İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/253 E. 2026/96 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/253
Karar No
2026/96
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/253 Esas KARAR NO:2026/96 DAVA:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/11/2024 KARAR TARİHİ:14/04/2026

MAHKEMEMİZE AİT BİRLEŞEN ----SAYILI DOSYASINDA DAVA: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/04/2025 KARAR TARİHİ:28/04/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili - bakımından yapılan araştırmalar ışığında, müvekkilin başrol olarak yer aldığı ve-------- olarak tanınan birçok yapım bakımından, davalı yan ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı bulunamayacağı, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağı, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkilden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için ------ tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığı ortaya çıktığını, davalı tarafından izinsiz biçimde dijital ortamda erişime açıldığı suretindeki delillerle kesin hale gelen yapımların her türlü kullanımının hukuka aykırılığının tespiti gerektiğini, müvekkili ---- icracı sanatçı ve başrol olduğu birçok yapımın ve bu yapımlardan elde edilen kesitlerin, komşu haklara dair yasal düzenlemenin vazedilmesinden sonra çeşitli internet veya televizyon mecraları başta olmak üzere, ------ formatlarda çoğaltım sureti dahil olmak üzere yayınlandığı, çoğaltıldığı, satıldığı, umuma arz edildiği, erişime açıldığı ve davalı yanca bu doğrultuda çok ciddi gelirler elde edildiği tespit edildiğini, bu kullanımlar doğrultusunda; müvekkilline davalı yan arasında anılan yapımlarla ilgili olarak yazılı bir sözleşme bulunmadığından, var olduğu öne sürülse dahi müvekkilin ileride ortaya çıkmış komşu haklarının bu sözleşmenin yapıldığı tarihte devredilmiş olması mümkün olmadığından, ayrıca TBK m. 19 kapsamında gerçek iradenin gözetilmesi bakımından bugün elde edilen gelir biçimlerini kapsayamayacak olmasından ve dahi hakkaniyet ile genel ahlaka aykırılıkla hükümsüz olacağından, dolayısıyla komşu haklara dair yasal düzenlemenin vazedilmesinden sonra müvekkilin bu hakları bakımından icracı sanatçı sıfatıyla vermiş olması gereken izinler alınmadan yapılan kullanımlar hukuka aykırı olduğundan, ortaya çıkan hak ihlalleri, işbu davanın açılması gereğini ve anılan kullanım biçimlerinin her birinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi gereğini doğurmuş olduğunu, nedenlerle ve tecavüzün men'ine, ref'ine, maddi ve manevi tazminata, iadeye, FSEK m. 71 bağlamında cezai süreçlere başvurulmasına, vekaletsiz iş görme hükümlerine ve her türlü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın kabulüne, müvekkilin yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının hukuka aykırılığının tespitine, müvekkilin yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının ref'ine ve menine, müvekkilin icracı sanatçısı olduğu eser işletim belgelerinden görülebilen yapımlardan, davalının uhdesinde veya tasarruf yetkisinde bulunanların, bunların üçüncü kişilere devrinin, ruhsat/lisanslanmasının ve tasarruf mahiyetinde sair biçimlerde kullandırılmasının tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.

DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının, huzurdaki davaya konu ettiği iddia ve talepleri, ispattan ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, zira müvekkili şirket, davaya konu eserlerin, tüm mali haklarını haiz olduğunu, dava konusu sinema eserinin, izinsiz ve hukuka aykırı olarak çeşitli platformlarda yayınlandığı iddialarında isabet bulunmadığını, müvekkili şirket davaya konu sinema eserinin mali haklarını; akdedilen sözleşmeler ile usul ve yasaya uygun bir şekilde iktisap etmiştir ve halihazırda eserin mali hak sahibi olduğunu, dolayısıyla sahip olduğu bu lisans hakları çerçevesinde fikri mülkiyet hukukuna uygun bir şekilde iş ve işlemlerini yerine getiren müvekkil şirkete karşı açılmış bulunan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, Davacı taraf, davasının dayanağı olarak FSEK m.80'de hükmünü ve burada belirtilen icracı sanatçı ile komşu haklar düzenlemesini gösterdiğini, davacı tarafın iddia ettiği düzenlemeler dava konusu filmlerin yürürlükte olduğu dönemdeki kanun uyarınca değil, ------ FSEK'de yapılan değişiklik sonucu yürürlüğe girdiğini, bu itibarla davacının talebi, açık bir şekilde kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı bir şekilde o kanun değişikliği öncesi dönemdeki filmleri kapsadığını, böylesi bir durumun kabulü ise hukuk güvenliğine dair ilkelerin ihlal edilmesine yol açacağını, bu yönden davacının talepleri açıkça haksız olduğunu, müvekkili davaya konu filmleri usulüne uygun bir biçimde, kanunlara ve hukuki teamüllere uygun biçimde devraldığını, devir olgusunda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından maddi - manevi tazminat talepleri de sebepsiz kalacağını, dolayısıyla söz konusu taleplerin reddedilmesi gerekmekte olup haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış bulunan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, oyunculuğuyla -------- döneminde iz bırakan, rol aldığı filmlerin kendi ismiyle anılmasına varan özgünlüğüyle sinemamızda kült bir yer edinen ve halen yer aldığı tüm yapımların jeneriklerinde taltif edilen, bu hususları aldığı sayısız ödülle ortaya koymuş olan müvekkili --------- döneminde imza attığı yapımların çoğu bakımından, o dönem var olmayan haklarını doğal olarak devretmemiş, hatta çoğu yapımda yazılı bir sözleşme dahi akdetmediğini, buna rağmen, müvekkilin ismiyle ve performansıyla ünlenen bu yapımlar, on yıllardır çeşitli suretlerde, müvekkilin izni olmaksızın kullanılmış; müvekkil ise bu kullanımlardan en ufak karşılık elde edemediğini, müvekkili bakımından yapılan araştırmalar ışığında, müvekkilin başrol olarak yer aldığı ve --- olarak tanınan birçok yapım bakımından, davalı yan ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı ve bulunamayacağı, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağı, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkilden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için -------tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığı ortaya çıktığını, dolayısıyla müvekkilin de gerek işbu madde ve gerekse de genel hükümler gereğince davalı yandan maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, bu nedenle de fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini davalı aleyhine -------- sayılı dava ile, aynı konu ile ilgili tedbir talepli bir dava açılmış olup, dosya halen derdest olup Bu nedenle işbu davanın, aralarında fiili ve hukuki bağ bulunan ve tarafları da aynı olan ilgili dosya ile birleştirilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Asıl davada, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu filmler yönünden FSEK ten kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediği, ihlalin varlığı halinde kullanımların men ve ref' inin gerekip gerekmeyeceği, karşı davada fikir ve sanat eserinden kaynaklanan manevi hakların ihlali nedeni ile açılan tazminat davasıdır. noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ------- cevabında özetle; ---- adlı yapımlara ilişkin geçerliliği mevcut bulunan her hangi bir kayıt tescil belgesine rastlanmamış olup, diğer yapımlara ilişkin tespit edilen kayıt tescil belgeleri ve dosya muhteviyatının sunulmuştur.Mahkememizin ---- Karar sayılı ilamıyla birleştirme kararı verilerek dosya mahkememizin işbu dava dosyası ile birleştirilmiştir.