İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/116 E. 2025/1321 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/116
Karar No
2025/1321
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ :

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan alacak (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili şirketin; sahibi olduğu toplam 65 adet aracı Silopi ..... Noterliğinde davalı şirkete sattığını, söz konusu araçların bedellerinin davacı müvekkiline ödenmediğini, araç satış sözleşmesi ve faturalarda, araçların satım bedellerinin gerçek değerlerinden az gösterildiğini, Mahkemece yapılacak yargılama sırasında her bir aracın dava tarihindeki güncel piyasa değerinin tespiti ile bu bedelin davacı müvekkiline verilmesini; şayet bu talebin kabul edilmemesi halinde, araçların devir tarihindeki gerçek değerinin devir tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile müvekkiline verilmesini; bu talebin de kabul görmemesi durumunda, satış sözleşmelerinde yazılı bedellerin devir tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın, .....Finansman .....A.Ş'den kredi kullanarak müvekkilinden 55 adet kamyon satın aldığını, iş bu araçların temininde ve kredi kullanılması noktasında müvekkiline ve finans kuruluşuna suni güven telkin edildiğini ve hileli davranışlar sergilendiğini, bu noktada aldatma kastı ile hareket eden davacının, müvekkili firmanın da iş bu borçtan kefil sıfatı ile sorumlu olmasına neden olduğunu, başlangıçta kısmi taksit ödemelerini yaparak araçları teslim alan davacının, akabinde vadesi gelmiş taksit ödemelerini yapmadığını ve .....Finansman .....A.Ş''ne karşı müvekkili firmayı kefil sıfatıyla borçlu kıldığını, davacı tarafın, kredi sözleşmesine binaen belirli vadelerde ödemeyi taahhüt ettiği tutarları .....Finansman .....A.Ş hesabına ödemediğini, kefil sıfatı ile müvekkili firmanın mezkur meblağdan sorumlu tutulduğunu, işbu hukuki ilişki çerçevesinde baştan itibaren aldatma kastı ile hareket eden davacının; borcunu ödememek, zarara uğratmak ve alacaklılarından mal kaçırmak kastıyla mülkiyetindeki araçları Irak'ın Erbil vilayetine çıkardığını, araçların Irak'ta satılmak istendiğini ve bir yandan da kredi borcunun kefil sıfatıyla ödetilerek haksız kazanç sağlamak amaçlandığını, ödenmeyen kredi taksitleri sebebiyle davacı tarafın birikmiş borcuna karşılık, müvekkili firmaya .....vadeli, 130.350,00.-Euro bedelli senet keşide etmiş ise de; bu senet bedelini de ödemediğini, davacının satış bedellerinin anlaşılarak belirlenmesine rağmen düşük gösterildiği ve ödenmediği iddiasının en hafif tabirle iyi niyet ilkeleri ile bağdaşmayan, sebepsiz zenginleşme saiki güden bir davranış olduğunu, davacının araç bedellerinin dava tarihi itibariyle belirlenmesini talep etmesi hukuki dayanaktan yoksun ve açıkça kötüniyetli olduğunu beyanla; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi kanaatte olunması halinde, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME : Dava, alacak davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; davaya konu edilen araçların satış sözleşmesi gereğince bedelinin ödenip ödenmediği, davalının davacı adına kredi sözleşmesi gereğince borçları ödeyip ödemediği, davalının davacı ile yapılan satış sözleşmesine mahsuben yaptığını iddia ettiği bedellerin tespiti ile sonuç olarak davacının davalıdan davaya konu araçların dava tarihindeki bedellerini terditli olarak da devir tarihindeki bedellerini talep edip edemeyeceği, bunun da olmaması halinde fatura bedelinden ödenmeyen bedellerin iadesini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizin .....tarihli celse .....no'lu ara kararı gereğince; dosyanın SMMM ve makine bilirkişisine tevdii edilerek; dosyada bulunan evrak ve taraf ticari defterlerinin incelenerek tarafların talep ve beyanları dikkate alınmak sureti ile, davalı tarafından davacıya araç satış sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin belirlenmesi, davaya konu edilen dava dışı MBFT ile yapılan satış sözleşmesi gereğince borçların kim tarafından ne miktarda ödendiğinin belirlenmesi, davalı tarafından bu sözleşme kapsamında yapılan ödemeler var ise belirlenmesi, davaya konu araç pasif kayıtları incelenerek davalı tarafından önceki malike yapılmış bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile davaya konu edilen araçların, devir tarihindeki rayiç bedellerinin belirlenmesi, devir tarihindeki rayiç bedel ile satış sözleşmesinde belirlenen miktar arasında fahiş fark olup olmadığının belirlenmesi ile devir tarihindeki satış sözleşmesindeki bedellerin toplamından davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye tutarın belirlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak; "........Ltd.Şti. ile .....Otomotiv...A.