İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/246 E. 2025/461 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/246
- Karar No
- 2025/461
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/246 Esas KARAR NO : 2025/461 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçinde özetle; 21.09.2023 tarihinde ve 17.30 sıralarında ... Caddesi yolu üzerinde ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... marka, ... plakalı araç, ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı araca arkadan çarptığını, kaza anında ...'in sevk ve idarisinde bulunan araç davacı ...'e ait olduğunu, kaza tespit tutanağında, ...'in beyan ettiği ve ...'ın doğruladığı ifadelere göre; ... yaya geçidinde yayalara yol vermek isterken ... arkadan gelerek ...'in sevk ve idaresinde olan araca arkadan çarptığını, bu kaza neticesinde davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, ... Şirketi tarafından yapılan ekspertiz raporu sonucunda da davacıya ait aracı sevk ve idare eden ...'in kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, kusur oranının %100 davalıda olduğu tespit edildiğini, meydana gelen tüm bu hasarlar nedeniyle davacıya ait araç piyasa değerinin oldukça altında bir vaziyet alarak değer kaybına uğradığını, bunun en büyük nedeni ise kaza sonucunda araçta meydana gelen hasar olduğunu. meydana gelen kazada ...'ın idaresinde olup ...'a ait olan aracın sigorta şirketi ... A.Ş. olduğunu, bu nedenlerden dolayı ...' A.Ş.'nn meydana gelen zarar kalemlerini tazmin etmesi gerektiğini, işbu sebeple tarafımızca 12.04.2024 tarihinde ... A.Ş'ne davacının zararının karşılanması adına mail üzerinden başvuru yapıldığını, ... A.Ş'nin başvurumuzu yanıtlamaması üzerine 17.01.2024 tarihinde ... A.Ş'ne tarafımızca bir hatırlatma maili gönderildiğini, ... A.Ş'nin başvurumuza geri dönüş sağlamaması üzerine süresi içerisinde arabulucuya başvurulmuş olup ... A.Ş ile anlaşma sağlanamadığını. yukarıda açıklanan ve mahkemece gözetilecek diğer nedenlerle; davamızın kabulüne, bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının kaza tarihi olan 21.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş.'nin vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ait araçta değer kaybına konu parça ve işçilik bulunmadığından araçta değer kaybı oluşmadığı tespit edildiğini, poliçe vade tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Genel Şart hükümleri gereğince yapılan hesaplamada değer kaybı oluşmayacağından, davacının değer kaybı talebi reddedilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, aracın sonradan meydana gelmiş olan kazası neticesi tekrar değer kaybına uğraması mümkün olmadığını, önceki hasarlar sebebiyle değer kaybına uğramış olan aracın değer düşüklüğünden müvekkili olduğum şirketin sorumlu tutulamayacağını, talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ister kolluk kuvvetleri tarafından hazırlansın, isterse anlaşmalı tutulan kaza zabıtları olsun bu zabıtlardaki kusur oranlarının hükme esas alınamayacağının yüksek mahkeme yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, açıklanan sebeplerle, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına. yasal faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava trafik kazası sebebi ile davacının aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde 21/09/2023 tarihinde ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarptığını kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın sigortası olduğunu, davalı şirkete 12.04.2024 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen davacının aracında meydana gelen değer kaybının davacıya ödenmediğini belirterek davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının davacıya ödenmesini talep etmiştir. ... plakalı aracın 24/07/2023-24/07/2024 tarihleri arasında davalı şirket tarafından ZMMS sigortası ile sigortalandığı kazanın21/09/2023 tarihinde sigortanın sorumlu olduğu tarih aralığında meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı şirket, cevap dilekçesinde davacıya ait araçta değer kaybı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 21/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı ve davacının değer kaybı tazminatını davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmıştır. Dosya davacının davalıdan değer kaybı tazminatı talep edip edemeyeceği hususunda rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi dosyaya sunduğu 06/05/2025 tarihli raporda ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ZMS (Trafik) sigortacısı davalı ... A.Ş.'nin aynı oranda ve azami 120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı, Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, Kaza tarihinde davacı ...'e ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay'ın müstakar içtihatlarına göre 20.000,00 TL mertebesinde olduğu, tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor sunmuştur. Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Aldırılan denetime açık ve bilimsel rapora göre, davacının aracında kaza sebebiyle 20.000,00 TL değer kaybı oluştuğu ve kazanın oluşumunda davalı şirketin sigortalısı olan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu ve davacı tarafın 26/05/2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 20.000,00 TL'ye artırdığı anlaşılmakla davanın kabulü ile, 20.000,00 -TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 25/01/2024 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın kabulü ile, 20.000,00 -TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 25/01/2024 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.366,20-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 -TL harcın ve 340,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 598,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve 340,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 4617,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine 9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA Dair, davacı vekilinin yüzene, diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 02/07/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır