İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/174 E. 2025/1021 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/174
Karar No
2025/1021
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/174 Esas KARAR NO : 2025/1021 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 06/03/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: -------- Sayılı dosyasındaki sanık --------- davacı ...'a ait kimlik ve nüfus cüzdan suretleri üzerine kendi fotoğraflarını koyarak sahte resmi belge oluşturmuş ve bu belgelerle vergi mükellefiyeti tesis etmiş; akabinde --------- Ticaret Sicil Memurluğuna müracaat edip aşağıda ismi geçen şirketleri kurmuş ve sahtecilik suçundan kesinleşmiş hükümlü olan --------- isimli şahsın,-------- Şti., --------Şti., -------- Şti., --------- Şti., ---------- ---------, --------Sayılı dosyasında yapılan yargılamada "sahte belge ile vergi mükellefiyeti oluşturduğunu ve şirket kurduğuna ilişkin tüm suçlamaları kabul ve ikrar etmiş" buna bağlı olarak Mahkeme tarafından 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış ve bu karar kesinleştiğini; birden fazla şirket kurması sebebiyle Mahkeme gerekçeli kararının Hüküm kısmının 2. Fıkrasında: …Sanığın bu suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından cezasından TCKnun 43/1 md. Gereğince takdiren ¼ oranında artırım yapılarak sanığın 3 yıl 9 ay müddetle hapis cezası ile cezalandırılmasına…" şeklindeki hüküm kurularak verilen ceza artırıldığını; -------- hakkında--------- Sayılı dosyasında, --------- tarafından sahte kimlikle --------- Şti ve --------- Şti. isimli şirketlerin kurulmasından dolayı kamu davası açılmış ve birden fazla şirket kurduğu mahkemece tespit edilmiş olduğunu; --------- isimli şahsın mahkeme kararları neticesinde "resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği" ve sahte kimlikle ismi geçen şirketlere ilişkin davacı ... adına vergi mükellefiyeti oluşturup şirket kurduğu dolayısıyla şirket ortağı kayıtlarının hukuken hükümsüz hale geldiği sabit olduğunu ileri sürmektedir. Müvekkil ..., adına sahte şirket ortaklığı kaydı oluşturulması yüzünden mağdur durumda olup yukarıda adı geçen şirketlere ilişkin tüm resmi kayıtlarındaki isminin çıkarılması ve şirket kurucu / ortağı / temsilcisi ayıtlarının silinmesini ve bu hususta bilgi verilmesini talebiyle --------- Ticaret Sicil Memurluğuna 19.09.2023 tarihli dilekçemizle başvurduklarını, ancak Ticaret Sicil Memurluğundan verilen 21.09.2023 tarihli cevabi yazıda "mahkeme kararı üzerine" tescil işlemi yapılacağı gerekçe gösterilerek talebin reddedildiğini belirtmiştir. Davacı ... --------, bu sahtecilik eylemlerinde masum olduğu hatta sahtecilik eyleminin mağduru olduğu Mahkeme kararı ile ispatlandığını; --------- sayılı iddianamesiyle ...ın vergi mükellefi olarak çok sayıda sahte fatura düzenlediği, defter, kayıt ve belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemek ve kullanmak suretiyle vergi kaçakçılığı suçu işlendiği iddiası açılan ---------Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacıya ait olduğu iddia edilen şirketin aslında --------- tarafından sahte kimlikle oluşturulduğu ve bu sebeple davacının vergi kaçakçılığı suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesi ile hakkında Mahkemece beraat kararı verilip kararın kesinleştiğini; Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 27 maddesi (1) no.lu bendinin "Sicile yapılacak tescillerin, gerçeği tam olarak yansıtması, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımaması ve kamu düzenine aykırılık oluşturmaması gerekir." hükmü uyarınca sahte belgeyle oluşturulan şirket kayıtlarının kurulması yasaklandığını ifade etmiştir. Sahte evraklarla adına şirket oluşturulması yüzünden maddi ve manevi olarak davacının mağdur olduğunu, toplum içindeki itibarı zedelenmiş ve saygınlığını yitirmiş olduğunu, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 26. Maddesinin 1 no.lu bendinin "Mahkemenin veya resmi bir kurumun, bir olgunun resen tesciline ilişkin kararını alan müdürlük, bu kararı resen tescil eder." hükmü ile aynı yönetmeliğin 26/2 no.lu bendinin "Mahkeme veya resmi bir kurum, verdiği hüküm veya kararda tescil edilecek olgu ile ilgili olarak müdürlüğü resen tescil ile sorumlu tutmadığı hallerde tescil istemi başvuruya yetkili kişilerin başvurusu üzerine yapılır." hükmü uyarınca; Ticaret Sicil Memurluğuna yapılan başvuru reddedildiğinden; ...'ın sahte belgeyle kurulan davalı ---------- Şti.'nin ortağı ve yöneticisi olmadığının tespitine ve işbu tespitin --------- Ticaret Odası kayıtlarına tesciline dair hüküm tesis edilmesini ve yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmektedir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ----------Şti.' ye usulune uygun tebligat yapıldığı davalının davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Dava dışı -------- davacının kimlik bilgilerini kullanarak, davacı adına vergi kaydı açmak suretiyle davalı şirketi kurması ve davacının ortak hale getirmesi sebebiyle davacının davalı şirketteki ortaklığının sonlandırılması ve bu durumun ticaret siciline bildirilmesi talebinden ibarettir. --------Asliye Ceza Mahkemesine, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve --------- Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere yanıt verildiği müzekkere cevaplarının dosya arasına alınmış olduğu görüldü. Dosya Şirketler Hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 05/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı ...'ın bilgisi ve rızası dışında kimlik bilgileri kullanılarak kurulan davalı -------- Şti.'den TTK m. 638 gereğince haklı sebeple çıkması sonuç ve kanaatine ulaşıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;Dava dışı --------- davacının kimlik bilgilerini kullanarak, davacı adına vergi kaydı açmak suretiyle davalı şirketi kurduğu, davacının haberi olmaksızın davalı şirketin ortağı haline gelmesi sebebiyle şirket ortaklığının sonlandırılmasını talep ettiği,05.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava dışı --------- davacının kimlik bilgilerini kullandığı gerekçesiyle -----------Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığı,resmi evrekta sahtecilik suçundan hüküm giydiği,TTK 638.maddesinde haklı sebeplerle ortağın ortaklıktan çıkmayı talep hakkının olduğunun düzenlendiği,işbu durumun da haklı sebep olarak değerlendirilebileceği anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile -Davacının davalı ---------- Şti. 'den çıkma talebinin kabulü ile ortaklıktan çıkarılmasına izin verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının davalı --------- Şti. 'den çıkma talebinin kabulü ile ortaklıktan çıkarılmasına izin verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 489,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.344,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/174, K. 2025/1021, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-174-e-2025-1021-k-98ddd06edcfc