Ş. arasında, Silopi .....Noterliğinin farklı yevmiye numaralı satış sözleşmelerinde çekici ve yarı römork olan 66 araç için satışı yapıldığı, çekici araçların tümünün, .....marka, .....tipinde, .....Model ticari kamyon olduğu ve yarı römork olan araçların tümü yerli üretim olduğundan ve her bir üretim firmasının ise farklı bir bedel karşılığında satış gerçekleştirdiğinden, satış tarihileri dikkate alınarak (Mart-Nisan/2018) yapılan piyasa araştırması sonucunda yarı römork araçların fiyat ortalamaları alınarak belirlendiği ve emsal bir yarı römorkun 13.500,00.-TL bedel karşılığında temin edilebileceği; Çekici araçların ise bir tanesinin 261.906,00.-TL bedel ile temin edileceği ve taraflar arasındaki satış sözleşmeleri (Silopi .....Noterliği tarafından hazırlanılan) ile devir tarihindeki rayiç bedel arasında 4.150.659,60.-TL fiyat farkının olduğu, ticari defter kayıtları ile davacı adına davalının ödediği tutarların mahsubu sonucunda davacının alacağı olarak çıkan 2.278.377,88.-TL olan alacağının da eklenmesi ile davacının 6.429.037,48.-TL alacaklı olduğu" şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizin .....tarihli celse 1 no'lu ara kararı gereğince; dosyanın yeniden aynı bilirkişilere tevdi ile; davalının ticari defterlerinin yerinde incelenmesi sureti ile yapılan ödemelerin belirlenmesinin açık bir şekilde belirlenmesi ve araçların satış tarihindeki emsal değerlerinin nereden kıstas alındığının denetime elverişli olarak açıklanması ve .....nolu celse .....nolu ara kararı karşılar nitelikte eksiksiz rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak; ".......Ltd.Şti. ile .....Otomotiv...A.Ş. arasında, Silopi .....Noterliğinin farklı yevmiye numaralı satış sözleşmelerinde çekici ve yarı römork olan 66 araç için satışı yapıldığı, çekici araçların tümünün, .....marka, .....tipinde, .....Model ticari kamyon olduğu ve rayiç bedellerinin; TSB kasko değer listesinden (https://gib.gov.tr/yardim- ve-kaynaklar/yararli-bilgiler/kasko-deger-listesi) .....numaralı kod ile kasko değer verilerinden temin edildiği ve yarı römork olan araçların tümü yerli üretim olduğundan ve her bir üretim firmasının ise farklı bir bedel karşılığında satış gerçekleştirdiğinden, satış tarihileri dikkate alınarak (Mart-Nisan/2018) yapılan piyasa araştırmanın ( ..... .....- .....- .....) sonucunda yarı römork araçların fiyat ortalamaları alınarak rayiç bedellerinin belirlendiği, ve emsal bir yarı römorkun 13.500,00.-TL bedel karşılığında temin edilebileceği; çekici araçların ise bir tanesinin 261.906,00.-TL bedel ile temin edileceği ve taraflar arasındaki satış sözleşmeleri (Silopi .....Noterliği tarafından hazırlanılan) ile devir tarihindeki rayiç bedel arasında 4.150.659,60.-TL fiyat farkının olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini teyit etmediği, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış kayıtlarının yasal süresinde yapıldığı, usulüne uygun tutulduğu, dosyanın tümü üzerinde ve yerinde inceleme sonucunda; davacı firmanın araç satışından dolayı alacağı defter kayıtlarına göre: +6.417.461,93.-TL olduğu , Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından çıkarılan fiyat değerleme farkının +4.150.659,60.-TL olduğu, davacı adına davalının ödediği ve mahsup edilen toplam tutarların -6.932.190,53.-TL olduğu, bu haliyle davacı tarafın alacak bakiyesinin 3.635.931,00.-TL olduğu" şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, davada ispat yükü, kural olarak, iddia edilen bir vakıaya bağlanan sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK md. 190/1). Eldeki davada, davacı vekili dava konusu ettiği araçları davalı şirkete sattığını, söz konusu araçların bedellerinin davacı müvekkiline ödenmediğini, araç satış sözleşmesi ve faturalarda, araçların satım bedellerinin gerçek değerlerinden az gösterildiğini iddia etmiş, davalı alıcı vekili ise, araç satış bedelinin sözleşmelerde yazdığı şekilde olduğunu, davacının borcunun ödenmesi amacıyla devir yapıldığını savunmuştur. Taraf vekilleri tarafından delil olarak dayanılan ve Noterlik tarafından düzenlenen "Araç Satış Sözleşmesi" başlıklı araç satış sözleşmeleri incelendiğinde, davacı satıcı tarafından bedellerin peşin ve nakden alındığı beyan edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve noterde resmi şekilde düzenlenen araç satış sözleşmesi içeriğine göre, satış bedellerinin davalı tarafından davacıya ödendiği ispatlanmış olup, davacı satıcının sahteliği ispatlanmadıkça, kesin delil niteliği taşıyan noter satış sözleşmesine karşı iddialarını aynı kuvvetteki senetle, usulüne uygun ispat vasıtaları ile ispatlaması gerekir. (HMK md. 204 ve 208/4) 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun "noterlik işlemlerinin hükümleri" başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasına göre, bu kanun hükümlerine göre belgelendirilen işlemler resmi sayılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, düzenleme şeklindeki işlemlerin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olacağını, üçüncü fıkrası ise onaylama şeklindeki işlemlerin imza ve tarihlerinin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olacağını düzenlemektedir. Bu maddenin son fıkrası ise "ikinci ve üçüncü fıkra dışında kalan noterlik işlemleri aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir" hükmünü içermektedir. Bu durumda davalı, sahteliği sabit oluncaya dek geçerli noter senedi ile davacının araçların satış bedellerini aldığını ve satış bedellerinin sözleşmelerde yazılı rakamlar olduğunu ispatlamıştır. Davacının noter senetlerinin sahteliğine dair bir iddiası yoktur. Elde edilen delillerle, davacı iddiasını ispat edemediğinden ve davacı tarafça yemin deliline dayanıldığından, davacı vekiline yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı tarafça, davalıya yemin teklif edilmiştir. Mahkememizin .....tarihli celsesinde davalı şirket yetkilisi .....yemin beyanı alınmıştır. .....yemin beyanında; Yetkilisi bulunduğum .....Ticaret Anonim Şirketi ile davacı .....Petrol ve Gıda Ürünleri İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında dava konusu edilen ....., ....., plakalı çekiciler ile ....., plaka sayılı dorselerin davacı şirketten satın alınması sırasında tarafların noter senetleri ile satışlara konu faturalardaki bedeller üzerinden anlaşma sağladığına, yapılan satışların noter senetlerindeki tutarlar üzerinden gerçekleştirildiğine, aslında yetkilisi olduğum davalı şirketin alacaklı olduğuna, alacağımızın bir kısmının söz konusu araçların devri ile tahsil edildiğine, zira davacının .....Şirketinin, .....A.Ş'den kredi kullanarak .....Otomotivden araç satın aldığına, bu araçların satım bedellerinin davacı .....tarafından ödenmemesi nedeniyle ödemelerinin davacı adına kefil sıfatıyla .....tarafından yapıldığına, .....tarafından yapılan bu ödemeler nedeniyle davacı şirketten alacaklı olduğumuza, bu nedenle dava konusu araçların alacağa karşılık olarak yapılan anlaşma ile noter senetlerinde belirlenen satış bedelleri mukabilinde davacıdan devralındığına, davacının talebi doğrultusunda adı geçen firmaya toplamda 615.000,00$ ödeme yaptığımıza, davacının söz konusu araçların satışı nedeniyle .....Otomotivden alacağının bulunmadığına yetkilisi olduğum .....ve Anonim Şirketi adına, namusum şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim." şeklinde yemin etmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporu, yemin beyanı ile müzekkere yanıtları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, 39 adet çekici ve 26 adet dorsenin Noterlik tarafından düzenlenen "Araç Satış Sözleşmesi" başlıklı araç satış sözleşmeleri ile davalıya satıldığı, taraflar arasında imzalanan ve noterde resmi şekilde düzenlenen araç satış sözleşmelerinin içeriğine göre, satış bedellerinin davalı tarafından davacıya ödendiğinin ispatlandığı, davacı satıcının sahteliği ispatlanmadıkça, kesin delil niteliği taşıyan noter satış sözleşmesine karşı iddialarını aynı kuvvetteki senetle, usulüne uygun ispat vasıtaları ile ispatlaması gerektiği, düzenleme şeklindeki işlemlerin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olacağı; davalının, sahteliği sabit oluncaya dek geçerli noter senedi ile davacının araçların satış bedellerini aldığını ve satış bedellerinin sözleşmelerde yazılı rakamlar olduğunu ispatladığı, davacının noter senetlerinin sahteliğine dair bir iddiasının bulunmadığı, davacının yemin deliline dayandığı, davalı şirket temsilcisinin usulüne uygun şekilde verilen yemini eda ettiği; netice olarak, davacınını davasını ispat edemediği anlaşılmakla; davacının asıl talebinin ve terditli taleplerinin tümünün reddine karar vermek gerekmiştir. 6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve Yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca, arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Açıklanan tüm nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının dava konusu her bir aracın dava tarihindeki güncel piyasa değerinin ödenmesi istemli davasının REDDİNE, 2-Davacının her bir aracın devir tarihindeki gerçek değerinin ödenmesi istemli davasının REDDİNE, 3-Davacının satış sözleşmelerinde yazılı bedellerin devir tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile ödenmesi istemli davasının REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60.-TL peşin harç ve 1.590.499,45.-TL tamamlama harcının toplamı olan 1.590.927,05.-TL harçtan mahsubu ile artan 1.590.195,05.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına, 6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 1.987.592,48.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/116, K. 2025/1321, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-116-e-2025-1321-k-d763de867d5e