İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/20 E. 2026/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/20
Karar No
2026/13
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/20 KARAR NO : 2026/13

DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ : 22/01/2024 KARAR TARİHİ : 15/01/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Davalı Şahıs Firmasının, 2023 yılının son aylarında, ... adlı karışık albümü yapımcı sıfatıyla PLAK ve CD olarak piyasaya sunduğunu, Dava konusu korsan albümün plak versiyonunda eser / hak sahiplerinin adı belirtilmemiş, "..." adlı eserin adı değiştirilmiş, eser / hak sahiplerinden yazılı izin alınmaksızın çoğaltılmış, dağıtılmış, satışa sunulmuş, ticarete konu edildiğini, Davalı, Müvekkillerin eserlerini ve yapım kaydını yazılı izin almaksızın ve mali hak bedeli ödemeksizin bir karışık albümde tespit ederek çoğaltmış, umuma arz etmiş ve iletmiş, satışa sunmuş ve ticarete konu ettiğini, Hem PLAK hem CD versiyonunda "..." adlı eserin adını değiştirerek ... şeklinde, başka bir esermiş gibi ve benzeri çok sayıda eserle karıştırılacak şekilde, iltibasa yol açacak şekilde sunduğunu, belirterek; Davalının yapımcısı olduğu ... adlı karışık albümde; Plak Versiyonunda, Müvekkil ...'a ait ...ve ... adlı eserlerin yazılı izin alınmaksızın ve eser sahiplerinin adı belirtilmeksizin kullanıldığının, ... adlı eserin adının değiştirildiğinin, eser sahibinin manevi haklarının haleldar edildiğinin tespitine, Aynı zamanda bu izinsiz, korsan kullanım neticesinde Müvekkil ...'ın mali haklarının zarara uğratıldığının tespitine, Müvekkil ...'in fonogram sahibi... adlı albümde yer alan ... adlı eser kaydının izinsiz kullanıldığı ve ...'in mali haklarının haleldar edildiğinin tespitine, CD Versiyonunda; Müvekkili ...'a ait ..., ... ve ... adlı eserlerin izinsiz kullanıldığının, ... adlı eserin adının değiştirildiğinin ve Müvekkilin manevi zarara uğradığının tespiti, Aynı zamanda bu izinsiz, korsan kullanım neticesinde Müvekkil ...'ın mali haklarının zarara uğratıldığının tespitine, Müvekkil ...'in fonogram sahibi ... adlı albümde yer alan ... adlı eser kaydının izinsiz kullanıldığı ve ...'in mali haklarının haleldar edildiğinin tespitini, FSEK'in 66 vd maddesi uyarınca vâkî TECAVÜZÜN REF'ine, FSEK'in 70/1'inci maddesi uyarınca manevi zarara karşılık 20.000,-TL'nin Müvekkil ...'a ödenmesine, FSEK'in 70/2inci maddesi uyarınca uğranılan maddi zarara karşılık 20.000,-TL'nin Müvekkil ...'a ve ...'e (bilirkişi marifetiyle tespit edilecek oranda) ödenmesini, Yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin Davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Cevap dilekçesi:11.03.2025 tarihinde görülen duruşmada HMK md. 124/4 uyarınca müvekkili şirketin dosyaya davalı olarak eklenmesine, davacının davasını yönelttiği ...'nın ise uyap kaydının silinmesine karar verildiğini, ... yararına yargılama gideri ve/veya vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacının 25.02.2025 tarihli beyan dilekçesiyle birlikte davanın ... yönünden de devam etmesini dilediği anlaşıldığını, davacı bilerek ve isteyerek ...'ya husumet yönelttiğini, HMK md. 124/4 uyarınca süre vermesi neticesinde durumdan şüphelenmiş ve ...'ın da davalı olarak eklenebileceğini, ancak davanın ... yönünden de devam etmesi gerektiğini belirttiğini, Davanın geldiği aşama ve davacının davaya ... yönünden de devam etmek istediğini açıkça beyan etmesi karşısında, HMK md. 124/4 uyarınca dosyaya davalı olarak müvekkilinin dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın taraf değişikliği yapılmaksızın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davacının HMK md. 124 uyarınca taraf değişikliği talebinde bulunmadığı ve davalıyı tespit konusunda hataya da düşmediği dosyaya sunduğu beyanlar ile sabit olup 11.03.2025 tarihli duruşmasında kurulan 1 no'lu ara karardan rücu edilmesini, aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen ve dosyadaki taraf sıfatı silinen ... lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini, davacı ... müzik'in aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davacı yönünden davanın tefrikle reddini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, düzenlenen bilirkişi raporlarının müvekkil aleyhine delil teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığından, bilirkişi raporlarına itirazlarının kabulüyle yeni bir heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. HMK 124. Gereğince davacının beyanı: Dava dilekçesinde davalı olarak ...- ... belirtildiği, davacı vekilinin HMK 124 kapsamında beyanı doğrultusunda davalının ...ŞTİ.'e Yöneltildiği anlaşılmakla mahkememizce usul işlemleri yapılarak yargılamaya devam edilmiştir. Deliller: Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünden Davacılar, ...,...Şti. ile Davalı, .... Ltd. Şti. arasında Mahkememizde görülmekte olan Fikir ve Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i Önlenmesi ve Tazmini davası nedeniyle, dava konusu ''...'', ''...'' ve ''..'' adlı albümlere ilişkin Kayıt Tescil Belgerinin ve Hak Sahiplğine ilişkin bilgi ve belgelerin birer örneği celp edilmiştir Bilirkişi Raporu: 30/10/2024 bilirkişi raporunda "... adresinde yapılan incelemede; Videoun 19.10.2016 tarihinde yayınlandığı, Video başlığının ...-... olduğu, Video açıklamasında Söz&Müzik ve Düzenlemenin ...’a ait olduğu, Videoda yer alan ... şarkısının ... albümde yer aldığının ve telif hakkının ...’e ait olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. ...URL adresinde yer alan ... kanalında yapılan incelemede; Kanal adının ...olduğu, Kanalın 26.06.2013 tarihinde oluşturulduğu, Kanalda “...’in 1984 yılında ... tarafından kurulduğu, ..., ..., ...,..., ... gibi efsane yorumcuları ve Arabesk müziğin en beğenilen eserlerini bünyesinde bulunduran ...’in dönemin orijinal kayıtlarını paylaştıkları” belirtildiği tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından belirtilen URL adreslerinde yapılan incelemede; ... adresinde idefix satıcısı tarafından ... adlı ürünün satışa sunulduğu, ... adresinde “...” adlı ürün açıklamasında .... yazdığına dair bilgilerin yer aldığı, ... adresinde ...Şti. tarafından satışa sunulan ... (...) adlı ürünün yer aldığı,... adresinde satışa sunulan... adlı ürünün yer aldığı,... URL adresinde ... tarafından 25.10.2023 tarihinde satışa sunulan... adlı ürünün yer aldığı, ... URL adresinde ....Şti. satıcı unvanıyla ... adlı satıcı tarafından satışa sunulan Genel Markalar ... (...) adlı ürünün yer aldığı tespit edilmiştir. Huzurdaki davaya konu ... isimli müzik eserlerinin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun kapsamında eser niteliğini haiz olduğu, Davalı yanın davacıların mali ve manevi haklarını haiz olduğu eserleri izinsiz çoğaltması , kamuya sunması davacıların fikri haklarını ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacıların huzurdaki davada maddi ve manevi tazminat talepleri bulunmaktadır. Heyette hesap uzmanı bulunmadığından davacıların maddi tazminat taleplerine yönelik inceleme yapılamamıştır. Davacıların manevi tazminat talebi ise Sayın Mahkemenizin taktirde olduğundan tespit yapılmamıştır. " kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi Raporu: 04/02/2025 bilirkişi raporunda Davacı yanın belirtmiş olduğu “...”, “...”, “...” isimli eserler musiki eserler olduğundan 5648 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun gereğince eser niteliğini haiz olduğu ve davacılardan ...’ın bestecisi olduğu , bu nedenle davacıların hak sahibi olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda görseli sunulan eser kullanma izin belgesi başlıklı bir dokümandan görüldüğü üzere ,... üretim kaşesi ve ... imzası taşıyan bu evrakta söz konusu eser adının “sevgilim” olarak yazılmış olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan tarafından “...” isimli eserin adının “...” olarak değiştirildiği iddia olunmakla beraber; 1988 yılında ... adına verilmiş eser kullanım izin belgesinde bizzat davacı tarafın imza ve kaşesini taşıyan evrakta eserin adının “...” olarak belirlendiği tespit olunmuştur. Eserin isminin değiştirildiğine dair somut başkaca delil değerlendirilememiştir. Bu nedenle, davacı yanın eser isminin değiştirilmek suretiyle fikri haklarının ihlal edilmediği görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında yer alan belge ve dokümanlardan her ne kadar davacılardan ... tarafından imzalanan ve diğer davacı ...’in kaşesinin yer aldığı eser kullanma izin belgesinde “...” isimli eserin bir defaya mahsus karışık kasette ... firması tarafından kullanılmasına izin verilmiş olmasına karşın eserlerin telif haklarının davalılara devredildiği sözleşmenin ekinde liste bulunmadığından “...” isimli eserin davalılardan tarafından kullanımının devir belgesine dayanmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. ayrıca, huzurdaki davaya konu “...” ve “...” isimli eserlere ilişkin bir devir sözleşmesi bulunmadığından davalıların kullanımın devir belgesinden kaynaklanmadığı , bu nedenle davacıların fikri haklarının ihlal edildiği görüş ve kanaatine varılmıştır. bu açıklamalara istinaden davalıların davacıların mali ve manevi haklarını haiz olduğu eserleri izinsiz çoğaltması , kamuya sunması davacıların fikri haklarını ihlal ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır. davaya konusu eserler için mali bölümde detaylıca yapılan açıklandığı üzere tazminat hesabının yapılmasının imkansız olduğu, tazminat yönünde takdirin sayın mahkemede olduğu, " kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi Raporu: 04/02/2025 bilirkişi raporunda kültür ve turizm bakanlığı telif hakları genel müdürlüğü’nün cevabi yazısında;... barkod numaralı eser işletme belgesi gereğince “...” isimli eserin tüm haklarının 10.09.1992 tarihi itibariyle mega müzik isimli firmaya devredildiği, ...- ... isimli firmanın ticaret unvanın 23.03.2020 tarihi itibariyle ... olarak değiştirildiği tespit edilmiştir. ,...barkod numaralı ve 23.09.1990 tarihli eser işletme belgesi gereğince “...” isimli eserin eser sahibinin .... a.ş olduğu tespit edilmiştir. kök bilirkişi raporunda belirttiğimiz üzere plak versiyonunun incelenmesi sonucu ön kapakta “...” başlığı ve sanatçıların fotoğraflarından oluşan bir kolajın, arka kapakta ise plağın ön ve arka yüzünde yer alan sanatçıların ve okudukları eserlerin listesinin yer aldığı tespit edilmiştir. eserlerin besteci ve söz yazarlarına dair herhangi bir bilgi yer almamaktadır. plağın fiziki olarak ön ve arka yüzünde de sanatçılar ve eser listesi bulunmakta olup besteci- söz yazarı bilgisi yer almamaktadır. davacı yan dava dilekçesinde “...” isimli eserlerinin isminin “...” olarak değiştirildiğini iddia ediyor olmakla beraber dava dosyasına davalı yan tarafından eser işletme belgesinin sadece ilk sayfasının konulduğu ve burada da eser isim listesinin yer almadığı anlaşılmıştır. ...barkod numaralı eser işletme belgesi gereğince “...” isimli eserin tüm haklarının 10.09.1992 tarihi itibariyle davalı ...’ne devredilmesi nedeniyle “...” isimli eserin tarafından kullanımının devir belgesine dayandığı, huzurdaki davaya konu “..." ve “...” isimli eserlere ilişkin bir devir sözleşmesi bulunmadığından davalıların kullanımın devir belgesinden kaynaklanmadığı , bu nedenle davacıların fikri haklarının ihlal edildiği, davalıların davacıların mali ve manevi haklarını haiz olduğu “gözlerim yaşlı” ve “bütün dünya anlasın” isimli eserleri izinsiz çoğaltması , kamuya sunması davacıların fikri haklarını ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. sayın mahkeme tazminata hükmetmesi durumunda, tazminatın sayın mahkemenin takdirinde olduğu " kanaatini bildirmiştir. Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği "..."," ... "ve" ...." isimli eserlerin davalı tarafça hak sahibinden izin alınmaksızın ve eser sahibinin ismi belirtilmeksizin kullanılması ile eser adının değiştirilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili, davalı eylemlerinin davacıların fikri haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ile ref talebine ilişkindir. Davacı taraf dava konusu "..." ve " ... " isimli eserlerin izin alınmaksızın davalı tarafça plak olarak piyasaya sürüldüğünü, piyasaya sürülen plakta davacı şirket ile gerçek kişinin mali ve manevi haklarına halel getirildiğini, "..." isimli eserin isminin değiştirildiğini, davalı tarafça "...," ... "ve" ..." isimli eserlerin eserlerin izin alınmaksızın davalı tarafça CD olarak piyasaya sürüldüğünü, piyasaya sürülen CD'de davacı şirket ile gerçek kişinin mali ve manevi haklarına halel getirildiğini, "..." isimli eserin isminin değiştirildiğini belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı taraf ise davacı şirketin dava konusu eserlerde hak sahibi olmadığını, dava konusu eserlerin işletim belgelerinn usulüne uygun olarak davalı tarafça devralınarak kullanıldığını, dava konusu eserlerin isimlerinin değiştirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere dava konusu edilen "... "..." ve "..." isimli eserlerin FSEK gereğince eser mahiyetinde olduğu, bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişilerden "a) dava konusu edilen "..." ve "..." isimli eserlerin eser niteliğinde olup olmadığı, davacının eser hak sahibi olup olmadığı, davalının plak versiyonundaki kullanımların bir hak devrine dayanılarak yapılıp yapılmadığı, davalı kullanımlarının davalı tarafça dosyaya sunulan devre ilişkin belgeler dikkate alınarak hak sahipliğine dayanıp dayanmadığı, plak versiyonunda yer alan kullanımlarda eser sahibi olduğunu iddia eden davacının adının belirtilmemesi ve "..." isimli eserin adının değiştirilmesi hususları irdelenerek eser hak sahibinin belirtilmemesi ve eser adının değiştirilmesinin fikri hakları ihlal niteliğinde olup olmadığı; b) dava konusu edilen "...", "..." ve "..." isimli eserlerin eser niteliğinde olup olmadığı, davacının eser hak sahibi olup olmadığı, davalının CD versiyonundaki kullanımların bir hak devrine dayanılarak yapılıp yapılmadığı, davalı kullanımlarının davalı tarafça dosyaya sunulan devre ilişkin belgeler dikkate alınarak hak sahipliğine dayanıp dayanmadığı,CD versiyonunda yer alan kullanımlarda eser sahibi olduğunu iddia eden davacının adının belirtilmemesi ve "..." isimli eserin adının değiştirilmesi hususları irdelenerek eser hak sahibinin belirtilmemesi ve eser adının değiştirilmesinin fikri hakları ihlal niteliğinde olup olmadığı; c) İhlalin varlığı halinde davacının talep edebileceği tazminatın miktarının hesaplanması hususlarında ayrıntılı rapor istenmiş" dosya kapsamında alınan ek ve kök bilirkişi raporlarında Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün cevabi yazısında; T06 063 273 barkod numaralı ESER İŞLETME BELGESİ gereğince “...” isimli eserin tüm haklarının 10.09.1992 tarihi itibariyle ...isimli firmaya devredildiği, ...- ... isimli firmanın ticaret unvanın 23.03.2020 tarihi itibariyle ... olarak değiştirildiğinin tespit edildiği, ... barkod numaralı ve 23.09.1990 tarihli ESER İŞLETME BELGESİ gereğince “...” isimli eserin eser sahibinin ...TİC . A.Ş olduğu tespit edildiği, bu devir belgeleri dışında herhangi bir devir belgesinin tespit edilmediği, davalı tarafça "..." isimli albümün CD ve plak olarak satışa sunulduğu, her iki kullanımda da albümlerde yer alan eserlerin sahiplerine ilişkin bir isim belirtilmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda eser mahiyetinde olan ve davacı ...'ın besteci olarak, davacı şirketin ise mali hak devir belgelerine göre hak sahibi olduğu, davalı tarafça CD ve Plak versiyonlarında kullanılan "..." isimli eserin eser işletme belgesi gereğince herhangi bir hak ihlali olmadan kullanıldığı, ismin değiştirilmesi iddiası bakımından da "davacının ilk işletme eser belgesinde eser ismimi "..." olarak belirttiği anlaşılmakla bir hak ihlalinin bulunmadığı, dava konusu diğer iki eser olan "..." ile "..." isimli eserlerin davalı tarafça herhanbi bir mali hak devir sözleşmesine dayanmadan kullanıldığı anlaşılmakla davalının eylemlerinin davacıların FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklarını ihlal niteliğinde olduğu (çoğaltma, satışa sunma) kanaatine varılmıştır. Maddi tazminat davası bakımından dosyaya mali müşavir atanarak rapor tanzimi istenmiş ise de; bilirkişinin maddi hesaplama yapamadığı bu nedenle davacılar lehine TBK 50. Madde gereğince tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla iki eserin kullanılmasının haksız olması nedeniyle takdiren talep edilen tazminat miktarı üzerinden davacılar lehine 15.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Manevi tazminat bakımından ise iki eserin kullanılmasının haksız olması nedeniyle takdiren talep edilen tazminat miktarı üzerinden davacılar lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda dava konusu edilen "..." "..." ve "..." isimli eserlerin FSEK gereğince eser mahiyetinde olduğu, davacıların dava konusu eserler üzerinde maddi ve manevi hak sahibi oldukları, ...ve.... isimli eserlerin davalı tarafça CD ve Plaklarda herhangi bir izne dayanmaksızın kullanıldığı, bu nedenle davalı eylemlerinin bu eserler bakımından davacıların mali ve manevi haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, takdir edilen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine, dava konusu ... isimli eserin davalı tarafça usulüne uygun devir silsilesi ile mali hak devir ilişkisi kapsamında kullanıldığı ve eserin isminin değiştirilmediği, bu eser bakımından herhangi bir ihlalin bulunmadığı anlaşılmak bu eser yönünden açılan davanın reddi ile tüm eserler bakımından taraflar arasında kurulan farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu anlaşılmakla ref talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile dava konusu edilen "..." ve ..." isimli eserler bakımından davalının eyleminin davacının maddi ve manevi haklarına halel getirdiğinin tespitine, 2- Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile takdiren 15.000,00 TL Manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile takdiren 15.000,00 TL Maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Dava konusu edilen "..." isimli esere ilişkin tecavüzün tespiti ile dava konusu tüm eserler yönünden Ref talebi ve maddi ve manevi tazminatın fazlasına ilişkin taleplerin reddine, 5-Alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile kalan 1.621,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç+ 427,60 TL başvuru harcı+ 19.000,00 TL bilirkişi ücreti+ 2.011,50 TL posta/ müzekkere giderleri olmak üzere toplam 21.866,70 TL yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 15.619,10 TL'sini davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 7- Manevi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- Maddi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9- Reddedilen Manevi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10- Reddedilen Maddi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Reddedilen tecavüz davası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/20, K. 2026/13, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2024-20-e-2026-13-k-c4ca6ace54e2