İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/144 E. 2025/344 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/144
Karar No
2025/344
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/144 Esas KARAR NO : 2025/344

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) ASIL DAVA TARİHİ : 06/02/2020 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/05/2025

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ...... Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ........'ın maliki olduğu ve kaza tarihinde davalı ....... sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı araç ile 10.02.2013 tarihinde saat 02:50 sıralarında Sakarya istikametinden gelerek D-100 Karayolunu takiben Düzce ili istikametine doğru seyri sırasında Hendek-Çukurhan Mevkii'ne geldiği sırada havanın yağışlı ve zeminin ıslak olmasını dikkate almayarak sol şeritten sağ şeride geçerek yoldan çıkıp yaklaşık 15 metrelik uçuruma takla atarak 110 metre sürüklendiğini, menfez altından akan dere yatağına saplanıp kalması sonucu tek taraflı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, davalının maliki olduğu ....... plaka sayılı araç sürücüsü davalı .......’ın kaza esnasında alkollü olduğunu, kanında etanol bulunduğunu gösteren 10.02.2013 tarihli Genel Adli Muayene Raporunun ekte sunulduğunu, ....... plakalı sigortalı araç sürücüsünün davaya konu olayda %100 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı, ......'un maluliyeti ve ......'un vefatı nedeniyle ödenen tazminatlardan sorumlu olduğunu, araç maliki ........'a Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi ...... E. Sayılı dosya üzerinden rücuen tahsil talepli dava açıldığını, işbu davada sunulan kira sözleşmesine göre ....... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sürücü .......'a kiralandığını, .......’ın hem sürücü hem de kiralayan olarak %100 kusuru ile oluşan zarardan sorumlu olduğunu, dava dışı ......'un maluliyeti için yapılan şirket başvurusu üzerine 24.02.2014 tarihinde ..... 'a 31.758,00 TL ödeme yapıldığını, eksik ödeme nedeniyle müvekkili şirket aleyhine İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Sayılı dava ikame edildiğini, yargılama sırasında ....... vekili Av. ....... ile sulh olunmuş ve vekil hesabına 05.06.2017 tarihinde 168.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, dava dışı müteveffanın anne ve babası olan ........ ve ........'un şirkete yaptıkları hasar başvurusu üzerine 06.01.2014 tarihinde ........'a 16.244,64 TL, ........'a 20.361,75 TL ödeme yapıldığını, ardından eksik ödeme nedeniyle müvekkili şirket aleyhine İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... E. - ..... K. Sayılı dava ikame edildiğini, dava sonucu hükmedilen tutarın ilamlı icra takibine takibe konu edildiğini ve 36.187,13 TL olarak İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı icra dosyasına 23.09.2019 tarihinde ödendiğini, açıklanan nedenlerle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla rücuen tazminat alacağı olan 16.244,64 TL'nin ve 20.361,75 TL'nin ödeme tarihi olan 06.01.2014 tarihinden, 31.758,00 TL'nin ödeme tarihi olan 24.02.2014 tarihinden, 168.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 05.06.2017 tarihinden ve 36.187,13 TL'nin ödeme tarihi olan 23.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Birleşen dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan davalı ........'ın maliki olduğu ve kaza tarihinde .......'ın sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı araç ile 10.02.2013 tarihinde saat 02:50 sıralarında Sakarya istikametinden gelerek D-100 Karayolunu takiben Düzce ili istikametine doğru seyri sırasında Hendek-xÇukurhan Mevkii'ne geldiği sırada havanın yağışlı ve zeminin ıslak olmasınıdikkate almayarak sol şeritten sağ şeride geçerek yoldan çıkıp yaklaşık 15 metrelik uçuruma takla atarak 110 metre sürüklenmiş olduğunu, menfez altından akan dere yatağına saplanıp kalamsı sonucu tek taraflı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, davalının maliki olduğu ....... plaka sayılı araç sürücüsü .......'