İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/205 E. 2025/434 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/205
Karar No
2025/434
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/205 Esas - 2025/434

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/205 (Ankara 5. FSHHM'nin 2025/85 Esas sayılı birleşen dosya dahil) KARAR NO : 2025/434

DAVA : Marka ... sayılı ... Kararının İptali DAVA TARİHİ : 13/01/2019 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 Yazım Tarihi: 12/11/2025

( ASIL DAVA ve BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN ) İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının çiğ köfte üretim ve satış sektöründe iştigal ettiğini, birçok şubesi bulunduğunu, bu şubelerinde kullanmak amacıyla “...” ibareli markanın tescili için davalı ...’e başvurduğunu, ... başvuru numarası ile işlem gören bu markanın, davalı firmanın “... ...” markasının mevcudiyeti nedeniyle tescil talebinin davalı ... tarafından reddi işleminin hatalı olduğunu, zira davacının markasının kendisine has ve benzeri olmayan bir marka olduğunu, karşılaştırılan markaların okunuşlarının çok farklı olduğunu, markalarda ortak olan unsurun sadece “...” kelimesi olduğunu bu durumun da markaları benzer kılacak bir yönü olmadığını, markalardaki şekil unsurlarının da çok farklı olduğunu, davalıya ait markanın davalının işyerlerinde tescilli halinden farklı kullanıldığını ve bu durumun karıştırılma ihtimalini iyice ortadan kaldırdığını, markaların benzerliği araştırılırken markaların bütünü yani genel görünümleri itibariyle bıraktıkları etki göz önüne alınarak birbirlerini çağrıştırıp çağrıştırmadığına bakılması gerektiğini, bu nedenle de karşılaştırılan markaların birbirlerine benzemediğini, iddia ederek, ... ...’nın ... sayılı kararının iptalini ve davacının ... sayılı markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının ürettiği çiğköfte ve yan ürünlerin perakende ve toptan satışı ile uzun yıllardır iştigal ettiğini, 500’e yakın şube ve bayi ile geniş müşteri kitlesine sahip olduğunu, ciddi yatırım, emek, özveri ve çalışmayla ortaya koyduğu başarılarına “...”, “...” ve “...” isimli markaları kendi adına tescil ettirerek devam ettiğini, davacının davalının bu markası üzerinden haksız rekabette bulunduğunu ve davalının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu durumun .... E. sayılı dosyasında verilen mahkeme kararıyla da sabit olduğunu, bu dosyadaki gerekçeli kararın henüz yazılmadığını, taraf markalarında geçen “...” ibaresinin her iki markanın da esas unsuru olduğunu, markalardaki kırmızı zemin üzerine beyaz renkte yazılmış kelime unsurlarından oluşan genel kompozisyonun da aynı olduğunu, kelimelerin yazı tiplerinin bile aynı olduğunu, taraf markalarının aynı sınıflara giren aynı emtialarda kullanılacağını, markaların hedef kitlesinin de aynı olduğunu, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesinin uygulanmasının şartlarının oluştuğunu, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuş, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. BAM İade kararı kapsamında dahili dava yerine mesnet marka sahibine karşı usulen dava açılması üzerine ve usul ekonomisi ilkesi kapsamında daha önceden alınan rapor yeniden taraflara tebliğ edilerek birleşen dosya ile birlikte karar verilmiştir. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile birleşen dosyanın davalı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın ... sayılı marka açısından almış olduğu lisans hakkının davacının marka başvurusuna önceye dayalı kullanım hak iddiası yönünden marka tescilini sağlayıp sağlamayacağı, ... aldığı karara etki edip etmeyeceği, ... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 06/12/2018 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 13/01/2019 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; ... başvuru numaralı ''...'' ibareli başvurunun ... sayılı ''... ... '' ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararını kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ............ Kurul ‘...’ ibareli başvuru ile ... sayılı ‘... ...’ ibareli ret gerekçesi markanın aynı tonda kırmızı ile kaplanmış zemin üzerinde asgari ayırt edicilik vasfına sahip ‘...’ ibaresini ortak olarak içermeleri hususunu dikkate alarak, markaların bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzer markalar olduğu görüşündedir. Buna ilaveten, başvuru ile ret gerekçesi markanın 6. Madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen mallar bakımından aynı/aynı tür ve benzer nitelikte malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile ret gerekçesi marka arasında, 6. Madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...’nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür. Ayrıca başvuru sahibine 43. Sınıftaki hizmetler açısından ... sayılı ve “... ...” ibareli markanın sahibi tarafından verilen lisansın ‘...’ ibareli işbu başvuru hakkında ... sayılı ‘... ...’ ibareli marka dolayısıyla verilen ret kararını ortadan kaldıracak bir mahiyeti olmadığı tespit edildiğinden söz konusu gerekçeye dayalı itirazın da reddi gerekmiştir. Sayılan nedenlerle başvuru sahibi adına yapılan itirazın reddedilmesi gerekmiştir. Karar: İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile arar verilmiştir." ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Kazanılmış hak kavramı, .... daha önceden tesçilli olan markanın aynısının önceki sahibine bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunarak yeni markayı da alabileceği düşüncesinden ortaya çıkmıştır. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde ifade edilmektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası ....

Bilirkişi heyetinden alınan 26/02/2020 tarihli raporda ÖZETLE; " 1) Karşılaştırılan markaların benzediği, 2) Karşılaştırılan markaların aynı/aynı tür ve benzer nitelikte malları/hizmetleri kapsadıkları, 3) Bu nedenle de karşılatırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği, 4) Davacının ... numaralı marka üzerindeki lisans hakkının, verilen ret kararını ortadan kaldıracak/etkileyecek bir mahiyeti olmadığı, 5) Bütün bu değerlendirmelerle, davalı ... tarafından davacının ... numaralı markası ile ilgili olarak verilen 27.11.2018 tarih ve ... sayılı ... kararının uyumlu olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının ".... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ...." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel (RENK TONU dahil) ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden başvurunun kapsamındaki Malların/Hizmetlerin davalı markasındaki mallarla/hizmetlerle aynı/benzer/ilişkili olduğu bilirkişi raporu sayfa 4-5 -6 da tabloda gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " .... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının " .... ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının "...." ibareli başvuru markalı malları /hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceğinden ve taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davacının daha önceden kendisi adına tescilli markası olmadığı için lisans alıp kullandığını beyan ettiği ... sayılı marka (zaten markalar ve kısmen de emtialar da benzemediği ) müktesep hak oluşturmayacağı sonucuna varılmıştır. Neticeden dava reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Asıl ve birleşen dosya yönünden açılan davanın REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin düşümü ile bakiye 571,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.22/10/2025

Katip .... E imza

Hakim .... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/205, K. 2025/434, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-205-e-2025-434-k-cade38c8f0ba