İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/182 E. 2025/148 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/182
Karar No
2025/148
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/182 KARAR NO : 2025/148

DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabet'in Tespiti , Men'i ve Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2025

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin TPMK nezdinde 2000'li yıllardan bu yana kullanmakta olduğu "..." esas unsurlu seri markalarının bulunduğu ve ciddi anlamda kullanımlarının olduğunu, müvekkili şirketin markalarını ciddi ve yoğun bir şekilde kullanarak markalarına ayırt edicilik kazandırdığını, sektörde ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu, tüketici nezdinde tanındığını, davalı tarafın müvekkili adına tescilli "..." ibareli ve "..." esas unsurlu tescilli markalarını içeren ürünlerinin birebir aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinini imalatını yaptığını, ticaretini yaptığını, işbu taklit ve tecavüz mahsulü ürünleri piyasada çeşitli firmalara dağıtımını yaptığını, davalının müvekkilinin tescilli seri markalarından haberdar olmasına rağmen davaya konu tecavüz eylemlerini gerçekleştirdiğini iddia ederek, davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men'i ile ref'ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin markası ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkiline ait şahıs şirketinin 2019 yılından bu yana Avcılar bölgesinde hizmet vermekte olup "...." tabelası ile bilinir hale geldiğini, müvekkilinin aynı zamanda TPMK nezdinde ... başvuru numaralı "...." ibareli başvurunun da sahibi olduğunu, müvekkilinin kullanımının marka başvurusuna yönelik olduğunu, "..." ibaresinin kişiye özgülenerek marka tescili edilmesinin mümkün olmadığını, "..." ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının davacının markalarından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetinin tespiti, tecavüzün men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,..,... tescil numaralı markaların davacı adına, .... tescil numaralı markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Mahkememizin 12/08/2024 tarihli tensip zaptının 7 nolu ara kararı ile davacının delil tespiti talebinin HMK 400 ve devamı maddeleri uyarınca kabulüne, dosyanın resen seçilecek biri marka biri de bilişim uzmanı bilirkişiye tevdi ile, davalının davacının markadan doğan haklarına tecavüzünün olup olmadığı noktasında rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 21/08/2024 tarihli raporda sonuç olarak; Aleyhinde tespit istenen; https://... adresli ve “...” isimli ... sosyal medya hesabında https://... adresli ve “...” isimli ... online restoran hesabında https://.... adresli ve “...” isimli .... online restoran hesabında, https://... adresli ve “...” isimli ... sosyal medya hesabında, ortak olarak .... Mah. ... caddesi no:29/c Avcılar, Istanbul, Turkey 34524 adresinin işletme adresi olarak belirtildiği, heyetimiz hukukçu bilirkişisi tarafından gerçekleştirilen yerinde inceleme sırasında ibraz edilen davalıya ait vergi levhasında “... Mah. .... caddesi no:29/c Avcılar, Istanbul, Turkey 34524” şeklinde aynı adresin yer aldığı görüldüğünden, bu sosyal medya hesaplarında tanıtımı yapılan işletmelerin davalı tarafından işletildiği anlaşıldığını, bu sosyal medya hesaplarında "..." ve "..." ibareli görsellerinin markasal şekilde kullanıldığını, Aleyhinde tespit istenen https://... adresinin .... Arama Motoru’na “...” yazıldığında gelen arama sonucu olduğu görüldüğünü, arama Motoru’na “...” yazıldığında herhangi bir işletme kaydının gelmediğini, https://... URL adresinde 21.08.2024 tarihinde 21:30 zamanında bakıldığında hesabın yayından hesap sahibi tarafından kaldırılmış olduğu görülmüştür. ... sosyal medya hesaplarının geçmişe yönelik olarak içerik sorgulamasının mümkün olmaması nedeniyle bu hesap üzerinde inceleme yapılamadığını, https://... adresinin ... Arama Motoru’na “....” yazıldığında gelen arama sonucu olduğu görüldüğünü, ... Arama Motoru’na “...” yazıldığında “...” isimli ... işletme profilinin geldiğini, bu işletme profilinde “..., ... apartmanı, ... Cd. no:3/b, 34325 Esenyurt/İstanbul” ile ... telefon numarasının yer aldığı, işletme görsellerinde "..." şeklinde görsele yer verildiğini, yerinde inceleme sırasında dosyaya sunulan vergi levhası göz önüne alındığında, bu işletmenin davaya taraf olmayan bir şahıs tarafından işletildiği tespit edildiğini, davalı tarafından "..." markasının kullanıldığını, bu kullanımın davacı adına tescilli "..." markaları ile aynı sınıfta olduğunu, markalarda yer alan “...” ifadelerinin özdeş olduğunu, Mahkemece bu ifadenin markanın esaslı unsuru olarak kabul edilmesi halinde marka hakkına tecavüz edildiğini bildirmiştir. Taraf vekillerince bildirilen deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup dosyanın tevdi olduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 25/04/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacının ..., ... ve ... markalarının 30. Sınıfta “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar” emtialarında ve 43. Sınıfta “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nde tescil edilmiş olduğu, davalının yukarıdaki kullanımlarının da aynı mal ve hizmetlerde olduğu, davalının kullanımların biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel ve sessel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğunu, her iki taraf markalarında ... ibarelerinin ön planda ve belirleyici unsur olarak görüldüğünü, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceğini, yani markaları karıştırabileceği ve iltibas koşullarının oluştuğunu davacı tarafın, maddi tazminat talebine yönelik olarak, 6769 sayılı SMK. 151. Maddesinde sayılan yöntemlerden, seçimlik hakkını kullanmadığını, bu nedenle maddi tazminat talebi yönünden tespit ve değerlendirme yapılamadığını, davacı tarafın, maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir. Dosyanın tetkikinden 16/01/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı tarafa maddi tazminat talebini açıklamaları ve marka haklarına tecavüze dayalı ise SMK'nın 151/2-a-b-c bendlerine göre tercih hakkını bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine karşın süresi içerisinde açıklama yapılmaması ve seçimlik hakkın kullanılmadığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının davasına dayanak yaptığı markalarından ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "...." ibareli markaları ile davalının "..." ve "...." şeklindeki markasal kullanımları bilirkişi marifetiyle karşılaştırılarak incelenmiş, davalının hem sosyal medya hesaplarında, hem e-ticaret alanında, hem de fiiliyatta "..." ibaresini markasal olarak kullandığı, her iki taraf markalarında ... ibarelerinin ön planda ve belirleyici unsur olarak görüldüğü, her iki tarafın aynı hizmet veya emita alanında "..." ibaresini markasal olarak kullandığı, özellikle ..., ... ve ... tescil numaralı davacı markaları ile davalının markasal kullanımı karşılaştırıldığında işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği ve iltibas koşullarının oluştuğu anlaşılmış, bu yöndeki tecavüzün tespiti talebinin kabulü ile tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına, ayrıca tecavüz teşkil eden internet adreslerine ilişkin erişimin engellenmesi, tespit yapılamayan adreslere ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... E, ... Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında; "... markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tescilli markasının benzerinin, tescil kapsamındaki ilaç emtiasında kullanılması şeklindeki davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması..." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının marka hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla haksız rekabet isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf 16/01/2025 tarihli celsede verilen kesin süre içerisinde SMK'nın 151.maddesinde düzenlenen tazminat seçeneklerine ilişkin beyanda bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince; davalının eylemi davacının markasından doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi tarafların ekonomik durumları , manevi tazminatın amacı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek davacı yararına 40.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 2-Davalının davacı adına ..., ... ve ... tescil numaralı "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, 3-Davalının bu şekilde marka haklarına tecavüz teşkil eden kullanımlarını taşıyan ürün, ambalaj, araç ve her türlü emtiaya el konulmasına ve imhasına, 4-Davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden davanın REDDİNE, 5-Davalının kullanımında olan https://..., https://..., https://..., https://... adreslerine erişimin engellenmesine, diğer adreslere ilişkin erişim engeli talebinin reddine, 6-Takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 7-Maddi tazminata ilişkin taleplerin reddine, 8-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere trajı en yüksek bir gazete ile ilanına, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 2.732,40 TL ilam harcından, 427,60 TL peşin harç ve 1.292,22 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.719,82 TL harcın mahsubu ile 1.012,58 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgar Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgar Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgar Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgar Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgar Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14-Davacı tarafından yapılan 2.147,42 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15-Davacı tarafından yapılan 1.647,54 TL tebligat - tezkere masrafı ve 46.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 47.647,54 TL yargılama giderinin, davanın kabul/ret oranına göre 17.868,00 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 16-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 17-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025

Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/182, K. 2025/148, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-182-e-2025-148-k-67f0eac98d99