ın kaza esnasında alkollü olduğunu, kanında etanol bulunduğunu gösteren 10/02/2013 tarihli Genel Adli Muayene Raporunun ekte sunulmuş olduğunu, ....... plakalı sigortalı araç sürücüsünün davaya konu olayda %100 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle davalının, .......'un maluliyeti ve ..... 'un vefatı nedeniyle ödenen tazminatlardan sorumlu olduğunu, dava dışı .......'un maluliyeti için yapılan şirket başvurusu üzerine 24/02/2014 tarihinde .......'a 31.758,00 TL ödeme yapılmış, ardından eksik ödeme nedeniyle müvekkili şirket aleyhine İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E.sayılı davası ikame edilmiş olup, yargılama sırasında ....... vekili Av. ....... ile sulh olunmuş ve vekil hesabına 05/06/2017 tarihinde 168.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, dava dışı müteveffa ...... 'un anne ve abası olan ........ ve ........'un şirkete yaptıkları başvuru üzerine 06/01/2014 tarihinde ........'a 16.244,64 TL, ........'a 20.361,75 TL ödeme yapılmış, ardından eksik ödeme nedeniyle müvekkili şirket aleyhine İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı dava ikame edilmiş olduğunu, dava sonucu hükmedilen tutarın, ilamlı icra takibine konu edilmiş ve 36.187,13 TL olarak İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı icra dosyasına 23.09.2019 tarihinde ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin ZMSS kapsamında ödediği tazminatları, zarara neden olan sigorta ettirenden, halefiyet prensibi gereğince rücu ikanı bulunduğunu, alacağın tahsilini teminen Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı-borçlunun yasal süresi içinde borca ve fer'ilerine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz etmiş ve itiraz üzerine icra takibinin durmuş olduğunu, uyuşmazlığın çözümü için dava öncesi zorunlu arabuluculuk yoluna da başvurulmuş olup, anlaşma sağlanamamış olduğunu, davanın kazanılması halinde tahsilat olasılığı son derece az olduğunu, bu nedenle borçlunun zarara neden olan ....... plakalı araç kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ediyor olduklarını beyanla; borcun tahsilatının imkansız hale gelmemesi için öncelikle olayı yaratan ....... plakalı araç kaydına teminatsız ve gerek görülmesi halinde teminatlı olarak ihtiyaten tedbir konulmasına karar verilmesini, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 116'ncı maddesi gereği itirazları doğrultusunda davanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının zarar görenlere yapmış olduğu 24/02/2014 ve 06/01/2014 tarihli ödemelerin 2 yıllık zamanaşımı süresini doldurduğunu, 05/06/2017 tarihinde yapılan 168.000,00 TL'lik ödemenin ise 05/06/2019 tarihinden sonra zamanaşımına uğrayacağının açık olduğunu ancak müvekkili aleyhine açılan huzurdaki davanın 07/03/2023 tarihinde zamanaşımına uğradıktan sonra açıldığını 2918 sayılı KTK'ya göre zamanaşımına uğrayan alacakların müvekkilinden rücu edilmesinin kanuna açıkça aykırı olduğundan huzurdaki kötü niyetli davanın reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, davacı tarafın mahkememizle bağlantılı olmayan bir dava dosyasının birleştirilmesini talep ettiğini, taraflarınca kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için müvekkilinin sorumlu olduğu düşünülse bile müvekkilinin, davacının tazminat ödemesi yaptığı davalara fer'i müdahil olarak dahil edilmediğini, kaza tespit tutanağında çizilen krokilerde kaza yerinde bariyer olmadığını, yolun uçurum kenarında yer aldığının açık olduğunu, o bölgede sık sık kaza meydana geldiğinin bilinmekte olduğunu, kaza tarihinde uçurum kenarının sert viraja sahip olan yolda tele duvar olmamasının kazaların büyümesine yol açtığını bu nedenle müvekkiline salt alkollü olması sebebiyle %100 kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili yerde tele duvar çalışması yapmayan idarenin dahi kusurunun bulunduğunu ancak müvekkilinin davaya müdahil edilmemesi nedeniyle bu hususların ilgili davalarda hiç tartışılmadığını ve müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, bu doğrultuda direk olarak ödenen tazminatın tamamının müvekkilinden rücu edilmesini usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline yapılan haksız icra takibinde yer alan işlemiş faiz ve işleyen faizin fahiş olduğunu, hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüte düşmediğini beyan ederek öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu rücu davasının esastan reddini, karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Asıl ve birleşen dava davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı 3. Kişilere ZMMS poliçesi kapsamında ödenen bedellerin davalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu iddiası ile rücuen tahsil istemine ilişkindir. -Mahkememizce hasar dosyası, icra dosyaları ve kazaya ilişkin tutanaklar, celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. -Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır. -Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır. -2918 sayılı KTK'nın 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. -Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. -Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. -Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nın 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersizdir. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. -O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. -Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları). -Dosyada mevcut görevsizlik kararları öncesinde alınan Nörolog, Sigortacı, Adli Trafik ve Ekspertiz bilirkişi tarafından düzenlenen 27/12/2023 tarihli raporda özetle; ....... plakalı aracın sürücüsü .......'ın: Karayolları Trafik Kanununun 47. maddesinin c) ve d) fıkraları ile 48.maddesi ve 52. Maddesinin a) ve b) fıkral ihlal ederek; Karayolunda araç ile seyir halindeyken, Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemek belirtilen veya gösterilen hususlara, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olup, ani gelişebilecek trafik olgusu içindeki olaylara karşı dikkatli ve tedbirli olmak, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak, özellikle yağışlı havalarda ve ıslak zeminde, hızını azaltmak, aracın hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğu halde; sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracı ile 10.02.2013 günü, saat 03.40 sıralarında, Sakarya İli, Hendek İlçesinde, Sakarya istikametinden Düzce İli istikametine doğru D-100 Devlet Karayolu üzerinde seyir halindeyken, Çukurhan Mevkiinde, Km. 44:950 metreye geldiğinde, havanın yağışlı ve zeminin ıslak olmasını dikkate almayarak, direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle, gidiş istikametine göre yolun solundan sağına doğru, yol dışına çıkarak yaklaşık 15 metre derinlikteki uçuruma muhtemelen takla atıp 110 metre sürüklenip, menfez altından akan dere yatağına saplanıp kalması neticesi, dava konusu Trafik kazasının meydana bu şekilde kaza yerinde kaza tutanağına göre yol eğimli ve özellikle hava yağışlı ve zemin ıslak olduğu halde, aracının hızını o andaki trafik ve yol durumuna uydurmadığı, mahal şartlarını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği ve trafik işaret ve levhalarına uymadığı, yolda seyrini dikkatsiz ve tedbirsiz sürdürmesi sonucu, dikkat ve özen sorumluluklarına uymamak suretiyle, direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre yolun sağından soluna doğru yol dışına çıkması sonucu kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında “0100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, 10.2. 34783518 plakalı araçta yolcu olan, ......., .....'un meydana gelen trafik kazasında, KUSURLARININ OLMADIĞI, ....... plakalı aracı sürücüsü ve yolcuların; emniyet kemeri takma zorunluluğu açısından Karayolları Trafik Kanununun 78. maddesine göre; belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur.Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150.maddesinin b) fıkrasına göre; MI sınıfı otomobillerin, NI, N2, N3 sınıfı kamyonet, kamyon ve çekicilerin (...) bütün koltuklarında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan Emniyet Kemerinin bulundurulması ve kullanılması zorunludur. Sürücü ve yolcuların, sayılan araçlar ile seyir halindeyken, kemeri takma zorunluluk ve yükümlülükleri bulunmaktadır. TBK 52.maddesi uygulaması yönünden, dosya kapsamına bakıldığında; ..... plakalı aracın sürücüsü .......’