İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1546 E. 2025/566 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1546
- Karar No
- 2025/566
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 25/12/2024 KARAR TARİHİ : 08/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket (fesih istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili henüz 15 yaşındayken (2011 yılında) müvekkilinin babasına bazı tanıdıkları tarafından, ortak olarak bir BİMEKS mağazası açmak üzere bir teklif geldiğini, müvekkilinin babasının da şirket işlerinden anlamadığını, sadece sermaye ortağı olabileceğini, ortaklığın resmi olmasa da kendisi için problem oluşturmayacağını belirterek bir miktar sermaye koyduğunu ve dava dışı .....ile .....tarafından Diyarbakır .....Noterliği'nin .....tarih, .....Yev. No'lu ortaklar kurulu kararının tescil ve ilanı ile davaya konu .....Ve Tic. Ltd. Şti'nin kurulduğunu, müvekkilinin babasının yalnızca sermaye ortağı olduğunu ve şirket işleyişinden hiçbir şekilde haberi olmadığını, mağazanın açılışının ardından işlerin iyi gitmesi neticesinde müvekkilinin babası tarafından, müvekkilinin üniversite eğitimine devam etmemesi halinde çalışacağı ve başına geçeceği bir işi olması adına şirketin yarı hissesinin müvekkili adına olmasının teklif edildiğini, bu teklifin kabul edilmesinin ardından .....tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan olduğu üzere, şirket ortaklarından dava dışı .....hisselerinin tamamını, dava dışı .....ise bir kısmını müvekkili adına Üsküdar .....Noterliği'nin .....Tarih, .....Yev. No'lu şirket devir sözleşmeleriyle devrettiğini ve müvekkilinin bu tarihte, henüz 16 yaşındayken hiçbir şeyden habersiz olarak şirketin %50 hissedarı olduğunu, 2014-2015 yıllarında Diyarbakır'da çıkan kargaşa ve olaylarda, davaya konu şirketin uzun süre kapalı kalmak zorunda kaldığını, bu olayların hemen ardından ise bayiliğini üstlendikleri .....mağazalarının iflas ettiğini, davaya konu şirketin çalışma biçimi, "Franchise" şeklinde olduğunu, .....iflas etmesi neticesinde de firmanın, davaya konu şirket adresinden henüz satılmamış tüm eşyaları geri teslim aldığını, davaya konu şirket adına ticari işiyle alakalı hiçbir menkul eşya bulunmadığını ve şirketin aktif olduğu dönemde de bulunmadığını, bunun yanı sıra başkaca bir menkul-gayrimenkul mal varlığının da bulunmadığını, 2020 yılına gelindiğinde ise, müvekkili adına SGK'ya olan borçlar için yapılan tahakkuklar neticesinde müvekkilinin olaylardan haberinin olduğunu, müvekkilinin ilgili yıllarda 300.000,00.-TL'ye yakın vergi borcu ve sair şirket borcu ödediğini ve bu noktadan sonra kendisine artık şirketin kapatıldığı, geriye hiçbir şey kalmadığına yönelik bilgi verildiğini, sonrasında müvekkiline Diyarbakır Gökalp Vergi Dairesi'nden potansiyel vergi mükellefi olarak bir ödeme emri geldiğini, müvekkili tarafından yapılan e-devlet kontrolünde davaya konu şirketin tek ortaklı Limited Şirket olduğu ve ortaklığı sonlanmayan tek ortağın kendisi olduğunu gördüğünü beyan ederek, TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan açık yargılama sırasında taraflarca gösterilen ve toplanan delillerden, davacı vekilinin dava dilekçesi ve sözlü beyanlarına, müzekkere yanıtları, temsil kayyımı tarafından sunulan yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davalı limited şirketin TTK'nın 636/3 maddesi gereğince fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma istemine dayanmaktadır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır. Davalı şirket Diyarbakır Ticaret Sicil Memurluğu'nun .....sicil numarasıyla kayıtlıdır. Şirketin sermayesi 100.000,00.-TL olup, davacı ortak .....%50, diğer ortak .....%50 paya sahibi olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin .....tarihli celse .....no'lu ara kararı uyarınca; .....sicil numarasında kayıtlı davalı .....Ticaret Limited Şirketi için bu dosya ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı olarak mali müşavir .....atanmasına karar verilmiştir. Temsil kayyımı Mahkememize sunmuş olduğu .....tarihli yazılı beyanında; ".....Ticaret Limited Şirketi'nin 2017 yalı noter hisse devir sözleşmesi ile .....devredildiği, ortağın beyanıyla masrafları ödeyemedikleri için ticaret sicil gazetesine tescil edilmediği, vergi dairesinden alınan bilgiler ile 2019 yılı ve sonrası faaliyetinin olmadığı ve kazanç elde etmediği, SGK'ya ise 2017 yılı 11. ay itibariyle son bildirge gönderildiği, şirketin Gökalp Vergi Dairesine 128.533,25.