İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1521 E. 2025/704 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1521
- Karar No
- 2025/704
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma internet sitesi üzerinden ürün satışı gerçekleştirmekte olduğu, bu şekilde çalışan müvekkilinin ... tarihinde satmış olduğu ...model televizyonu ...KARGO isimli davalı firmaya ...takip kodu ile sağlam şekilde teslim etmiş, ancak davalı firma taşıma sırasında televizyonun orta kısmına zarar verdiği için ...tarihinde tutulan tutanak ile televizyon kırık hâlde müvekkil firmaya iade edildiğini, müvekkili firmaca ...tarihinde davalı ...Kargo isimli firmadan ürün fatura bedeli talep edilmiş, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, tüm bu hususlardan ötürü müvekkilimizin zararının tazmini gerektiğini, davanın kabulüne kara verilerek 2.821,42-TL'nin, kargo teslim tarihinden işleyecek Ticari Faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, yargılama masraf ve giderleri ile birlikte yasal vekalet ücretinin kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taşıma işi 2022 yılında gerçekleşmiş olup, huzurdaki dava ise 2024 yılında ikame edilmiştir. Davacının alacak talebini kabul etmemekle birlikte talep edilen alacak için de zamanaşımı süresinin dolduğunu, huzurdaki davada diyarbakır mahkemeleri değil, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirket taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün edimlerini sağlıklı ve eksiksiz şekilde ifa etmiş olup, zarar gördüğü idda edilen ürünün taşıma faaliyetinden kaynaklı olarak zarar gördüğünün ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ambalajlama işlemi üzerinde şüpheli herhangi bir durum görülmedikçe ve gönderen tarafından istemde bulunulmadıkça kontrol yükümlülüğü bulunmamakta olduğunu, TTK ilgili hükümleri gereği de ambalajlama davacı sorumluluğundadır. aksini iddia eden davacı gönderiyi; taşımaya uygun, yeterli bir şekilde ambalajladığını ispatla yükümlü olduğunu, Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri gereği, ambalaj sorumluluğu davacı/gönderici tarafında olduğundan, sayın mahkeme huzurunda bir an için hasar iddiası ele alınsa dahi, müvekkil şirketin taşımadan kaynaklı sorumluluğunun kabulünün mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydı ile sayın mahkemeniz nezdinde aksi kanaat hasıl olduğu varsayımında ise müvekkil şirket hakkında sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ve beyan ettiği anlaşıldı. GEREKÇE; Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki taraflar arasındaki kargo taşıma sözleşmesine istinaden davalıya gönderim amacıyla teslim edilen gönderinin alıcıya teslim edilmemesi nedeni ile geri iadesinin yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda taşıyanın sorumluluğunun şartlarının oluşup oluşmadığı, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, davalının sorumluluğunun bulunduğunun kabulü halinde taşınan ürünün bedelini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davalının zamanaşımına ilişkin defisi incelendiğinde; davacının iddiasına göre taşımaya konu ürünün hasarlı tesliminin gerçekleştiğinin belirtildiği buna göre de; davalı 32 inç üzeri monitör ve televizyonların taşınması yasak gönderilerden olduğu ve buna rağmen ürünün teslim edildiğini belirtse de bu iddiasına yönelik olarak TV nin 32 inç üzeri olup olmadığının basit bir inceleme ile anlaşılabileceği, davalının kendi rehberi ile getirilen yasak kapsamında bu kontrolü yapması ve taşınması yasak olan TV nin taşınması halinde bir hasarın meydana gelebileceğini öngörmesi gerektiği, dolayısıyla davalının bu hareketinin pervasızca davranışının zarara sebep olduğuna yönelik kabulüne bağlı olarak, TTK'nın 855/5. maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir( Aynı yönde karar için bakınız: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2021/368 Esas, 2023/437 Karar numaralı kararı.). TTK 875.m. uyarınca kural olarak taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. İspat yükü kendisinde olan davalı taşıyıcının ürünü hasarsız olarak teslim ettiğini ispatlaması gerekmekte olup teslim belgesi sunulmamış ise de, dava dilekçesinde teslimat bilgilerine konu TV nin olarak davacıya teslim edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Ancak davacı TV'nin hasarlı olarak teslim edilmiş olduğunu ileri sürmüştür. TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanunun 862.maddesine göre gönderen, eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. TTK'ya tabi taşımalarda eşyanın ambalajlanması kural olarak gönderene aittir. TTK'nın 878.maddesinde ise hasar yetersiz ambalajlamadan kaynaklanıyorsa taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. Somut olayda dosya kapsamında hasar gördüğü iddia edilen TV ürününün hasar miktarının tespiti noktasında ve davalı kargo şirketinin sorumluluğunun TTK'nun 880. veya TTK 882 ve 883 madde hükümleri dikkate alınarak hesaplanmasına ilişkin olarak bilirkişiye tevdiine yönelik ara karar kurulmuş fakat davacı yanca gerekli ücretlerin yatırılmadığı anlaşılmıştır. Dolayısı ile de davacının hasar bedelinin miktarının tespiti yönündeki iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Alınmasına gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL lik kısmın mahsubu ile bakiye 187,80- TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafın ödediği harçların üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 87,50TL posta ve tebligat giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.821,42 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim