İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/214 E. 2025/806 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/214
Karar No
2025/806
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/214 Esas KARAR NO:2025/806

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/03/2024 KARAR TARİHİ:18/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalı şirket aleyhine müvekkili tarafça, .... İcra Dairesinin 2024/... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını işbu takip davalı tarafın ödeme emrine haksız şekilde itiraz etmesi üzerine durduğunu, işbu sebeple itirazın iptali davasını ikame etme gereği hasıl olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki olup müvekkili şirket davalıya hizmet satışı yaptığını, işbu hizmetler için müvekkili şirket tarafından fatura düzenlendiğini ve davalı borçluya teslim edildiğini, davalı firma, müvekkili şirketten aralıklı sürelerde hizmet satın almış olup satın alma işlemi üzerine düzenlenen fatura davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiğini, davalı tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarı, itiraz ya da iade işlemi yapılmadığını, nitekim verilen hizmetlerin bedeli kısmen ödenmediğinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi tek bir faturaya dayandığını, her iki taraf da tacir olup davaya konu uyuşmazlığın giderilmesi için her iki tarafın ticari defterlerinin ve bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA/BS formlarının celp edilerek yahut yerinde inceleme yapılarak bilirkişi eliyle incelemesi gerektiğini, beyan ederek; İtirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı şirket, müvekkili şirketten satın almalar için 170.000,00TL tahsil edildiğini, fakat şirketin iyiniyetine istinaden reklamlar için ödenen bedele karşılık davacı şirketten herhangi bir hizmet almadığını, nitekim buna ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında 2024/... dosya no ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı şirketin satın almaları için müvekkili şirketten para istediğini ancak gerekli medya satın almaları davacı şirket tarafından yapılmadığını, müvekkilinin internet sitesinde çıkacağı satın almalar , influencer reklamları vb. satın almalar davalı şirket tarafından asla yapılmamış olup yapıldığı söylenen satın almalar faturalandırılmadığını, taraflar arasında anlaşma sağlanmadığını, imza atılmamışken cebren zorla para tahsil edilmesi dolandırıcılık suçunu da oluşturduğunu, müvekkili şirket davacı şirketten defaatle bütçe raporlaması istemesine karşın davacı bütçe harcamalarını göndermediği gibi bunları faturalandırmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan 170.000,00TL ödemenin sebebi ise satın almalar için davacı şirketin talep etmesi olduğunu, davacı şirket hizmeti ifa etmediği için 23.01.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından iade fatura kesildiğini, ancak davacı şirket, ödemeye karşılık hizmeti ifa etmediği gibi 170.000,00TL için icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkili şirket davacı şirketin medya satın alması için ödemeyi yapmasına karşın ne yapmış olduğu ödemeye ilişkin hizmet almış ne de davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak takibe koymuş olduğu bedele ilişkin bir hizmet almadığını, icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, beyan ederek; Davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 169.999,60-TL asıl alacak 4.751,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.751,44-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 06/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/02/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 06/08/2024 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacının ticari defterlerine göre davacının 23.01.2024 takip tarihi itibariyle 169.999,60TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, Davalının ticari defterlerine göre davalının 23.01.2024 takip tarihli 169.999,60-TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) iade faturası nedeniyle kaydi olarak davacının kaydi olarak davalıdan alacaklı görünmediği, Davacının