İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/213 E. 2026/304 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/213
- Karar No
- 2026/304
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/213 Esas KARAR NO : 2026/304 Karar
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...... bayisi olan ..... Servisinden 2021 model ..... Şasi, ..... Motor numaralı ..... marka otomobili sıfır km olarak satın aldığını, müvekkilinin 31.01.2023 günü saat 07:00 sıralarında ..... Servisinden aldığı ..... plakalı araç ile Olimpiyat Stadı yolu üzerinden kuzey yanyol istikametine sol şeritte seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj kanalına düşmüş ve aracın ön kısımları ağır hasar almış olduğunu, meydana gelen bu kaza sonucunda müvekkiline ait aracın ön kısımları ekte bulun resimlerden de anlaşılacağı üzere ağır hasar almış ancak aracın hava yastıklarının açılmamış olduğunu, müvekkilinin, aracı ..... Servisine götürmüş ancak servis araçta herhangi bir sorun olmadığını söyleyerek müvekkilini sürüncemede bırakmış olduklarını, yine dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti için müvekkili davacı adına taraflarınca delil tespiti için dava açılmış, Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesi ..... D.İş, dosyasında yapılan keşif sonucu düzenlenen 24/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça görüleceği üzere meydana gelen kaza sonucunda aracın hava yastıklarının açılmamasının aracın gizli ayıplı olmasından kaynaklandığının tespit edildiğini, ayıbın, malın olağan özelliklerinde eksiklik bulunması veya satıcının bildirdiği niteliklerin malda bulunmaması hali olup, gizli ayıp ise ilk bakışta fark edilemeyen eksiklik olduğunu, müvekkilininin aracın hava yastıklarının çalışmıyor olduğunu ilk bakışta fark etme imkânı olmadığından somut olayımızda gizli ayıp söz konusu bulunduğunu, bilindiği üzere açık ayıplar işin kabulü anında, gizli ayıplar ise ortaya çıktığında makul sürede bildirilmesi, Yargıtay hukuk uygulamasında da dürüstlük kuralına uygun olan en kısa süre esas alınarak, ortalama bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması gerekeceğini, eğer ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse, zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağından, açılan davanın süresinde olduğunun kabulü ile sonuca varılacağını, somut olayda müvekkilinin bu hususta üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olup, gizli ayıbı fark eder etmez gecikmeksizin satıcıya bildirdiğini, gizli ayıptan satış sözleşmesi öncesinde ve satış sözleşmesi esnasında kendisine bahsedilmemiş olup, gizli ayıbı aracı satın aldığı tarihten itibaren daha kısa bir sürede fark etme imkânı da bulunmadığını, müvekkilinin gizli ayıbı aracı ile kaza yaptığında fark etmiş olup, kaza sonrasında aracı satın aldığı servise götürmüş ve durumu bildirmiş olduğunu, 4077 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince ayıplı bir malın teslimi halinde tüketici bedel iadesi de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin aracı aldığı tarihten sonra araç fiyatları çok fazla artmış dolayısı ile aracın teslimi ve bedel iadesi halinde müvekkilinin çok fazla zarara uğrayacağının açık olduğunu, ayrıca müvekkilinin aracında ortaya çıkan gizli ayıbın hava yastıklarının çalışmıyor olmasıdır ki bu gizli ayıbın onarımla giderilmesi halinde hem hava yastıkları orijinal gibi çalışmayacak hem de aracın hava yastıkları değiştiğinden değeri çok fazla düşeceğini, tüm bu gerekçelerle seçimlik haklardan malın ayıpsız misli ile değiştirmesini seçme zarureti oluştuğunu, müvekkili adına aracının ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebiyle arabuluculuğa başvurulmuş, yapılan arabuluculuk görüşmeleri davalı tarafın talebi reddetmesi nedeniyle sonuçsuz kaldığını beyan ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu gizli ayıplı aracın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4.maddesinin 2.fıkrası gereği ayıpsız olanı ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki araç satım sözleşmesine konu araçta ayıp olduğu iddiasına ilişkin TBK 219 ve 127 maddesi uyarınca satılanın misli ile değişim talebinden ibarettir. HMK'nun 150/6.maddesinde; "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde dava açılmamış sayılır." hükmü gereğince, davanın iki defa yenilendikten sonra 3. kez takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği açıklanmıştır. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin (veya vekilinin) dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağrı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur (md. 150/4). İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır (md. 150/5). Dosyası işlemden kaldırılmış olan bir dava ancak iki kez yenilenebilir. İkinci yenilemeden sonra davanın tekrar (üçüncü defa) takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (md. 150/6). Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememiz dosyası Tüketici Mahkemesinden görevsizlik ile gönderilmiş olup uyuşmazlık konusu ön inceleme duruşmasında tespit edilerek bilirkişi incelemesi yapılmış raporlar dosya içerisinde alınmıştır. Davacı vekililinin mazereti son kez 25/12/2025 tarihinde kabul edilerek taraflara duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş olmasına rağmen 15/01/2026 tarihli celsesine davacı tarafın katılmaması, davalının davayı takip etmediğine ilişkin beyanı üzerine mahkememizce dosyanın 15/01/2026 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup, 3 aylık yenileme süresi içinde davanın yenilenmediği anlaşılmış olmakla dava dosyası ele alınarak davanın 15/04/2026 tarihi itibari ile açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. K A R A R :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizde görülmekte olan, davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı 15/01/2026 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından, HMK 150. maddesi gereğince 15/04/2026 tarihi itibariyle davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacı tarafça başlangıçta harç yatırılmadığı anlaşıldığından; Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan avanstan kullanılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 5-Davanın karar türü dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 7 uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.395,25 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 16/04/2026
Katip ...... ¸e-imzalı
Hakim ..... ¸e-imzalı