ın; emniyet kemeri takma zorunluluğu açısından, Trafik Kazası Tespit Tutanağında ‘Tespit edilemedi) kod (7) ve Yolcular; ......., .....ve ..... için ‘belirsiz’ kod (4) bölümünün işaretlendiği, bu durumda müterafik kusur konusundaki değerlendirme, TBK 51.maddesi gereğince, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğundan, Bilirkişi olarak değerlendirme yapılmamıştır . Dava konusu trafik kazasının, ..... plakalı aracın sürücüsü .......’ın; münhasıran güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana geldiği, davacı Sigortacının, poliçe süresi dahilinde meydana gelen kaza için yukarıda madde 9’da detaylandırıldığı üzere teminat limitleri dahilinde 277.551,52 TL ödemiş olduğu, 10.6. Araç sürücüsünün aracı mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olarak kullanılmasına bağlı olarak, ödemede bulunan sigortacıya, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda araç işleteni olan sigortalısına rücu edebilme hakkı tanınmış olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan 22/01/2024 tarihli raporda özetle; Rapor hazırlanırken Istanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas ve Istanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyalarının dikkate alındığı, .... plakalı aracın sürücüsü .......'ın;Karayolları Trafik Kanununun 47. maddesinin c) ve d) fıkraları ile 48.maddesi ve 52. Maddesinin a) ve b) fıkralarını ihlal ederek; Karayolunda araç ile seyir halindeyken, Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olup, ani gelişebilecek trafik olgusu içindeki olaylara karşı dikkatli ve tedbirli olmak, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak, özellikle yağışlı havalarda ve ıslak zeminde, hızını azaltmak, aracın hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğu halde; sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracı ile 10.02.2013 günü, saat 03.40 sıralarında, Sakarya Hendek İlçesinde, Sakarya istikametinden Düzce İli istikametine doğru D-100 Devlet Karayolu üzerinde seyir halindeyken, Çukurhan Mevkiinde, Km. 44:950 metreye geldiğinde, havanın yağışlı ve zeminin ıslak olmasını dikkate almayarak, direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle, gidiş istikametine göre yolun solundan sağına doğru, yol dışına çıkarak yaklaşık 15 metre derinlikteki uçuruma muhtemelen takla atıp 110 metre sürüklenip, menfez altından akan dere yatağına saplanıp kalması neticesi, dava konusu Trafik kazasının meydana geldiği, bu şekilde kaza yerinde kaza tutanağına göre yol eğimli ve özellikle hava yağışlı ve zemin ıslak olduğu halde, aracının hızını © andaki trafik ve yol durumuna uydurmadığı, mahal şartlarını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği ve trafik işaret ve levhalarına uymadığı, yolda seyrini dikkatsiz ve tedbirsiz sürdürmesi sonucu, dikkat ve özen sorumluluklarına uymamak suretiyle, direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre yolun sağından soluna doğru yol dışına çıkması sonucu kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında /e100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, ..... plakalı araçta yolcu olan, ......., ..... ve .....'un meydana gelen trafik kazasında, KUSURLARININ OLMADIĞI, dava konusu trafik kazasının, ..... plakalı aracın sürücüsü .......'ın; münhasıran güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana geldiği, davacı Sigortacının, poliçede detaylandırıldığı üzere teminat limitleri dahilinde meydana gelen kaza için yukarıda madde 9'da 272.551,52 TL ödemiş olduğu, araç sürücüsünün aracı mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olarak kullanılmasına bağlı olarak, ödemede bulunan sigortacıya, sigorta sözleşmesine tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda araç işleteni olan Sigortalısına rücu edebilme hakkı tanınmış olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce aktüerya bilirkişiden alınan 15/04/2024 tarihli raporda özetle; ..... hak sahiplerine yapılan ödeme nedeniyle davacı .... Sigorta A.Ş.'nin rücuen toplam alacağının 72.793,52 TL olduğu; bu alacağın 36.606,39 TL için 06.01.2014 tarihinden itibaren; 36.187,13 TL için 23.09.2019 tarihinden itibaren yasal faiz nev'inden faiz talep edilebileceği, dava dışı .......'a yapılan ödeme nedeniyle rücuen alacağın belirlenebilmesi için dava dışı .......'un 9635,2 oranındaki maluliyetinin tespit edildiği raporun ikmalinin gerektiği; aksi halde yapılan ödemenin denetlenebilmesinin mümkün olamayacağı; hal böyle olunca bu aşamada davacının dava dışı .......'a yapmış olduğu ödeme nedeniyle rücuen alacağının hesaplanamadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 05/11/2024 tarihli raporda özetle; ..... hak sahiplerine yapılan ödeme nedeniyle davacı ...... Sigorta A.Ş.'nin rücuen toplam alacağının 72.793,52 TL olduğu; bu alacağın 36.606,39 TL için 06.01.2014 tarihinden itibaren; 36.187,13 TL için 23.09.2019 tarihinden itibaren yasal faiz nev'inden faiz talep edilebileceği, dava dışı .......'a yapılan ödeme nedeniyle rücuen toplam alacağın 154.953,37 TL olduğu; bu alacağın 31.758,00 TL için 24.02.2014 tarihinden itibaren; 123.195,37 TL için 05.06.2017 tarihinden itibaren yasal faiz nev'inden faiz talep edilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Alınan raporlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davalıların maliki ve kaza anında sürücüsü olduğu ....... plakalı aracın sürücüsü davalı .......'ın kaza anında alkollü olduğu görülmektedir. Yine alınan raporda da yer verildiği üzere kazanın aldığı alkol nedeniyle güvenli sürüş yeteneği kaybetmesi nedeniyle münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiği ve yine bu sürücünün kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğu görülmektedir. -Bu haliyle ....... plakalı araç sürücüsünün münhasıran alkol etkisinde kazaya sebebiyet verdiği sabit olduğundan davacı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. Rücu talebinin yerinde olduğu, aşağıda yer verilen miktarların rücuen tazminata konu edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı tarafın talepleri nazara alındığında davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında; Müteveffa ..... hak sahiplerine ilamlı icra takibi neticesinde yapmış olduğu ödeme nedeniyle rücuen alacağının neticesinde İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E....... sayılı ilamı ile hüküm kurulan tutarlar ile bunların faiz ve fer’ilerinden ibaret olmak ve İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyasındaki asıl alacak ile faiz ve fer’ileri yönünden hesaplama nazara alınarak davacının 23.09.2019 tarihinde yapmış olduğu ödeme nedeniyle rücuen alacağının 36.187,13 TL olduğu ve bu alacağa 23.09.2019 tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, Davacının müteveffa ...... hak sahiplerine 06.01.2014 tarihinde sulhen ödemiş olduğu tazminatlar için rücuen alacağının ........’a ödediği 20.361,75 TL ile ........’a ödediği 16.244,64 TL tutarın toplamı olan 36.606,39 TL’ndan ibaret olduğu ve bu alacağa 06.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiz nev’inden faiz talep edebileceği 10.02.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde malul kalan dava dışı .......’a %13 maluliyet oranı esas alınarak 24.02.2014 tarihinde 31.758,00 TL ve %35,20 maluliyet oranı esas alınarak 05.06.2017 tarihinde 168.000,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından her ne kadar 2. Ödeme tarihinde 168.000,00 TL ödeme yapılmış ise de; davacının yapmış oduğu 2. Ödeme nedeniyle ikinci ödeme tarihine kadar olan miktarın güncellenmesi neticesinde rücucen asıl alacağının 123.195,37 TL olduğu, dava dışı .......’a yapılan ödeme nedeniyle rücuen asıl alacağın 31.758,00 TL ve 123.195,37 TL ‘nın toplamı olan 154.953,37 TL ile bu tutarların faiz ve fer’ilerinden ibaret olduğu ve bu alacağın 31.758,00 TL için 24.02.2014 tarihinden; 123.195,37 TL için 05.06.2017 tarihinden itibaren yasal faiz nev’inden faiz talep edebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Bilirkişi tarafından yapılan iş bu hesaplamaların davacı tarafından yapılan ödemelere, kesinleşen mahkeme kararlarına dayanan iş göremezlik oranlarına ve davalı araç sürücüsünün kusuruna uygun olduğu, davacı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. Kapsamında alkollü araç kullanımı ve iş bu kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşmesi nedeniyle rücu şartlarının oluştuğu, davacı tarafın gerçek zarar isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Her ne kadar araç maliki tarafından dava konusu aracın davalı sürücü .......'a kiralandığı ve işleten sıfatının ortadan kalktığı belirtilmiş ise de yapılan kiralamanın uzun süreli olmadığı, sözleşme kapsamında aracın birleşen dosya davalısına teslim edildiğine dair bilgi ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakla davalının bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. -Asıl ve birleşen dava dosyasında araç maliki ve kaza anında araç sürücüsü olan davalıların sorumluluklarının müteselsil sorumluluk olduğu nazara alındığından davacının her iki talebinin de yerinde olduğu ancak müşterek sorumluluk nedeniyle tahsilde tekerrür bulunmaması gerektiği nazara alınarak icra dosyasına yapılacak tahsilatlarda mahkememizin birleşen ..... esas sayılı dosyasında dava dışı üçüncü kişiden tahsil edilecek miktarlarda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla infaz işlemlerinin yapılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; -Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu ........ tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 36.606,39 TL asıl alacak, 19.669,77 TL işlemiş faiz, 36.187,13 TL asıl alacak, 829,83 TL işlemiş faiz, 31.758,00 TL asıl alacak, 16.679,48 TL işlemiş faiz, 123.195,37 TL asıl alacak, 28.341,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 227.746,89 TL asıl alacak, 65.520,77 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz üzerinden devamına, -İş bu icra dosyasına yapılacak tahsilatlarda mahkememizin birleşen ..... esas sayılı dosyasında dava dışı üçüncü kişiden tahsil edilecek miktarlarda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla infaz işlemlerinin yapılmasına, -Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ..... ESAS SAYILI DOSYASINDA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; -Sabit olan 227.746,89 TL rücuen tazminat alacağının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapılacak tahsilatlar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine, -İş bu alacak miktarının 36.606,39 TL'sine 06/01/2014 tarihinden 36.187,13 TL'sine 23/09/2019 tarihinden, 31.758,00 TL'sine 24/02/2014 tarihinden, 123.195,37 TL'sine 05/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 3-Asıl dava yönünden; a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 20.033,05 TL harçtan, peşin alınan 4.207,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.825,51 TL harcın davalı ........'tan dan alınarak hazineye gelir kaydına, b)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 46.922,67 TL vekalet ücretinin davalı ........'tan alınarak davacıya verilmesine, c)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ........'a verilmesine, d)Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 4.207,54 TL harcın davalı ........'tan alınarak davacıya verilmesine, 4-Birleşen dosya yönünden; a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.557,39 TL harçtan, peşin alınan 4.654,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.902,89 TL harcın davalı .......'tan dan alınarak hazineye gelir kaydına, b)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 36.439,50 TL vekalet ücretinin davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine, c)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .......'a verilmesine, d)Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 4.654,50 TL harcın davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından asıl ve birleşen davada yargılama sırasında yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 54,40 TL başvurma harcı, 7.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.670,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.578,80 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%83,656) göre hesap edilen 7.775,19-TL'nin davalılar ....... ve ........'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı-birleşen davacı vekilinin ve davalı - birleşen davalı yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025

Katip ...... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/144, K. 2025/344, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-144-e-2025-344-k-604484329fdb