İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/175 E. 2025/1016 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/175
Karar No
2025/1016
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/175 Esas KARAR NO : 2025/1016

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2023 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: şirketin dekorasyon, davalı şirketin ise plastik üretim ve pazarlama alanında faaliyet gösterdiği ve taraflar arasında hizmet akdinden kaynaklanan bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, davacı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ve başarılı bir şekilde görevini ifa ettiğini ancak davalı tarafın, davacıya şirketin yapmış olduğu iş ve işlemlerin karşılığını ödemediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle doğan borç ve alacakların tespiti için mali müşavir tarafından davacı şirkete ait 2014 ve 2017 yıllarına ait yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin incelendiğini, özel mütalaa raporu tanzim ettirildiğini, hazırlanan 24.08.2023 tarihli raporda özetle " müşteki .... dekorasyon mutfak inş. ve malz. san. tic. ltd şti 'nin 2014 - 2015 -2016 ve 2017 yıllarına ait resmi defter ve belgeler üzerinden , taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı müşteki ... dekorasyon mutfak inş. ve malz. san. tic. ltd şti 'nin 30.07.2017 tarihi itibari ile karşı taraf ... plastik san. ve tic. a.ş 'den 911.651,58 tl alacağının bulunduğunun tespiti yapılmıştır." şeklinde tespit ve değerlendirme yapıldığını, 24.08.2023 tarihinde düzenlenen özel mütalaa raporunda da davalı tarafın davacıya borçlu olduğu sabit olduğundan davalı şirket, ticari ilişkiye ve sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacıyı zarara uğrattığını, davacının çık mağduriyeti ve haklılığı dikkate alınarak teminat alınmaksızın davalı ... Plast. San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı menkul, gayrımenkul, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının iddiaları ve her ne kadar davalı tarafça alacağın varlığı kabul edilmese de, alacak iddiasının belirli durumda olduğundan belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça ibraz edilen raporda alacağın 911.651,58TL olduğu açıkça görülmekteyken davacının kötü niyetli olarak 100.000,00-TL üzerinden harç yatırdığını, bu sebeple sayın mahkemece bu harcın tamamlatılmasının talep edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu alacağın kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davalıya ait ticari defter ve kayıtlar ve şirket nezdinde tutulan belgeler incelendiğinde taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi bulunduğunun görüleceğini, sonrasında bu ilişkinin sona erdiğinin izahtan vareste ve tarafların kabulünde olduğunu, bu ilişki kapsamında davalının herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine davalının alacağının bulunduğunu, cari hesap ilişkisine tabi alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği alacakların 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça 5 yıllık zaman aşımı geçtikten sonra zaman aşımı sürecini kesecek bir takip veya dava ikame edilmediğini, bu sebeple iddia eden alacakların cari hesap ilişkisine ilişkin alacaklar olduğundan beş yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, cari hesaba ilişkin iddiaların ve zaman aşımı itirazlarına istinaden aksi kanaatte olunması halinde dahi alacakların zamanaşımına uğradığının apaçık ortada olduğunu, davacı tarafça ibraz edilen rapor incelendiğinde davalı şirketin isminin yer aldığı sair sütunlarda belge türü olarak fatura alacağı ifadesinin yer aldığını, fatura alacaklarına ilişkin zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğunu ve her şart altında davacı tarafın alacağı bulunsa dahi zamanaşımına uğradığını, ilgili belgeler incelendiğinde davalının davacıya borçlu olmadığı gibi davacıdan alacağı olduğunun görüleceğini, işbu hususun Bakırköy ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasıyla sabit olduğunu, taraflar arasında mevcut cari hesap ilişkisinde, davalı tarafça davalı şirkete tanzim edilmiş cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bonolar bulunduğunu, iş bu bonoların davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında da görüleceğini, bonoların vade tarihinde ödenmemesi üzerine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, 07.01.2014 tanzim tarihli 31.03.2014 vade tarihli 84.885,45-TL miktarlı bono, 07.01.2014 tanzim tarihli 30.04.2014 vade tarihli 84.800,00-TL miktarlı bono, 07.01.2014 tanzim tarihli 30.05.2014 vade tarihli 84.800,00-TL miktarlı bono, 07.01.2014 tanzim tarihli 30.06.2014 vade tarihli 84.800,00-TL miktarlı bono, 07.01.2014 tanzim tarihli 31.07.2014 vade tarihli 84.800,00-TL miktarlı bonoya ilişkin kambiyo senetlerine özgü icra takibine geçildiğini, takipteki kesinleşen tutarın asıl alacak, işlemiş faiz ve diğer kalemlerle birlikte 425.851,73-TL olduğunu, gelinen aşama itibari ile güncel borcun 1.064.766,92-TL olduğunu, takibe istinaden davacı tarafça hiçbir şekilde menfi tespit davası ikame edilmediği gibi takibin tedbiren de durdurulmasına karar verilmediğini, kaldı ki icra dosyası içerisinde borçlu tarafından yapılan kısmi ödemelerin de mevcut olduğunu, ayrıca söz konusu dosyada borçlu tarafından verilen ödeme taahhüdünün yer aldığını, davacı tarafça kendi defterlerine ilişkin kayıtlar bile sunulmadan kendi mali müşaviri tarafından imzalanan bir belgeyle alacaklı olunduğunun iddia edildiğini, kaldı ki bu raporun herhangi bir resmiyeti olmadığı gibi davalı şirketin alacaklarının bile borç ve benzeri şekilde kayıt göstererek mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını, davacı tarafça alınan mütalaa raporunun kabulünün mümkün olmadığı gibi davacının bu rapora dayanak bir alacağının bulunmadığını, davacının muaccel bir para alacağı bulunmadığından ihtiyati haciz talebinde bulunmasının mümkün olmadığını beyan ettiğini, davanın reddini, davacı aleyhine tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili UYAP sisteminden sunmuş olduğu 10/11/2025 tarihli beyan dilekçesinde; davalı ile davacının kendi aralarında haricen anlaştıklarını, davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Davalı vekili 10/11/2025 tarihli dilekçesi ile feragati kabul ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: HMK'nın 307. maddesinde; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak belirtilmiştir. HMK'nın "Feragat ve kabulün şekli" başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de; feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Davacı vekilinin vekaletinde feragat özel yetkisinin bulunduğu, feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, kesin hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeni ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olup davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı gözetilerek hüküm fıkrası buna göre düzenlenmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 1.707,75TL harcın mahsubu ile bakiye 1.092,35TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Talep olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/175, K. 2025/1016, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-175-e-2025-1016-k-a4a0072d221a