-TL, Kayapınar Sosyal Güvenlik Merkezine icra takibinde olan 459.264,08.-TL borcunun bulunduğu" bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesinde; "Madde 636- (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." hükümleri düzenlenmiştir. Limited şirketlerde feshi ve tasfiyeyi düzenleyen TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin hesaplanarak şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun olabilecek bir çözüme hükmedebileceği belirtilmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, şirketin feshini isteyen ortağın fesih koşullarının oluşmasında kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre davalı şirketin faaliyetlerini sonlandırdığı, Vergi Dairesinden resen terkin edildiği, çalışanı bulunmadığı, iş yerinin kapalı olduğu, şirketin faaliyetlerini devam ettirmesinin mümkün olmadığı temsil kayyımı yazılı beyanından ve resmi kayıtlardan anlaşılmaktadır. Davacı vekili, dava dilekçesinde fesih ve tasfiye talep etmiş, beyan dilekçesi ile müvekkilinin hissesini devrettiğini bildirmiş ve müvekkilinin hissesini devrettiğinin tespitini talep ettiğini bildirmiştir. Bu beyan talep sonucunu netleştirmesi için süre verilmiş, davacı vekili yine müvekkilinin hissesini devrettiğinin tespitini talep ettiğini bildirmiştir. Dava, dava dilekçesi ile açılır. Davacı vekili, dava dilekçesinde fesih ve tasfiye talep etmiştir. Beyan dilekçesinde belirtilen dava bambaşka bir davadır. Davacının, davasını tamamen değiştirmesi için HMK'nın 180. maddesinde düzenlenen "davanın tamamen ıslahı" müessesesinden faydalanması gerekir. Davacı vekilinin tamamen ıslah talebi olmamıştır. Bu bakımdan dava, şirketin fesih ve tasfiyesi davası olarak görülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Diğer taraftan, TTK'nın 595/2. maddesinde; "Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur." düzenlemesi yer almıştır. Bu düzenlemede yer alan merasim yerine getirilmemiştir. Yani, davacı halen davalı şirketin ortağıdır. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, alınan kayyım beyanı, müzekkere yanıtları hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin .....sicil numarasıyla .....tarihinde kurulduğu, davalı şirketin faaliyetlerini sonlandırdığı, çalışanı bulunmadığı, faaliyetlerinin devam ettirmesinin mümkün olmadığı, davacının, şirketin fesih ve tasfiyesini istememekte haklı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi gereği fesih koşullarının oluştuğu; şirketin gayri faal olması nedeniyle fesih yerine başka bir çözüme karar verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak şirket ortağı .....atanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın KABULÜNE, Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .....sicil numarasında kayıtlı olan davalı .....LİMİTED ŞİRKETİ'nin FESİH ve TASFİYESİNE, 2-Tasfiye memuru olarak şirket ortağı .....(T.C.:.....)'ın atanmasına, 3-Tasfiye masraf avansı olarak şimdilik 15.000,00.-TL tasfiye masraf avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafça Mahkememiz veznesine yatırılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde ve yukarıdaki madde uyarınca tasfiye masraf avansı yatırıldığında tasfiye memuruna görevinin tebliğine, 5-Tasfiye masraflarının tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine, 6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ile 427,60.-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 412,50.-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 7.000,00.-TL temsil kayyımı giderinden ibaret toplam 7.412,50.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,000.-TL maktu vekâlet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10-Yargılama sonucunda ve resen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse resen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davalı şirket temsil kayyımının yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan Üye Üye Katip