaldırma kararı öncesi usulüne uygun yapılan isticvap ile kasaya alınan servis fişleri altındaki imzaların davalıya ait olduğunun diğer bir ifade ile 6100 sayılı HMK'nın 171/2 gereğince servis fişlerinin dayandığı vakıaların davalıca ikrar edilmiş sayılacağı, ancak ne var ki ikrar edilmiş sayılsa da sunulu olan servis fişlerinin dava dışı ----------- tarafından düzenlendiği, dava dışı olan iş bu şirket ile davacı şirketin arasındaki ticari ilişkinin belirlenmesi ve takibe konu faturanın dayanağı olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tespiti için mahkememizce dava dışı şirket ile davacı şirketin defterlerinin incelenmesine karar verildiği, dava dışı şirketin ünvanının yazılı olduğu servis fişlerinin dayandığı vakıanın davalı tarafından ikrar edilmiş olmasının davacının faturaya konu hizmeti verdiğini ispatlamaya tek başına yetmeyeceği, dava dışı olan iş bu şirket ile davacı ve davalı şirketin arasındaki ticari ilişkinin belirlenmesi ve takibe konu faturanın dayanağı olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tespiti için mahkememizce dava dışı şirket ile davacı ve davalı şirketin defterlerinin incelendiği, 17/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, raporda açıkça beyan edildiği üzere davacının dava dışı ----------- ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, ancak davalı şirketin dava dışı ------------- ile ticari ilişkisinin bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının kaldırma ilamında belirtildiği üzere mezkur servis fişlerinin dayandığı vakıanın davalı tarafından ikrar edilmiş olmasının davalı yönünden davacıya karşı herhangi bir sorumluluk doğurmayacağı, ikrara rağmen davacının faturaya konu hizmeti verdiğini ispatlayamadığı tüm dosya kapsamında anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Açılan davanın REDDİNE, Davacı yanın kötü niyeti dosya kapsamında isbat edilememekle davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından, dava açılışı esnasında peşin alınan 216,23TL ve 6,88 TL tamamlama harcı toplamı 223,11 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 392,29 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/04/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/271, K. 2025/265, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-271-e-2025-265-k-2bb21281c1ca