İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/232 E. 2025/474 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/232
- Karar No
- 2025/474
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/232 KARAR NO : 2025/474
HAKİM :... ... KATİP :... ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALILAR : ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalı ... 2004 yılından 17.08.2023 tarihine kadar .... firmasında adi ortaklık yaptıklarını, Şüpheli müvekkiline ortaklığı sonlandırmak istediğini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin bu talebi kabul ettiğini, 45.000,00 Dolar ...'dan (....) aldığını, alacağının tamamını almamasına rağmen devir işlemlerini tamamladığını, 15.08.2023 tarihinde ...'dan parayı almaya gittiğinde şüphelinin zorluk çıkarmaya çalıştığını ve anormal bir durum olduğunu fark ettiğini, tarafların karşılıklı mutabakatı sonucu davacının 17.08.2023 tarihinde ortaklıktan ayrılmış olup 22.08.2023 tarihli tutanakla davalı ...'ın çıkarmış olduğu hesap özetine güvenerek ve onun talebi üzerine bu evrakı imzalayarak 130.000,00 doların müvekkiline ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, karşı tarafın verdiği beyanların geçerli olmadığı, şirketin mal varlığının, borçlarının ve alacaklarının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, davalının güveni kötüye kullanmak suretiyle hesap özetini yanlış düzenlemesi neticesinde Türk Borçlar Kanununun, davalı tarafından ihlal edilmiş ve davacının hisse payı ve bakiye alacaklarının eksik ödendiğini, davalıya eksik ödenen hisse payı ve bakiye alacakları ödemesi ihtarının davalıya tebliğ edildiğini, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla davacıya eksik ödenen hisse payı ve bakiye alacakların tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 17.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte Türk Borçlar Kanununun 623, 634 ve 643. maddeleri gereği davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davalı ile davacı tarafın 2004 yılından 15 Ağustos 2023 tarihine kadar .... isimli işyerinde ortaklık yaptığını, ortaklık ilişkisinin yaklaşık 20 yıla yakın sürdüğünü, sonrasında her iki tarafta ortaklığı sonlandırma kararı aldığını ve bu kararı aldıktan sonra şahitlerin ... ve ...’ın da şahitliğinde bir araya geldiklerini, ortaklığın sonlandırılması hususunda toplam 130.000 USD bedel karşılığında anlaşılmış ve anlaşılan bedelin davacı tarafa ödendiğini, protokolün imzası sırasında şahitlerin de olduğu ortamda davacı ile müvekkilinin el sıkıştığını, kesinlikle taraflar arasında en ufak bir sıkıntı olmadığını, sonrasında ise ilerleyen günlerde davacı tarafın, müvekkilinin ekstra olarak 25.000,00 USD daha istediğini, tarafların anlaştıkları bedelin 120.000,00 USD olmasına rağmen davacı taraf sonrasında 10.000 USD daha isteyince, uzun süren ortaklığın hatırına 10.000 USD yi de ödemeyi kabul ettiğini ve ödediğini, davalının, davacı tarafa elden ödemiş olduğu 120.000,00 USD haricinde 07 Aralık 2023 tarihinde de 10.000 USD karşılığı 290.000,00 TL yi de kendisine banka kanalı ile ödediğini, sonuç olarak usul ve yasaya açıkça aykırı ve kötü niyetli olarak açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, adi ortaklığın feshi esnasında eksik ödendiği iddia edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Dosya kapsamından; taraflar arasında kuyumculuk firmasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu sonrasında tarafların anlaşarak ortaklığı sona erdirmiş oldukları anlaşılmaktadır. Davacı taraf ortaklığın sonlandırılması esnasında hazırlanan belgelerin gerçeği yansıtmadığını değerli taşların ve diğer ürünlerin ederlerinin düşük yazıldığını iddia etmektedir. Mahkememizce yapılan araştırmaya göre taraflar tacir olup kuyumculuk sektöründe faaliyet göstermektedirler. 6102 sayılı TTK'nın 18. Maddesi uyarınca; her taciri ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf ortaklığın sona erdirilmesine ilişkin belgeleri kendi özgür iradesiyle imzalamış olup, sonradan değerli taşların ve diğer ürünlerin değerinin düşük yazıldığı şeklindeki iddiaya davacının tacir olup kuyumculuk sektöründe faaliyet göstermesi karşısında itibar edilmemiştir. Yine tarafların ortak oldukları dönemde davalının güveni kötüye kullandığına ilişkin bir soruşturma ya da iddia bulunmadığı da açıktır. Açıklanan nedenlerle davacının iddialarının yazılı belgeler ile kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 201. Maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla kanıtlanması mümkün değildir. Açıklanan nedenle davacının tanık dinletme isteği kabul edilmemiştir. Davacı taraf davalı adına kayıtlı mal varlığı değerlerini araştırılmasını istemiş ise de anılan mal varlığı değerlerinin ortaklık ilişkisinin kötüye kullanması sonucu elde edilmiş olduğu usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığından bu yöndeki talebin de reddi gerekmiştir. Mahkememizce yapılan tahkikat sonucu davacının iddialarının kanıtlanamadığı kanaatine ulaşılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile kalan 187,80TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2025 Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza