İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/195 E. 2026/147 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/195
Karar No
2026/147
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/195 Esas KARAR NO : 2026/147 Karar

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2024 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ... 2. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine konu olan çekte tahrifat yapıldığını, keşide tarihinin bilinmeyen kişilerce değiştirildiğini, taraflarınca çekin ... Ltd. Şti.'ne verildiğini ve tarihinin 21.06.2023 tarihi olduğunu, keşide tarihindeki parafı şirket yetkilisinin atmadığını, çekin vasfını kaybettiğini, parafın ...'e ait olmadığını, imza incelemesi gerektiğini, müvekkili şirketin borçlu olmadığını, müvekkili borçlu olmadığından, icra takibindeki alacak tutarı toplamı, ferileri, faizi, vekalet ücreti ve diğer tüm alacak kalemlerinin toplamından müvekkilinin borcu bulunmadığını, ... 2. İcra Dairesi ... Esas Sayılı İcra Dosyasında ve Bankadan çek ile ilgili bilgi sorulduğu zaman takibe konu ... Bankası ... Şubesi, ... Numaralı, ... Ltd. Şti.'ye ait 400.000,00-TL tutarlı çek gerçek keşide tarihi olan 21.06.2023 günü bankaya ibraz edilmediğinin görüleceğini, keşide tarihinden 5 ay sonraki tarih yazılarak kimin imzaladığı belli olmadığı, sanki çek süresinde bankaya ibraz edilmiş gibi yazıldığını, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekin vasfını kaybettiğini, işbu nedenle Kambiyo Senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takibin yapılmasının yasaya ve kamu düzenine aykırı olduğunu, ... Bankası ... Şubesi tarafından "İşbu çek üzerindeki keşideci imzası ile kayıtlarımızdaki imza uyuşmadığından dolayı bir işlem yapılamamıştır31.10.2023" şeklinde yazdığını, davalı tarafın ... 2. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe karşı müvekkilinin borçsuzluğunun tespiti için arabuluculuğa başvurduğunu ve davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamadığı için işbu huzurdaki davayı açtığını beyan ederek ... 2. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasından takip dayanağı çek bedeli olan 400.000,00-TL asıl alacak ve eki mahiyetinde olan diğer alacaklar toplamı olarak 478.178,08-TL borcunun olmadığının ( Menfi Tespit ) tespitini, icra takibinin durdurulmasını ve davanın sonuçlanana kadar icranın geri bırakılmasını, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava icra iflas kanunu 72/1-3 maddeleri gereği açılan menfi tespit davasıdır. Davacı taraf, ... 2. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasından takip dayanağı 400.000,00-TL bedelli çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığını takibe konu çekin keşide tarihinin 21/06/2023 olduğunu belirterek, bu keşide tarihinin altındaki parafın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. ... 2. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasının incelenmesinde 20/10/2023 günlü ... Seri No lu çeki 400.000,00 TL çek dayanak yapılarak dosyamız davalısı ... tarafından davacı şirket ve dava dışı şirket ve ... aleyhine icra takibi başlatıldığı görülmüştür. İcra takibine konu çekin şekli incelemesinde keşide tarihinde ay kısmının karalanıp 10 olarak değiştirildiği ve bu tarihin altında parafın olduğu görülmüştür. Çekte lehtarın ...Tic. Ltd. Şti olduğu tespit edilmiş ve davacı taraf lehtar şirket tarafından kendilerine verilen 21/06/2023 tarihli tahsilat makbuzu fotokopisini dosyaya ibra etmiş ve bu tahsilat makbuzunda davaya konu çekin vade tarihinin 21/06/2023 olduğu görülmüştür. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Somut olayda ise davalı alacaklı çek üzerinde keşide tarihindeki düzeltmenin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını bu düzeltme altında bulunan parafın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlamak durumundadır. Davaya konu çek ile ilgili olarak ... 26. İcra Hukuk Mahkemesinin... E sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda çekteki keşideci imzası ve parafın aynı kişi tarafından atılmadığı rapor edilmiş, ek raporda ise keşideci imzasının ... tarafından atıldığı fakat paraf imzanın ... tarafından atılmadığı rapor edilmiştir. Mahkememizce davacı şirketin mevcut yetkilisi ...ve önceki yetkilisi ...'in örnek imzalarının bulunduğu kurumlardan imzaları temin edilmiş, imza örnekleri mahkememiz huzurunda alınmış ve çekte keşide tarihi altında bulunan paraf imzanın davacı şirketin mevcut yetkilisi ...ve önceki yetkilisi ...'e ait olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 12/12/2025 tarihli raporda İnceleme konusu ...'nın keşide yeri ..., keşide tarihi 21.10.2023 (okunur) olan, ...Şti. Emrine düzenlenmiş, 400.000 TL bedelli, ... nolu, ... Şirketi yetkilisine atfen atılmış keşide imzasını içeren çekin sağ üst tarafında keşide tarihindeki değişikliği onaylayan imzanın, karşılaştırma belgesindeki ...'e ait imzalar ile ilk bakışta sınırlı şekilsel benzerlik göstermekle birlikte inceleme bölümünde analizi yapılan grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran şirketin önceki yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı kanaatine varılmış olup, Söz konusu imza ...'in imzası model alınarak taklit edilmiş olduğu için atan kişinin grafolojik özelliklerini teşhise yeter oranda yansıtmayacağı cihetle kim tarafından atıldığının, bu meyanda şirket yetkilisi ...tarafından atılıp atılmadığının teknik olarak tespit edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor ibraz etmiştir. Çekler için ibraz süreleri TTK 796. Maddesinde düzenlenmiş olup süresinde çekin muhatap bankaya ibraz edilmemesi halinde çek kambiyo vasfını yitirmektedir. Dosyada aldırılan bilirkişi raporu ile çek üzerinde keşide tarihindeki düzeltme yanında bulunan parafın davacı şirketin mevcut ve önceki yetkililerine ait olmadığı anlaşıldığından çekin süresi içerisinde bankaya ibrazından söz edilemeyeceğinden çek kambiyo vasfına haiz değildir. Bu sebeple davaya konu çek dayanak yapılarak kambiyo takibi yapmak mümkün olmadığından ve çek üzerinde tahrifat yapıldığı rapor ile sabit olduğundan davacının davasının kabulü ile davacının ... 2. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. G.D. / Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın kabulü ile davacının ... 2. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 32.664,34-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.166,09-TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.498,25-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile 8.166,09-TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 6.522,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 76.508,49TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk gideri 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/195, K. 2026/147, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-195-e-2026-147-k-2dc84d2717e3