alacağının faturaya dayandığı, davacının takibe dayanak faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu, Davalının iade faturasının ise gerek yasal itiraz süresinden sonra (takip tarihinde) düzenlemiş olduğundan, gerek faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından, gerekse de faturanın davacıya teslim/tebliğine dair fatura üzerinde bir ibare ya da emare olmadığından ve faturanın tebliğinde dair dosyaya sunulu bir belge olmadığından davalının iade faturasının davacı aleyhine borç doğurmadığı, tarafların ticari defterlerindeki kaydi verilere ve davacının takibe dayanak faturasının davalı aleyhine borç doğuruyor olmasına mukabil davalının iade faturasının takip tarihinde düzenlenmiş olması ve davacı aleyhine borç doğurmuyor olması sonucuna göre dava konusu takip kapsamında 23.01.2024 takip tarihi itibariyle davacının 169.999,60-TL davalıdan asıl alacağı olduğu, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 23.01.2024 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %44,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %44,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 17/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sayın mahkemenizce yapılan görevlendirme kapsamında inceleme yapılarak davaya konu faturada belirtilen reklam işinin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, işin % kaçının tamamlandığı, buna göre davacının talep edebileceği bedelin tespiti hususlarında bilirkişi raporu tanzim edilmesi görevi verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan bir sözleşme olmadığı görülmüştür, Sözleşme olmadığı için taraflar arasında kararlaştırılan işin kapsamı, hizmetin ne kadarının verildiği, eksik hizmet verilip verilmediği, hizmetlerin hangi mecralarda ve ne kadar süre ile verilmesi gerektiği gibi kriterlere yönelik kesin bir değerlendirme yapılamamıştır. Ancak davalı tarafından “hizmetin verilmediği, eksik verildiği, talep edilen yerlerde ya da miktarlarda verilmediği” şeklinde bir itiraza rastlanmadığı için reklam hizmetinin davacı firma tarafından tam ve eksiksiz bir şekilde verilmiş olduğu izlenimi oluştuğu Sayın Mahkemenin takdirlerine sunulur. Davalı beyanlarında ve itirazlarında sadece; “yapılmış olan reklamın tüketici tarafından rağbet görmediği” şeklinde bir itiraz vardır. Teknik olarak piyasada tüketici tercihlerine direk müdahale edebilecek bir reklamın ya da reklam ajansının olamayacağı da Sayın Mahkemenin takdirlerine sunulur. Davacı tarafın sunduğu belgelerle ve davalının sunduğu itiraz dilekçesi ekinde bulunan belgelerden hareketle inceleme yapılabilmiştir. Huzurdaki davaya konu reklamcılık hizmeti gün bazında reklam görüntülemesi yapılması şeklinde olduğu için geriye dönük yapılan reklamların izlenebilmesi Mümkün olamamaktadır. Davacının sunduğu deliller arasında davalı tarafın Dijbes ve ... markaları için yapılan görsel tasarım çalışmalarının zamanında yapılmış olduğu görülmüş ve hazırlanan görsellerin farklı internet sitelerinde pop-up penceresi olarak ya da internet sayfalarında banner olarak yayınlanmak suretiyle ve ek olarak influencerlerca yapılan sosyal medya paylaşımları şeklinde gerçekleştirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın ifade ettiği hali ile davacının yürüttüğü kampanyanın kendilerince beklenen etkiyi yaratmaması üzerine iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiği ve işin ikinci bölümü için olan 23.01.2024 tarihli 169.999,60-TL'nin ödenmemiş olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda da ifade edildiği gibi sektörel olarak bir reklamın tüketici/hedef kitle üzerindeki etkisinin ne zaman olacağı ya da ne kadar olacağı çok göreceli bir kavramdır... Bu nedenle bakılması gereken en önemli husus, hizmetin verilip verilmediğidir. Dosya kapsamındaki belge ve delillerden hizmetin verildiği anlaşılmaktadır. Ancak yazılı bir sözleşme olmadığı için eksik hizmet olup olmadığı bilinememektedir. Diğer taraftan hizmetin eksik olduğuna yönelik davalı tarafından davacıya gönderilmiş bir ayıp bildirimine, ihtarnameye ve/veya e-postaya dosya kapsamında rastlanılamamıştır. Davalı dilekçelerinde de