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Sektör Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında, ------- temin edilen kayıt tescil belgeleri incelenmiş, dava konusu ----- filmden hiçbirinde davalı ------- eser sahibi, yapımcı veya hak sahibi olarak yer almadığı ve dosyada FSEK m. 52 uyarınca geçerli bir yazılı hak devri sözleşmesi veya lisans belgesi bulunmadığı, Kayıt tescil belgeleri incelendiğinde, davacının ------ büyük kısmında başrol veya icracı sanatçı olarak yer aldığı belirlenmiştir. Ancak ---------------yapımlarında davacının ismine kayıt tescil belgelerinde rastlanmadığı; özellikle------- filminde davacının --------olarak yer aldığı, bu rolün kısa süreli ve eserin icrasında yaratıcı katkı düzeyi açısından icracı sanatçı vasfını sağlamadığı, Davacı oyuncunun, ------- isimli filmler dahil olmak üzere dava konusu edilen diğer filmlerde de davacının icracı sanatçı olduğunun, oyuncu olarak rol almış olduğunun, --- konuk oyuncu olarak görev aldığının, ancak ------- isimli filmde yardımcı ve/veya konuk oyuncu olarak dahi görev almadığının tespit edilmiş olduğu, ---- isimli dizinin, davacı oyuncunun televizyonda rol aldığı ikinci dizi olduğu, FSEK Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında, Davalının dava konusu edilen eserlere ilişkin FSEK m.52’ye uygun herhangi bir sözleşmesine dosyada rastlanılmadığı gibi, dosyada mevcut kayıt tescil belgeleri ve eklerinde yer alan belgelerde de davalının eser sahibi/hak sahibi olduğuna dair ismine rastlanmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalının dava konusu edilen filmlerin hak sahibi olduğuna ilişkin herhangi bir evraka rastlanmadığı, Davacı oyunculuğunu yapmış olduğu dava konusu edilen filmlerin davalı tarafından izinsiz biçimde dijital ortamda erişime açıldığına ilişkin dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu delilleri incelendiğinde dava konusu edilen filmlerin -------- isimli kanallar tarafından yayınlandığına ilişkin ekran görüntülerinin yer aldığı görülmekle birlikte, heyetimizde bilişim uzmanı bilirkişi yer almadığından bu kanalların davalıya ait olup olmadığı ve linklerin yayınlanıp yayınlanmadığına yönelik incelemeler tarafımızca yapılmamıştır. Bu nedenle de davalının dava konusu edilen filmleri izinsiz yayınlayıp yayınlamadığının tespit edilemediği, buna dayalı olarak da FSEK kapsamında tecavüz ve maddi/manevi tazminat taleplerinin değerlendirilemediği, Davalının eser sahibi/icracı sanatçının izni olmaksızın filmleri umuma ilettiği/yayınladığı/çoğalttığı, filmlerin -----tarihinden önce meydana getirildiği ve davacının filmlerde icracı sanatçı olduğunun Mahkemenizce kabul edilmesi halinde, 4110 sayılı Kanunla icracı sanatçı statüsü verilen sinema oyuncularının --- öncesi yapımlar üzerinde icracı sanatçılıktan doğan haklarını talep edebilecekleri ve ----yılı öncesi yapımlar üzerinde icracı sanatçı ile sözleşmeler yapıldığı sırada dava konusu edilen----- erişilebilir kılma hakları mevcut olmadığı için, bu türden haklar kapsamındaki eserler üzerinde yapımcı/mali hak sahibinin ------ ve sonrasında tanınan haklara da sahip olmadıklarından FSEK m. 51 f. 2 uyarınca mali hakların şümulünün genişletilmesinden eser sahibinin/icracı sanatçının faydalanacağı ve icracı sanatçının izninin alınması gerektiğine dair görüş bildirmişlerdir. Dosyanın rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi ile davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazlarının incelendiği ek rapor düzenlenmiş olup alınan raporda özetle; Sektör Kapsamında Yapılan Değerlendirme Neticesinde; Davacının, --------- icracı sanatçı sıfatına sahip olduğu, eser işletme belgelerinde--------- bölümünde isminin geçtiği ve ------bakımından sunulan hak sahipliği belgesiyle bu sıfatın ayrıca doğrulandığı, Davalı----- adı geçen filmlerin hiçbirinde yapımcı, eser sahibi veya devralan olarak tescil edilmediği, --- ekran görüntüleri----- incelendiğinde davalının söz konusu filmleri ------------ dijital ortamda yayınladığı ve bu kullanımların aktif olduğu, Davalının FSEK m.52’ye uygun herhangi bir yazılı sözleşme veya hak devri belgesi sunmadığı, Dava dışı kalan eserlere ilişkin önceki raporda yer alan tespitlerin hükme esas alınmaması gerektiği, ----- tespit edilmesi amacıyla, mali bilirkişi görevlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, FSEK Kapsamında Yapılan Değerlendirme Neticesinde; ---- ilişkin davacının itirazları değerlendirilerek,------ isimli filme ilişkin dosyada mevcut tüm belgeler tekrar incelendiğinde, kök raporda sehven davacının icracı sanatçı olarak filmde ismine rastlanmadığı belirtilmiş olup, eser işletme belgesinde icracı olarak dava dışı Mahmut Hekimoğlu ile davacının ismine rastlandığı ve davalının ismine rastlanmadığına dair rapor sunulmuştur.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: FSEK 51/2, 14, 15, 16, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 56. Maddeleri

