İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/162 E. 2026/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/162
Karar No
2026/50
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/162 KARAR NO : 2026/50

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/03/2024 KARAR TARİHİ : 20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu aracın seyri esnasında meydana gelen kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından dava dışı hak sahiplerine ödenen tutarların, Genel Şartların 4B maddesinin (b) ve (f) bentleri çerçevesinde davalıdan rücu şartlarının oluştuğu, bu tutarların tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, ayrıca telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçmek adına davalıya ait menkul ve gayrimenkullerin devirlerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçisi ------ 13/10/2022 günü sabah saat 5:30 sıralarında müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında müvekkili şirkete ait ------ plakalı kamyoneti çalarak davaya sebebiyet veren kazayı yaptığını, ölümlü trafik kazsı neticesinde ----- hakkında --- Çocuk Agır Ceza Mahkemesine ait ----- esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını ve davanın derdest olduğunu, sonuç olarak davanın reddini masraf ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir-------Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir. Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez. İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir. Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay ---- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 808.997,13 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın davacı sigorta şirketinin 13/10/2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeni ile dava dışı hak sahiplerine ödemiş olduğu tazminat tutarının kazada kusurlu olduğunu iddia ettiği sürücünün işvereni ve aynı zamanda aracın işleteni olan davalı şirketten 6102 sy yasanın 1472 md. gereği rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek ----- Çocuk Ağır Ceza ve soruşturma dosyasının sistem üzerinden gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz 01/10/2024 tarihli celse ara kararı ile dosyanın aktüerya hesap uzmanına tevdi ile uyuşmazlık konularına dair rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Temin edilen 01/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "13.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden -----vefatı sonucu geride kalan hak sahiplerine destekten yoksunluk sebebi ödeme, Arabuluculuk ödemesi ile davaya konu trafik kazası sonucu hasar gören motosikletlerin hasarı sebebiyle davacı sigorta kuruluşu tarafından yapılan ödemelerin rücuan tazmini için davalı aleyhine olarak açılan iş bu davada; Alacaklı ----. tarafından dosya borçlusu ----- esas sayılı dosyadan başlatılan icra takibinde; dosya borçlusu tarafından borca ve faize ile 784.773,85 TL. asıl alacak 24.223,28 TL. işlemiş avans faizi olmak zere toplam 808.997,13 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği.." belirlemelerine yer verilmiştir. Temin edilen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, Mahkememiz 23/03/2023 tarihli celsesinde önceki aktüer hesap uzmanına tevdii ile davalı vekilinin itiraz dilekçesinin 3 üncü paragrafında yer alan itirazları ile sınırlı olmak üzere ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 27/03/2025 tarihli ek raporda, " Davacı sigorta kuruluşunun ödemesine esas alınan bilirkişi ---- tarafından tanzim olan 23.01.2023 tarihli hesap bilirkişi raporu kapsamında ödeme yaptığının bildirildiği, Davacı-----ödemesine esas alınan 23.01.2023 tarihili bilirkişi raporunda müteveffanın kardeşleri bakımından herhangi bir destekten yoksunluk tazminatı hesaplanmadığının tespit edildiği, Tarafımdan tanzim olunan kök raporda da müteveffanın kardeşleri bakımından herhangi bir destekten yoksunluk tazminatı hesaplanmadığı, Davalı------. Vekili tarafından dosyaya mübrez 19.11.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesindeki iddiası dışında, davacı ------Tarafından müteveffanın kardeşlerine rakam olarak destekten yoksunluk tazminatı olarak herhangi bir ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmaması sebebiyle aksine ilişkin itiraza göre değerlendirme yapılması mümkün olmadığı, Alacaklı ----. tarafından dosya borçlusu ---. aleyhine olarak -----Esas sayılı dosyasın başlatılan icra takibinde; dosya borçlusu tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 784.773,85 TL. asıl alacak 24.223,28 TL. işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 808.997,13 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği, " belirlemelerine yer verilmiştir. "... 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup, olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır" (Yargıtay -----HD nin bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair ---- Bu bilgiler ışığında somut olayda, davacı sigorta şirketinde sigortalı ----- plakalı aracın 13/10/2022 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle davacı sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişilere ödeme yaptığı, ----- plakalı araç sürücüsü olay tarihi itibariyle sürücü belgesinin bulunmaması sebebiyle davacı sigorta kuruluşu tarafından yapılan ödemelerin söz konusu araç işletene rücu edebileceği, davaya konu 13.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu----- vefat ettiği, birden fazla kişinin yaralandığı, bir kişinin vefat ettiği olayda zamanaşımı süresinin 13.10.2022 tarihinden itibaren 15 yıl olduğu, dolayısıyla zamanaşımının söz konusu olmadığı; alacaklı ---- tarafından dosya borçlusu ----- aleyhine olarak ---- Müdürlüğü ----- dosyası ile başlatılan icra takibinde; dosya borçlusu tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 784.773,85 TL asıl alacak 24.223,28 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 808.997,13 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği; davacı ------ Tarafından müteveffanın kardeşlerine rakam olarak destekten yoksunluk tazminatı olarak herhangi bir ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmaması sebebiyle aksine ilişkin itiraza göre değerlendirme yapılması mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile; ----. İcra Müdürlüğü’nün ---- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 784.773,85 Türk Lirası asıl alacak ve 24.223,28 Türk Lirası işlemiş faizi olmak üzere toplam 808.997,13 Türk Lirası üzerinden icra takibinin devamına, likit olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20 si oranında inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile, davalının ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 784.773,85 Türk Lirası asıl alacak ve 24.223,28 Türk Lirası işlemiş faizi olmak üzere toplam 808.997,13 Türk Lirası üzerinden icra takibinin devamına, Likit olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20 si oranında inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 55.262,59 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 9.770,66 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik bakiye 45.491,93 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı yan için takdir olunan 127.349,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 10.198,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 5.200,00 TL Bilirkişi ücreti ve 262,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 5.462,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/162, K. 2026/50, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-162-e-2026-50-k-e727c7036cd4