İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/190 E. 2025/744 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/190
- Karar No
- 2025/744
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/190 Esas KARAR NO:2025/744
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/03/2024 KARAR TARİHİ:31/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ve müvekkili şirketin adına tescilli ... plakalı aracın 01.11.2023 günü maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, jandarma tarafından tutulan tutanakta 01.11.2023 tarihinde müvekkili ... plakalı çekicisini ... plakalı dorsesine takmak istediğinde piminin oturmaması nedeniyle olayın meydana geldiğini, meydana gelen bu kazaya istinaden davalı sigorta şirketi müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirdiğini, görevli eksper raporunda araçta ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, müvekkilinin aracında ortaya çıkan zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu hasardan daha fazla olduğunu, müvekkilinin aracında oluşan hasarın tespiti için 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu madde 22/19 fıkrası gereğince eksper tayini yapıldığını, eksper ... tarafından hazırlanan raporda müvekkilin aracında meydana gelen hasar 502.800.00 TL hasar tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi talebi red ettiğini, müvekkilinin maliki bulunduğu, kazaya konu ... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat talebini artırmak üzere; şimdilik 100,00 TL alacağımızın başvuru davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için atanmış ekspere yapılan 1.250,00 TL ödemenin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu meydana gelen hasara ilişkin olarak müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde gerekli değerlendirmeler yapılarak davacının kasko poliçe genel şartları kapsamına girmeyen talebi reddedildiğini, talep konusu olayın poliçe teminat kapsamına girdiğini davacı tarafın ispatlaması gerektiğini, ispat yükü karşı tarafa ait olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini ve bu oranında en az yüzde otuz olması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV sorumluluğu bulunmadığını, art niyetli eksper ücretinin ödenmesinin reddi gerektiğini, başvuru sahibi vekilinin ekspertiz ücreti ile KDV tutarını talep etme hakkı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, haksız davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigortalının aracında meydana gelen hasarın davalı kasko sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı ... SİGORTA A.Ş. nezdinde ... numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ve müvekkil şirketimiz ... Ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ... plakalı dorsesine ... plakalı çekicisini 01.11.2023 tarihinde takmak isterken piminin oturmaması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu hasarın onarımının davacı tarafından karşılanmış olması sebebiyle aralarındaki poliçe kapsamında davalıdan sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili için şimdilik HMK m. 107 hükmü uyarınca 100,00 TL üzerinden dava açılmış olduğu, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile birlikte olayın meydana geliş şekli itibari ile kasko poliçesinin teminatı kapsamında olmadığı beyan edilerek ispat yükünün davacı sigortalı üzerinde olduğunun iddia edilmiş olduğu görülmüştür. Yargılama esnasında dosyaya celp edilmiş olan tüm evraklar üzerinde inceleme yapılarak dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi ve 1 sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından hazırlanan kök ve ek raporda özetle; Meydana gelen olay bir trafik kazası olarak nitelendirilemez. Meydana gelen kazanın oluşumunda sürücü ... %100 oranında kusurludur. Meydana gelen olayda dorsedeki hasarın tamir bedeli 415.000 TL'dır. Bu bedele %20 KDV ilave edildiğinde KDV'li tamir bedeli 498.000 TL. olmaktadır. Dava konusu 01.11.2023 tarihinde meydana gelen kazanın davacı tarafa ait ... Plakalı Römork araç için davalı ... Sigorta Şirketi tarafından tanzim edilmiş ... poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigortası vadesinde meydana geldiği, 01.11.2023 tarihinde meydana gelen kazanın oluş şekli itibariyle Kasko Sigortası Genel Şartları A-1. b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalardan olduğu Kasko Sigortası Genel ve Özel Şartları gereği teminat kapsamında olduğu değerlendirilerek oluşan hasar onarım bedeli zararından davalı ... Sigorta şirketinin sorumlu olacağı kanaatine varılmaktadır. Dava konusu sigortalı aracın tamiri ile ilgili dosya kapsamında fatura tespit edilemediğinden kdv dahil olup olmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirindedir. Şeklinde kanaate varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça ispat yükünün davacı üzerinde olduğu beyan edilmiş ise de yerleşik içtihatlar uyarınca Kasko Sigorta Poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A.1 maddesine göre gerek kullananın iradesi dışında araca ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyetli muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların tümünün sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bundan ayrı TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre de; kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise; bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinde sayılan teminat dışında olan hallerden olması ve sigortalının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ancak o durumda ispat yükü yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını kanıtlama yükü sigortalıya geçer. Somut olay bakımından da anılan şartlardan herhangi birisinin mevcut olmaması sebebiyle ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğu kanaatine varılmıştır. Emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2015 gün ve 2014/2977 Esas-2015/8600 Karar sayılı kararında özetle, "...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2. maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur. Somut olayda; davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan traktör tarla içerisinde iken devrilmiş ve araç sürücüsü olan S...A... vefat etmiştir. Davacı, eşi olan müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin (tarlanın) karayolu ile bağlantısı bulunmaktadır. 2918 sayılı KTK'nun 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir. Bu nedenle meydana gelen zarar teminat kapsamındadır. Bu durumda mahkemece, zararın teminat kapsamında olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiş olup bu kapsamda dosyaya kazanın meydana gelmiş olduğu yer ile ilgili olarak sunulan fotoğraflar incelendiğinde meydana gelen olayın kapalı bir garajda değil karayolu sayılan alanda meydana gelmiş olduğu, davalının meydana gelen olay sebebiyle davacının tazminat talebinin teminat kapsamında olmadığını kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla davacının bedel arttırım dilekçesi uyarınca 498.000,00 TL'nin 18/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek (tarafların tacir olması sebebiyle) avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile 498.000,00 TL hasar onarım bedelinin 18/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 2-Alınması gerekli olan 34.018,38-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 8.503,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 25.087,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 9.419,00-TL (başvurma, vekalet harcı, peşin harç ve tamamlama harcı) davetiye, posta gideri: 314,00-TL, bilirkişi ücreti: 5.500,00-TL, ekspertiz ücreti: 1.250,00 TL olmak üzere toplam: 16.483,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 78.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır