İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/208 E. 2024/865 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/208
Karar No
2024/865
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/208 Esas

KARAR NO : 2024/865

DAVA : Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

DAVA TARİHİ: 20/12/2021

KARAR TARİHİ: 20/11/2024

Mahkememizde görülen Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesiyle; dava dışı ...'in ... Bankasında kullandığı kredinin teminatı olarak taşınmazını banka lehine ipotek verdiğini, davalı ...'ün de şahsen kefil olduğunu, davalının ipoteği ödediği 158.100,00 TL karşılığında temlik almasına rağmen Ödemiş İcra Md'nün ... E. dosyasıyla 300.000,00 TL alacak talebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında taşınmazın 23.12.2021 tarihinde ihale ile satışa çıkarıldığını, buna ilişkin tebligatın muhtara yapıldığını, davacının icra dosyasından ve ihaleden yeni haberdar olduğunu, asıl borçlu hakkında icra emri tebliğ ettirilmeden,sadece ipotek veren davacı hakkında takip başlatılmış olması, ayrıca takibin iptalini gerektirdiğini, arz edilen sebeplerden dolayı icra dosyasındaki satışın tebdiren durdurulmasını, davalı alacaklıya icra takibi sebebiyle 141.900,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkememizce davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin taliki yahut iptali istemi davalarında görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğunun bilincinde olan davacı taraf ilk olarak Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile işbu davayı ikame etmiş ancak satışın tedbiren duruldurulması talepleri kabul edilmeyince satışın tedbiren durdurulması talepli işbu davayı ikame ettiğini, davacı ...’e davalı ...'ün ... Bankasında kullanmış olduğu kredide kefil olduğunu, ancak davacının süresinde borcu ödememesi üzerine banka tarafından ...’ün bankadaki kendi kullandığı krediler de dahil olmak üzere tüm alacakları banka tarafından talep edildiğini, davalının icra baskı ve tehdidi karşısında davacının borçlarını ödeyerek alacağı temlik almak zorunda kaldığını, bu aşamada temlik alınan rakam üzerinden takibe girişilmesinin de davalının yasal hakkı olduğunu, kötü niyet veya fazladan bir talep bulunmadığını beyanla, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Dosya; Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarihli ve ... E.- ... K. Sayılı verilen görevsizlik kararı ile dosya İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2024 tarihli, ... E. -... K. Sayılı gönderme kararı gereği "Dava dışı asıl borçlu ... ile dava dışı ... bankası arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine konu borca karşılık, davacı adına kayıtlı taşınmaz ipotek verilmiş, davalı ...'in ise ... tarafından kullanılan krediye kefil olarak kefalet sözleşmesi düzenlediği anlaşılmıştır. Dava Dışı krediyi kullanan ...'ın kredi borcunu ödememesi nedeniyle davalı ...'in kefil olarak bankaya toplam 158.100,00 TL ödeme yaptığı, ödemeden sonra dava dışı bankadan alacağı ve ipoteği temlik aldığı anlaşılmıştır. Davacı ipotek veren ... tarafından dava dışı bankadan alacağı ve ipoteği temlik alan davalıya karşı açılan menfi tespit davasında, dava konusu işlemin genel kredi sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığı ve davalının kredi borcunu ödeyerek alacağı ve ipoteği temlik aldığı, bu durumda anılan HSK ... Daire kararı gereğince Finans ile ilgili işlere bakacak mahkemelere ilişkin düzenleme yaptığı belirlendiği ve yargılamanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılması gerektiği" gerekçesiyle mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizce ... E. numarasını almıştır.

Mahkememizce davacı ve davalının sıfatının tespiti bakımından araştırma yapılmış, bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Esnaf ve Sanatlar Odasına ve Ticaret Sicil Müdürklüğüne yazı yazılmış, Ödemiş Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında; ... ve ...'ün hakiki şahıs kaydına rastlanılmadığını, kayıtlı olmadığından herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı bildirilmiş, Ödemiş Vergi Dairesi'nden gelen yazı cevabında; ...'ün 07/08/1998 ile 10/09/1998 tarihleri arasında Çay Ocakları, Kıraathaneler, Kahvehaneler, Kafeler Meyve Suyu Salonları Ve Çay Bahçelerinde İçecek Sunum Faaliyeti nedeniyle mükellefiyet kaydı bulunduğu, 10/09/1998 tarihinden itibaren işi terk ettiği, ...'in mükellefiyet kaydının bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiş, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası'ndan gelen yazı cevabında; ... ve ...'ün kaydının bulunmadığı bildirilmiş, gelen yazı cevapları dosya içerisine kazandırılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dosyanın incelenmesinde; dava, kefil sıfatı ile davalı tarafından ödenen banka borcunun bankadan temlik alınması ile, borçlu lehine ipotek veren davacıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 778/1-ı. maddesi, poliçenin iptaline ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin bono yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 757/1. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngörün 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde Ticaret Mahkemesi yetkili kılınmıştır.

Dosya kapsamından; davacı vekilinin, davalının dava dışı ... tarafından bankadan kullanılan kredinin teminatı için kefil olarak imzaladığı borcu ödediği ve bankadan alacağı bu şekilde temlik alması sonucunda, kredi teminatı olarak banka lehine ipotek veren davacıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibinde davacının belirtilen miktar kadar borçlu olmadığı ve takibin usule aykırı yapıldığından bahisle borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki ilişkinin kefalet iç ilişkisinden kaynaklandığı, davanın taraflarının kefil olan ile kredinin teminatı için banka lehine iptotek veren olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar tacir olmadığından, asıl borçlunun borcunu ödeyen kefilin, ipotek verene rücûundan kaynaklanan davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiğinden, bu yönü ile de davanın Bankacılık Kanunundan kaynaklanmayan, keza yukarıda belirtildiği üzere temelde ki bir kredi sözleşmesi yahut bunun fer'i edim yükümleri bağlamında çek taahhüt borcu, gayri nakdi risk benzeri bankacılık ve kredi sözleşmesi kaynaklı olmayıp davacının salt genel hükümlere göre davalıya karşı açtığı bir menfi tespit davası olduğu ve bu itibarla da yargılamanın ihtisas anlamında Bankacılık Mahkemesi olarak değilde genel hükümlere göre görülmesi gereken bir dava olduğu nazara alınarak mahkememizin görevsizliğine, işbölümü anlamında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İzmir BAM ... hukuk dairelerine tevdine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1- Davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,

2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

3-Mahkememiz ile evveliyatta karar veren Ödemiş ...Asliye Hukuk Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRELERİNE TEVDİNE,

4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,

5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,

6-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine,

Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren tarafların yokluğunda 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2024

Katip ...

E-imzalıdır

Hakim ...

E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/208, K. 2024/865, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-208-e-2024-865-k-e2d4fc8c7ebe