böyle bir beyan görünmemektedir. Sayın mahkemenizce yapılan görevlendirme kapsamında davaya konu reklamcılık işinin ne kadarlık kısmının tamamlandığının belirlenmesi istenmiş ise de anlaşmazlığın işin eksik yapılmasından değil, beklenen etkileşim ve geri dönüşün alınmadığı düşüncesi ile çalışmanın sonlanmış olduğu kanaati oluştuğu, Davacı tarafça davalının ... ve ... markaları için online reklamcılık işlemlerinin yapılmış olduğu, reklam yayını amaçlı ... ve ... Markaları için farklı desen ve boyutlarda görseller tasarlanmış olduğu, bu görsellerin birçok farklı internet sitesinde yayınlandığı, Davalı tarafça sunulan ... verilerinde görüldüğü üzere etkin kullanıcı sayısı bölümünde ay boyunca 33 B yani 33 bin kullanıcı geldi; Davacı tarafın reklam yayınları neticesinde 45.543 form doldurulması beklentisine karşın ... kayıtlarında görüldüğü hali ile gerçekleşen değerin günlük 33 form olduğu, elde bulunan delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından davaya konu reklam işinin zamanında ve tam olarak yapılmış olduğu, ancak davalının ifadesi ile beklenen/hedeflenen değerlerin elde edilemediğinin anlaşıldığı, bu noktada davacı tarafın reklamcılık işini eksik ve kusurlu yaptığı sonucuna ulaşılamayacağı, bu nedenlerle de teknik olarak davacının işin ikinci bölümü için tarafların anlaştığı bedeli (169.999,60 TL) talep edebileceği" şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 18/11/2025 tarihli sulh dilekçesi ile, dilekçesi ekinde yer verilen sulh protokolü neticesinde tarafların sulh olmuş olduğunu, protokolde yazılı ödeme yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, davacı taraf olarak davalıdan herhangi bir yargılama gideri talebi bulunmadığını, protokolün 4.3 numaralı maddesi uyarınca hükmedilmesi lazım gelecek ve hazineye irat kaydedilecek kalemlerin (bakiye karar harcı, arabuluculuk gideri vb.) davalı üzerinde bırakılması yönünde anlaştıklarını beyan etmiştir. Mahkememizin 18/11/2025 tarihli celsede; -Davacı vekilinin "Davalı taraf ile sulh olduk, sulh anlaşması gereği sulhe göre karar verilmesini talep ediyoruz, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır" şeklinde, -Davalı vekilinin "Sulh anlaşması gereği sulh olduk, vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır, arabuluculuk ve karar ilam harcından sorumlu olmayı kabul ediyoruz" şeklinde beyanda bulundukları görüldü. 6100 sayılı HMK'nun 313.maddesi gereğince sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olduğu, aynı yasanın 313/4. maddesine göre sulhun şarta bağlı olarak da yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nun 315/1.maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir. HMK 331.maddesi uyarınca davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı vekili 18/11/2025 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduklarını, ekte sunulan sulh sözleşmesi doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istediklerini belirtmiş, davalı vekili 18/11/2025 Tarihli duruşmada sulh olduklarını beyan ettiği, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davacı vekilinin sulh olmaya yetkili olduğu, davacı ve davalının vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığı, taraflar arasında sulhun mahkememizin ilk celsesi vuku bulduktan sonra gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu nedenlerle taraflar arasındaki sulh protokolü doğrultusunda uyuşmazlığın sona erdiğinin tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Tarafların sulh olduğu anlaşıldığından 09/09/2025 tarihli sulh protokolüne göre uyuşmazlığın sona erdiğinin tespitine, -Taraflarca sunulan 09/09/2025 tarihli sulh protokolünün iş bu kararın eki olarak sayılmasına, 2-Karar ve ilam harcı 11.937,27-TL nin peşin alınan 2.934,32-TL den düşümü ile kalan 9.002,95-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca sunulan 09/09/2025 tarihli Sulh Protokolü'nün 4.4 maddesi gereğince taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, 5-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/214, K. 2025/806, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-214-e-2025-806-k-2edda926817c