GEREKÇE:Asıl dava, davacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu taraflar arasında düzenlenen mali hak devir sözleşmesi tarihi itibari ile mevcut olmdğı iddia edilen, yayın platformlarıdaki haklar yönünden davacının icracı sanatçı olması dolayısı ile bulunan haklarının devir edilip edilmediği, devrin gerçekleşmemiş olması halinde davacı tarafça yapılan ya da yapılmasına izin verilen yayınların hukuka aykırı olup olmadığı, yayının men'i ve Ref'i davası, birleşen davada ise davacı------ icracı sanatçı vasfı ile yer aldığı sinema filmlerinin davalı şirketçe çeşitli mecralarda oynatılmasının davacının FSEK ten kaynaklı haklarının nedeniyle maddi manevi tazminat tazminat davasıdır. İcracı sanatçılara kanunen tanınan mali ve manevi hakların ihlali durumunda icracı sanatçılar, FSEK'in 80/IX maddesi gereğince eser sahipleri gibi “Tecavüzün ref'i” ----, “Tecavüzün men'i”------ “Tazminat davası”---- Açma hakkına sahiptirler. Bu bağlamda FSEK'in 80/1-1-A, maddesindeki | ilâ 4. bentlerde yazılı hakları tecavüz uğrayan icracı sanatçı, ortada kusur olmasa dahi tecavüzün ref'ini talep edebilir. Mahkeme, icra sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i hâlinde tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları takdir ederek hâlin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin uygulanmasına karar verir----Yine icrayı, icracı sanatçıdan FSEK'e uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz işlenerek meydana getirilen eserin icrasını içeren tespitin çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi icracı sanatçı, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında FSEK'in 68. maddesinin ikinci fıkrasındaki seçeneklerden birini kullanabilir. Hak sahiplerinden biri, FSEK'in 68. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması hâlinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir --------İcrayı çoğaltma hakkına tecavüz durumunda kalan icracı sanatçı, muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilecek olup tecavüzün devamı veya tekrarının ihtimal dâhilinde olduğu hâllerde de aynı imkânlardan yararlanabilir -------Ayrıca icracı sanatçının mali hakkının ihlâli nedeniyle bir maddi zarar doğmuş ise bu zararın tazmini amacıyla tazmini talep edilebileceği gibi icracı sanatçının manevi haklarına yönelik eylemleri nedeniyle doğan manevi zararlara karşılık olarak tazminat davası açılabilir ---------Sayılı kararında belirtildiği üzere 4110 sayılı Kanun ve 46050 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler öncesinde bir eser üzerinde henüz sahip olunmayan mali hakların devrini içeren bir sözleşme yapılmış ise sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle icracı sanatçılara tanınmamış olan mali hakların devri geçersiz olacaktır. Bu bağlamda FSEK'in 80. maddesinde düzenlenen bağlantılı haklarla ilgili sözleşme ve tasarruflarla alakalı, FSEK'in 48 ilâ 65. madde hükümleri, niteli uygun düştüğü ölçüde bağlantılı haklara da kıyasen uygulanacaktır. Dolayısıyla FSEK'in 51. maddesindeki “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.” hükmü, komşu haklar bakımından kıyasen uygulama alanı bulacaktır.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde;---- dosyasına göndermiş olduğu ----- tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan dava konusu edilen --------son hak sahipliği ve tescil bilgileri incelendiğinde, eserlerin film mahiyetinde sinema eseri olduğu, bu eserlerin başrol kadın oyuncusunun davacı olduğu, bu hali ile eserler üzerinde ---- dışındaki filmlerin --- tarihinden öncesine ait olduğu,-------- ilişkin kayıtlar incelendiğinde bu filmlerin tamamında davacının ---- bölümünde davacının isminin geçtiği, icracı sanatçı sıfatıyla kayıt altına alındığı alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere özellikle ------ filmine ilişkin sunulan hak sahipliği belgesinde “SANATÇILARI: ---------- ibaresi açıkça yer aldığı, bu kayıt davacının icra sıfatını ayrıca doğruladığı, ---- yapımcılığı, ------- filmlerinde ---- kayıtlarının bulunduğu, bu filmlere ait belgelerde ----adına herhangi bir yapımcı, eser sahibi veya hak sahibi kaydına rastlanmadığı, birçok filmde noter devir sözleşmeleriyle hakların ---- devredildiği not düşülmüş olmakla birlikte, davalı şirketin bu devir zincirinde yer aldığına dair herhangi bir tescil veya sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacı tarafça sunulan ---- işaretiyle işaretlenerek --- icracı sanatçı olduğu ------ başlığı altında gösterildiğinin tespit edildiği, bu tespit karşısında davaya konu filmlerinin yapım tarihleri dikkate alındığında filmlerin ------ tarihinden önce meydana getirildiği az yukarıda açıklandığı üzere FSEK m.80/A/S uyarınca da ifadesini bulduğu şekliyle icracı sanatçının ----- uygun bir bedel karşılığında eser üzerindeki haklarını (mali) -------- devredebilir hükmü kapsamında yazılı sözleşme ile davacının mali haklarını yapımcıya devrinin mümkün olduğu, ancak FSEK'in 51. maddesine göre,-------- hükmü gereği önceki tarihli devri sözleşmelerinin henüz doğmamış haklar yönünden geçerli olmayacağının hem kanuni düzenleme hem de--------- kararı ile sabit olduğu, dava konusu filmlerin yapım tarihleri dikkate alınığında davacının filmlerinin yapım tarihlerinde, sinema eserlerinden yalnızca sinemada gösterim suretiyle yararlanılabildiği, daha sonra ortaya çıkan teknolojiler ve kullanım kanalları dikkate alındığında dava konusu eserlerin televizyonda gösterim imkânının doğması, eserlerin video kasetlerle çoğaltılarak hane ve işyerlerinde de seyredilebilir hale gelmesi, arkasından dijital teknolojiler ve internet alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde bu şekildeki eserlerin yayın haklarının devredildiğinden bahsedilemeyeceği, ayrıca somut uyuşmazlıkta dava konusu filmler üzerinde hakkın davalı tarafa devrine ilişkin bir kaydın da bulunmadığı dikkate alındığında dava konusu filmlerde başrol oyuncusu olan davacının FSEK 80. Maddesi kapsamında komşu hak sahipliğinin tespiti ilealınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davalı tarafa ait ----- kanalında film halen aktif olarak gösterildiği sabit olduğu dikkate alınarak davacının mali haklarının ihlal edildiğinin ve mali haklara tecavüzün men'i ve ref'ine karar vermek gerekmiş, devir sözleşmelerinin ------ tarihinden öncesine ait olduğu sabit olmakla bu eserler üzerinde davacının FSEK 51/2. Maddesi gereği ------- tarihinden sonraki umuma iletim hakları üzerindeki hakları davacının devretmediğinin tespiti ile bu tarihten önceki sözleşmelerde bu devrin yapılmadığı hususunun hilafına varsa sözleşme hükümlerinin geçersizliğine, davalı tarafça bu kapsamda yapılan yayınlar dolayısıyla yapılan umuma iletimlerin hukuka aykırılığının TESPİTİNE, kullanımların MEN'İ VE REF'İNE karar vermek gerekmiştir .Birleşen dava yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin talepler değerlendirilmiş; 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diger kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava sartı olarak belirlendiği, 6102 sayılı TTK m.4/1-d bendi geregi fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklı davalar mutlak ticari dava sayıldığı, birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü tazminat istemleri, davalının ticari sirket oldugu da gözetilerek birleşen davanın dava sartı arabuluculuk kapsamında olduğu ve dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya basvuru zorunlu olduğu, bu şartın yargılama aşamasında tamamlanmasının mümkün olmadığı, her ne kadar dava yığılması halinde ara buluculuk şartının zorunlu olmadığı Yargıtay kararları ile sabit ise de birleşen davanın sadece maddi ve manevi tazminat talepli dava olduğu dikkate alındığında davanın HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; A-Asıl davanın KABULÜ İLE; 1---------- isimli sinema eserleri üzerinde davacının icracı sanatçı olması dolayısıyla FSEK 80. Maddesi vd. kapsamında komşu hak sahibi olduğunun tespitine, 2-Bu eserler üzerinde davacının FSEK 51/2. Maddesi gereği --------- tarihinden sonraki umuma iletim hakları üzerindeki hakları davacının devretmediğinin tespiti ile bu tarihten önceki sözleşmelerde bu devrin yapılmadığı hususunun hilafına varsa sözleşme hükümlerinin geçersizliğine, 3-Davalı tarafça bu kapsamda yapılan yayınlar dolayısıyla yapılan umuma iletimlerin hukuka aykırılığının TESPİTİNE, kullanımların MEN'İ VE REF'İNE, 4-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TLnin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 855,20-TL harç, 35.845,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 36.700,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, B-Bileşen Mahkememizin ------- Sayılı davasının HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan REDDİNE, 1-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline, 2-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/253, K. 2026/96, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-253-e-2026-96-k-2014416afb25